Lewis Hyde – Unutmanın El Kitabı (2024)

‘Unutmanın Elkitabı’, akademisyen ve edebiyatçı Lewis Hyde’ın unutmanın yaratıcı ve siyasi bir güç olarak şimdiki zamana ne gibi olanaklar sağlayabileceğini ele alan, çarpıcı güzellikteki kitabı.

Hyde, mitler ve efsanelerden çeşitli siyasi meselelere, tarihsel travmalardan kişisel anılarına kadar uzanan geniş bir alanı benzersiz bir incelik ve duyarlılıkla işliyor.

Yazar, başkalarıyla uyumlu şekilde bir arada yaşamak için neler yapılabileceği, özellikle de siyasi farklar arasındaki uçurumun dostane yoldan nasıl aşılabileceği üzerine düşünüyor.

  • Künye: Lewis Hyde – Unutmanın El Kitabı, çeviren: Emine Ayhan, Alfa Yayınları, inceleme, 384 sayfa, 2024

Julia Elyachar – Mülksüzleştirme Piyasaları (2024)

Piyasa yoksullara yardım etmeye çalıştığında ne olur?

Bugün dünyanın pek çok yerinde neoliberal kalkınma programları sıradan insanlara refah ve güçlenme aracı olarak serbest girişim araçlarını sunuyor.

Yoksulları küçük ölçekli girişimcilere dönüştürme planları, onlara piyasanın faydalarını ve küreselleşmenin ödüllerine erişme imkânını vaat ediyor.

Julia Elyachar, bankacıların, sosyal bilimcilerin, STK üyelerinin, kalkınma çalışanlarının ve devlet yetkililerinin Kahire’deki zanaatkârları ve işsiz gençleri mikro girişimciliğe dayalı yeni bir piyasa toplumunun öncüleri haline getirme çabalarını irdeliyor.

Atölye yaşamına dair titiz etnografisiyle, zanaatkârların geleneksel piyasa pratiklerinin Mısır’daki piyasa yaşamının en canlı biçimleri arasında yer aldığını anlatıyor.

Uzun zamandır geri kalmışlıkla suçlanan bu mevcut piyasa pratikleri, sosyal bilimciler ve kalkınma kurumları tarafından “serbest piyasa”yı genişletme deneylerinin hammaddesi olarak benimseniyor.

Elyachar, yoksulların kültürel kaynaklarına ve sosyal ağlarına atfedilen yeni ekonomik değerin, onların ekonomik, sosyal ve kültürel olarak mülksüzleştirilmelerine yol açan daha geniş bir süreci körüklediğini savunuyor.

  • Künye: Julia Elyachar – Mülksüzleştirme Piyasaları: Kahire’de STK’lar Ekonomik Kalkınma Devlet, çeviren: Erkal Ünal, Alfa Yayınları, antropoloji, 368 sayfa, 2024

Philip Mansel – Levant (2024)

Büyük tarihçi Philip Mansel’in Levantenlik mefhumuna ve pratiğine hasrettiği ‘Levant’ta bir zamanların büyük liman kentleri, zevküsefa, özgürlük ve refahın payitahtları olarak boy göstermiş üç şehrin hikâyesini okuyoruz: Smyrna, İskenderiye ve Beyrut.

Bu inşayı gerçekleştirebilmek için pek çok coğrafya, tarih ve kültürle hemhal olan ve sayısız kaynağa başvuran Mansel, dini olanla siyasi olanı ayrıştırıp birbirine karıyor, aynı anda var olabilen kozmopolitlikle milliyetçiliğin gizli savaşını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Rum, Türk, Ermeni ve Arapların…

Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanların…

Fransız, İngiliz ve Osmanlıların bir karşılaşma sahası olarak iş gören bu ziyadesiyle renkli dünya günün sonunda kararacak, felaketlerle yüzleşecektir: Smyrna yanmış, İskenderiye millileştirilmiş, Beyrut iç savaş sonucu parçalanmıştır.

Mansel’in Levant’ı Smyrna, İskenderiye ve Beyrut’un sosyal tarihine ilişkin olarak ortaya konmuş sıra dışı ve fevkalade bir çalışma.

