Kolektif – Kant Sonrası Kant (2024)

Kant felsefesi bugün yalnızca felsefeyle sınırlı olmayan geniş bir etki alanına sahip ve güncelliğini fazlasıyla koruyor.

Böylesi önemli bir felsefi canlılığa katkı verme amacı güden bu kitabın temel sorusu ise Kant’tan sonraki filozofların Kant’ı nasıl ele aldıkları.

Kant’a henüz hayattayken yöneltilen eleştirilerle başlayan ‘Kant Sonrası Kant’ yirmi birinci yüzyıl filozoflarının yorumlarına dek uzanıyor.

Yöneltilen olumlu ya da olumsuz eleştirileri, geçen yaklaşık iki yüz elli yıllık süreci takip ederek yine birbirinden önemli filozofların düşünce dünyaları içinde gözden geçiriyor. Böylelikle bugün bir tekrar yaratmaktan çok yaratıcı eleştirilerin ve katkıların önünü açmayı umut ediyor.

Her biri Türkiye’de alanının önemli isimleri arasında anılan yazarlar tarafından kaleme alınan Kant Sonrası Kant epistemolojiden estetiğe, ahlaktan politikaya pek çok disiplinin içinden geçerek okura muazzam bir düşünce zenginliği sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kant Sonrası Kant, editör: Selda Salman, Alfa Yayınları, felsefe, 832 sayfa, 2024

Terry Breverton – İcatlar Ansiklopedisi (2024)

  • Wright Kardeşler’den önce kim uçtu?
  • Plastik cerrahi nasıl icat edildi?
  • Leonardo da Vinci ilk robotu tasarladı mı?
  • İlk e-posta ne zaman gönderildi?
  • Bira ilk nerede üretildi?
  • Sıfırı kim icat etti?

Balık kancasından fiber optiğe, piramitlerden posta pullarına ve baruttan GPS’e kadar, bu eklektik derleme, bugün hayatımızı şekillendiren deha anları hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkesi bilgilendirecek, ilham verecek ve büyüleyecek.

Yaratıcılık ve inovasyonun en büyük başarıları için olağanüstü bir rehber olan bu kitap, bilim ve teknolojideki atılımlar yoluyla bilgiye ve ilerlemeye katkıda bulunan olağanüstü keşifler ve buluşları anlatıyor.

En eski ve en temel keşiflerden günümüzün en ileri buluşlarına kadar insanoğlunun göstermiş olduğu çabalar ve yaratıcılık modern dünyayı şekillendirdi ve insan ırkının en yüksek potansiyeline ulaşması için evrimini sürdürmesine olanak tanıyor.

Dünyanın dört bir yanında, zamanlarının hâkim fikirlerine ve ileri teknolojisine karşı savaşan parlak kadın ve erkeklerin azminin izini süren Breverton’un ‘İcatlar Ansiklopedisi’, hayatlarımızı değiştiren ve gezegenimizin geleceğini şekillendiren tarih ve gelişmelerle ilgilenen herkese ilham verecek.

  • Künye: Terry Breverton – İcatlar Ansiklopedisi: Teknolojik Sıçramaların, Çığır Açan Keşiflerin ve Bilimsel Buluşların Özeti, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 568 sayfa, 2024

Bob Brier, Hoyt Hobbs – Antik Mısır’da Günlük Hayat (2024)

Antik Mısır’ın sıradan insanlarının günlük yaşamlarına dair bir hazine sunan bu kitap, mezar resimlerinden ve tapınak duvarlarındaki sahnelerden rekonstrüksiyonlarla zenginleştirilmiş bir yolculuğa davet ediyor.

Böylece okurlar, antik Mısır’ın dinine, alışılmadık yönetim biçimine, günlük çalışma ve eğlence alışkanlıklarına, sanatına ve askeri hâkimiyetinin nedenlerine dair ayrıntılı betimlemelerle bu dönemi yeniden canlandırabiliyorlar.

Modern okurlar ekmek, bira, şarap gibi temel gıdaların yapımıyla ilgili basit adımları ve piramitlerin inşası, mumyaların hazırlanması gibi önemli konuları öğrenirken, antik ve modern Mısır arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları da görecekler.

