Geoffrey Parker – Egemen Kentler (2021)

Kentin tarihteki rolü üzerine muazzam bir eser.

Geoffrey Parker, Batı uygarlığının doğuşundan 21. yüzyılın küreselleşme olgusuna uzanarak kentin tarih boyunca sürekli değişen statüsünü gözler önüne seriyor.

Kent devletini jeopolitik bir form olarak ele alan Parker, kitabında, dünya tarihi boyunca çeşitli kentleri ve kent devletlerini inceliyor.

Kitapta ele alınan kentler şöyle:

  • Platon ve Aristoteles’in mükemmel bir devlet türü olarak gördüğü Yunan polisi,
  • Roma imparatorluk başkenti,
  • Venedik ve Rönesans kentleri,
  • Alman Hanse’si,
  • Rus ve Baltık kentleri…

Parker ayrıca, erken dönem İslam toplumunda kente atfedilen politik rolü tartışıyor ve kent devletlerinin Kuzey Avrupa’da yeniden canlanmasıyla başlayan ancak ulus devletin yükselmesiyle son bulan gelişme sürecini gözler önüne seriyor.

‘Egemen Kentler’, kentin tarihteki rolünü anlamaya çalışan en güçlü ve kapsamlı incelemelerden biri olarak kesinlikle okunmayı hak ediyor.

  • Künye: Geoffrey Parker – Egemen Kentler: Tarih Boyunca Kent Devletleri, çeviren: Yavuz Baran, Tellekt Kitap, tarih, 280 sayfa, 2021

Robert Macfarlane – Yeraltı Diyarı (2021)

Bu gezegendeki yaşamımızın gizli kökleri hakkında düşünme biçimimizi kökten dönüştürecek bol ödüllü bir kitap.

Doğa bilimci Robert Macfarlane, bizi yerin altında, bildiğimizden bambaşka bir dünyayı keşfetmeye davet ediyor.

Evrenin doğuşundan insanlık sonrası bir geleceğe, Norveç deniz mağaralarının tarihöncesi sanatından Grönland’ın mavi derinliklerine doğru ilerleyen çalışma, Tunç Çağı mezar höyüklerinden Paris’in altındaki katakomp labirentine uzanıyor, oradan ağaçların iletişim kurduğu yeraltı mantar ağlarından nükleer atıkların 100.000 yıl boyunca depolanacağı derin bir “saklama yeri”ne doğru yol alıyor.

Jeolojinin gizemli gerçeklerinin bize neler anlattığı ve bu gerçeklerin bugünümüz ile geleceğimiz üzerindeki muazzam etkilerini daha iyi kavramak isteyenlerin muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Robert Macfarlane – Yeraltı Diyarı: Bir Derin Zaman Seyahati, çeviren: Fatih Yiğiter, Tellekt Kitap, bilim, 472 sayfa, 2021

Frank M. Snowden – Salgınlar ve Toplum (2021)

Tarih boyunca insanlığı kırıp geçiren pek çok kitlesel salgın yaşandı.

Frank Snowden da, vebadan günümüze yaşanan salgınların toplumu ve tarihi nasıl köklü bir biçimde dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.

Çalışma, söz konusu salgınların hastalıkların yanı sıra tıp bilimini ve halk sağlığını nasıl çarpıcı bir biçimde etkilediğini, bunun yanı sıra sanata, dine, entelektüel tarihe ve savaşa yansımalarını duru bir üslupla ortaya koymasıyla önemli.

Tıbbi tedavinin evrimi, veba literatürü, yoksulluk, çevre ve kitlesel histeri gibi temalara sahip çalışma, çiçek hastalığı, kolera ve tüberküloz gibi hastalıklar hakkında tarihsel bir perspektif sağladığı gibi, HIV/AIDS, SARS, Ebola ve Covid-19 gibi salgınların sonuçlarına odaklanıyor ve dünyanın gelecek nesil hastalıklara hazır olup olmadığı sorusuna yanıt arıyor.

  • Künye: Frank M. Snowden – Salgınlar ve Toplum: Kara Ölüm’den Günümüze, çeviren: Akın Emre Pilgir, Tellekt Kitap, tarih, 752 sayfa, 2021

Wolfgang Streeck – Kapitalizm Nasıl Sona Erecek? (2021)

Pandeminin de açıkça ortaya koyduğu gibi, kapitalizm büyük bir krizin içinde debelenip duruyor.

Siyaset bilimci ve ekonomist Wolfgang Streeck, bu krizin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor, kapitalizmin bir patlamayla mı, yoksa sessiz bir iniltiyle mi sonlanacağı sorusunun yanıtını veriyor.

Streeck’e göre dünya büyük bir değişim geçiriyor.