  • Künye: Philip Mansel – Levant: Akdeniz’de İhtişam ve Felaket, çeviren: Nigar Nigar Alemdar, Alfa Yayınları, tarih, 640 sayfa, 2024

Georges Dumézil – Mitra Varuna (2024)

Hint-Avrupa Uygarlığı ve mitoloji uzmanı Dumézil, ‘Mitra-Varuna’da yönetici tanrı ve kahramanların nasıl hep ikili sunulduklarına ışık tutuyor.

Tüm Hint-Avrupa din ve sosyal sistemlerinin üç temel üzerine –egemenlik, savaş ve bereket–inşa edildiği teorisini öne süren Dumézil, ‘Mitra-Varuna’nın nasıl dini ve siyasi egemenliği temsil ettiğini okura sunuyor.

Şafak vakti ve Güneş’le ilişkilendirilen Hint tanrısı Mitra ile gökyüzü, okyanus ve suyla ilişkilendirilen Varuna arasındaki ikili ilişkiden yola çıkan Dumézil, Hindistan’dan İrlanda’ya, İran’dan Eski Almanya’ya kadar uzanan bir coğrafyada ikili tanrı ve kahraman motiflerini gösteriyor.

  • Künye: Georges Dumézil – Mitra Varuna: Hükümranlığın İki Hint-Avrupa Temsili Üzerine, çeviren: Ali Berktay, Alfa Yayınları, inceleme, 240 sayfa, 2024

Luciano Rezzolla – Kütleçekimin Dayanılmaz Çekiciliği (2024)

Seçkin astrofizikçi Profesör Luciano Rezzolla bize Einstein’ın kütleçekim dünyasının kapılarını açıyor.

Uzay-zaman eğriliği ve genel görelilik gibi kavramları kapsamlı olarak açıklayan yazar, kütleçekim fiziğinin kara delikler, nötron yıldızları ve kütleçekim dalgaları gibi en ilginç sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Ayrıca yazar, son zamanların en etkileyici bilimsel başarılarından birisini aktarıyor: süper kütleli bir kara deliğin ilk görüntüsü.

Bu sonuçların elde edilmesinde rol oynayan önemli bilim insanlarından biri tarafından kaleme alınan kitapta, görüntünün nasıl elde edildiğinin perde arkasını görecek ve bir kara deliğin yakınında madde ve ışığa neler olduğunu keşfedeceksiniz.

Kara delikler nedir ve evrenimizde var mıdır?

Rezzolla, son birkaç yılda radyo dalgalarıyla çok yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve kütleçekim dalgalarının tespiti yoluyla bu tuhaf ama büyüleyici nesneleri gerçekten nasıl tanımlayabildiğimizi ortaya koyuyor.

Einstein’ın görelilik teorisi, kütleçekimlerinin o kadar güçlü olduğunu öngörür ki hiçbir şey, ışık bile kaçamaz.

Yazar, alanın temellerini ustalıkla açıklarken, aynı zamanda bu son derece karmaşık konular üzerinde pratikte nasıl bilimsel çalışmalar yapıldığına dair bir fikir de veriyor.

Kitap, kara delikler ve evrendeki rolleri ile gelecekteki araştırma beklentilerini net bir şekilde açıklıyor.

  • Künye: Luciano Rezzolla – Kütleçekimin Dayanılmaz Çekiciliği: Kara Delikler Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey, çeviren: Yavuz Ekşi, Alfa Yayınları, bilim, 288 sayfa, 2024

Guido Barbujani – Lucy (2024)

Biz insanlar gezegenin efendileriyiz, ancak içimizde her zaman, yaklaşık 2 milyon yıl önce anormal bir beyin geliştirmeye başlayan ve ardından yaklaşık 200 bin yıl önce Homo sapiens haline gelen ve her yere yayılan o şaşırtıcı iki ayaklı var.

Kendimizi ve insanın doğadaki yerini daha iyi anlamamıza yardımcı olmak için bu kitapta, Lucy’den Neandertallere, esrarengiz Homo naledi’den Ötzi’ye soyu tükenmiş akrabalarımızı ve zamanın derinliklerinde sahip olduğumuz birçok atayı tanıyacağız.

