Kolektif – Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek (2021)

‘Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek’, Hegel felsefesi ve onun zengin mirası hakkında Türkiye’den yapılmış çok iyi bir katkı.

Kitapta yer alan makaleler, Hegel’in krizleri aşmak adına önerdiği felsefi sistemin, çağımızın politik, kültürel ve toplumsal ayrışmalarına nasıl çare olabileceğini tartışıyor.

Kurtul Gülenç ve Özgür Emrah Gürel’in derlediği çalışma, Hegel’i iki eksende yeniden okuyor ve yorumluyor.

Bunlardan ilki, Hegel’in felsefesi çerçevesinde şekillenen toplumsal ontoloji ile politik düşünce arasındaki bağlantıya ilişkin tartışmaların farklı taraflarını bütünlüklü bir şekilde ortaya koymak.

İkincisi ise, Türkiye’de özgürlük ve adalet mücadelesi veren toplumsal muhalefet çevrelerinde öne çıkan bir politik tutuma –özelde Schmitt-Heidegger ilişkisinden beslenen agnostik anlayışa– alternatif olabilecek entelektüel düzeyde yeni bir felsefi çerçeve önermek.

Çalışma, Hegel’in özgürlük ve otonomi anlayışını, düşünürün politik teorisindeki metafizik boyutu gözden geçirdikten sonra kavrayabilmek ve günümüz dünyasının temel sorunları bağlamında yeniden düşünebilmek adına kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: Kolektif – Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek: Eleştiri, Özgürlük, Toplumsal Ontoloji, derleyen: Kurtul Gülenç ve Özgür Emrah Gürel, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 336 sayfa, 2021

Peter T. Leeson – Engelsiz Anarşi (2021)

 

Toplumsal bir sözleşme, devletsiz de başarılabilir.

Ekonomi ve hukuk profesörü olan Peter Leeson, sosyal bir düzenin merkezi bir idare olmadan da sağlanabileceği düşüncesini zengin örnekler eşliğinde ortaya koyuyor.

Anarşinin düşündüğümüzden daha işlevsel olduğunu, bunun da yalnızca anarşiyi destekleyen özyönetim mekanizmalarıyla mümkün olduğunu belirten Leeson, başarılı bir özyönetimin kapsamının fazlasıyla dar olduğunu savunan geleneksel düşünceye meydan okuyor.

Bunu yaparken 10. yüzyılda Fransa topraklarından 13. yüzyıl Anglo-İskoç sınırına ve oradan günümüz Somali’sine uzanan Leeson, başarılı olmuş özyönetim örneklerini göstererek engelsiz bir anarşinin tarih ve coğrafyalardaki zengin tezahürlerini önümüze koyuyor.

Kitabın ilk bölümünde, nüfusun toplumsal olarak çeşitlilik göstermesi durumunda gördüğümüz; ikinci bölümde, bireylerin fiziksel şiddete yönelik bir korku duyduklarında karşımıza çıkan; üçüncü bölümdeyse yalnızca “çürük meyvelerden”, yani yaşantılarını hırsızlık ve cinayet üzerine kurmuş olan kişilerden oluşan bir toplumda özyönetim mekanizmalarının nasıl işletileceğini inceleyen makaleler yer alıyor.

Kitabın dördüncü ve son bölümünde ise, özyönetim biçiminin hangi açılardan devletten daha işlevsel olduğu ve az gelişmiş ülkelerde anarşi gibi i konular ele alınıyor.

  • Künye: Peter T. Leeson – Engelsiz Anarşi, çeviren: Semih Gözen Esmer, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 368 sayfa, 2021

Elias Canetti – Davalar: Franz Kafka Hakkında (2021)

Büyük yazar Elias Canetti, Kafka’yı kendisine o kadar yakın görüyordu ki, Stockholm’e Nobel ödülünü almaya giderken, aslında “Kafka’ya eşlik ettiğini” belirtmişti.