Zira İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde bir araya gelen demokrasi ile kapitalizm yavaş yavaş ayrılıyor.

Bir zamanlar finans sektörünün aşırılıklarını kısıtlayan düzenleyici kurumlar çökmüş durumda ve Soğuk Savaş sonrası kapitalizmin nihai zaferinin ardından, piyasaların liberalleşmesini geri alabilecek hiçbir siyasi kurum yok.

Streeck, büyümenin yerini durgunluğa bıraktığı, eşitsizliğin istikrarsızlığa yol açtığı, para ekonomisine olan güvenin neredeyse tamamen ortadan kalktığı, büyümenin azaldığı, oligarşik yönetimlerin arttığı, kamusal alanın küçüldüğü, kurumsal yozlaşma ve uluslararası anarşinin tavan yaptığı bugünün kapsamlı bir fotoğrafını çekerek kitabına başlıyor.

Yazar, devamında da, bu çok yönlü hastalığın nasıl neticeleneceği, başka bir deyişle kapitalizmin nasıl sonuçlanacağı konusunda çarpıcı öngörülerde bulunuyor.

  • Künye: Wolfgang Streeck – Kapitalizm Nasıl Sona Erecek?: Aksayan Bir Sistem Üzerine Yazılar, çeviren: Bülent Doğan, Tellekt Kitap, siyaset, 352 sayfa, 2021

 

David Quammen – Kördüğüm Evrim Ağacı (2021)

Biyolojideki en dudak uçuklatan hikâyelerden biri protein moleküllerindeki zengin çeşitliliktir.

David Quammen’in bu enfes çalışması da, moleküler filogenetikteki son keşiflerden yola çıkarak insanın kimliği ve canlıların evrimi konusunda bize yepyeni bilgiler veriyor.

Kitabın en büyük katkısı, bu keşiflerin evrim anlayışımızı ve yaşamı nasıl değiştirebildiğini bilim tarihinde iz bırakan araştırmacıların yaşamları ve çalışmaları üzerinden anlatması.

Arkeleri keşfeden Carl Woese, endosimbiyotik teorinin mimarı Lynn Margulis ve yatay gen transferinin şaşırtıcı sonuçlarını ortaya koyan Tsutomu Watanabe, bunlardan birkaçı.

Quammen bu isimlerin ortaya koyduğu muazzam katkılardan hareketle, “İnsan birey nedir?” ve “Bu keşifler insanın kimliği, bireyselliği ve tarihine dair bize neler söyleyebilir?” gibi hayati soruların yanıtlarını arıyor.

‘Kördüğüm Evrim Ağacı’, canlılar arası evrimsel bağlantıların atalarımızdan kalma doğası ve her bir organizmanın iç içe geçme derecesi üzerine derinlemesine düşünmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: David Quammen – Kördüğüm Evrim Ağacı, çeviren: Akın Emre Pilgir, Tellekt Kitap, bilim, 568 sayfa, 2021

Jamie Metzl – Darwin Hack’leniyor (2021)

Gelecekte genetik mühendisliği sayesinde çocuklarımızı tasarlayabilir, ömürlerimizi uzatabilir, hayatı sıfırdan başlatabilir, bitki ve hayvan dünyasını yeniden yaratabiliriz.

Peki, buna gerçekten ihtiyacımız var mı?

Jamie Metzl, DNA kodumuzu yeniden düzenlemeye başlayacağımız gelecekte bizi bekleyen potansiyeller ve tehlikeler üzerine düşünüyor.

‘Darwin Hack’leniyor’, genetik devrimiyle hem insan refahının nasıl dönüşeceğini hem de sebep olacağı ölümcül genetik silahlanma yarışının dünyayı nasıl büyük bir felakete sürükleyeceğini anlatıyor.

DNA kodumuzun okunabileceği, yazılabileceği ve hatta hacklenebileceğini belirten Metzl, bizi genetik mühendisliğinin birçok açıdan hayatımızın seks, savaş, aşk ve ölüm gibi esas temellerini derinden sarsacak ayrıntılarını keşfetmeye davet ediyor.

  • Künye: Jamie Metzl – Darwin Hack’leniyor, çeviren: Duygu Akın, Tellekt Kitap, bilim, 400 sayfa, 2021

Ethem Alpaydın – Yapay Öğrenme (2020)

 

Yapay öğrenme, son yılların en heyecan verici, en çığır açıcı keşiflerindendir.

Ethem Alpaydın da, yüz tanımadan şoförsüz arabalara, konuşma tanımadan otomatik çeviriye, yapay öğrenme hakkında bilinmesi gereken her şeyi açıklıyor.

Yapay öğrenmenin temellerini daha iyi kavramak açısından muhakkak okunması gereken çalışma, yapay öğrenmenin kullanımları ve sınırlarına ilişkin bizi aydınlatıyor.

