Noam Chomsky – Medya Gerçeği (2022)

Yıllar önce, zavallı bir kuşun petrole bulanmış, çaresiz görüntüsü karşısında dehşete kapılıp lanetler yağdıracak kadar hassas olduğumuz günlerde, çoğu kadın ve çocuk 100 bine yakın insanın gökyüzünden yağan bombalar altında ölümünü, sıcak odalarımızda kahvemizi yudumlayıp havai fişek gösterileri gibi izlemiştik.

Anlaşılan Guy Debord’’un 1968’’lerde öngördüğü “Gösteri Toplumu” gerçekleşmişti.

11 Eylül saldırısının hemen ardından ABD’nin bir “cezalandırma eylemi” olarak giriştiği Afganistan operasyonu, Şaron’’un bütün pervasızlığıyla Filistin şehirlerini yakıp yıkması ve Arafat’’ı kuşatma altında tutmasının yanı sıra “Irak operasyonu” o günlere hem ne kadar uzak hem de ne kadar yakın olduğumuzu gösterdi.

Bu süreç içinde, medyanın “rızanın üretilmesi”ndeki ve “güdümlü gerçeklik yaratılması”ndaki rolü hiç değişmedi.

Medya daha incelikli yöntemlerle düşmanları şeytanlaştırırken, yandaşlarını melekleştirmekten vazgeçmedi.

Medyanın sermaye ve iktidarla ilişkisi her geçen gün tarafların meşruiyetini daha çok kemiren bir sorun olarak ortaya çıktı.

Noam Chomsky, bu kitabında, medyanın hükümet, sermaye ve elit kesimlerle sıkı fıkı bağları ve çıkar ilişkileri temelinde işleyiş mekanizmasını, özellikle Ortadoğu, Filistin ve Nikaragua’’dan zengin örneklerle gözler önüne sermektedir.

  • Künye: Noam Chomsky – Medya Gerçeği, çeviren: Osman Akınhay ve Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, siyaset, 512 sayfa, 2022

Peter Phillips – Dev Şirketler (2022)

‘Dev Şirketler’, dünyanın en güçlü devletlerine kafa tutan küresel güç elitleri hakkında uyarı niteliğinde bir rehber.

Peter Phillips, Coca Cola, LinkedIn, Facebook ve Apple gibi büyük şirketlerin arkasındaki 389 kişinin kaydını sunuyor.

‘Dev Şirketler’, global zenginliği kontrol etmek, korumak ve sermayenin sürekli büyümesini sağlamak için aynı eğitimi almış zengin insanların kurduğu bir hükümetlerötesi ağ olarak işlev görüyor.

Hükümet yetkililerinin denetimindeki uluslararası kurumları; Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü, G7, G20 ve benzer birçok başka kurumu etkiliyor ve kullanıyor, medya tekelleriyle beraber kitleleri yönlendiriyorlar.

Bu kitapta Coca Cola’dan Nestle’ye, Linkedln’den Facebook’a, BP’den Apple’a kadar birçok markanın küresel sermayedeki sürekli artışını idare eden ve koruyan 389 kişinin kaydı veriliyor.

Bununla beraber, sistemsel değişimin ve zenginliğin yeniden bölüştürülmesinin önemini anlatma yönünde bir gayretin sonucu ve ürünüdür ‘Dev Şirketler’.

  • Künye: Peter Phillips – Dev Şirketler: Küresel Güç Elitleri, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, ekonomi, 416 sayfa, 2022

Liah Greenfeld – Milliyetçilik (2021)

Liah Greenfeld, milliyetçilik konusunda dünya çapında kabul görmüş bir otorite.

Bu kitabı da okurunu tarihte, coğrafyalar ve kültürler arasında entelektüel bir yolculuğa çıkarıyor; milliyetçiliğin sebep olduğu tüm olumlu ve olumsuz gelişmeleri nesnel ve akılcı bir tarzda aktarıyor.

On altıncı yüzyılda İngiltere’de çeşitli fikir ve inanışların birleşiminden filizlenen ulus olma duygusu, yeşerdiği topluma katkılarıyla kısa zamanda komşu ülkelerin de dikkatini çekti.

