Alexandre Koyré – Platon Okumaya Giriş, Descartes Üzerine Konuşmalar (2020)

Felsefe tarihinin iki büyük düşünürü, Platon ve Descartes üzerine usta işi bir inceleme.

Alexandre Koyré, iki filozofu eleştirel bir gözle yorumluyor.

Koyré, burada, Platon’un Atina demokrasisinin, anarşi ve demagoji yoluyla diktatörlüğe ve despotizme kayarak çöküşünü betimlediği hem tutkulu hem ağırbaşlı, hem derin hem iğneli sayfalarını adım adım izliyor ve bunun modern dünyada yaşayanlar için ne ifade ettiğini, bugün bundan ne gibi dersler çıkarabileceğimizi değerlendiriyor.

Koyré, Descartes’ı da insanın kesinlik arayışı, özgürlük ve aklın özgürlüğü talebini merkeze alarak tartışıyor.

Koyré’ye göre, Descartes’ın apaçık bir şekilde doğru olduğunu gördüklerimizden başka hiçbir şeyi doğru kabul etmemeyi buyuran buyruğuna her zamankinden daha fazla uymamız ve onun, aklın ve hakikatin üstün değerini ilân ederek, akıldan ve hakikatten başka bir yetkeye boyun eğmemizi yasaklayan iletisine bağlı kalmamız gerekiyor.

  • Künye: Alexandre Koyré – Platon Okumaya Giriş, Descartes Üzerine Konuşmalar, çeviren: Kurtuluş Dinçer, Pharmakon Yayınevi, felsefe, 219 sayfa, 2020

Emmanuel Levinas – Tanrı, Ölüm ve Zaman (2021)

‘Tanrı, Ölüm ve Zaman’, çağdaş fenomenolojiye etik alanında getirdiği yorumla dikkat çekmiş düşünür Emmanuel Levinas’ın 1975-76 akademik yılında Sorbonne Üniversitesi’nde vermiş olduğu; “Tanrı”, “ölüm” ve “zaman”  kavramları etrafında şekillenen derslerinden oluşuyor.

Düşünür bu derslerinde, Aristoteles, Platon, Kant, Hegel, Bergson gibi, felsefe tarihinin önde gelen figürlerini yeni bir okumaya tabi tutuyor.

Fakat dersleri asıl ilgi çekici kılan husus, Heidegger’in ‘Varlık ve Zaman’ adlı yapıtıyla bir hesaplaşmaya girişmesi.

Levinas ilk elden, Heidegger’in, nesnel zaman anlayışına getirdiği eleştiriler ile varoluşun kendine özgü zamansallığını bireyin ölümlülük koşuluyla yakın ilişki içinde ele alışını takdir ediyor.

Öte yandan Levinas, Heidegger’i, varlık, ölüm ve zaman gibi kavramları çözümlerken, temel varlık tasarısı içinde kaldığı için de eleştiriyor.

  • Künye: Emmanuel Levinas – Tanrı, Ölüm ve Zaman, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, felsefe, 238 sayfa, 2021

Slavoj Žižek, Frank Ruda ve Agon Hamza – Marx Okumak (2021)

Genelde Hegel eleştirisi üzerinden Marx anlaşılmaya çalışılır.

Bu kitap ise, bunun tam tersini yaparak Marx’tan başlayıp ardından Hegel’e dönüyor.

Günümüzün önemli düşünürlerinden Slavoj Žižek, Frank Ruda ve Agon Hamza, Marx’ı yeni bir özgürleşme siyasetine zemin sunabilecek tarzda yeniden yorumluyorlar.

Çalışma, kapitalizmin içinde bulunduğu krize farklı bir yaklaşım getiren yaratıcı ve deneysel bir okuma sunmasıyla özellikle dikkat çekiyor.

Burada Marx hem Platoncu, hem Kartezyen hem de Hegelci bağlamda derinlemesine tartışılıyor.

  • Künye: Slavoj Žižek, Frank Ruda ve Agon Hamza – Marx Okumak, çeviren: Barış Engin Aksoy, Kolektif Kitap, siyaset, 169 sayfa, 2021

Abdullah Eryiğit – Yasa-Üstü İnsan (2021)

Yalnızca Raskolnikov değil, kurtarıcılar, tiranlar ve diktatörler de yasayı aşmayı arzular.

Abdullah Eryiğit, Batı tarihinde uzun bir yolculuğa çıkarak insanın yasayla kurduğu ilişkide sınırları nasıl ve ne şekilde zorladığını gözler önüne seriyor.

