James Lovelock – Novasen (2021)

Gelecek üç yüz yılın sonunda şu anki yapay zekâ sistemlerinden yeni bir elektronik yaşam biçimi ortaya çıkacak.

Gaia teorisinin yaratıcısı James Lovelock, Novasen çağının sakinleri siborgları anlatıyor.

Gaia teorisiyle yaşamlarımızı ve gezegenimizi anlama biçimimizi çarpıcı şekilde değiştiren, çağımızın önemli çevreci düşünürlerinden Lovelock, bu çalışmasında, Dünya’da yaşamın geleceği hakkında muazzam bir yeni teori atıyor ortaya.

Lovelock, üç yüz yılın sonunda Antroposen’in biteceğini ve Novasen adını verdiği yeni bir çağın başlamak üzere olduğunu savunuyor.

Bu yeni çağda, şu anki yapay zekâ sistemlerinden yeni bir elektronik yaşam biçimi ortaya çıkacak, bunun yanı sıra bizden on bin kat daha hızlı düşünen, kendi kendisini iyileştirme ve kopyalama becerisine sahip siborglar dünyayı yönetecek.

Lovelock’a göre bu hiperzeki varlıklar, kıyamet senaryolarının aksine, gezegenimize en az bizim kadar bağlı olacak ve Dünya’yı soğutma, Gaia’daki organik yaşamı koruma projesinde bizimle birlikte çalışacak.

Bu yeni çağla evrende düşünen tek varlık, kozmosu anlayan tek varlık olma statümüzü kaybedeceğiz.

Kitaptan bir alıntı:

“Antroposen’in başlamasından kısa süre sonra hızlanmanın gücüyle kendisinden geçen yarışçı çocuklara döndük. Üç yüz yıldır hız pedalına basıyoruz, şimdi de insan yapımı elektronik, mekanik ve biyolojik şeylerin Dünya sistemini kendi başlarına yönetebileceği çağa yaklaşıyoruz.”

  • Künye: James Lovelock – Novasen: Yaklaşan Hiperzekâ Çağı, çeviren: Ebru Kılıç, Kolektif Kitap, bilim, 142 sayfa, 2021

Henri F. Ellenberger – Bilinçdışının Keşfi (2021)

Dinamik psikiyatrinin tarihi ve dönüşümüyle ilgili temel bir başvuru kaynağı.

Henri Ellenberger’in tam 864 sayfalık bu çalışması, alanın öncüleri ve onların katkılarını ortaya koyduğu gibi, bazı hastaların bu dönüşümdeki rollerini de aydınlatıyor.

Dinamik psikiyatrinin gelişiminin ardındaki sosyoekonomik, siyasal ve kültürel dinamikleri açıklamasıyla da ayrıca büyük bir boşluğu dolduran kitap, dinamik psikiyatrinin doğuşundan 1775-1900 zaman aralığında dinamik psikiyatrinin ilk dönemine, oradan Pierre Janet, Sigmund Freud, Alfred Adler ve Carl Gustav Jung ile ve belli başlı okulların alana yaptığı katkılara, konuyu ayrıntılı bir biçimde serimliyor.

  • Künye: Henri F. Ellenberger – Bilinçdışının Keşfi: Dinamik Psikiyatrinin Tarihi ve Evrimi, çeviren: Ebru Kılıç, Albaraka Yayınları, psikiyatri, 864 sayfa, 2021

David Wallace-Wells – Yaşanmaz Bir Dünya (2020)

Farkındaysanız, kış mevsiminde olduğumuz halde havalar ilkbahar mevsimindeki gibi.

Dünya bugün içinden geçtiğimiz kitlesel yok oluştan önce beş kitlesel yok oluş daha yaşadı.

Dolayısıyla durum, çokça kaygılanmamızı gerektirecek kadar ciddi.

Özellikle fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere bırakılan karbonun yarısından fazlasının sadece geçtiğimiz otuz yıl içinde salındığı gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda.

David Wallace-Wells, iklim değişikliğinin düşündüğümüzden çok daha hızlı ilerlediğini gözler önüne seriyor ve bizi derhal harekete geçmeye çağırıyor.

‘Yaşanmaz Bir Dünya’, son bilimsel çalışmalardan yola çıkarak yakın gelecekte bizi bekleyen büyük tehlikeyi; ısınmanın insanları, küresel politikayı, teknolojiyi ve doğayı nasıl dönüştürebileceğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Bunu yaparken insanın ilerleme saplantısına sıkı eleştiriler getiren Wallace-Wells, elimizi çabuk tutup, bizi bekleyen büyük yok oluştan kurtulmak için harekete geçmeye ve kapitalizmin sürdürülebilirliği üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: David Wallace-Wells – Yaşanmaz Bir Dünya: Isınma Sonrasında Hayat, çeviren: Ebru Kılıç, Domingo Kitap, ekoloji, 336 sayfa, 2020

Joe Herbert – Testosteron (2016)

Testosteron hormonunun doğasını açıklayan bir çalışma.