  • Künye: Bob Brier, Hoyt Hobbs – Antik Mısır’da Günlük Hayat, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2024

Sue Roe – İzlenimcilerin Özel Hayatları (2024)

Manet, Monet, Pissarro, Cézanne, Renoir, Degas, Sisley, Berthe Morisot ve Mary Cassatt.

Çağdaşları tarafından alay konusu edilip göz ardı edilseler de günümüzde tablolarına paha biçilemiyor.

Eserleri dünya çapında tanınan bu grubun özel hayatları pek bilinmiyor.

İşte, canlı ve akıcı anlatısıyla Sue Roe Paris’teki stüdyolarından çalkantılı aşk hayatlarına, geçim sıkıntılarından sergilerine değinerek izlenimcilerin özel hayatını aktarıyor.

İzlenimciler yirmi yılı aşkın birlikte yaşayıp çalışıyor, Fransa-Prusya savaşının ardından hayatlarını yeniden kurma mücadelesi veriyor, alışılmışın dışındaki tablolarına halkın ve eleştirmenlerin acımasız yorumlarına karşı birlikte ayakta duruyor.

Sue Roe’nun ‘İzlenimcilerin Özel Hayatı’nda okur güneşi, suyu, baharı, dansçıları ve çamaşırcıları ressamlarla birlikte gözlemleme fırsatı elde edip hayata onların gözünden bakıyor…

  • Künye: Sue Roe – İzlenimcilerin Özel Hayatları: Tarihin En Ünlü Ressamlarının Evlerine, Odalarına, Stüdyolarına ve Hayatlarına Büyüleyici Bir Bakış, çeviren: Gülnur Aktuğ, Alfa Yayınları, resim, 480 sayfa, 2024

William Child – Wittgenstein (2024)

Ludwig Wittgenstein, çoğu düşünür tarafından yüzyılın en etkili filozofu olarak kabul edilir.

Mantık, matematik ve epistemolojinin yanı sıra dil, zihin ve psikoloji felsefesine yaptığı katkılar felsefi ortamı kalıcı olarak değiştirdi.

‘Tractatus Logico Philosophicus’ ve ‘Felsefi Soruşturmalar’ adlı eserleri ise dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar tarafından incelenmeye devam ediliyor.

William Child bu kitabında, Wittgenstein’ın dil, düşünce, bilgi, kesinlik, zihin, inanç gibi konulara ilişkin tüm düşüncelerini doyurucu bir biçimde ele alıyor; erken dönem görüşlerinden geç dönem görüşlerine kadar yaşanan geçişleri anlaşılır kılıyor.

Kronoloji, kısa bir sözlük ve her bölüm için ayrı bir ek okuma listesi de içeren bu eser, Wittgenstein’ı anlamaya çalışan herkes için vazgeçilmez bir rehber niteliğinde.

  • Künye: William Child – Wittgenstein, çeviren: Emrah Günok, Alfa Yayınları, felsefe, 416 sayfa, 2024

Judah Benzion Segal – Urfa: Kutsanmış Şehir Edessa (2024)

Hıristiyan âleminde Hıristiyanlığı kabul eden ilk krallık olarak büyük saygı gören ve dârülislâma dönüştükten sonra kutsallığından bir şey kaybetmeyen Edessa, bugünkü adıyla Urfa, Süryani Kilisesinin kalbi oldu, Doğudan ve Batıdan gelen birçok azizle hacıyı bağrına bastı.

Judah Benzion Segal, tarih boyunca pek çok farklı millet tarafından idare edilen ve Mezopotamya’nın tarihsel dönüşümlerini de yansıtan bu kutsanmış şehre dair anlatısında okuru inşalarla, kutsamalarla, işgal girişimleriyle, direniş ve yıkımlarla örülü bir yolculuğa çıkarıyor.

Okur bu yolculukta azizlerle karşılaşıp kutsi bir âleme dalıyor, sakinleriyle birlikte şehre bir savunma hattı kazandırıp saldırılara karşı durmaya çalışıyor, yıkımlara tanıklık ediyor ve nihayetinde kendi şehrini inşa ediyor.

