Yuzo Nagata ve Hikari Egawa – Osmanlı’nın Son Döneminde İstanbul’da Tiyatro ve Çevresi (2021)

On dokuzuncu yüzyılın sonunda İstanbul, renkli bir tiyatro çevresine sahipti.

Öyle ki, Paris, Londra, Viyana, Tokyo gibi bir “tiyatro şehri”ydi.

İki Japon araştırmacı, Yuzo Nagata ve Hikari Egawa da, Türkiye modern tiyatro tarihine çok büyük katkıda bulunuyor.

On dokuzuncu yüzyıl sonu İstanbul’unda, Batı’dan alınan tiyatro biçimleriyle geleneksel Türk tiyatrosu biçimlerinin kaynaşarak dinamik bir tiyatro çevresinin oluşturulmuştu.

Nagata ve Egawa da, bu çalışmalarında, 1881-1921 yıllarına ait yüz yetmiş tiyatro afişi ve broşürünü çeşitli tiyatro temsillerinde seyirciye sunulan oyun programlarıyla birlikte değerlendiriyor ve her bir temsilin nasıl bir manzara oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Böylece modern çağ Türk tiyatrosu tarihi araştırmalarına büyük katkı sunan yazarlar, ayrıca Türk tiyatro tarihini hem dünya tiyatro tarihi içine yerleştiriyor, hem de Japon tiyatro tarihiyle bazı noktalarda karşılaştırıp aralarındaki benzerlikleri ortaya koyuyor.

Tiyatro araştırmacılarının ve tiyatro tutkunlarının kitaplığında bulunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Yuzo Nagata ve Hikari Egawa – Bir Kentin Toplumsal Tarihi Açısından Osmanlı’nın Son Döneminde İstanbul’da Tiyatro ve Çevresi, Dergah Yayınları, 210 sayfa, 2021

Kolektif – Durkheim ve Modern Eğitim (2021)

Sosyolojinin dev ismi Durkheim’ın, modern eğitim üzerine de önemli fikirleri var.

Geoffrey Walford ve W. S. F. Pickering’in bu çalışması da, hem Durkheim’ın eğitim üzerine düşüncelerini aydınlatıyor, hem de bunların günümüze nasıl uyarlanabileceğini tartışıyor.

Durkheim akademik yaşamı boyunca eğitim üzerine düşünüp yazdı ve eğitimin kuram-pratik taraflarına, ahlakla kesiştiği alanlara dikkat gösterdi.

Bazı eğitim filozofları Durkheim’ın fikirlerinin modern eğitime uygulanabilir olup olmadığını tartışıyor.

İşte bu kitap, Durkheim’ın modern eğitim düşüncesindeki yerini üç farklı düzeyde ele almasıyla önemli.

Durkheim’ın eğitime dair fikirlerini analiz eden yazarlar, bu fikirleri modern toplum bağlamında tartışıyor, güncel eğitim sorunlarını Durkheimyen çerçevede inceliyor ve Durkheim’ın düşüncelerini modern eğitim kuramıyla ilişkilendiriyor.

  • Künye: Kolektif – Durkheim ve Modern Eğitim, editör: Geoffrey Walford ve W. S. F. Pickering, çeviren: Burak Aydın, Dergah Yayınları, sosyoloji, 320 sayfa, 2021

 

Clifford Geertz – Kültürlerin Yorumlanması (2020)

Clifford Geertz’in çoğunu efsaneleşmiş 1960’lı yılların başında kaleme aldığı makaleleri bir araya getiren ‘Kültürlerin Yorumlanması’, kültürel antropoloji alanında bugün çağdaş bir klasiktir.

Kültür kavramının insan kavramı üzerindeki etkisi, kültürün gelişimi ile zihnin evrimi arasındaki ilişki, kültürel birer dizge olarak din ve ideoloji, yeni devletlerde ulusçuluk, anlam siyaseti, yeni devletlerin anlaşılmasında antropolojinin kullanımı gibi önemli konuları ele alan Geertz’in asıl katkısı ise, bunu yaparken din, ideoloji, ritüel, devrim, toplumsal değişim gibi geçtiğimiz yüzyılın büyük problematiklerine yeni bakış açıları getirmesi.

Geertz, Java ve Bali’de yürüttüğü alan çalışmalarının neticelerini de barındıran çalışmasında, Bali’de kişi, zaman ve davranış, Balililerin horoz dövüşü gibi ilgi çekici konuları ele alıyor.

