Chiara Bottici – Feminist Bir Mitoloji (2025)

Chiara Bottici’nin ‘Feminist Bir Mitoloji’ (‘A Feminist Mythology’) adlı kitabı, feminist düşünceyi mit kavramı üzerinden yeniden ele alıyor. Bottici, mitlerin yalnızca geçmişe ait masallar olmadığını, bugün de toplumsal cinsiyet rollerini şekillendiren güçlü anlatılar olduğunu savunur. Feminist mitoloji anlayışıyla hem tarihsel hem de kültürel kodlara karşı alternatif anlatılar üretmenin mümkün olduğunu ifade ediyor.

Kitapta mit, baskıcı bir araç olmaktan çıkarılıp özgürleştirici bir potansiyele kavuşturuluyor. Bottici’ye göre mitler, kadınları pasif figürlere indirgemek için değil, onları özneleştirmek ve çok sesli anlatılarla görünür kılmak için de kullanılabilir. Bu bağlamda, feminist mitoloji yalnızca eski mitlerin eleştirisi değil, aynı zamanda yeni mitlerin yaratılmasıdır.

Bottici, ataerkil düşüncenin inşa ettiği kadın imgelerinin nasıl doğallaştırıldığını analiz eder. Kadının “öteki” olarak konumlandırılması, mitolojik düzeyde bir süreklilik kazanmıştır. Feminist mitoloji ise bu sürekliliği kırmayı hedefler.

‘Feminist Bir Mitoloji’, feminizmi kuramsal bir zemine yerleştirirken, yaratıcı ve dönüşümcü bir politik dil sunuyor. Bottici, feminist tahayyülün yalnızca eleştirel değil, aynı zamanda kurucu bir güç olduğunu gösteriyor. Bu kitap, hem düşünsel derinliği hem de hayal gücünü birlikte kullanan özgün bir manifestodur.

  • Künye: Chiara Bottici – Feminist Bir Mitoloji, çeviren: Bilge Demirtaş, Livera Yayınevi, feminizm, 288 sayfa, 2025

Elaine Scarry – Acı Çeken Beden (2024)

Elaine Scarry ‘Acı Çeken Beden’de içerisinde yaşadığımız dünyanın hem yıkımında hem de yapımında rol oynayan acının dilinin peşine düşüyor.

Acı en dolayımsız duyudur.

Göz her zaman bir imgeyi görürken, kulak her zaman bir sesi işitir.

Peki, acının nesnesi nedir?

Daima inlemeler ve çığlıkların bulanıklaştırdığı bu duyguyu deneyimin öznesi bile tam olarak anlamazken, acı başkasına nasıl anlatılabilir?

İşte ‘Acı Çeken Beden’in çıkış noktası tam da burasıdır: Tüm bu zorluklara rağmen acıyı ifade eden bir dil için duyulan ihtiyaç.

İnsan Hakları Savunucuları, hukukçular, doktorlar ve sanatçılar acının sözlerini bulmakta önemli başarılar elde etmiştir.

Fakat Scarry bu gibi başarıları kutlamakla ilgilenmez.

Aksine, tam da işkence ve savaşta olduğu gibi, acıyı ifade etmek için kurulan bu dilin acı veren aletleri, silahları ve taktikleri öne çıkararak acı çeken bedenin kendisini nasıl unutturduğunu gözler önüne serer.

Aynı durum, Marx’ın kapitalizm çözümlemesi için de geçerlidir.

Çünkü bu dil dünyanın yalnızca yıkımında değil, kurulumunda da etkindir.

Gerek semavi dinlerin gerekse daha modern söylemlerin kurucu ve yıkıcı dili Scarry’ye göre daima acıyı ifade eden fakat bedeni göz ardı eden bu dil temelinde inşa edilmiştir.

  • Künye: Elaine Scarry – Acı Çeken Beden: Dünyanın Yapımı ve Yıkımı, çeviren: Bilge Demirtaş, Livera Yayınevi, inceleme, 632 sayfa, 2024

Christopher J. Preston – Sentetik Çağ (2023)

İnsanlık yeryüzünde haddinden fazla etki bıraktı.

Bu durum, eriyen buzulları ve azalan tür sayılarını belgeleyen istatistiklerin ötesinde yeni bir jeolojik çağa işaret ediyor.

Bu yeni çağın, toprağın her santimetrekaresinde ve okyanus suyunun her bir damlasında tespit edilebilen türlerin itibarını artık teslim etmesi gerekiyor.

‘Sentetik Çağ’da, jeolojik tarihin bu yeni döneminde dünyayı nasıl şekillendirmeyi seçtiğimizin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Christopher J. Preston, kendi tasarımımız olan sentetik işleyişlerin istediğimiz dünyayı dikkatlice tasarlamak için bir fırsat sunduğunu düşünüyor ve yeryüzünün metabolizmasını yeniden yapılandırmayı vaat eden bir dizi teknoloji tanımlıyor: nanoteknolojiler, moleküler üretim, sentetik biyolojinin genom oluşturma potansiyeli, evrimi geride bırakabilen “biyolojik mini makineler”, türlerin yer değiştirmesi ve soyu tükenen türleri geri getirme, iklim mühendisliği, güneş radyasyonu, karbonu atmosferden uzaklaştırmak amacıyla yapay ağaç üretimi ve daha nicesi…

‘Sentetik Çağ’, yaşadığımız dünyanın hızla tanınmaz hale geldiği bir zamanda gerek yeryüzünü gerekse insanları yeniden yapılandıracak sentetik geleceğin hatlarını çiziyor.

Kitap, 2018’de Ekoloji ve Çevre kategorisinde Nautilus Ödülü’nü aldı.

  • Künye: Christopher J. Preston – Sentetik Çağ: Evrimin Daha Güçlü Tasarımı, Soyu Tükenen Türlerin Geri Getirilmesi ve Dünyamızın Yeniden Yapılandırılması, çeviren: Bilge Demirtaş, Tellekt Kitap, ekoloji, 248 sayfa, 2023