Fahreddin Es’ad-i Gorgânî – Vîs ile Râmîn (2013)

  • VÎS İLE RÂMÎN, Fahreddin Es’ad-i Gorgânî, çeviren: Mehmet Kanar, Ayrıntı Yayınları, klasik metinler, 340 sayfa

VIS

Fahreddin Es’ad-i Gorgânî’nin Pehleviceden Farsçaya çevirisini 1054 yılında tamamladığı ‘Vîs ile Râmîn’, manzum bir aşk hikâyesi. Ele aldığı konuyu son derece cesur bir şekilde ortaya koymasıyla dikkat çeken hikâye, Şâh Mûbed’in karısı Vîs’in, şahın en küçük kardeşi Râmîn ile yaşadığı aşkı anlatıyor. Ağabeyinin eşine âşık olan Râmîn, büyük bir vicdan azabı yaşar ve Vîs’i unutmak için ağabeyinden bir istekte bulunur. İsteği, kendisini Mâhâbad, yani Medlerin eyaletine komutan yapmasıdır. Bu isteği kabul edilen Râmîn, uzak diyarlara gider. Fakat bu uzaklık bile onun Vîs’e karşı hissettiği duyguların önüne geçemeyecektir.

Frederick William Hasluck- Sultanlar Zamanında Hıristiyanlık ve İslam II (2013)

  • SULTANLAR ZAMANINDA HIRİSTİYANLIK VE İSLAM II, Frederick William Hasluck, çeviren: Timuçin Binder, Ayrıntı Yayınları, tarih, 347 sayfa

SULTANLAR

Frederick William Hasluck’un iki ciltlik ‘Sultanlar Zamanında Hıristiyanlık ve İslam’ı, Türk folkloru ve bunun Hıristiyanlıkla ilişkileri açısından zengin veriler barındırmasıyla önemli. Hasluck, çalışmanın yeni yayınlanan elimizdeki cildinde ise, konuya dair ayrıntılar sunmaya devam ediyor. Kitapta, Konya sultanları döneminde Hıristiyanlık ve İslam etkileşimi, Yeniçeri Ocağı’nın kuruluşu, Hacı Bektaş’ın kişiliği ve Yeniçerilerle ilişkisi, Bektaşilerin coğrafi dağılımı, Bektaşilik ve sünni İslam, Avrupa’da Bektaşilik ve Hıristiyanlık, kılıç kuşanma töreninin tarihi, Doğulu gözüyle Batılı seyyahlar gibi konular yer alıyor.

Berrak Coşkun – Hannah Arendt’te “Radikal Kötülük” Problemi (2013)

  • HANNAH ARENDT’TE “RADİKAL KÖTÜLÜK” PROBLEMİ, Berrak Coşkun, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 205 sayfa

HANNAH

Hannah Arendt, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi toplama ve imha kamplarında yaşananları, kötülüğün en radikal biçimi olarak değerlendirmiş, Auschwitz’i de bu bağlamda bir kırılma noktası olarak görmüştü. Berrak Coşkun, ilgi çekici çalışmasında, Arendt’in “kötü”ye, “kötülük”e ilişkin keşfinin düşünsel payandalarını ortaya koyuyor. Kitapta, Arendt’te ana çizgileriyle kötülük sorunu, niyetler bağlamında kötülük, başkalarının bakış açısından düşünme yeteneksizliği olarak kötülük ve kavramlarda dile gelen kötülük gibi konular ele alınıyor. Coşkun ayrıca, Arendt’in “Radikal kötülük” problemini ele alışındaki kavramsal ağı da açıklıyor.

Zülküf Kara – Toplumla “Yüzleşme” (2013)

  • TOPLUMLA “YÜZLEŞME”, Zülküf Kara, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 142 sayfa

TOPLUMLA

Zülküf Kara ‘Toplumla “Yüzleşme”‘de, son zamanların en önemli konularından olan yüz naklini, fenomenolojik bir çözümlemeye tabi tutuyor. Yüz naklinin biyolojik doku transferi olmaktan öte kişilik ve toplumsal kimlikle de doğrudan ilişkili olduğunu belirten Kara, özellikle Türkiye’de son birkaç yılda gerçekleştirilen yüz nakli örneklerinden hareketle, bir beden fenomenolojisi okuması yapıyor. Yüz naklini gerçekleştiren doktorlar ve hastalarıyla görüşmeler gerçekleştirilerek hazırlanan kitap, naklin öncesi ve sonrasında yaşanan bireysel tecrübeleri, nakil ile toplumsal algı ve yaklaşımlar arasındaki ilişkiyi aydınlatmasıyla önemli.

Eve Kosofsky Sedgwick – Aşk Üzerine Bir Diyalog (2013)

  • AŞK ÜZERİNE BİR DİYALOG, Eve Kosofsky Sedgwick, çeviren: Özge Karlık, Ayrıntı Yayınları, anlatı, 296 sayfa

ASK

Eve Kosofsky Sedgwick, Judith Butler’la birlikte Queer kuram olarak adlandırılan çalışma alanının temel isimlerinden. ‘Aşk Üzerine Bir Diyalog’ ise, Sedgwick’in depresyon şikayetleriyle ziyaret ettiği terapist Shannon Van Wey ile yaptıkları seanslardaki deneyim ve gözlemlerinden oluşuyor. Bu diyaloglarda Sedgwick’in haz meselesi, ailesinin farklı özellikleri, annesi ve babasıyla ilişkileri, kadın olmak, beden, seks, fanteziler, dostluk, cinsiyet, cinsiyetsizlik, okumak ve yazmak gibi pek çok konuya dair görüşleri sunuluyor. Kitap, Sedgwick’in duygu ve düşünce dünyası hakkında bilgilenmek isteyenler için iyi bir kaynak.

