Benjamin Fondane – Varoluşsal Pazartesi (2023)

1898-1944 yılları arasında yaşamış olan şair, dramaturg, filozof, edebiyat eleştirmeni ve avant-garde sinemacı Benjamin Fondane’ın ‘Varoluşsal Pazartesi’ adlı kitabı ilk kez 1945 yılında Gallimard tarafından yapılan bir derleme içinde yayımlanmıştı.

Romanya doğumlu Fondane, 25 yaşında Fransa’ya yerleşerek avant-garde sanat çevrelerine dahil olmuş, bir süre sürrealistlere de yakınlık duymuştu.

Şiir ve felsefî düşüncenin birbirini desteklediğini ancak şiirin, irrasyonel ve gerçeküstü olanla daimî bir bağ içinde olduğunu savundu.

Üretimde bulunduğu tüm alanlarda doktrinlerle, sıkı tanımlanmış ekollerle ve politik hareketlerle arasına mesafe koydu.

Yaşadığı döneme damga vuran sanatsal ve entelektüel akımların etkisinde olsa da kendine ait, radikal bir yaklaşım sergiledi.

Son dönemlerini Nazi rejiminden kaçarak geçiren ve yaşamı Auschwitz’deki bir gaz odasında son bulan Fondane, tutuklanarak sınır dışı edilmesinin hemen öncesinde editörüne yolladığı ve felsefî mirası olarak görülen ‘Varoluşsal Pazartesi’de Camus, Sartre, Heidegger gibi filozofların düşüncelerini tartışmaya açarak dönemin varoluşçu felsefesi ile hesaplaşır.

Bu felsefenin önde gelen isimlerinin görüşlerini karşılaştırırken var olanın özgürlük sorununu, onun Aklın/Tinin belirleyiciliği altında ezilmesi üzerinden ele alır.

Rasyonalitenin sınırlarını tartışırken aynı zamanda Kierkegaard, Dostoyevski, Nietzsche, Şestov, gibi kendisini besleyen isimlerin düşüncelerini sorgular, aralarındaki kesişim noktalarına ve önemli ayrımlara dikkat çeker.

“Seni bekleyen görkemli bir Pazartesi var. Anlamlı bir söz! Ancak Pazar hiç bitmeyecek ki!”

Kafka’nın Günlükler’inden bir epigrafla başlayan bu metinde Fondane, pek çok varoluşçu filozofu Yasa, Akıl, İnanç, Tin gibi bir aşkınlık karşısında bireyi/var olanı feda etmekle eleştirir.

Fondane, bu durumda tam da “varoluşçu bir Pazartesi” gününe doğru yol alan; “insanın tarih için değil, tarihin insan için yapıldığı”; var olanın/tekilin özgürlüğünün, mutlak bir akıl tarafından kısıtlanmayıp, istisna haline gelerek kendi yazgısını eline aldığı yeni bir felsefe önerir: Tarihin bitmeyen Pazar Gününe karşı Kafka’nın yine de hasretle beklediği Varoluşsal Pazartesi.

  • Künye: Benjamin Fondane – Varoluşsal Pazartesi, çeviren: Aslı Favaro, Livera Yayınevi, felsefe, 154 sayfa, 2023

Onur Akşit ve Aslı Favaro – Teknokültürel Düşler ve Kâbuslar (2021)

Yirmi birinci yüzyıl bilimkurgu sinemasında, teknoloji ve insan ilişkisinin nasıl inşa edildiği üzerine iyi bir analiz.

Onur Akşit ve Aslı Favaro’ya göre, teknokültür kendine has yapısıyla yeni bir sosyal gerçekliğin temsilcisidir.

Yazarlar bu amaçla, güncel bir anlatı olarak (teknokültürel ideoloji ve söylem düzenine sahip) bilim kurgu sineması üzerinden teknokültürün tematik bir çözümlemesini yapıyor.

Türkiye gibi, teknoloji ve bilimin üreticisi olmasa da zihinsel ve sosyal bir gerçeklik anlamında teknokültürün üreticisi ve tüketicisi konumunda olan Batı dışı toplumların teknokültürü nasıl karşıladığını ve buna bağlı ideoloji ve söylemleri nasıl inşa ettiğini anlamak, teknokültürün hâkimiyetini görünür kılmayı sağlayacaktır.

Teknokültürü anlamak, bu kültürü benimseyen ve aynı zamanda bu kültüre maruz kalan toplumu kendi dinamikleri içinde kavrama, kendine özgü soruları araştırma gündemine getirme, eleştirel bir perspektifi koruma ve yeni anlayışlar geliştirebilme olanaklarını oluşturacaktır.

‘Teknokültürel Düşler ve Kâbuslar’ da, bu anlamda yapılmış önemli bir katkı.

  • Künye: Onur O. Akşit ve Aslı Favaro – Teknokültürel Düşler ve Kâbuslar: 21. Yüzyıl Bilim Kurgu Sinemasında Teknoloji ve İnsan, Kalkedon Yayınları, sinema, 250 sayfa, 2021