Felipe Rojas — Roma Döneminde Anadolu’nun Farklı Geçmişleri (2026)

Felipe Rojas’ın bu kitabı, Roma Anadolu’sunun geçmişinin nasıl üretildiğini, aktarıldığını ve anlamlandırıldığını merkezine alıyor. Rojas, tarihi yalnızca yaşanmış olaylar toplamı olarak değil, bu olayları anlatan, yorumlayan ve yeniden kuran “aracılar” üzerinden okuyor. Bu aracılar; yerel elitler, rahipler, entelektüeller, yazıcılar, yöneticiler ve çevirmenler gibi figürlerden oluşuyor. Kitap, Roma egemenliği altındaki Anadolu’da geçmiş bilgisinin kimler tarafından, hangi amaçlarla ve hangi söylemlerle kurulduğunu gösteriyor.

Eserde Roma kültürü ile yerel gelenekler arasındaki ilişki tek yönlü bir “Roma’nın dayatması” olarak ele alınmıyor. Aksine, geçmiş anlatıları müzakere edilen, yeniden yorumlanan ve yerel aktörler tarafından dönüştürülen dinamik süreçler olarak okunuyor. Rojas, Anadolu toplumlarının Roma kimliğini pasif biçimde benimsemediğini, kendi tarihsel hafızalarını Roma dili, kavramları ve kurumlarıyla yeniden kurduklarını gösteriyor. Böylece tarih, sadece imparatorluğun ideolojik bir aracı değil, yerel kimlik inşasının da aktif bir zemini haline geliyor.

‘Roma Döneminde Anadolu’nun Farklı Geçmişleri’ (‘The Pasts of Roman Anatolia: Interpreters’) , antik dünyada tarih yazımının siyasi, kültürel ve simgesel bir pratik olduğunu ortaya koyuyor. Geçmiş, sabit bir miras değil, her dönemde yeniden anlamlandırılan bir anlatı alanı olarak ele alınıyor. Bu yönüyle çalışma, Roma Anadolu’sunu yalnızca idari bir eyalet olarak değil, çok katmanlı hafıza üretimlerinin gerçekleştiği bir kültürel alan olarak yorumluyor. Eser, antik tarih, kültürel bellek ve kimlik çalışmaları açısından önemli bir katkı sunuyor ve Roma dünyasında geçmişin nasıl “yorum yoluyla” kurulduğunu anlamak için güçlü bir teorik çerçeve oluşturuyor.

Felipe Rojas — Roma Döneminde Anadolu’nun Farklı Geçmişleri
Çeviren: Deniz Sever Georgousakis • Koç Üniversitesi Yayınları
Tarih • 328 sayfa • 2026

Kolektif – Bizans Dönemi’nde Anadolu (2021)

 

Bizans İmparatoru II. Theodoros Laskaris, Anadolu’ya “Kutsal diyar, anam, Anadolu!” demişti.

Konusunda uzman yerli ve yabancı Bizantologların yazdığı 32 makale barındıran bu harika çalışma da, hem Bizans kültürünün hem daha özelinde Bizans Anadolusu’nun kapsamlı bir sunumunu yapıyor.

İmparator I. Theodosius’un 395 yılında ölümünden sonra, Manş Denizi kıyılarından İran sınırına kadar uzanan geniş Roma toprakları batı ve doğu olarak ikiye ayrılır.

Her ne kadar imparatorluğun batı parçası 5. yüzyılın ikinci yarısında tarihe karışsa da, Roma İmparatorluğu varlığını doğudaki topraklarında 1453 yılına kadar sürdürür.

Başkenti Roma’dan Byzantion kentine (yeni adıyla Konstantinopolis’e) taşınan, zaman içerisinde Hıristiyanlaşan bu imparatorluk için “Bizans” adı, ilk kez 16. yüzyılda Alman hümanist ve filolog Hieronymus Wolf tarafından kullanılmış, 19. yüzyıl ve sonrasında bu terim yaygınlaşmıştı.

Ancak, bu kitapta bahsedilen insanlar kendilerini hep “Romalı”, devletlerini de “Roma İmparatorluğu” olarak adlandırmış; komşuları da onları “Romalılar” olarak bilmişti.

Yaklaşık 11 yüzyıl boyunca varlığını sürdüren Bizans İmparatorluğu, Anadolu’da en uzun süre hüküm süren devletlerden biri oldu.

Ağırlıklı olarak Yunanca konuşulan ve Hıristiyan olan Bizans dünyasının coğrafi, beşerî ve ekonomik beşiği Anadolu’dur.

On dördüncü yüzyıl itibarıyla Anadolu’nun kaybedilmesi, kısa sürede imparatorluğun sonunu getirmiştir.

On üçüncü yüzyılın ortasında İmparator II. Theodoros Laskaris’in, mektuplarından birinde Anadolu’ya “Kutsal diyar, anam, Anadolu!” diye seslenmesi, bu toprakların imparatorluk için ne denli yaşamsal olduğunu gösteriyor.

Türkçe ve İngilizce yayımlanan bu kitap, konusunda uzman yerli ve yabancı Bizantologların yazdığı 32 makale aracılığıyla hem Bizans kültürünün hem daha özelinde Bizans Anadolusu’nun bir sunumunu yapıyor.

Siyasi, bürokratik, askeri, iktisadi ve dini hayat hakkındaki makaleler, devlet aygıtı ve toplumsal yapı üzerine eğilirken; edebiyat, sağlık, sanat ve maddi izler temalı makaleler, gündelik hayatla ilgili değerli bilgiler sunuyor.

Kitabın son bölümünde okuyucu, Bizans Anadolusu’nun farklı bölgelerine odaklanan makaleler üzerinden tarihsel bir yolculuğa davet ediliyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: John F. Haldon, Johannes Koder, Peter Schreiner, Nikos D. Kontogiannis, Michael Featherstone, Siren Çelik, Cécile Morrisson, Oğuz Tekin, Luca Zavagno, Michael R. Jones, Alice-Mary Talbot, Ayça Tiryaki Türkmenoğlu, Andreas Külzer, Philipp Niewohner, Ingela Nilsson, Stephanos Efthymiadis, Buket Kitapçı Bayrı, Brigitte Pitarakis, Suna Çağaptay, Özgü Çömezoğlu Uzbek, Meryem Acara Eser, Neslihan Asutay Effenberger, Şebnem Dönbekçi, Mustafa Sayar, Klaus Belke, France-Mary Auzépy, James Crow, Yelda Olcay Uçkan, Seçkin Evcim, Tolga B. Uyar, Mustafa Sayar, Koray Durak ve Emilio Bonfiglio.

  • Künye: Kolektif – Bizans Dönemi’nde Anadolu, hazırlayan: Engin Akyürek ve Koray Durak, çeviren: Yiğit Adam, Deniz Sever Georgousakis ve G. Bike Yazıcıoğlu, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 496 sayfa, 2021