Ersin Toker – Porsuk Durgun Akardı (2018)

Bilen bilir, Eskişehir, Türkiye’nin en kendine has şehirlerinden biridir.

Tatarların, Çerkezlerin, Kürtlerin, Türklerin, göçmenlerin bir arada yaşadığı, bağnazlıktan uzak, sosyal ilişkilerin gayet iyi olduğu, dinamik ve demokrat bir şehirdir Eskişehir.

Ersin Toker ise bu önemli çalışmasında, şehrin yakın dönem tarihinde iz bırakmış devrimcilerinin deneyimlerini kayda alıyor.

Devrimci Yol Hareketi’nin Eskişehir’de ortaya çıkışının ve gelişmesinin hikâyesini sunan kitap, bir yönüyle de büyük dönüşümlerin yaşandığı, ülkenin yakın tarihine dair pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Pek çok tanıkla birebir görüşmelerle de zenginleşmiş kitap, bu şehrin devrimci tarihinde önemli bir kişilik olan Mustafa Çalıkuşu’nun anısına adanmış.

Çalıkuşu’nun hayatı ve çalışmalarının başından sonuna bize eşlik ettiği çalışma, yalnızca Eskişehir’in değil, Türkiye’nin bugünlere nasıl geldiğinin de hikâyesi olarak okunmalı.

  • Künye: Ersin Toker – Porsuk Durgun Akardı: Mustafa Çalıkuşu Anısına, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 672 sayfa, 2018

Michael Löwy – Demir Kafes (2018)

Michael Löwy’nin Max Weber’e ilgisi, uzun yıllar öncesine dayanır.

Löwy’nin 1969’da yazdığı ‘Weberoloji’ adlı denemesi, Weber’in temel kitabı ‘Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu’na ilişkin yöntem tartışmasıydı.

Löwy şimdi de, Weber’in Karl Marx’la ilişkisini, kendi deyimiyle “Weberci Marksizm” olarak tanımladığı durumu tartışıyor.

Löwy, Weber’in kültürel karamsarlığına, yani bürokratik kapitalist uygarlığa ilişkin, “çelik gibi sert” benzetmesiyle ortaya koyduğu teşhisi ve Weber’in gözünden kapitalizmin bizim için hazırladığı geleceği zengin bir perspektifle yorumluyor.

  • Künye: Michael Löwy – Demir Kafes: Max Weber ve Weberci Marksizm, çeviren: Nihan Çetinkaya, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa, 2018

Chuck Palahniuk – Zoka (2018)

Chuck Palahniuk’un bu kitabı, yazarın yeni öykülerini sunuyor.

Ama buradaki öykülerin her biri, farklı sanatçıların özgün desenleriyle zenginleşmiş.

Siz bir öyküyü okurken, aynı zamanda bu öyküdeki bir karakteri veya anı tasvir eden resimleri boyayabiliyorsunuz.

Hem içerik olarak hem de görsel açıdan keyifli bir deneyim vaat eden kitabı, tüm öykü tutkunlarına öneririz.

Kitapta çizimleri yer alan sanatçılar ise şöyle: Lee Bermejo, Kirbi Fagan, Duncan Fegredo, Tony Puryear, Alise Gluškova, Marc Scheff, Steve Morris ve Joëlle Jones.

Künye: Chuck Palahniuk – Zoka: Renklendirmeniz İçin Muzır Hikâyeler, çeviren: Funda Öncü, Ayrıntı Yayınları, öykü, 152 sayfa, 2018

Richard Rorty ve Gianni Vattimo – Dinin Geleceği (2009)

‘Dinin Geleceği’, teolog Gianni Vattimo ile kendini laik-demokrat olarak tanımlayan Richard Rorty arasındaki diyaloğa dayanıyor.

Aynı zamanda, Vattimo’nun ‘Yorum Çağı’ ve Rorty’nin ‘Dinsel Zümre Karşıtlığı ve Ateizm’ başlıklı birer yazısı ile kitabı derleyen Santiago Zabala’nın çerçeve metni ‘Teistleri ve Ateistleri Olmayan Bir Din’ başlıklı bir yazısından oluşan kitap, metafizikten sonra dinin geleceğine dair dillendirilen soruları yanıtlamayı amaçlıyor.

Rorty ve Vattimo, insanlığın Aydınlanma öncesinde Tanrı’ya karşı, Aydınlanma’dan sonra ise akla karşı ödevleri olduğu gerçeğinden yola çıkıyor.

İki ismin buluştuğu ortak zemin ise, ontolojik hakikate dayanma iddiasından arındırılmış postmodern düşünme tarzıdır.