Üremenin temel bileşenlerinden olan bu hormonun yapısına, memelilerde ve bilhassa insanlardaki işleyiş biçimine, erkek davranışlarındaki rolüne, kadınları nasıl etkilediğine ve hormonun saldırganlık, rekabet ve risk almakla ilişkisine daha yakından bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Joe Herbert – Testosteron, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları

Nick Lane – Yaşam Neden Var? (2016)

Biyolojinin temel sorularına yanıt veren, bunu yaparken de yaşamın evrilişindeki dönüm noktalarını gözler önüne seren bir rehber.

Dört küsur milyar yıl önce ortaya çıkmış bir bakteri hücresinin bugünkü karmaşık insan hücresine nasıl dönüştüğünü ve yaşamın kökenini merak edenler için dört dörtlük bir kılavuz.

Nick Lane, kitabına, yaşamın anlamının ne olduğuna biyolojinin nasıl yanıtlar verdiğini anlatarak başlıyor ve devamında da,

  • Yaşamın kökeninde enerjiyi,
  • Hücrelerin ortaya çıkışını,
  • Bakteriler ve arkelerin neden temelden farklı olduğunu,
  • Karmaşık hücrelerin kökenini,
  • Karmaşıklığın anahtarları olarak mitokondrileri,
  • Eşeyli üreme ve ölümün kökenlerini,
  • Türlerin kökenini,
  • Cinsiyet kararlılığını,
  • Yaşlanmayla ilgili serbest radikal kuramı,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konuları anlatıyor.

Künye: Nick Lane – Yaşam Neden Var?, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 317 sayfa, 2016

Ronald Grigor Suny – Ararat’a Bakmak (2015)

Modern Ermeni tarihine farklı açılardan bakan önemli bir çalışma.

Yazar, Ermenilerin ilk ortaya çıkışından bugüne tüm tarihlerini, bir siyasi yapı oluşturma çabası olarak ele alıyor.

Rus-Ermeni ilişkileri, Ermeni devrimci hareketinin doğuşu, Soykırım gibi konularda aydınlanmak için sağlam bir kaynak.

  • Künye: Ronald Grigor Suny – Ararat’a Bakmak, çeviren: Ebru Kılıç, Aras Yayıncılık, tarih, 408 sayfa, 2015

Joanna Rourke – Ağrının Hikâyesi (2019)

Ağrıyla kurulan ilişki bireyden bireye, kültürden kültüre değişir.

Tarih profesörü Joanna Rourke’un kaleme aldığı bu kitap ise, ağrı ile ilgili derin bir kavrayışa sahip olmak isteyen okurları hedefliyor.

Ağrıyı hastalık üzerinden değil, bizzat ağrı çeken bedendeki etki ve izleri üzerinden izlemesiyle dikkat çeken kitabında Rourke, ağrı çeken insanların kullandığı dilleri, jestleri, ağrının anlamlarını, ağrı kliniklerini ve ağrının dindirilmesi gibi ilgi çekici konuları ele alıyor.

  • Ağrının verdiği acı hastalar, doktorlar ve hemşireler arasında nasıl rol oynar?
  • Ağrı çeken bir insanın kıvranışlarına tanık olduklarında kimi insanlar neden buna sırtını döner?
  • Ağrıyı algılamamızda tarihsel değişiklikler olmuş mudur?

Bourke, bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını ortaya koyarken, üç yüzyıllık Batı literatürünü kat ediyor ve ağrı pratiğinin, dil, kültür ve beden arasındaki dinamik iç bağlantılar sürecinde

inşa edilme ve yeniden kurulma biçimlerini tarihsel olarak inceliyor.

  • Künye: Joanna Rourke – Ağrının Hikâyesi: Duadan Ağrıkesicilere, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, tıp, 375 sayfa, 2019

Kolektif – Rönesans ve Osmanlı Dünyası (2015)

Rönesans döneminde Avrupa ve Osmanlı arasındaki teması çok yönlü bir bakışla tartışan ve Osmanlı’yı, özünde Rönesans’ın ayrılmaz bir parçası olarak inceleyen on üç makale.