Bu duygunun sonucu olan milliyetçilik, Fransız ve Amerikan devrimlerine, uzun yıllar varlığını sürdüren faşist ve otoriter komünist rejimlere ve dünyada dengeleri yerinden oynatan birçok meseleye ön ayak oldu.

Kültürden kültüre biçim değiştirse de milliyetçilik, Çin ve Japonya örneklerinde gördüğümüz üzere hemen her coğrafyaya nüfuz etti.

Geçmişten günümüze dünya siyasetine yön veren en temel etkenlerden milliyetçilik, ülkelerin çağdaş politikalarına kök salmaya, yayılmaya hâlâ devam ediyor.

İşte bu kitap da, milliyetçiliğin geçmişten bugüne olan serencamını kısa ve öz bir bakışla ortaya koymasıyla, konuyla ilgilenen her okura hitap edecek türden.

  • Künye: Liah Greenfeld – Milliyetçilik: Bir Kısa Tarih, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, tarih, 160 sayfa, 2021

Robert Irwin – İbni Haldun (2021)

 

 

Son yıllarda daha çok ilgi çekmeye başlayan 14. yüzyıl Arap düşünürü İbni Haldun’un yaşamı ve düşüncesi üzerine usta işi bir biyografi.

Ortaçağ Arap kültürü üzerine büyük bir otorite olan Robert Irwin, çalışmasının merkezine, İbni Haldun’un düşüncesinin modern varsayımlarımıza nasıl uyduğunu koyuyor.

İbni Haldun’un geleneksel görüşlerini sorgulayan Irwin, bir yandan da İbni Haldun’un kült yapıtı ‘Mukaddime’yi, çağdaş kaynaklardan yararlanarak inceliyor.

Çalışma, İbni Haldun’un yaşamının ve düşüncesinin ortaçağ İslam teolojisi, felsefesi, siyaseti, edebiyatı, ekonomisi dâhil olmak üzere tarihsel ve entelektüel bağlamını ustaca serimlemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Robert Irwin – İbni Haldun: Entelektüel Bir Biyografi, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, biyografi, 368 sayfa, 2021

Jon Nuttall – Ahlak Üzerine Tartışmalar (2020)

Ahlaki yargımız arzularımız, isteklerimiz veya yaptıklarımızın yanı sıra toplumda ve dünyada olup bitenlere dair tavrımızla da birebir ilişkilidir.

Peki, iyi veya kötü, doğru veya yanlış, sapık veya deli tanımları ile ahlaki yargılarımız arasında nasıl bir bağ vardır?

Jon Nuttall’in bu çalışması, tam da gündelik olaylardan yola çıkarak ahlak konusunu tartışması ve bu bağlamda yukarıdaki soruya doyurucu yanıtlar vermesiyle çok önemli.

İntihar, cinsellik, ötenazi, kürtaj, hayvan hakları, tüp bebek, savaş ve pornografi gibi çağımızın güncel sorun ve konularını ahlaki yargılar ve nesnel değerlendirmeler ekseninde tartışmaya açan Nuttall, bütün iyi felsefecilerin yaptığı gibi, bu konuda açık ve net cevaplar vermek yerine doğru ve yerinde sorular sorarak yolumuzu aydınlatıyor.

Kitap, etik ve ahlak konularıyla ilgilenenler kadar, felsefenin özellikle bu sorunlar söz konusu olduğunda bizim kavrayışımızı geliştirmede ne denli önemli bir araç olduğunu da ortaya koyuyor.

  • Künye: Jon Nuttall – Ahlak Üzerine Tartışmalar: Etiğe Giriş, çeviren: Abdullah Yılmaz, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 272 sayfa, 2020

Steven Nadler – Mümkün Dünyaların En İyisi (2016)

Leibniz, Arnauld ve Melebranche…

On yedinci yüzyılda yolları kesişen üç filozofun, günah, iyilik, kötülük, adalet ve Tanrı konularını kapsayan tartışması.

Üç düşünürün dört asır önce Tanrı ve kötülük üzerine sordukları soru hâlâ yanıtını bekliyor: Tanrı adilse, iyi insanların başına neden kötü şeyler geliyor?

