Ian Goldin, Goeffrey Cameron ve Meera Balarajan – Sıra Dışı İnsanlar (2022)

Göç, insanlık tarihiyle yaşıttır.

Üç yazarlı bu enfes kitap, hem göçlerin geçmişte toplumları nasıl kökten dönüştürdüğünü gösteriyor hem de dünyanın geleceğini nasıl etkileyeceği konusunda ufuk açıcı öngörüler sunuyor.

Dünya halklarının yeniden birbirine bağlanması ve karışımının, birçok toplumda hakim normlara ve pratiklere meydan okuduğu, dinamik bir küresel entegrasyon çağında yaşıyoruz.

Dağılma ve bütünleşme aynı anda ve iç içe gerçekleşen süreçler.

Kültürel kodlar buna uyum sağlıyor.

Yeni ekonomiler açığa çıkıyor.

Yenilikler büyüyor.

Toplumsal kurumlar ayak uydurma mücadelesi veriyor.

Birçok kişi için göçle bağlantılı güçlükler, post-modernizm, çok kültürlülük ve arzu uyandırıcı kozmopolitanizm çağımızın karakteristik özellikleridir.

Bazıları insanların ortak yanlarının daha çok olduğu hayali bir geçmişe özlem beslemektedirler.

Bugün beşeri hareketlerin ölçeği, hızı ve yoğunluğu belki daha büyük olsa da, göç alışkanlıkları ve yıkıcı etkileri insanlık kadar eskidir.

Yabancılar, her zaman kendilerini benimseyen toplumların muhalefetiyle karşılaşmışlardır.

Bununla birlikte tarihin yönü, topluluğun sınırlarında bitmek bilmez bir genişlemeye işaret etmektedir.

Kültürel ve politik hudutlarımız yavaş yavaş geri çekilmiştir.

  • Künye: Ian Goldin, Goeffrey Cameron ve Meera Balarajan – Sıra Dışı İnsanlar: Göç Dünyamızı Nasıl Şekillendirdi ve Geleceğimizi Nasıl Tanımlayacak?, çeviren: Akın Emre Pilgir, Gav Perspektif Yayınları, inceleme, 358 sayfa, 2022

William Robinson – Küresel Polis Devleti (2022)

Bugün bütün dünyada artan polis şiddetiyle karşı karşıyayız.

Bunu kontrolden çıkmış, özünde de vahşi ve baskıcı olan kapitalizmin sonucu olarak okuyan William Robinson buna karşı toplumsal bir hareketi oluşturmanın neden hayati olduğunu tartışıyor.

Eşitsizlikler gün geçtikçe artarken, insanlar da “gözden çıkarılabilir” hale gelmeye başladı.

Bugünlerde hükümetler, orantısız polis şiddeti ile nüfusun bir kısmını sistematik olarak toplumdan dışlıyor.

Robinson, bu kontrolden çıkmış sistemin doğasını ve dinamiklerini ele alırken mücadele etmek için toplumsal bir hareket oluşturmanın gerekliliğinin aciliyetini vurguluyor.

Küresel polis devleti; toplu tutuklamalar, polis şiddeti, ABD tarafından yönetilen savaşlar, göçmenlere ve mültecilere zulüm ve çevre aktivistlerinin baskılanması gibi birçok kontrol yöntemine başvuruyor.

Bu artan militarizasyona, gözetime ve toplumdan “öteki” kavramının temizlenmesine karşı çıkmak üzere toplumsal hareketler yükselişte.

Ancak bunların birçoğu, sorunun kaynağı olan küresel kapitalizmi ele almaktansa sadece toplumsal adalet kavramına değinmekle kalıyor.

Robinson, kapitalizmin ne denli baskılayıcı bir sistem haline geldiğini ortaya koyan dikkat çekici verileri kullanarak; ortaya çıkmakta olan megakentlerin, dışlananların ve ezilenlerin polis devletleriyle yüzleştiği bir savaş alanı haline geldiğini savunuyor.

Robinson, California Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olup, çalışmaları politik ekonomi, küreselleşme, Latin Amerika ve tarihsel materyalizme odaklanıyor.