Kitabın, teoloji ve Batı felsefesi arasındaki ilişki konusunda da bir başvuru kitabı olabileceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Richard Rorty ve Gianni Vattimo – Dinin Geleceği, derleyen: Santiago Zabala, çeviren: Rahmi G. Öğdül, Ayrıntı Yayınları, din, 92 sayfa

Zakes Mda – Adınla Başlar Hayat (2018)

Bu aralar güzel bir hikâye okumak isteyenlere, Güney Afrika’nın en önemli yazarlarından Zakes Mda’nın bu çarpıcı romanını öneririz.

‘Adınla Başlar Hayat’, insanların durduk yere öldürüldüğü, açlığın ve yokluğun doğal karşılandığı bir dünyada, bir yönüyle günümüzde, hayata tutunmaya, onurlarını ve ümitlerini korumaya çalışanların hikâyesini anlatıyor.

Romanın merkezinde, ölümü meslek edinmiş bir adam olan Toloki ile prensiplerinden asla taviz vermeyen, insanlardan uzak yaşamaya tutkun Noria adlı karakterler yer alıyor.

Çocukluk arkadaşı olan Toloki ve Noria’nın yolları, yıllar sonra bir cenazede kesişecektir.

Bu karşılaşma iki karakterin dünyasında, silinmez izler bırakacaktır.

Zakes Mda’nın bu romanının, Güney Afrika’nın en prestijli ödülü olan M-Net Kitap Ödülü’nü kazandığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Zakes Mda – Adınla Başlar Hayat, çeviren: Damla Yeşil, Ayrıntı Yayınları, roman, 208 sayfa, 2018

Julian Barnes – Arthur ve George (2009)

Çağdaş İngiliz edebiyatının önde gelen isimlerinden Julian Barnes, nitelikli romanı ‘Arthur ve George’ta, yaşamları ve kişilikleri birbirinden çok farklı iki karakterin kesişen yollarını hikâye ediyor.

On dokuzuncu yüzyılın sonuyla yirminci yüzyılın başlarında geçen öykünün kahramanlarından ilki, Sherlock Holmes romanlarının yazarı Arthur Conan Doyle, diğeri de, Hint kökenli bir İngiliz olan, babasının öğretilerini tartışmadan kabul eden, içe kapanık George Edalji’dir.

Günün birinde işlemediği bir suçtan yargılanan Edalji, yardım istemek için Doyle’ı ziyaret eder.

Edalji’nin akıllara durgunluk veren hikâyesini öğrenen Doyle, onu savunmaya karar verecektir.

  • Künye: Julian Barnes – Arthur ve George, çeviren: Serdar Rifat Kırkoğlu, Ayrıntı Yayınları, roman, 452 sayfa

Fred Harrison – Travmatize Toplum (2018)

“Paranın izini sürünüz. İzleri utanç vericidir: Dolandırıcıların bu izleri örtmek için yüzyılları olmuştur. Fakat bu izlerin bizi insanlık tarihinde işlenmiş en büyük suça götürdüğünü keşfedeceğiz.”

Hepimizin mirasımız üzerinden nasıl dolandırıldığımızla ilgili bir soruşturma olan ‘Travmatize Toplum’, bizi, ortak olana eşit erişim ve pay sahibi olma hakkımıza sahip çıkmaya çağırıyor.

Fred Harrison kitabında, tarihsel, iktisadi ve sosyal süreçler olarak hileleri, ayrımcı ekonomilerin sebep olduğu eşitsiz gelişimleri, Batılı aklın gerileyişinin başlıca nedenlerini ve soykırımların halkın dize getirilmesinde nasıl kullanıldığını irdeliyor.

‘Travmatize Toplum’ bireylerin ve toplumun içinde bulunduğu travmayı açıklarken, ekonomi, sosyoloji, psikoloji gibi disiplinlerden faydalanıyor ve böylece uygarlığı yozlaştıran bu büyük soruna çok boyutlu bir yaklaşım getiriyor.

  • Künye: Fred Harrison – Travmatize Toplum: Hile Yapmayı Nasıl Yasaklar ve Uygarlığımızı Kurtarırız?, çeviren: Duygu Yeniçınar, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 336 sayfa, 2018

Kolektif – Perdeyi Aralamak (2018)

Sinema teorisi hakkında iyi bir derleme arayanlara bu kitabı tavsiye ediyoruz.

Kitabın ilk bölümü anlatı, tür ve sansür üzerine yazılar barındırıyor.

İkinci bölümde sanat, sinema ve medyaya ilişkin filmler üzerine yazılar yer alıyor.

Üçüncü bölüm, izleyiciyi yüzleşmeye çağıran üç film üzerine makaleler sunuyor.

Dördüncü bölümde sinemada cinsiyet sorununu dört film üzerinden çözümlüyor.

Beşinci bölüm, filmlerdeki anne-çocuk ilişkisini irdeliyor.