Wittgenstein, Gilbert Ryle ve Claude Lévi-Strauss’un katkılarıyla da derin bir diyaloga giren ‘Kültürlerin Yorumlanması’, alana ilgi duyanların muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Clifford Geertz – Kültürlerin Yorumlanması, çeviren: Hakan Gür, Dergah Yayınları, sosyoloji, 617 sayfa, 2020

Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2020)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzarato da, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

Dünyanın dizginlerini ele geçirmiş neoliberal iktisada sıkı bir eleştiri olarak okunabilecek kitapta Lazzarato, borç dediğimiz olgunun kapitalist ekonomi için tehdit olmak bir yana, bizzat neoliberal projenin tam merkezinde bulunduğunu belirtiyor.

Lazzarato’ya göre, alacak-borçlu ilişkisi, sömürü ve tahakküm mekanizmalarını çaprazlama şiddetlendiriyor.

Zira bu ilişki, çalışanlar ile işsizler, tüketiciler ile üreticiler, çalışan ve çalışmayan nüfus yahut emekliler arasında hiçbir ayrım yapmıyor.

Bu kesimlerin tümü sermaye karşısında borçlu, suçlu ve sorumluyken, sermaye ise kendini Büyük Alacaklı, Evrensel Alacaklı olarak gösteriyor.

Borç ekonomisini ve onun tabi kılma politikasını kapsayan ve aşan borç ekonomisini analiz etmek için teorik araçlardan, kavramlardan yoksunduk.

‘Borçlandırılmış İnsanın İmali’, tam da bu boşluğu doldurmasıyla büyük öneme haiz.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali: Neoliberal Durum Üzerine Deneme, çeviren: Murat Erşen, Dergah Yayınları, siyaset, 143 sayfa, 2020

Jean-Paul Roux – Türklerin ve Moğolların Eski Dini (2021)

Orta-Doğu ile Asya üzerine ve karşılaştırmalı din tarihi hakkında pek çok çalışmaya imza atmış Jean-Paul Roux’nun önemli eserlerinden biri olan ‘Türklerin ve Moğolların Eski Dini’, Türk ve Moğol toplumlarının Antik dönemde ve Ortaçağ’daki dinleri üzerine ilk monografi.

Roux burada, köken söylencelerinden kozmogonilerine, Şamanizme duydukları inançtan maddi hayatın oluşumuna kadar Türklerin ve Moğolların dinsel anlayışlarının usta işi bir dökümünü yapıyor.

Yazar çalışması için şu ana kadar gün ışığına çıkarılmış bütün yazıtların yanı sıra, Oğuzname, Kutadgu Bilig, Irk Bitig ve benzeri temel kaynaklar ile seyyahların anılarından ve Bazin, Barthold, Harva, Pelliot, Vladimirtsov gibi uzmanların çalışmalarına kadar pek çok kaynaktan yararlanmış.

  • Künye: Jean-Paul Roux – Türklerin ve Moğolların Eski Dini, çeviren: Aykut Kazancıgil, Dergah Yayınları, tarih, 349 sayfa, 2021

Kolektif – Yunan Diyarında Kurban Mutfağı (2020)

Yunanlıların kurban ritüelleri üzerine çok önemli bir inceleme.

Kitaba katkıda bulunan yazarlardan her biri, şimdiye kadar filozofları ve anıtsal yapılarıyla anlatılagelen, çokça idealleştirilmiş Antik Yunan’ı bu sefer gündelik hayatı ve mutfak kültürü içinde ele alıyor.

Kitapta,

  • Eski Yunan’da mutfak pratikleri ve kurban sunma ritüellerini,
  • Hesiodos’un kurucu kurban mitini,
  • Yunan hayvanları bağlamında yenilebilir bedenlerin topolojisini,
  • Antik Yunan kurban ritüellerinde tören, mekân ve imgenin yerini,
  • Modern Yunanistan’da kutsanmış kurban olgusunu,
  • Ve Yunan kurban mutfağında etin paylaşım kuralları gibi pek çok ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Yunan kurban kültü hakkında bir bibliyografyayla da zenginleşen kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler de şöyle: Jean-Louis Durand, Marcel Detienne, Jean-Pierre Vernant, Stella Georgoudi, François Hartog ve Jesper Svenbro.