Ayrıca 1980’lerde Nikaragua’da savaş muhabirliği yaptı.

Birçok kitabın yanı sıra çeşitli dergilerde ve haber sitelerinde akademik yazıların yanı sıra makaleler kaleme alıyor.

  • Künye: William I. Robinson – Küresel Polis Devleti, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 256 sayfa, 2022

Tony Blackshaw – Zygmunt Bauman (2022)

Dünyayı değiştirmek için sosyolog olan Zygmunt Bauman hakkında çok önemli bir kitap.

Tony Blackshaw, aynı zamanda Bauman’ın sosyolojisini daha iyi kavramamız için önemli ipuçları da sunuyor.

Bauman gündelik yaşamın ritmini, kendisini sosyolojik tahayyüllere kazıyan bilge ve eleştirel bir pratiğe dönüştürür.

Çoğumuz belki de Bauman’ın sosyolojisinde ele aldığı temaların çoğunu ayırt edebiliriz ama Bauman onları gerçek insanlar ve onların yaşamlarıyla ilgili anlatılara dönüştürme üstadıdır.

Bu kitap, yazarının tabiriyle “dünyayı değiştirmek için sosyolog olan” bir kuramcı hakkında.

Bauman’ın sosyolojisi yaşadığımız dünyanın karmaşıklığını tek bir modelle açıklamaya çalışmayan, insani deneyimlerin tümünü kucaklama iddiasında bulunmayan bir modernite eleştirisi.

İnsanların toplumsal ilişkilerini hem mikro hem de makro ölçekte eleştiren, aralardaki geçişleri neredeyse pürüzsüz ve ilmek ilmek dokuyan bir sosyolog Bauman.

Bu eser çalışmalarını daha iyi anlamaya, fikirlerine yeni merceklerle bakmaya, dünyamızı ve toplumumuzu eleştirel bir gözle değerlendirmeye meraklı okurlar için başucunda tutulması gereken bir çalışma.

  • Künye: Tony Blackshaw – Zygmunt Bauman, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 256 sayfa, 2022

Terry Eagleton – Akıl, İnanç ve Devrim (2021)

Ne oldu da geleneksel Hıristiyanlık, İncil’in devrimci tavrına ihanet etti?

Terry Eagleton, Tanrı inancı üzerine ufuk açıcı bir tartışma yürüterek bu soruya yanıt arıyor.

Eagleton, ‘Akıl, İnanç ve Devrim’de, bir yandan “batıl inançlı” Tanrı görüşünü yıkıyor, öte yandan da kurumsal Hıristiyanlığa şiddetli bir saldırı başlatıyor.

Kutsal Ruh’tan Ortadoğu’nun yakın tarihine, Aquino’lu Tomas’tan İkiz Kuleler’e kadar uzanan anlatısında din ve siyasete ilişkin düşüncelerini dile getiren Eagleton biliminsanlarını, ilahiyatçıları, ateistleri ve Tanrı tartışmasını anlamaya hevesli okurları din ve inanca dair ezberlerini bozmaya davet ediyor.

  • Künye: Terry Eagleton – Akıl, İnanç ve Devrim, çeviren: Akın Emre Pilgir, Tellekt Kitap, siyaset, 152 sayfa, 2021

Frank M. Snowden – Salgınlar ve Toplum (2021)

Tarih boyunca insanlığı kırıp geçiren pek çok kitlesel salgın yaşandı.

Frank Snowden da, vebadan günümüze yaşanan salgınların toplumu ve tarihi nasıl köklü bir biçimde dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.

Çalışma, söz konusu salgınların hastalıkların yanı sıra tıp bilimini ve halk sağlığını nasıl çarpıcı bir biçimde etkilediğini, bunun yanı sıra sanata, dine, entelektüel tarihe ve savaşa yansımalarını duru bir üslupla ortaya koymasıyla önemli.

Tıbbi tedavinin evrimi, veba literatürü, yoksulluk, çevre ve kitlesel histeri gibi temalara sahip çalışma, çiçek hastalığı, kolera ve tüberküloz gibi hastalıklar hakkında tarihsel bir perspektif sağladığı gibi, HIV/AIDS, SARS, Ebola ve Covid-19 gibi salgınların sonuçlarına odaklanıyor ve dünyanın gelecek nesil hastalıklara hazır olup olmadığı sorusuna yanıt arıyor.