Bizim hikâyemiz ile şempanzelerin hikâyesi, atalarımızdan bazıları iki ayak üzerinde yürümeye başladığında ve onlarınki yürümediğinde birbirinden ayrıldı.

Bunun ne zaman gerçekleştiğini kesin olarak bilmiyoruz.

Ancak yaklaşık 6 milyon yıl önce, insan ve şempanzenin ortak atalarının yaşadığı Afrika’da iklimin değiştiğini biliyoruz.

Bu değişimin sonuçları bitki örtüsünde görülebilir; orman yerini yavaş yavaş uzun ağaçlar açısından fakir yeni bir ortam olan savanaya bırakır.

Çevresel değişim gibi, atalarımızın bu değişime verdiği tepki de yüz binlerce yıl sürdü.

Ancak yavaş yavaş, insanların ve şempanzelerin ortak atalarının bir kısmı savanaya daha sık girmeye başladı ve yeni çevreye uyum sağlamak zorunda kaldı; bir kısmı ise ağaçlarda kaldı.

Biz ilkinin soyundan geliyoruz.

Önde gelen İtalyan genetikçi Guido Barbujani, milyonlarca yıl önce nasıl olduğumuzun ve günlük yaşamın nasıl olduğunun öyküsünü anlatıyor.

  • Künye: Guido Barbujani – Lucy: Neandertal İnsanı ve Biz (İnsanlığın Müthiş Tarihinden Hikâyeler), çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, bilim, 208 sayfa, 2024

Elizabeth Foley, Beth Coates – Yetişkinlere Shakespeare (2024)

Shakespeare oyunları her çağdan insana hitap etmeyi nasıl başarıyor?

Oyunları gerçekten Shakespeare mi yazdı?

Oyunların ilk kez okuyucuyla buluştuğu Birinci Folyo nasıl derlendi?

Oyunlardan birini ilk kez sahnelendiğinde seyredebilseydik nasıl bir performansla karşılaşacaktık?

Sonelerdeki “Karanlık Leydi” kim olabilir?

Bu kitapta yanıtlarını bulacağınız sorulardan sadece birkaçı…

Shakespeare’in özel hayatı, çağdaşları ve etkileşimleri; dili ve şiirsel yeteneği; eserlerinin tarihsel çerçevesi ve anahtar temaları; az bilinen çalışmaları ve karakterleri, çok bilinen tiratları ve yapıtlarından ünlü alıntılar; kendi türettiği deyişler ve sözcükler gibi birçok başlık altında sürükleyici bir okuma serüveni sizi bekliyor.

  • Künye: Elizabeth Foley, Beth Coates – Yetişkinlere Shakespeare: Shakespeare Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey, çeviren: Zeynep Avcı, Alfa Yayınları, inceleme, 360 sayfa, 2024

Fernand Braudel – Fransa’nın Kimliği (2024)

Fernand Braudel, Fransız tarihinin anahtarlarını titizlikle ve tutkuyla sunuyor.

Yazar Fransa’nın zengin çeşitliliğini hayranlıkla gözlemliyor, coğrafi ortamı ve Avrupa’daki konumuyla ilgili konuları konumlandıyor, coğrafyasını şekillendiren uzak kökenlerin, tekniklerin ve geleneklerin muazzam ağırlığını ortaya koyuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bunu bir kez daha söylemeyeceğim: Fransa’yı Jules Michelet ile aynı titiz ve karmaşık tutkuyla seviyorum. Erdemleriyle kusurları, yeğlediklerimle kabul etmeye zorlandıklarım arasında ayrım gözetmeden. Ama bu tutku bu kitabın sayfaları arasına pek sızmayacaktır. Onu özenle uzakta tutacağım. Beni tuzağa düşürebilir, şaşırtabilir, bu yüzden onu yakın göz hapsine alacağım. Ve yolumda ilerlerken olası zaaflarıma da işaret edeceğim. Çünkü Fransa’dan sanki başka bir ülke, başka bir yurt, başka bir ulusmuş gibi söz etmeye kararlıyım.