  • Künye: Kolektif – Yunan Diyarında Kurban Mutfağı, editör: Marcel Detienne ve Jean-Pierre Vernant, çeviren: Özgüç Orhan, Dergah Yayınları, tarih, 363 sayfa, 2020

İshak Güven Güvelioğlu – Rize Bibliyografyası (2010)

İshak Güven Gevelioğlu’nun hazırladığı ‘Rize Bibliyografyası’, Doğu Karadeniz’in ucunda, yeşillikle denizin iç içe geçtiği Rize’nin kapsamlı bir bibliyografyasını sunuyor.

Kitaplar, süreli yayınlar, tezler, raporlar, harita ve krokiler, makaleler ve tebliğler ile Rize kaynaklı eserlerden oluşan bibliyografya, Rize üzerine çalışan, araştıran ya da araştıracak olanlara, bugüne kadar yapılmış çalışmaların listesini toplu olarak sunmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Bibliyografyanın hazırlanması aşamasında, kütüphanelerin yanı sıra, kişisel arşivlerden de yararlanılmış.

  • Künye: İshak Güven Güvelioğlu – Rize Bibliyografyası, Dergâh Yayınları, bibliyografya, 213 sayfa

Kolektif – Zeynep Kerman Kitabı (2010)

‘Zeynep Kerman Kitabı’, üniversite hocası ve araştırmacı-yazar olarak uzun yıllar Türkiye edebiyatına katkıda bulunan Prof. Dr. Zeynep Kerman’a armağan bir kitap.

Bilindiği gibi Kerman, çok sayıda öğrenci yetiştirmesinin yanı sıra, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sami Paşazade Sezai, Halid Ziya Uşaklıgil ve Ahmet Haşim gibi yazar ve şairler üzerine yaptığı incelemelerle de bilinir.

Üç bölümden oluşan elimizdeki kitapta, ilkin, Kerman’ın hayat hikâyesi ve bibliyografyası veriliyor.

İkinci bölümde, farklı isimlerin Kerman’a dair kaleme aldığı görüş ve yorumları yer alırken, son bölümde de yine farklı isimlerin kaleme aldığı edebiyat incelemeleri yer alıyor.

  • Künye: Kolektif – Zeynep Kerman Kitabı, hazırlayan: Handan İnci, Dergâh Yayınları, armağan, 310 sayfa

David Hume – Ahlâk (2010)

‘Ahlâk’ isimli elimizdeki kitap, David Hume’un 1740 yılında kaleme aldığı ‘İnsan Tabiatı Üzerine Bir İnceleme’de yer verdiği ve daha sonra geliştirerek tekrar yayımladığı ‘Ahlâk İlkeleri Üzerine Araştırma’ adlı eserinin Türkçe çevirisi.

Ahlâkın genel ilkelerini saptamaya çalışarak eserine başlayan Hume, iyilikseverlik, adalet, bencil duygular, erdem, duygudaşlık, insancıllık, ün sevgisi, fayda ve ahlâki duygu gibi birçok kavramı da bu bağlamda ele alıyor.

“Bütün ahlâki kurguların amacı bize ödevimizi öğretmektir” diyen David Hume, yaşamlarımızı ve eylemlerimizi düzenleyen bir eğilim ya da bir “ödev” olarak ahlâkı, çok yönlü bir gözle değerlendiriyor.

  • Künye: David Hume – Ahlâk, çeviren: Nil Şimşek, Dergâh Yayınları, felsefe, 157 sayfa

Süleyman Uludağ – Dört Kapı Kırk Eşik (2009)

Süleyman Uludağ ‘Dört Kapı Kırk Eşik’te, İslam toplumlarındaki sufî gelenekleri ve derviş tiplerini kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Uludağ, Sufiler, Veliler, Evliyalar, Âbidler, Ârifler, Zâhidler, Hakîmler, Vaizler, Kıssacılar, Melâmiler, Fütüvvet Ehli, İşrâkîler, Kelâmcılar, Fakihler, Mutasavvıflar, Selefîler, Şerifler, Seyyidler, Rindler, Kalenderîler, Şiâ, Hurufîler, Bektaşiler, Aleviler ve Bâtinîler gibi, tasavvuf hareketi içindeki çok sayıda yolu ve akımı anlatıyor.

Uludağ ayrıca, bu yollar ve akımlar arasındaki farklılık ve benzerlikleri de irdeliyor.

Çalışma, tarih boyunca İslam toplumlarında ortaya çıkan başlıca tasavvufi hareketleri ve bunların tiplerini tasvir ediyor.

  • Künye: Süleyman Uludağ – Dört Kapı Kırk Eşik, Dergâh Yayınları, inceleme, 264 sayfa