Adrian Vickers – Komünistlerden İslamcılara Bir 20. Yüzyıl Tarihi: Endonezya (2013)

Güneydoğu Asya alanında çalışan Adrian Vickers’ın, çok sayıda Endonezyalı ile yaptığı sohbetlerin ürünü olan elimizdeki kitabı, 220 milyonluk nüfusuyla dünyanın dördüncü büyük ülkesi olan bu devasa ve heterojen coğrafyanın modern tarihinin belli başlı dönüm noktalarını aydınlatıyor.

Endonezyalı yazar Pramoeya Ananta Toer’in hayatını ve yazdıklarını rehber alan Vickers, ülkenin Hollanda sömürgesi olduğu dönemi, kolonici devlete karşı yükselen muhalefeti, İslamcılığın önemli bir güç haline gelişini, ülkedeki etnik ve dini çeşitliliği, iç savaşı ve komünistler ile muhaliflerin darbe sürecinde devletin gazabına uğrayışını anlatıyor.

  • Künye: Adrian Vickers – Komünistlerden İslamcılara: Bir 20. Yüzyıl Tarihi: Endonezya, çeviren: Attila Tuygan, Ayrıntı Yayınları, tarih, 327 sayfa, 2013

Erica Wallach – Gece Yarısında Aydınlık (2013)

  • GECE YARISINDA AYDINLIK, Erica Wallach, çeviren: Gün Zileli, Ayrıntı Yayınları, roman, 448 sayfa

GECE

Erica Wallach otobiyografik romanı ‘Gece Yarısında Aydınlık’ta, Doğu Berlin’de 1950’de tutuklanışını ve beş yıl boyunca yaşadıklarını anlatıyor. Wallace, İspanya İç Savaşı’nda Cumhuriyetçilere yardım eden, 2. Dünya Savaşı’nda da Nazilere karşı savaşan Noel Field tarafından evlatlık edinilmiştir. Field, gittiği Prag’ta, 1949 yılında ortadan kaybolur. Wallach, babasının akıbetini öğrenmek için gittiği Doğu Berlin’de tutuklanır. Roman, Wallach’ın yıllarca yaşadığı sorgulamalara, maruz kaldığı işkencelere, idama mahkûm edilişine, Rusya’daki Vorkuta’da zorla çalışmaya tabi tutuluşuna ve daha sonra Kruşçev zamanında aklanışına dayanıyor.

Nihan Kaya – Yazma Cesareti (2013)

  • YAZMA CESARETİ, Nihan Kaya, Ayrıntı Yayınları, edebiyat inceleme, 264 sayfa

YAZMA

Nihan Kaya’nın yazarlar kadar sanatçıları da hedeflediği ‘Yazma Cesareti’, Carl Gustav Jung’un yaklaşımları ile psikanalizden yola çıkarak, yaratıcılığı ortaya koyan “enerji”nin izini sürüyor. Sanatın, sanatçının zihnine ilham olunduğu andan izleyicisine ulaştığı ana kadar, hep bir enerji olarak yaşandığını söyleyen Kaya, “sanat enerjisi” olarak tanımladığı bu özel enerjinin, diğer tüm enerjilere baskın çıkma kapasitesine sahip olduğunu savunuyor. Kaya bu bağlamda yaratıcı içgüdüyü, yaratıcılık ve regresyonu, sanatın neliğini, sanatın doğası gereği neden aykırı olduğunu ve insanın hikâyeye neden ihtiyaç duyduğunu irdeliyor.

Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı – Keşke Bir Öpüp Koklasaydım (2013)

Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı ‘Keşke Öpüp Koklasaydım’da, 12 Eylül çocuklarının, annelerinin, babalarının, kardeşlerinin ve eşlerinin yaşadıklarını kayda geçiriyor.

Bir sözlü tarih çalışması olan kitap en çok, 12 Eylül’ün üzerine doğmuş, ebeveynlerine reva görülen işkenceleri öğrenmiş çocukların hikâyesi.

Bu anlatımlarda karşımıza, meslekleri ellerinden alınmış mücadele insanları, kimi zaman zorluklara direnmiş kimi zaman çözülmüş aileler, cezaevi önünde geçen hayatlar çıkıyor. Kitap, bir dönemin travmalarıyla yüzleştiği gibi, gelecek nesillerin nasıl bir toplum yapısını ve sol geleneği miras aldıklarını da ortaya koyuyor.

  • Künye: Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı – Keşke Bir Öpüp Koklasaydım: Geride Kalan Aileler 12 Eylül’ü Anlatıyor, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 543 sayfa, 2013

Herbert Marcuse – Özgürlük Üzerine Bir Deneme (2013)

Herbert Marcuse’nin, dünyanın halk ayaklanmalarıyla sarsıldığı 1969 yılında yayımladığı ‘Özgürlük Üzerine Bir Deneme’, özgürlüğün yeni imkânlarını sorguluyor.

Gelişmiş endüstriyel toplumda özgürlüğün anlamını yitirdiğini savunan Marcuse’ye göre, bunun başlıca sebebi, Batı’nın gelişmiş kapitalist toplumlarıyla rekabete giren Sosyalist Blok’un, bunun bir sonucu olarak kendi hedeflerinden saparak rekabet ettiği düzenin değerlerinin egemen olduğu bir sisteme kaymasıdır.

Düşünüre göre, insanın gereksinimlerini özgürce tayin edemediği bu durumda, üretim araçları işçi sınıfı tarafından ele geçirilse dahi, özgürlük kazanılmış olmayacaktır.

  • Künye: Herbert Marcuse – Özgürlük Üzerine Bir Deneme, çeviren: Soner Soysal, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 92 sayfa