Kitap, tarih boyunca büyük bir siyasi öneme sahip olmuş ve Doğu Hıristiyanlığının gelişiminde hayati bir rol oynamış Edessa’ya dair standart bir kaynak eser.

Kitap özellikle, ortaçağa kafa yoran sosyal ve eklesiyastik tarihçilerin, Hıristiyanlığın erken dönemleri ile İslam tarihine ilgi duyan arkeologların ilgisini çekebilecek türden.

  • Künye: Judah Benzion Segal – Urfa: Kutsanmış Şehir Edessa, çeviren: Ahmet Arslan, Alfa Yayınları, tarih, 560 sayfa, 2024

John Gribbin – Zaman Üzerine Dokuz Düşünce (2024)

Zamanda yolculuk bilimkurgunun çok kullanılan bir temasıdır, ama gerçekten mümkün müdür?

Şaşırtıcı bir şekilde, zaman yolculuğu fizik yasaları tarafından yasaklanmamıştır ve John Gribbin, eğer imkânsız değilse o zaman mümkün olması gerektiğini savunuyor.

‘Zaman Üzerine Dokuz Düşünce’, Einstein’ın görelilik teorileri, kara delikler, kuantum fiziği ve çoklu evrenler gibi bilimkurgudan tanıdık temaları gerçek dünyadaki bilimsel karşılıklarıyla karşılaştırarak, Robert Heinlein, Larry Niven, Carl Sagan ve diğerlerinin hikayelerinden örneklerle aydınlatarak zaman yolculuğunun olasılıklarını zekice gösteriyor.

Sonuç olarak bu kitap, zamanın gerçekten geçip geçmediğini ve eğer geçiyorsa, ileri mi yoksa geri mi hareket ettiğimizi merak etmenize neden olabilecek, Evrenin bazı derin gizemlerine eğlenceli bir rehberdir.

Bilimkurgu hayranları ve derin bilimle ilgilenen herkes için okunması gereken bir kitap.

  • Künye: John Gribbin – Zaman Üzerine Dokuz Düşünce: Bilimkurgu, Bilimsel Gerçek ve Zaman Yolculuğuna Dair Doğrular, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, bilim, 144 sayfa, 2024

Peter J. Bowler – Darwin Olmasaydı (2024)

‘Türlerin Kökeni’ hiç ortaya çıkmasaydı, çağdaş bilim ne durumda olurdu?

Peter J. Bowler bilim tarihine önemli katkı sunan bu çalışmasında, evrimsel biyolojinin gelişimini son derece eğlenceli ayrıntılarla anlatıyor.

  • Evrim kuramı Darwinizm midir?
  • Darwin olmasaydı evrim kuramı olmaz mıydı?
  • Darwin’in evrim kuramı ile modern evrim kuramının farkı nedir?

Darwin’in fikirleri ve terminolojisi bugünlerde o kadar yaygın ki, onlarsız bir dünya hayal etmek bir yana, onlardan kaçınmak bile imkânsız görünüyor.

Ancak Peter J. Bowler çalışmasında şunu soruyor:

  • Ya Charles Darwin Beagle yolculuğundan dönmemiş ve dolayısıyla Türlerin Kökeni’ni yazmamış olsaydı?
  • Alfred Russel Wallace gibi bir başkası seçilim teorisini yayımlayıp benzer bir dönüşümü başlatabilir miydi?
  • Ya da Darwin’in kitabının yokluğu, biyolojinin evrimciliğin etkisi hakkında büyük bir tartışma başlatmayan bir yolda geliştiği farklı bir olaylar dizisine yol açar mıydı?

Bowler’in tezi, Darwin’in çağdaşları için olanaklı olmayacak özel bir evrim kuramı biçimi geliştirmesini sağlayan eşsiz içgörüleri olduğu iddiasına dayanıyor.

Darwin’in hâlâ biyologların saygısını görmesinin nedeni, çağdaş evrimciliğin temelini oluşturan fikirlere kendi zamanındaki öteki doğabilimcilerin hepsinden daha yakın olmasıydı.

Başka bir deyişle, Darwin “kendi zamanının ötesindeydi.”

