Richard Dawkins – Uçma Hayali (2024)

Prospect’in 2013 anketinde dünyanın en iyi düşünürü seçilen Richard Dawkins, son yılların en heyecan verici çalışmalarından biri olan bu kitabında, uçmak denilen o mucizevi eylemi tüm yönleriyle ele alıyor.

Doğa ve insanların yerçekimine karşı verdiği mücadeleye ve göğü ele geçirme deneyimine tanıklık ediyor ve hakikat ile hayal arasında bir köprü kuruyor.

‘Uçma Hayali’ okuru günlük yörüngeden bir süreliğine sapmaya, bilimsel olanla hayali olan arasında bir yolculuğa çıkmaya, bu yolculuk esnasında mitsel ve tarihsel kahramanlarla çarpışmaya ve nihayetinde evrimle teknolojinin o kusursuz inşasına yakından bakmaya davet ediyor.

  • Künye: Richard Dawkins – Uçma Hayali: Tasarım ve Evrimin Yerçekimini Alt Edişi, çeviren: Mustafa Küpüşoğlu, Alfa Yayınları, bilim, 336 sayfa, 2024

Edward W. Said – Filistin Sorunu (2024)

Edward Said’in ‘Filistin Sorunu’ adlı eseri, Filistin-İsrail çatışmasını tarihsel, siyasi ve kültürel bir perspektifte ele alan önemli bir çalışma.

Said, bu kitapta, Filistin sorununun kökenlerini, gelişimi ve güncel durumunu derinlemesine analiz eder.

Said, Filistin sorununu sadece güncel bir çatışma olarak değil, uzun ve karmaşık bir tarihsel sürecin ürünü olarak ele alır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması, İngiliz mandası, Birleşmiş Milletler kararları ve 1948 Arap-İsrail Savaşı gibi önemli dönüm noktalarını detaylı bir şekilde inceler.

Said, siyasi güçlerin Filistin sorunundaki rolünü ve bu sorunun uluslararası siyaset üzerindeki etkilerini analiz eder.

Büyük güçlerin bölgedeki çıkarlarını, İsrail devletinin kuruluşunu ve Filistin halkının mücadelesini ele alır.

Said, Filistin sorununu sadece siyasi bir mesele olarak değil, aynı zamanda kültürel bir çatışma olarak da görür.

Batı’nın Ortadoğu’ya bakış açısını, oryantalizm kavramı üzerinden eleştirir ve Filistin kimliğinin inşası üzerinde durur.

Said, Filistin halkının kendi perspektifinden bir tarih sunarak, genellikle Batı medyasında ve akademik çalışmalarda ihmal edilen bir bakış açısı ortaya koyar.

Filistin sorununu sömürgecilik ve emperyalizm bağlamında ele alarak, uluslararası güçlerin bölgedeki rolünü ve Filistin halkının maruz kaldığı haksızlıkları vurgular.

Said, kitapta Filistin sorununa kalıcı bir çözüm bulunması için çeşitli önerilerde bulunur.

Adil bir barışın ancak iki devletli çözümle mümkün olabileceğini savunur.

  • Künye: Edward W. Said – Filistin Sorunu, çeviren: Alev Alatlı, Alfa Yayınları, siyaset, 392 sayfa, 2024

Henri Pirenne – Ortaçağ Kentleri (2024)

Uzun vadede derin sosyal, ekonomik, kültürel ve dini hareketlerin eşit derecede derin temel nedenlerden kaynaklandığını savunan “Pirenne Tezi”, günümüzde ortaçağ tarihçilerinin başvurduğu kaynaklardan biri olmayı hâlâ sürdürüyor.

Bu teze dayanarak Henri Pirenne ‘Ortaçağ Kentleri’nde Batı Avrupa’da ticaretle birlikte ekonominin nasıl canlandığını ve kentlerin nasıl doğduğunu inceliyor.

Tüccar sınıfının oluşumuna, burjuvazinin doğuşuna ve belediye kurumlarının kuruluşuna ışık tutuyor; tüm bunlar ve kentler arasındaki ilişkiyi toplumsal, ekonomik, kültürel ve dini hareketler üzerinden irdeliyor.

Karolenj döneminin ve Avrupa’nın kentsel dönüşümünün ilk zamanlarının karmaşık tarihini aydınlatan vazgeçilmez bir kaynak…

Özellikle Akdeniz ve Kuzey Denizi bölgelerinde ticaretin yeniden canlanması, Orta Çağ şehirlerinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadı.

Ticaretin büyümesi, ekonomik faaliyetlerin, kültürel alışverişin ve siyasi gücün merkezi haline gelen kentlerin gelişmesine yol açtı.

Ticaret ve sanayinin genişlemesiyle birlikte yeni bir sosyal sınıf olan burjuvazi ortaya çıktı.

Tüccarlar, zanaatkârlar ve bankacılardan oluşan bu sınıf, geleneksel feodal düzeni sarstı ve yeni ekonomik, sosyal yapıların oluşmasına katkıda bulundu.

