Stephen Greenblatt – Shakespeare Olmak (2010)

  • SHAKESPEARE OLMAK, Stephen Greenblatt, çeviren: Cem Alpan, Can Yayınları, biyografi, 416 sayfa

Edebiyat profesörü Stephen Greenblatt ‘Shakespeare Olmak’ta, son bin yılın en önemli yaratıcı edebiyat külliyatını yazan William Shakespeare’in kapsamlı bir biyografisini sunuyor. Ayrıntıları ustalıkla işleyen elimizdeki kitap, Elizabeth Dönemi’nin kendine has şartlarında yetişen bir yeteneğin, dünyanın en iyi oyun yazarına nasıl dönüştüğünün hikâyesi olarak okunabilir. Kitabın ilgi çeken yönlerinden biri de, Shakespeare’in yaşamıyla yapıtları arasında dikkat çekici ayrıntılar keşfetmesi. Greenblatt, Shakespeare’in yaşamı çok yönlü bir şekilde ele alırken, yazdığı birçok oyunun onun yaşamından ne gibi izler taşıdığını da ortaya koyuyor.

Armand Farrachi – Bach, Son Füg (2010)

  • BACH, SON FÜG, Armand Farrachi, çeviren: Heval Bucak, Can Yayınları, biyografi, 94 sayfa

Armand Farrachi ‘Bach, Son Füg’de, akıcı bir üslupla, dünyaca ünlü Alman klasik müzik bestecisi ve orgcu Johann Sebastian Bach’ın portresini sunuyor. Bach’ın nasıl bir çocukluk yaşadığı; kilise ve dinle bağlarının müziğini nasıl etkilediği; Saray çevresiyle ilişkilerinin hangi boyutlarda olduğu ve yaşadığı dönemin müzik çevrelerince nasıl değerlendirildiği, kitapta karşımıza çıkan konulardan birkaçı. Dönemin gravürleri ve resimleriyle de zenginleştirilen kitapta bunun yanı sıra, iki karısından on biri erkek, dokuzu kız yirmi çocuğu olan bestecinin, nasıl bir eş ve nasıl bir baba olduğu konusunda da dikkat çeken ayrıntılar yer alıyor.

Antonio Tabucchi – Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar (2006)

  • ÖNEMİ OLMAYAN KÜÇÜK YANLIŞ ANLAMALAR, Antonio Tabucchi, çeviren: Münir H. Göle, Can Yayınları, öykü, 175 sayfa

‘Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar’, İtalyan edebiyatının önemli ismi Antonio Tabucchi’nin on bir öyküsünden oluşuyor. 20. yüzyılın ikinci yarısında doğup büyümüş bir aydın olan Tabucchi’nin bütün yapıtlarında, özellikle İtalya ve Portekiz’deki faşizm mirasına ve toplumsal adaletsizliğe karşı duyduğu öfke egemendir. Bu öfke, elimizdeki kitaba alınan öyküleri için de geçerli. Öykülerdeki kahramanlar, çok dikkat çeken tipler olmamakla beraber, insancıl özellikleri baskın olan kişilerdir. Kitabın girişindeyse Tabucchi’nin kaleme aldığı ve yanlış anlama, yanılgı ve geç anlama gibi, öykülerinde kullandığı temalara ilişkin bir yazı da yer alıyor.

Ayfer Tunç – Aziz Bey Hadisesi (2006)

  • AZİZ BEY HADİSESİ, Ayfer Tunç, Can Yayınları, öykü, 172 sayfa

Ayfer Tunç’un ‘Aziz Bey Hadisesi’nin ilk baskısı 2000 yılında yapılmıştı. Tunç’un altı öyküsünü bir araya getiren kitap, özellikle kitabın başlığına da alınan ‘Aziz Bey Hadisesi’ adlı öyküsüyle ilgi çekiyor. Öykünün kahramanı Aziz Bey, Tunç’un, insan olmaktan doğan zaaf ve yanılgılar nedeniyle yaralanmış, boşa geçmiş hayatlar üstüne yapılandırdığı kişisi olarak okuyucunun karşısına çıkıyor. “Hayatının tümüyle yanılgılar üzerine kurulduğunu” geç bir zamanda fark eden Aziz Bey’in yaşadığı yeniklik hissi, öykünün temel çerçevesini oluşturuyor. “Kadın Hikâyeleri Yüzünden”, “Soğuk Geçen Bir Kış”, “Kar Yolcusu”, “Mikail’in Kalbi Durdu” ve “Kırmızı Azap”sa bu kitapta yer alan diğer öyküler.

Winfried Georg Maximilian Sebald – Satürn’ün Halkaları (2006)

  • SATÜRN’ÜN HALKALARI, Winfried Georg Maximilian Sebald, çeviren: Yeşim Tükel Kılıç, Can Yayınları, roman, 268 sayfa

‘Satürn’ün Halkaları’, 1998 yılında Los Angeles Times Kitap Ödülü’ne değer görülmüştü. Berlin Edebiyat Ödülü, Heinrich Böll Ödülü, Mörike Ödülü ve Heinrich Heine Ödülü, yazarın aldığı diğer ödüller. Bu roman ise, W. G. Sebald’in İngiltere’nin doğu kesimindeki Suffolk Kontluğu’nda yaptığı yolculuğunun notlarından oluşuyor. Suffolk öyküsünün çerçevesinde çocukluğa, tarihe, savaşlara, soykırımlara uzanan, doğanın ve kültürün neden olduğu yıkımların tarihteki izini süren bir yol romanı. 2001 yılında bir trafik kazasında hayatını kaybeden Sebald’in bu yolculuğu, aynı zamanda bir düşün yolculuğu olduğu da söylenebilir. Çünkü anlatılan öyküye paralel olarak, Ömer Hayyam, Descartes, Borges, Joseph Conrad ve Chateaubriand gibi isimlerin düşüncelerine de geçişler yapılıyor.