Elinden geldiğince tarafsız bir ‘gözlemci’ olması gereken tarihçi kendisini bir çeşit kişisel suskunluğa mahkûm etmek zorundadır. Daha önceki çalışmalarımdan dolayı böyle bir çaba benim için belki daha kolay olacaktır. Akdeniz ya da kapitalizm üzerine kitaplarımda Fransa’yı uzaktan, bazen çok uzaktan, ama ötekilerin arasında, ötekilere benzer bir gerçeklik olarak süzdüm. Böylece bana çok yakın olan bu çevreye geç ama apaçık bir zevkle vardım: Tarihçi, gerçekte yalnız kendi ülkesinin tarihiyle rahat ilişkiler içindedir, bu tarihin dönemeçlerini, değişimlerini, özgünlüklerini, zayıflıklarını neredeyse içgüdüsel olarak kavrar. Başka yerde kamp kurduğu zaman, ne kadar derin bilgi sahibi olursa olsun, asla böylesine kozları yoktur.”

  • Künye: Fernand Braudel – Fransa’nın Kimliği, çeviren: Levent Başaran, Alfa Yayınları, tarih, 984 sayfa, 2024

Carl Zimmer – Gülüşü Tıpkı Annesi (2024)

Genleri inceleyen teknoloji ucuzladıkça, milyonlarca insan kendilerini kayıp ebeveynlere, uzak atalara, etnik kimliklere bağlamak için genetik testler istedi.

Oysa Zimmer’in açıkladığı gibi “Her birimiz, birçok atamızdan gelen DNA parçalarının bir araya getirilmiş bir karışımını taşıyoruz. Her parçanın kendi soyu vardır ve insanlık tarihi boyunca farklı bir yol izler. DNA’mızın çoğu kim olduğumuzu –görünüşümüzü, boyumuzu, eğilimlerimizi– akıl almaz derecede ince yollarla etkiler.”

Kalıtım sadece ebeveynden çocuğa geçen genlerden ibaret değildir.

Kalıtım, tek bir hücrenin vücudumuzu oluşturan trilyonlarca hücreye yol açmasıyla kendi bedenlerimizde de devam eder.

Kalıtımın ne olduğuna dair yeni bir tanıma ihtiyacımız var ve Carl Zimmer’in anlaşılır anlatımı ve hikâye anlatıcılığı sayesinde bu olağanüstü öykü bunu sağlıyor.

Genlerden kişiliğe kadar her özelliğin bir kuşaktan diğerine aktarılması biyolojinin en temel, karmaşık, yanlış anlaşılan ve yanlış kullanılan muammalarından biridir.

Zimmer, tarih, otobiyografi ve bilimi bir araya getirerek kalıtımın gizemlerini ve neden önemsememiz gerektiğini açıklıyor.

Kitap, önceki kuşakların bize neler aktardığı ve bizim neleri aktarabileceğimiz konusunda yeni bir bakış açısı oluşturuyor.

  • Künye: Carl Zimmer – Gülüşü Tıpkı Annesi: Kalıtımın Gücü, Zayıflığı ve Potansiyeli, çeviren: Elanur Yılmaz, Alfa Yayınları, bilim, 760 sayfa, 2024

Matt Ridley – Kızıl Kraliçe (2024)

Büyük ses getiren popüler bilim kitabı ‘Kızıl Kraliçe’de Matt Ridley, bizi evrimsel psikoloji ve cinsel seçilimin karanlık dünyasına davet ediyor.

Aynanın İçinden’deki bulunduğu yerde kalabilmek için var gücüyle koşması gereken kızıl kraliçeyi metafor olarak kullanan yazar, insan doğasının çok az bir parçasının cinsellikten ayrı olarak kavranabileceğini savunuyor ve cinsel tutumlar hususunda yeni bir çerçeve ortaya koyuyor.

Kızıl Kraliçe’de insanın içindeki yırtıcı hayvanı alt edebilmek için cinsellikten nasıl da yararlanabileceğini görmekle kalmayıp ilişkiler, evlilikler, güzellik anlayışı gibi pek çok konuda yeni perspektiflerle karşılaşacaksınız.

  • Künye: Matt Ridley – Kızıl Kraliçe: Cinsellik ve İnsan Doğasının Evrimi, çeviren: Erhun Yücesoy, Alfa Yayınları, bilim, 488 sayfa, 2024