Altıncı ve son bölüm ise, İngiliz, Macar, Arjantinli ve Fransız dört kadın yönetmenin filmleri üzerine yazılardan oluşuyor.

Yirmi dört makalenin bulunduğu kitap, sinema öğrencileri ve sinema okurları için kaynak bir eser olmaya aday.

  • Künye: Kolektif – Perdeyi Aralamak, derleyen: Semire Ruken Öztürk ve Hasan Akbulut, Ayrıntı Yayınları, sinema, 400 sayfa, 2018

Clémence Scalbert Yücel – Kürt Edebiyatının Anatomisi (2018)

Dil ve kültür politikaları, azınlık sorunları, Kürt sorunu, sınırlar ve sınır ötesi bölgeler gibi alanlarda çalışan Clémence Scalbert Yücel’in bu önemli çalışması, Kürt dili ve edebiyatı hakkında sağlam bir analiz sunuyor.

Yücel burada, Türk dil politikalarıyla Kürt dil politikalarını, ayrıca Kürt yazınsal alanının tarihsel oluşumu ve yapılanmasını derinlemesine irdeliyor.

Kitapta,

  • Türk dil politikalarının yasal bileşeni ve artan yasaklar,
  • Bir araç ve bayrak olarak Kürt dili,
  • Kürt dil politikalarında Marksist yorumlar,
  • Türkiye’de 1991 yılından sonra kültürel politikaların umumileşmesi,
  • PKK ve PSK gibi örgütlerin Kürt diline yönelik yaklaşımları,
  • Siyasette dillerin kullanım biçimleri arasındaki farklılıklar,
  • İsveç’te Kürt edebiyat çevresinin ortaya çıkış zemini,
  • İsveç’te yazınsal faaliyetlere yönelik devlet desteği,
  • Kürtçe yazının biçimlenmesi,
  • Kürtçe’de Hawar, Nûdem ve Nûbihar gelenekleri,
  • Kürtçe yazanın eğitim mekânları olarak medreseler ve hapishaneler,
  • Türkiye’de Kürtçe yazanların ortaya çıkışında Mezopotamya Kültür Merkezi’nin rolü,
  • Ve Kürt edebiyatının dilbilimsel sınırları gibi, alana dair çok önemli konular ele alınıyor.

Künye: Clémence Scalbert Yücel – Kürt Edebiyatının Anatomisi, çeviren: Yeraz Der Garabedyan, Ayrıntı Yayınları, edebiyat inceleme, 272 sayfa, 2018

Faruk Bildirici – Günahlarımızda Yıkandık (2018)

Bugün Türkiye medyası, tarihinin en taraflı, en yozlaşmış ve en ahlaksız dönemlerini yaşıyor.

2010 tarihinden bu yana da Hürriyet gazetesinin Okur Temsilciliği (Ombudsman) görevini yürüten Faruk Bildirici’nin, bu dönemde kaleme aldığı medya etiğiyle ilgili yazıları, bu açıdan önemli bir boşluğu dolduruyor.

Bu yönüyle Bildiri’nin yazıları, yalnızca Hürriyet okurlarını değil, onlarla birlikte tüm medya camiasını, iletişim akademisyenlerini ve özellikle gazeteciliğe yeni başlayanlar ile gazeteci olma hevesiyle İletişim Fakültelerinde okuyan gençleri de hedefliyor.

Bildirici’nin sekiz yılı geçen ombudsmanlık deneyimimden damıttığı bu kitabı, etik standartları örnekler üzerinden medya ve iletişim camiasına anlatıyor, gazeteciliğin mutfağını okurlara tanıtıyor ve okurların medyaya daha farklı, daha bilinçli ve tabii daha hoşgörülü yaklaşmasına yardımcı oluyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Gazetecinin neden her zaman şüpheci olması gerektiği,
  • Haberlerde ölüme saygı göstermek,
  • İntiharlara medya etkisi,
  • Kadın haberlerinde erkek dili,
  • Ayrımcılık ve nefret söylemi,
  • Haberlerin şiddetin sıradanlaşmasına katkısı,
  • Polis bakışıyla polisiye haberler yapmanın sakıncaları,
  • Barış gazeteciliği,
  • Haber yapımında ve masumiyet karinesine dikkat etmek,
  • İş dünyasına güzellemeler,
  • Reklam kokan habercilik,
  • Özel hayatın korunması,
  • Haberde sözcüklerim seçimi ve Türkçenin kullanımındaki sıkıntılar,
  • Haber fotoğrafçılığında etik,
  • Kaynak gösterme ahlakı,
  • Özel uçak gazeteciliği,
  • Hapsedilen basın özgürlüğü…

Künye: Faruk Bildirici – Günahlarımızda Yıkandık, Ayrıntı Yayınları, medya, 432 sayfa, 2018