Pirenne, şehirlerin Orta Çağ toplumunu şekillendirmede büyük öneme sahip olduğunu vurgular.

Şehirler, ekonomik büyüme, kültürel yenilik ve siyasi bağımsızlık için fırsatlar sundu.

Aynı zamanda öğrenme ve entelektüel değişimin merkezleri olmuşlardır.

  • Künye: Henri Pirenne – Ortaçağ Kentleri, çeviren: İlkay Öz, Alfa Yayınları, tarih, 160 sayfa, 2024

Henri Pirenne – Muhammed ve Charlemagne (2024)

Uzun vadede derin sosyal, ekonomik, kültürel ve dini hareketlerin eşit derecede derin temel nedenlerden kaynaklandığını savunan Pirenne Tezi günümüzde Orta Çağ tarihçilerinin başvurduğu kaynaklardan biri olmayı hâlâ sürdürüyor.

Bu teze dayanarak Henri Pirenne ‘Muhammed ve Charlemagne’da İslam ve Batı uygarlığı arasındaki birbirini tamamlayıcı ilişkiyi inceliyor.

Antik geleneğin neden ve nasıl çöktüğünü, Akdeniz birliğinin neden ve nasıl bozulduğunu ayrıntılarıyla açıklıyor.

Kilise tarafından desteklenen Karolenjlerin güçlenmesinin Orta Çağ üzerindeki etkilerini herkesin anlayabileceği bir dille tartışıyor.

Pirenne’nin ünlü deyişinin arka planına ışık tutuyor: Muhammed olmadan Charlemagne’ın kavranamayacağını söylemek kesinlikle doğrudur.

‘Muhammed ve Charlemagne’ kitabında ortaya attığı, İslam’ın Avrupa’nın şekillenmesindeki belirleyici rolü hakkındaki görüşüdür.

Pirenne’ye göre, İslam’ın yükselişi ve Arap fetihleri, Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra Avrupa’nın birleşik bir kültürel ve ekonomik bütünlük olarak varlığını sürdürmesini engellemiştir.

Eğer İslam fetihleri olmasaydı, Batı Roma İmparatorluğu’nun mirası daha uzun süre canlı kalabilir ve Charlemagne gibi bir figür, bütün bir Avrupa’yı yeniden birleştirebilirdi.

Pirenne’nin bu tezi, Avrupa tarihçiliğinde büyük bir tartışma yarattı.

  • Künye: Henri Pirenne – Muhammed ve Charlemagne, çeviren: Servet Ugan, Alfa Yayınları, tarih, 280 sayfa, 2024

Julia Kristeva – Bir İsyanın Geleceği (2024)

Ayaklanmalar, mutsuz gençlik, indirilmiş diktatörler, kan dökülerek bastırılmış umutlar ve özgürlükler…

68 Mayısı isyan etme özgürlüğünü doğurdu.

‘Bir İsyanın Geleceği’ adlı eserinde Julia Kristeva isyan kavramını sorguluyor, tanımını siyasetin ötesine taşıyor.

Psişik, analitik, sanatkâr ve daha birçok yüzüyle isyan sorgulama ve dönüştürme olarak sayısız görünümde karşımıza çıkıyor.

Kristeva’ya göre isyan bir yenilenme ve yeniden oluşma süreci.

Bu eserde Avrupa ve Amerika özgürlük modellerini karşılaştırdıktan sonra Kristeva, postmodern dünyada her şeyden önce Varlık’ın özündeki özgürlüğe değer vermemiz gerektiğini belirtiyor.

Metinlerarasılık, semiyotik ve sembolik arasındaki farklar, dışlama ile dışlanan ve yabancılık temalarını ele alıyor.

  • Künye: Julia Kristeva – Bir İsyanın Geleceği, çeviren: Nilgün Tutal, Alfa Yayınları, siyaset, 96 sayfa, 2024

 

Marina Warner – Yabancı Büyü (2024)

Mitlerin, peri masallarının ve halk hikâyelerinin önde gelen araştırmacılarından Marina Warner, Binbir Gece Masalları’nın büyük yolculuğuna hasrettiği bu çalışmasında hikâyeleri derin bir kazıya tabi tutuyor.

Anlatının Batılı okura musallat oluşunu pek çok açıdan ele alıyor ve bu hikâyelerden yola çıkıp yeni dünyalar yaratan yazarlarla yönetmenlere işaret ederek çağdaş deneyimin büyülü temellerine bir kez daha tanıklık etmemizi sağlıyor.

‘Yabancı Büyü’de ayrıca Doğu ile Batı arasında vuku bulmuş fakat pek dikkate alınmamış kültürel alışverişler de ortaya konuyor ve gün yüzüne çıkarılıyor.