  • Künye: Peter J. Bowler – Darwin Olmasaydı: Darwin’in Olmadığı Bir Dünyayı Düşlemek, çeviren: Murat Havzalı, Alfa Yayınları, bilim, 392 sayfa, 2024

Jane Maienschein, Kate MacCord – Yenilenme Nedir? (2024)

Yunan tanrıları, ateşi çaldığı için Prometheus’u bir kayaya zincirledi; bir kartal her gün ciğerini didikliyor ve ciğeri her gece yenileniyordu.

Prometheus mitolojik bir kahraman olsa da bilim insanları bugün antik Yunanların insan ciğerinin gerçekten de özel bir yenilenme yetisi olduğunu bilip bilmediklerini sorguluyor.

Kimi organlar ve dokular yenilenebilirken kimileri yenilenmez; yersolucanını ikiye keserseniz karşınıza kıpır kıpır iki solucan çıkabilir.

Hidranın başını keserseniz, yeni bir baş çıkarabilir.

İnsanın kolu kesildiğindeyse kolsuz kalır.

  • Arada neden böyle bir fark vardır?
  • Yenilenme nasıl, ne zaman, neden gerçekleşir ve sınırları nelerdir?

Jane Maienschein ile Kate MacCord bu kitapta yenileyici tıp, gelişimsel biyoloji ile nörobiyolojinin yeni araçlarının ve iklim değişikliğinin ekosistemlerde yarattığı hasarı ivedilikle onarma gereksinimi ışığında bir dizi derin ve kışkırtıcı soru ortaya atıyor:

  • Kimi mikrobiyomların yenilenmesini olanaklı kılarken başkalarını kılmayan koşullar nelerdir?
  • Ormanlar neden yangınların ardından zaman zaman yenilenirken bazen de yenilenmez?
  • Gezegenimiz, İnsan Çağı olarak adlandırılan dönemdeki iklim değişikliğinde yenilenip sağlığına bir kez daha kavuşabilir mi, yoksa küresel ekosistemimizin sonu mu geldi?

Konuya hem bilim tarihi ve felsefesi hem de pratik biyoloji açısından yaklaşan ve mikro düzeyden makro düzeye kadar açıklama getiren yazarlar, yenilenmenin ‘temellerini’ ortaya koyuyor.

Yazarlar yenilenmeyi, genel olarak biyoloji dünyasına ve neyin nerede ve ne zaman büyüyeceğine, bölüneceğine ve öleceğine karar veren karmaşık geri bildirim döngülerine açılan bir pencere olarak görmemiz gerektiğini savunuyor.

  • Künye: Jane Maienschein, Kate MacCord – Yenilenme Nedir?: Canlı Organizmalardan Gezegenimizin Ekosistemine Biyolojik Onarım, çeviren: Murat Havzalı, Alfa Yayınları, bilim, 148 sayfa, 2024

Rebecca Solnit – Cehennemdeki Cennet (2024)

Rebecca Solnit’in etkileyici eseri ‘Cehennemdeki Cennet: Afetlerde Oluşan Olağanüstü Topluluklar’, felaketlerin ardından ortaya çıkan insan topluluklarının şaşırtıcı hikâyelerini ve dayanışma ruhunu derinlemesine inceliyor.

Solnit, doğal afetler, terör saldırıları ve diğer acil durumlar gibi kriz anlarında ortaya çıkan “felaket toplulukları”nın yarattığı paradoksu mercek altına alıyor.

Kitap, tarihsel ve çağdaş örneklerle, felaket sonrası toplumların nasıl bir araya gelip dayanışma içinde çalışabileceğini ve bireylerin olağanüstü koşullar altında nasıl birlikte hareket edebileceğini gözler önüne seriyor ve tüm bunları yaparken sistemi eleştiriyor.

‘Cehennemdeki Cennet’, felaketlerin insan doğasını ve toplumsal dinamikleri nasıl şekillendirdiğini anlamak için etkileyici bir kaynak olma özelliği taşıyor.

Solnit, incelediği beş felaket üzerinden modern kapitalist topluma sert eleştiriler sunuyor.

  • Künye: Rebecca Solnit – Cehennemdeki Cennet: Afetlerde Oluşan Olağanüstü Topluluklar, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, inceleme, 480 sayfa, 2024