Bu kitap ise, Canetti’nin Kafka üzerine notlarını, yazılarını ve konuşmalarını bir araya getirmesiyle çok değerli.

Canetti Vakfı’nın görevlendirmesiyle Susanne Lüdemann ve Kristian Wachinger tarafından yayıma hazırlanan çalışma, Canetti’nin “Öteki Dava” denemesinin yanı sıra, denemenin yazılmasından önceki 1946–1966 yıllarında, deneme üzerinde çalıştığı 1967–68 yıllarında ve daha sonraki 1969–1994 yıllarında yazdığı notlar yer alıyor.

Kitapta ayrıca Canetti’nin 1948 yılında Bryanston Summer School’da verdiği “Proust, Kafka Konferansı” ve 10 Mayıs 1980’de, kendisine verilen Johann Peter Hebel Ödülünün töreninde yaptığı “Hebel ve Kafka” başlıklı konuşma da yer alıyor.

Canetti, Kafka ile ilk kez, 1930/31 kışında, tek romanı ‘Körleşme’ üzerinde çalışırken, Viyana’daki Lanyi kitabevinde karşılaştığı ‘Dönüşüm’ ve ‘Açlık Sanatçısı’nı okuyarak tanıştı.

Canetti’nin, ‘Körleşme’nin sonraki akışı üzerinde etkili olduklarını itiraf ettiği bu iki öyküyü okuması, Kafka’yla ömür boyu süren ve izleri bu kitapta toplanan tartışmasının başlangıcına işaret ediyor.

Kitap, Canetti’nin Kafka’ya ilişkin düşüncelerini sunduğu gibi, kendi hayatından ilginç ayrıntılar da barındırıyor.

  • Künye: Elias Canetti – Davalar: Franz Kafka Hakkında, çeviren: Mustafa Tüzel, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 384 sayfa, 2021

Kolektif – Belgesel Sinema Kitabı (2021)

Belgeselle ilgilenenlerin kaçırmak istemeyeceği bir başvuru kaynağı.

Brian Winston’un derlediği 752 sayfalık bu çalışma, belgeselin tarihçesinden belgeselde yeni teknolojilere konuyu zengin bir bağlamda irdeliyor, bunu yaparken de tam da olması gerektiği gibi, belgeselin etik, estetik, siyaset gibi konularla ilişkisi konusunda da çok önemli değerlendirmeler barındırıyor.

  • Künye: Kolektif – Belgesel Sinema Kitabı, derleyen: Brian Winston, yayıma hazırlayan: Seda Salman, Ayrıntı Yayınları, sinema, 752 sayfa, 2021

Graham Farmelo – Evren Sayılarla Konuşur (2021)

Matematik ve fizik arasında çiçek açan ilişkinin bütün kavrayışımızda nasıl büyük bir devrim yarattığı üzerine harikulade bir çalışma.

Graham Farmelo, son kırk yılda fizikte çığır açmış fikirlerin bizi gerçekliğin kalbinde yatan derin matematiğe götürdüğünü söylüyor.

Matematikle teorik fizik arasındaki hareketli dansın geçmişini ustalıkla serimleyen Farmelo, Newton’dan Einstein’a uzanarak matematik ve fizik arasındaki tarihsel ilişkiyi çarpıcı saptamalar eşliğinde görünür kılıyor.

Kitabı, bu iki alanın geçmişiyle veya bugünüyle ilgilenenler kadar, doğanın temel yasalarını keşfetmek isteyen bütün okurlara öneriyoruz.

  • Künye: Graham Farmelo – Evren Sayılarla Konuşur: Modern Matematik Tabiatın En Gizli Sırlarını Ortaya Çıkarıyor, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, bilim, 304 sayfa, 2021

Harun Aykut Göker – Yaratıcılık ve Yenilikçilik (2021)

Doğu toplumları tarihte birçok önemli buluş ve yeniliklere imza attıkları halde, bugün yaratıcılıklarını ve yenilik potansiyellerini ortaya koymada Batı toplumu karşısında neden geri kaldılar?