Erken modern Akdeniz dünyasındaki sanatsal, entelektüel ve siyasi etkileşimlere daha yakından bakmak için iyi bir fırsat.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Doğu ile Batı, Hıristiyan ve Müslüman dünyalar arasında entelektüel ve kültürel etkileşimler,
  • yüzyıldan 16. yüzyılda Akdeniz’de maddi kültür ve entelektüel merak,
  • Kültürler arası etkilerin aktarımında iletim ortamı olarak metinler, sanat ve müzik,
  • Venedik ile Doğu Akdeniz arasındaki kültür aktarımında kitapların rolü,
  • Giacomo Gastaldi’nin Anadolu haritaları,
  • Papa II. Pius’tan Papa XVI Benedictus’a, Hıristiyan Avrupa ile İslami Osmanlı İmparatorluğu arasında eski ve yeni sınır çizgileri,
  • Jean Bodin örneği bağlamında 16. yüzyılda İslam ve Osmanlı yönetimi hakkında olumlu görüşler,
  • Memlük, Osmanlı ve Rönesans kitap ciltleri,
  • Avrupa piyasalarında Osmanlı tekstilleri…

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle:

Claire Norton, Anna Contadini, Palmira Brummett, Deborah Howard, Caroline Campbell, Sonja Brentjes, Owen Wright, Zweder von Martels, Asaph Ben-Tov, Noel Malcolm, Alison Ohta, Suraiya Faroqhi ve Anna Akasoy.

  • Künye: Kolektif – Rönesans ve Osmanlı Dünyası, derleyen: Anna Contadini ve Claire Norton, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, sanat tarihi, 340 sayfa, 2015

Madeline C. Zilfi – Osmanlı İmparatorluğu’nda Kölelik ve Kadınlar (2018)

On yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda İstanbul, dört yüz bin civarında nüfusa sahip, imparatorluk sınırları dışından da erkekleri ve kadınları çeken, zamanın en büyük megakentlerindendi.

Bilhassa Osmanlı Ortadoğu’sundaki toplumsal cinsiyet tarihi hakkındaki çalışmalarıyla tanınan Madeline Zilfi’nin bu muazzam çalışması ise, özellikle II. Mahmud döneminin sonuna kadar, kadın köleliğinin Osmanlı’da ne denli merkezi bir yere sahip olduğunu ortaya koymasıyla önemli.

İstanbul’un 18. ve 19. yüzyıllarını incelemesinin merkezine koyan Zilfi, kadı sicillerinden yola çıkarak Osmanlı köleciliğinin özgün niteliklerini, Batı köleciliğiyle farklılık arz eden yönleriyle karşılaştırmalı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Zilfi’nin kitabı, her şeyden önce çok iyi bir yerel tarih çalışması ve ayrıca 1700-1840 arası İstanbul’unda köleciliğin sağlam bir portresini çizmesiyle önemli.

  • Künye: Madeline C. Zilfi – Osmanlı İmparatorluğu’nda Kölelik ve Kadınlar (1700-1840), çeviren: Ebru Kılıç, İş Kültür Yayınları, 408 sayfa, tarih, 2018

 

Kolektif – Ahlakın Dışındakiler: Psikopati ve Ahlaki Yetilerden Yoksunluk (2018)

Psikopati, psikiyatrik bir sorun olmasının yanı sıra, ahlaki felsefe bağlamında da birçok filozofun üzerine yoğun olarak düşündüğü bir sorun.

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler de, psikopatinin ne olup ne olmadığından, psikopatların sahip olduğu belirli ahlaki bozukluklar ve eksikliklere, bilhassa psikopati ve ahlaki yetilerden yoksun olma ilişkisini etraflıca irdeliyor.

İnsanların ahlaki yargılara varabilmek için hangi yetilere ihtiyaçları olduğunu enine boyuna tartışmasıyla önem arz eden ve psikopatinin, kimi filozofların iddia ettiği gibi tek bir eksiklikten değil, bir dizi yetinin yokluğundan kaynaklandığı varsayımıyla hareket eden çalışma,

  • Psikopati ve ahlaki rasyonellik,
  • Empati, dil bozuklukları ve psikopati arasındaki ilişki,
  • Sosyopatlar ve başkalarının ıstırabını umursamamak,
  • Ahlak psikolojisiyle ilgili verili sorunlar,
  • Psikopatik içerleme,
  • Ahlaklı/ahlakdışı bir kişi olmak ve ahlakı umursamak,
  • Psikopati, sorumluluk ve ahlaki/uzlaşımsal ayrımı,
  • Psikopatik kabahatlerin önemi,
  • Ve sosyolojinin, Tehlikeli ve Ağır Kişilik Bozukluğuna (ATKB) yaklaşımı gibi konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Thomas Schramme, Henning Sass, Alan R. Felthous, Eric Matthews, Heidi L. Maibom, Gwen Adshead, Kerrin A. Jacobs, Piers Benn, Walter Sinnott-Armstrong, John Deigh, David W. Shoemaker, Matthew Talbert ve Susie Scott.

  • Künye: Kolektif – Ahlakın Dışındakiler: Psikopati ve Ahlaki Yetilerden Yoksunluk, derleyen: Thomas Schramme, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 352 sayfa, 2018