Bilgisayar biliminin evrimi, derin sinir ağları, yapay zekâ, veri mahremiyeti ve veri güvenliğinin etik boyutları da, kitapta tartışılan diğer konular.

  • Künye: Ethem Alpaydın – Yapay Öğrenme: Yeni Yapay Zekâ, çeviren: Aylin Ağar, Tellekt Kitap, bilim, 152 sayfa, 2020

Alain Badiou ve Nicolas Truong – Aşka Övgü (2021)

‘Aşka Övgü’, hedonizmin ve tüketimciliğin kuşattığı 21. yüzyıl modernliği karşısına yeni bir aşk anlatısı koyma girişimi.

Alain Badiou, Nicolas Truong ile birlikte kaleme aldığı bu kitabında, Rimbaud’nun “Aşkı yeniden icat etmeli, besbelli” sözünden yola çıkarak aşkı varoluşsal bir proje, sürekli gelişen bir hakikat arayışı olarak ele alıyor.

Kierkegaard, Platon, de Beauvoir ve Proust gibi isimlerin de karşımıza çıktığı çalışma, bizi, antikapitalist aşkın birleştirici gücüne yakından bakmaya, ondan korkmamaya, başkalarını keşfetmeye ve kendimize olan saplantımızdan uzaklaşmaya davet ediyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bu dünyayı doğrudan, ötekiyle birlikte olmanın bana kazandırdığı mutluluğun kaynağı olarak görüyorum ben.”

“‘Seni seviyorum’ sözü şuna dönüşür: Senin benim yaşamım için oluşturduğun kaynak bu dünyada var. Bu kaynağın sularında, sevincimizi, öncelikle seninkini görüyorum. Mallarmé’nin şu şiirindeki gibi görüyorum onu: Döndün dalga içinde Çıplak sevincine.”

  • Künye: Alain Badiou ve Nicolas Truong – Aşka Övgü, çeviren: Orçun Türkay, Tellekt Kitap, felsefe, 72 sayfa, 2021

Alessandro Marzo Magno – Paranın İcadı (2021)

Ortaçağ ve Rönesans İtalya’sına uzanarak finans sisteminin kökenlerini aydınlatan güzel bir çalışma.

Alessandro Marzo Magno, içinde imparatorlar, ruhban sınıfı, finans dünyasının iplerini ellerinde bulunduran zengin aileler ve renkli kişiliklerin bulunduğu kitabında, paranın hikâyesini anlatıyor.

Magno burada,

  • Tüccar ve zanaatkârların tarih sahnesinde belirmesiyle gerçekleşen değişimi,
  • Madenî paranın ticari bir mala dönüşmesiyle tüccarın bankere evrilişini,
  • Darphanelerin, bankaların, sigorta ve kredi kuruluşlarının, kalpazanlığın ve tefeciliğin serüvenini,
  • Finans dünyasındaki yükselişler ve iflasları,
  • Ve iflasların beraberinde getirdiği kamu bankacılığıyla devletin bankere, bankanın ise devlete dönüşüm sürecini çarpıcı bir bakışla resmediyor.

Kitap işlediği önemli konuların yanı sıra, anlatısına dâhil ettiği renkli karakterleri ve ilginç anekdotlaryla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Alessandro Marzo Magno – Paranın İcadı: Finans İtalyanca Konuşurken, çeviren: İ. Utku Kavasoğlu, Tellekt Kitap, iktisat tarihi, 304 sayfa, 2021

Barbara Tversky – Hareket Halindeki Zihin (2020)

Düşüncenin temeli dil mi uzam mı?

Psikoloji profesörü Barbara Tversky, düşüncenin gerçek temelinin dil olmadığını, hareket ve uzamdaki etkileşimlerimiz olduğunu savunuyor.

Yazara göre uzamsal düşünüş, bedenlerimizden ve bedenlerimizin dünyadaki eylemlerinden anlam çıkarmamıza olanak sağlıyor.

Tversky, haritaları yaratma ve kullanma becerimizin, mobilya montajı yapabilmemizin, futbol stratejileri oluşturmamızın, binalar tasarlayabilmemizin, sanat üretebilmemizin, insanların, trafiğin, suyun ve fikirlerin akışını anlayabilmemizin altında yatan şeyin, uzamsal düşünüş olduğunu söylüyor.

‘Hareket Halindeki Zihin’, nasıl düşündüğümüz üzerine derinlemesine düşünmek ve bu konuda ilginç bilgilere ulaşmak için iyi fırsat.

  • Künye: Barbara Tversky – Hareket Halindeki Zihin, çeviren: Barış Gönülşen, Tellekt Kitap, bilim, 416 sayfa, 2020