Harun Aykut Göker, niçin yeterince yenilikçi ve yaratıcı olamadığımızın ekonomik, kültürel ve tarihsel kökenlerini aydınlatıyor.

Göker, Doğu ile Batı kültürleri arasında kalan Türkiye toplumunun, sahip olduğu yetkinlikleri / yetenekleri bilgi toplumu ölçütlerine uygun bir yaratıcılığa dönüştürmekte neden zorlandığını irdeliyor.

Yazar, eğitim anlayışımızın, dini yorumlayış biçimimizin, politik, sosyal, ekonomik ve coğrafik olguların ve kimi öğrenilmiş, kimisi de kalıtımsal beşeri özelliklerimizin bu durumdaki sorumlulukları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Yazar bunun yanı sıra, sanayileşme ve kentleşmenin kendiliğinden yenilikçilik kültürünü geliştirmeye yeterli olup olmadığını tartışıyor, daha da önemlisi eğitim, kültür, siyaset, sanayi ve iş dünyası gibi farklı alanlarda yapılacak dönüşümlerin bu alandaki potansiyeli geliştirmede nasıl başarılı olabileceği konusunda ufuk açıcı öneriler sunuyor.

  • Künye: Harun Aykut Göker – Yaratıcılık ve Yenilikçilik: Kültürel Kökenleri ve Bizim Toplumumuz, Ayrıntı Yayınları, bilim, 496 sayfa, 2021

Zygmunt Bauman – Kültür Teorisinde Eskizler (2021)

Zygmunt Bauman’ın 1968’de ülkesi Polonya’dan sınır dışı edilmesi sürecinde kaybolduğunu sandığı ‘Kültür Teorisinde Eskizler’, düşünürün daha sonraki fikirlerine zemin oluşturan çok önemli bir eser.

Sıkı bir teorik tefekkür olan bu kitabında Bauman, kitle kültürünün durumu, pedagojinin talepleri ve kırsal bölgelerdeki değişimler gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitapta,

  • Kültürel antropolojinin krizini,
  • Yapısalcılıkla sibernetiğin potansiyellerini,
  • Göstergebilimsel kültür teorisini,
  • Göstergebilimin kültür teorisindeki araştırma sorunlarını,
  • Toplumun kültürel ve kültür dışı örgütlenmesini,
  • Toplumların ekonomisi ile kültürleri ve tipolojileri arasındaki girift ilişkiyi,
  • Çağdaş eğitimin problemlerini,
  • Ve kültürün sosyolojik işlevi gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

‘Kültür Teorisinde Eskizler’, gerek tarihi gerekse içinde sunulan fikirlerin değeri bakımından, ayrıca 1960’larda sosyal bilimlerde yaşanan dönüşümlerin çok önemli bir incelemesi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Kültür Teorisinde Eskizler, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 400 sayfa, 2021

Kolektif – Pandemi, Neoliberalizm, Medya (2021)

Covid-19 pandemisi, bize alternatif medyanın ne kadar önemli bir görevi yerine getirdiğini bir kez daha hatırlattı.

Zira halkın yanında olması gereken ana akım medya kurumlarının bu süreçte habercilik yapmaktan ziyade kendilerine verilen bilgileri haberleştirmekle yetindiklerine yakından tanık olduk.

Bu usta işi derleme de, pandeminin ağırlıklı olarak medyaya yansımalarını farklı açılardan irdeliyor.

Kitapta,

  • Pandemi döneminde iletişim ve medyanın nasıl bir işlev üstlendiği,
  • Medyada nasıl bir pandemi anlatısı kurulduğu,
  • Pandemi sürecinde yeni medyanın ve kamusal iletişimin rolü,
  • Pandemide yalan haberin etkileri ve bu süreçte doğru bilgiye erişimin hayati önemi,
  • İzolasyon ve şiddet sarmalında pandemide kadın ve çocuk olmanın ne anlama geldiği,
  • Ve Amerikan medyasının koronavirüs ile nasıl bir sınav verdiği gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Yasemin İnceoğlu, Savaş Çoban, Faruk Bildirici, Bermal Aydın, Can Ertuna, İsmail H. Polat, Şevket Uyanık, Sarphan Uzunoğlu, Tirşe Erbaysal Filibeli, Elgiz Yılmaz Altuntaş, Tuğçe Duygu Köksal, Gülin Çavuş, Mert Can Yılmaz, Sinan Aşçı, Sevgi Kesim Güven, Menekşe Tokyay ve Aslı Tunç.