Bu üç filozofun kötülük üzerine sordukları sorular ve verdikleri yanıtlar, hem felsefe hem de din açısından bugün de geçerliliğini koruyor.

Steven Nadler, roman tadında ilerleyen kitabı, Tanrı ve yaşadığımız dünya üzerine düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Steven Nadler – Mümkün Dünyaların En İyisi, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, felsefe, 366 sayfa, 2016

James Edward Hansen – Küresel Isınmanın Kırılma Noktası (2009)

James Edward Hansen, küresel ısınma denince akla ilk gelen isimlerden.

Zira bu küresel ısınma teorisini bilim dünyası ve kamuoyuyla paylaşan ilk isim, Hansen.

‘Küresel Isınmanın Kırılma Noktası’, Hansen’in kaleme aldığı yazıların yanı sıra, kendisi hakkında yazılmış metinleri bir araya getiriyor.

23 Haziran 1988’de, NASA’da iklimbilimci olarak çalışan Hansen, bir Senato komisyonunda, atmosferde sera gazı etkisi tespit ettiğini ve bunun dünyanın iklimini değiştirdiğini söylemişti.

Hansen, bundan yirmi yıl sonra da, küresel ısınmayı etkisiz hale getirmek için artık çok geç kalındığını ifade edecekti.

Kitap, Hansen’in açıklamalarının ve diğer yazılarının yanı sıra, konuya dair bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmaları da barındırıyor.

  • Künye: James Edward Hansen – Küresel Isınmanın Kırılma Noktası, derleyen ve çeviren: Abdullah Yılmaz, Ayrıntı Yayınları, ekoloji, 250 sayfa

John Steinbeck – Ben Bir Devrimciyim (2017)

Büyük yazar John Steinbeck’in Amerikan emekçilerinin zorlu yaşam koşullarının merkezinde yer aldığı, yazarın edebi, kişisel ve siyasi hislerini cesurca ifade ettiği denemeleri.

Sekiz bölüme ayrılan kitabında Steinbeck:

  • Yaşadığı veya ziyaret ettiği mekânlara dair izlenimlerini,
  • Amerika’da farklı sektörlerde çalışan işçilerin zorlu çalışma şartlarını,
  • Göçmen işçilerin beraberinde getirdiği dönüşümü,
  • Yazma üzerine düşüncelerini,
  • Hayatından geçmiş insanlara dair anılarını,
  • Gazetecilik günlerinden öğrendiklerini,
  • Savaş muhabirliği deneyimlerini,
  • Ve Amerika ile Amerikalı olmak konusundaki fikirlerini okurlarıyla paylaşıyor.

Steinbeck’in denemeleri, onun yalnızca bir yazar ve gazeteci olmadığını, aynı zamanda toplumsal meselelere karşı duyarlı ve sözünü sakınmayan dört dörtlük bir devrimci olduğunu bize yeniden hatırlatıyor.

Kendisinden hâlâ öğreneceğimiz çok şey var!

  • Künye: John Steinbeck – Ben Bir Devrimciyim, çeviren: Abdullah Yılmaz, Sel Yayıncılık, 492 sayfa

Murray Bookchin – Ekolojik Bir Topluma Doğru (2014)

Murray Bookchin, 1970’li yıllarda yazılan makalelerden oluşan çalışmasında, kapitalist ekonominin yarattığı çevresel sorunları gözler önüne seriyor ve radikal bir toplumsal yaşam eleştirisi sunuyor.

Sanayileşme, kentleşme ve kapitalizmin karşısına anarşist-komünist bir yaklaşım koyan Bookchin’e göre, kentler eko-cemaatlere ayrılarak eko-sistemlere uygun tasarlanmalı.

Yazar, bugün yüz yüze kaldığımız ekolojik sorunların aşılmasında, teknolojinin “tahrip” edici özelliklerinden arındırılıp toplumla doğal dünyanın kucaklaşmasına katkıda bulunacak tarzda yeniden düzenlenmesinin elzem olduğunu ifade ediyor.

  • Künye: Murray Bookchin – Ekolojik Bir Topluma Doğru, çeviren: Abdullah Yılmaz, Sümer Yayıncılık, siyaset, 400 sayfa