  • Künye: Frank M. Snowden – Salgınlar ve Toplum: Kara Ölüm’den Günümüze, çeviren: Akın Emre Pilgir, Tellekt Kitap, tarih, 752 sayfa, 2021

Zygmunt Bauman – Kültür Teorisinde Eskizler (2021)

Zygmunt Bauman’ın 1968’de ülkesi Polonya’dan sınır dışı edilmesi sürecinde kaybolduğunu sandığı ‘Kültür Teorisinde Eskizler’, düşünürün daha sonraki fikirlerine zemin oluşturan çok önemli bir eser.

Sıkı bir teorik tefekkür olan bu kitabında Bauman, kitle kültürünün durumu, pedagojinin talepleri ve kırsal bölgelerdeki değişimler gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitapta,

  • Kültürel antropolojinin krizini,
  • Yapısalcılıkla sibernetiğin potansiyellerini,
  • Göstergebilimsel kültür teorisini,
  • Göstergebilimin kültür teorisindeki araştırma sorunlarını,
  • Toplumun kültürel ve kültür dışı örgütlenmesini,
  • Toplumların ekonomisi ile kültürleri ve tipolojileri arasındaki girift ilişkiyi,
  • Çağdaş eğitimin problemlerini,
  • Ve kültürün sosyolojik işlevi gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

‘Kültür Teorisinde Eskizler’, gerek tarihi gerekse içinde sunulan fikirlerin değeri bakımından, ayrıca 1960’larda sosyal bilimlerde yaşanan dönüşümlerin çok önemli bir incelemesi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Kültür Teorisinde Eskizler, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 400 sayfa, 2021

David Quammen – Kördüğüm Evrim Ağacı (2021)

Biyolojideki en dudak uçuklatan hikâyelerden biri protein moleküllerindeki zengin çeşitliliktir.

David Quammen’in bu enfes çalışması da, moleküler filogenetikteki son keşiflerden yola çıkarak insanın kimliği ve canlıların evrimi konusunda bize yepyeni bilgiler veriyor.

Kitabın en büyük katkısı, bu keşiflerin evrim anlayışımızı ve yaşamı nasıl değiştirebildiğini bilim tarihinde iz bırakan araştırmacıların yaşamları ve çalışmaları üzerinden anlatması.

Arkeleri keşfeden Carl Woese, endosimbiyotik teorinin mimarı Lynn Margulis ve yatay gen transferinin şaşırtıcı sonuçlarını ortaya koyan Tsutomu Watanabe, bunlardan birkaçı.

Quammen bu isimlerin ortaya koyduğu muazzam katkılardan hareketle, “İnsan birey nedir?” ve “Bu keşifler insanın kimliği, bireyselliği ve tarihine dair bize neler söyleyebilir?” gibi hayati soruların yanıtlarını arıyor.

‘Kördüğüm Evrim Ağacı’, canlılar arası evrimsel bağlantıların atalarımızdan kalma doğası ve her bir organizmanın iç içe geçme derecesi üzerine derinlemesine düşünmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: David Quammen – Kördüğüm Evrim Ağacı, çeviren: Akın Emre Pilgir, Tellekt Kitap, bilim, 568 sayfa, 2021

Zygmunt Bauman – Sosyoloji Ne İşe Yarar? (2021)

Sosyolojinin kendisi, keşfetmeye çalıştığı toplumsal dünyanın ayrılmaz bir parçasıdır.

Peki, sosyoloji tam olarak nedir, neden ve nasıl yapılır, neyi başarır?

Zygmunt Bauman’la Ocak 2012 ve Mart 2013 arasında yapılmış dört söyleşiden oluşan bu kitap, sosyologları, bir bilimin değer yargılarından bağımsız teknisyenlerinden ziyade, dünyaya seslenmek için kullanılan bir yöntemin etkin özneleri olarak tanımlamaya teşvik ediyor.