  • Künye: Marina Warner – Yabancı Büyü: Büyülü Anlar ve Binbir Gece Masalları, çeviren: Funda Başak Dörschel, Berna Kılınçer, Alfa Yayınları, inceleme, 664 sayfa, 2024

Bernard Lewis – Babil’den Dragomanlara (2024)

Bu kitap, hayatını İslam ve Ortadoğu tarihine vakfedip pek çoklarınca bu hususta otoritelerden biri addedilmiş bir yazarın kırk yıllık emeğini ortaya koyuyor.

Dile getirdikleri ve inşa ettikleri büyük bir ilgiyle karşılanan Bernard Lewis, burada bir kez daha Ortadoğu’nun çalkantılı tarihine odaklanıp okurunu dış ilişkiler mevzuu, İran devrimi, İsrail devleti, tarih yazımı ve çok daha fazlasına dair uç düşünceleriyle baş başa bırakıyor.

‘Babil’den Dragomanlara’ kitabında “Saddam’ın ektiklerine” tanıklık ediyor, “bugünün hasta adamına” rastlıyor, “Lübnan’ın sağ-sol çatışmasına” kulak kesiliyor ve daha nice konuya farklı pencerelerden yaklaşmaya çalışıyoruz.

Elliden fazla makale ve denemeden oluşan bu derlemede Lewis, Ortadoğu’ya ilişkin belagatini, malumatını ve içgörüsünü tüm yönleriyle sergiliyor.

  • Künye: Bernard Lewis – Babil’den Dragomanlara Ortadoğu’yu Yorumlamak, çeviren: Ebru Kılıç, Alfa Yayınları, tarih, 592 sayfa, 2024

H. D. F. Kitto – Yunan Tragedyası (2024)

Kitto, Yunan Tragedyası’nda, Yunan oyun yazarının, büyük ahlaki ve entelektüel sorunlarla uğraşmasına rağmen, her şeyden önce bir sanatçı olduğunu ve klasik Yunan tiyatrosunu anlamanın anahtarının her oyunun trajedi anlayışını yakalamaya çalışmak olduğunu savunuyor.

Bu nedenle, “Oyun yazarının aslında şu ya da bu konuda ne söylediğini değil ne söylemeye çalıştığını soracağız,” diyerek Aiskhylos, Sophokles ve Euripides’in oyunlarının parlak bir analizi aracılığıyla bu yazarların kalıcı sanatsal ve edebi ustalığını aktarıyor.

‘Yunan Tragedyası’, Yunan tiyatrosunun biçim ve üslubundaki gelişmeleri kaydetmekle kalmıyor, bu değişikliklerin nedenlerini analiz ediyor, kuşaklar boyu Yunan tiyatrosuyla ilgili tartışılan konularda tüm edebiyatseverler için yeni ve aydınlatıcı bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: H. D. F. Kitto – Yunan Tragedyası: Bir Edebiyat İncelemesi, çeviren: Deniz Türker, Alfa Yayınları, inceleme, 440 sayfa, 2024

Anthony Grafton – Yeni Dünyalar Eski Metinler (2024)

‘Yeni Dünyalar Eski Metinler’, Avrupa’nın Rönesans dönemindeki büyük entelektüel dönüşümünü derinlemesine inceleyen bir başyapıttır.

Anthony Grafton, Avrupa’nın 15. ve 16. yüzyıllardaki keşiflerinin, antik metinlerin otoritesiyle çarpışmasının sonuçlarını titizlikle ele alıyor.

Amerika’nın keşfi gibi büyük olaylar, eski dünyanın sınırlarını zorlayarak entelektüellerin yeni bilgiyi nasıl anlamlandırdığını ve antik geleneğin gücünün nasıl sorgulandığını gözler önüne seriyor.

Ayrıca modern bilimsel yöntemin doğuşuna nasıl zemin hazırladığını anlatıyor.

  • Künye: Anthony Grafton – Yeni Dünyalar Eski Metinler: Geleneğin Gücü ve Keşiflerin Yarattığı Şaşkınlık, çeviren: Füsun Savcı, Alfa Yayınları, tarih, 264 sayfa, 2024

 

David Matz – Antik Roma’da Günlük Hayat (2024)

  • Tarihin, belki de en meşhur uygarlığında günlük hayat nasıldı?
  • Romalıların günlük rutinleri nelerdi?
  • Alışverişi nereden, nasıl yapıyorlardı?
  • Hangi yemekleri yiyorlardı?
  • Hangi etkinliklere katılıyorlardı?
  • Nasıl evlerde kalıyorlardı?

Antik Roma gibi bir uygarlığı düşünürsek aklımıza çok daha fazla soru geleceği kesindir.

Matz’ın ilk elden kaynaklara dayanarak sunduğu bu anlatıda, bir Romalının evine girecek, onunla beraber yemek yiyecek, gerekli durumlarda mahkemeye gidecek, senatoda kanun maddesi tartışacak ve arenada gladyatörleri izleyeceksiniz.

‘Antik Roma’da Günlük Hayat’, sizi Romalıların günlük hayatında bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: David Matz – Antik Roma’da Günlük Hayat, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, tarih, 272 sayfa, 2024