  • Künye: Kolektif – Pandemi, Neoliberalizm, Medya, derleyen: Yasemin İnceoğlu ve Savaş Çoban, Ayrıntı Yayınları, medya, 336 sayfa, 2021

Atilla Özsever – Mesele Teslim Olmamakta (2021)

Türkiye’nin yakın tarihi, devrimci serüveni, darbeler tarihi, dalgalı siyaseti ve gazetecilik dünyası üzerine çok iyi bir tanıklık.

12 Mart döneminde piyade üsteğmeni iken siyasi görüşleri nedeniyle re’sen emekliye sevk edilmiş, 2.5 yıl cezaevinde kalmış, 68 kuşağından gazeteci ve akademisyen Atilla Özsever hocaya kulak veriyoruz.

Kitabın ilk bölümü, Özsever’in askerlik ve 12 Mart dönemi üzerine anılarından oluşuyor.

Kitabın devamı ise Özsever’in gazetecilik yılları ve akademik yaşamına dair tanıklığını sunuyor.

Özsever kitabında, Devrimci Subaylar Örgütü, askeri okullarda eğitim, Mahir Çayan ve Sinan Cemgil gibi dönemin öne çıkan devrimci kişilikleri, OYAK bildirisi, Ziverbey Köşkü’nde işkence, Deniz’lerin idamı, cezaevi yılları, TRT’ye giriş ve TRT’den atılma, sendika uzmanlığı, kanlı 1977 Mayıs’ı, 12 Eylül Darbesi’nde yaşananlar, Hürriyet’te Çetin Emeç ve Ertuğrul Özkök çekişmesi, öğretim üyeliği yılları, üniversitelerde sözleşme sorunu, Gezi direnişi ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi, hem kişisel hayatında, hem de Türkiye yakın tarihinde iz bırakmış pek çok kişi ve olayı anlatılıyor.

  • Künye: Atilla Özsever – Mesele Teslim Olmamakta: Asker Kökenli Bir 68’linin 12 Mart, Gazetecilik ve Akademisyenlik Anıları, Ayrıntı Yayınları, anı, 320 sayfa, 2021

Michael Stolleis – Yasanın Gözü (2021)

İnsan gözü herhalde tüm kültürlerin zihninde dinî, felsefi, sosyal ve nihayet hukuki bağlamları olan mucizevi bir şeydir.

Örneğin nazarlıklarda kullanılan göz simgesi Eski Mısır’ın adaleti temsil eden hem Tanrı hem Kral Osiris’in asasındaki gözdür, ama aynı zamanda ve hatta enteresan bir şekilde Fransız Devrimi’nin de adalet simgesi olmuştu.

İşte hukuk tarihçisi Michael Stolleis’ın yeniden basılan bu güzel çalışması da, yasaların egemenliğinin simgesi “her şeyi gören göz”ün tarih içinde taşıdığı anlamları hukuk açısından inceliyor.

Stolleis burada, tarihten güçlü ve çarpıcı alıntılarla en eski çağlardan bugünkü hukuk devletine kadar “yasa” kavramının temelinde görmek, gözlemek ve denetim düşüncesinin yattığını gözler önüne seriyor ve bunun geçirdiği evreleri canlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitap, “yasanın gözü”nün tarih içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiğine yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Michael Stolleis – Yasanın Gözü: Bir Metaforun Tarihi, çeviren: Arif Çağlar, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 112 sayfa, 2021