Okurunu, günümüzde ve gelecekte sosyologların neyi, neden, nasıl ve kimler için yaptığı üzerine taze fikirler üretmeye davet eden çalışma, sosyologları Bauman’ın eserlerindeki ahlaki ve politik mesajlara uyarlamayı hedefliyor.

“Sosyolojinin daha geleneksel ve hümanist varyasyonu, kararların derin kaynaklarını faaliyete sokarak, insanlara içinde bulundukları durum hakkında bol miktarda bilgi sağlayarak ve bu sayede tercih özgürlüklerinin sınırlarını genişleterek insan davranışlarını daha az öngörülebilir hale getirmeyi hedefler.” diyen Bauman’a göre, sosyologlar gerektiğinde akıntıya karşı yüzmelidir.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Sosyoloji Ne İşe Yarar?, söyleşi: Michael Hviid Jacobsen ve Keith Tester, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 160 sayfa, 2021

Görkem Doğan – Neoliberalizm, İşçiler ve Direniş (2021)

12 Eylül 1980 darbesi, bütün olanaklarıyla üzerine gitmesine rağmen işçi hareketini boğamadı.

Bu sayede 1990 kışındaki, ikisi de birbirinden etkili Büyük Madenci Yürüyüşü ve onun öncesinde de 89 Bahar Eylemleri yaşanabildi.

Ve yine bu sayededir ki acımasız neoliberal politikaları uygulamaya koyan ANAP iktidarı, tarihin çöplüğündeki yerini aldı.

İşte Görkem Doğan’ın bu harikulade çalışması da, işçilerin 80’lerdeki bu protesto döngüsünü çok yönlü bir bakışla anlamlandırmasıyla önemli.

Görkem burada,

  • Seksenli yıllardaki işçi hareketinin, işçilerin altmışlı ve yetmişli yıllardaki deneyimlerinden ve hatta kadrolarından nasıl yararlandığını,
  • İşçi hareketinin seksenlerin tam sonuna denk gelen bu yükselişinin ardındaki dinamikleri,
  • Netaş Grevi’nden itibaren ortaya çıkan pek çok küçük grev ve başka işçi eylemlerinden oluşan protesto döngüsünün nasıl adım adım yükseldiğini,
  • Bunun dönemin siyasal süreçleriyle nasıl ilintili olduğunu,
  • Bu kitle seferberliğinin ANAP iktidarının devrilmesine ne gibi katkılarda bulunduğunu,
  • Ve bu hareketin canlılığını doksanlı yılların başından itibaren kamu emekçilerinin sendikalaşma hareketi ve öğrenci hareketine devredişini ayrıntılı bir bakışla izliyor.

Kitap, seksenlerdeki bu protesto döngüsünü irdelediği kadar, bu deneyimden ne gibi dersler çıkarabileceğimiz üzerine de düşünüyor.

  • Künye: M. Görkem Doğan – Neoliberalizm, İşçiler ve Direniş: Özal’a Karşı Geleneksel Sendikanın Mücadelesi (1986-1991), çeviren: Akın Emre Pilgir, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 325 sayfa, 2021

Kolektif – Sanat Tarihinin Elli Temel Metni (2021)

Okurun, sanat tarihinin temel dayanak ve güzergâhlarını daha iyi kavramak için muhakkak okuması gereken temel metinler, bu derlemede.

Diana Newall ve Grant Pooke’un derlediği özenli çalışmada, ilk zamanlardan çağdaş döneme kadar uzanan eserler ve konular üzerine kaleme alınmış elli eleştirel metin yer alıyor.

Bir yandan bizlere bırakılan kültürel mirası sorgulayan, farklı kuşaklardan yazarlara ait bu metinler, aynı zamanda kültürel mirasımıza ve arşivlerimize çoğulcu bir bakış açısıyla yaklaşmamıza olanak sağlıyor.

Sanat tarihine ilgi duyan herkesin kitaplığında bulunması gereken bir rehber.

  • Künye: Kolektif – Sanat Tarihinin Elli Temel Metni, derleyen: Diana Newall ve Grant Pooke, çeviren: Akın Emre Pilgir ve Ercan Tugay Akı, Ayrıntı Yayınları, sanat tarihi, 384 sayfa, 2021