“Platon’dan Agamben’e Yasa ve Hukuk İkileminde İnsan” alt başlığını taşıyan çalışma, yasaların genel, soyut ve kişilik dışı niteliği ile şahsi durumlar, istisnai koşullar ve hayat arasında kalan boşluktan hareket ediyor ve söz konusu yasal boşluğu incelemesinin merkezine oturtuyor.

Kitabın ilk bölümü, Roma’nın kuruluş miti ile başlıyor, ardından Batı medeniyetinin bir diğer mihenk taşı olan Antik Yunan’ın, yasa-üstü insan hakkında kendine özgü yaklaşımına odaklanıyor.

İkinci bölümde yasa-üstü insan kavramının antik dönemden modern döneme kadar nasıl ve ne ölçüde değiştiği inceleniyor ve bu bağlamda Cicero, Machiaevelli, Bodin ve Hobbes gibi düşünürlerin fikirleri bağlamında egemenin kim olduğu, kişiliği ve hukuk karşısındaki pozisyonu konularını tartışılıyor.

Kitabın üçüncü ve son bölümü ise, modern dönemde yasa-üstü insan kavramının nasıl dönüştüğünü odağına alıyor ve bunu yaparken de Hegel, Kierkegaard, Schmitt ve Agamben gibi dönemin öne çıkan filozoflarının konuyla ilgili fikirlerini serimliyor.

  • Künye: Abdullah Eryiğit – Yasa-Üstü İnsan: Platon’dan Agamben’e Yasa ve Hukuk İkileminde İnsan, Runik Kitap, hukuk, 224 sayfa, 2021

Søren Kierkegaard – İtirazlara Cevaben (2020)

Platon’un en ünlü diyaloglarından biri olan ‘Symposion (Şölen)’, aşk ve ahlak üzerine kült bir metindir.

Søren Kierkegaard’ın ‘İtirazlara Cevaben’ adlı bu kitabı ise, ‘Symposion’un mizahi uyarlaması.

Kierkegaard’ın bir içki masasında geçen metni, katılımcıların kadına ve evliliğe ilişkin sert yargılar ortaya koymalarıyla açılır ve böylece devam eder.

Kitabın ikinci bölümünde ise, Yargıç Vilhelm adındaki karakter söz almaya başlar ve ifade edilen yargılara yanıt vererek bunları birer birer çürütmeye koyuluyor.

Kitap aynı zamanda, Kierkegaard’ın 1845 yılında yayımlanmış olan ‘Stadier paa Livets Vej (Hayat Yolundaki Merhaleler)’ adlı eserinin ikinci bölümünü oluşturuyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bir kadının tüm sevimliliğini erkeği ikna etmek için tükettiğini görmek ne azaptır.”

“Sevdalanışın en yüce ifadesi, sevenin kendisini sevdiğinin karşısında bir hiç gibi hissetmesidir, ve bu karşılıklıdır, zira kendini bir şey gibi hissetmek sevdaya ters düşer.”

“Dediği şeye kendi de inanmayan bir rahibi dinlemek iğrençtir ama, makamına rağmen inanç sahibi olmayan bir evli erkek görmek daha da iğrençtir, ve daha da bir sarsıcıdır.”

“Kırık sevda bir insana yeterlidir ama onu koparıp atacak olan, sevenin kendisi olacaksa, o vakit bunun yükü onun elinde iki tarafı keskin kılıç gibidir, sapı yoktur, ama yine de onu sımsıkı tutmak zorundadır; o vakit bu hareket haysiyet yönünden de aynen duygudaşlık yönünden olduğundaki kadar derin acı verir.”

  • Künye: Søren Kierkegaard – İtirazlara Cevaben: Evlilik Üzerine Muhtelif Gözlemler (Bir Kocanın Kaleminden), çeviren: Nur Beier, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 112 sayfa, 2020

Vincent Descombes – Platonculuk (2020)

Platonculuğun özlü bir tanımı ve tarihini sunduğu kadar, Platon’un suret ve ikiz, bir ve çok, aynı ve başka, oluş ve idealar teorisi gibi zorlu sorularına yanıt arayan özgün bir çalışma.

Vincent Descombes aynı zamanda, Platon’un ‘Kratylos’, ‘Parmenides’, ‘Sofist’, ‘Philebosk’ ve ‘Phaidon’ diyaloglarını derinlemesine inceleyerek Platon düşüncesini en ince ayrıntılarına kadar aydınlatıyor.

Kitap, üç bölümden oluşuyor.

İlk bölümde Platonculuğun tarihinden filozoflara göre Platonculuğa pek çok konu ele alınıyor.

İkinci bölüm, tümüyle Platoncu soruların yanıtlanmasına ayrılmış.

Üçüncü bölüm “oluş” ve “varlık derecesi” gibi Platoncu ayırımların, dördüncü ve son bölüm ise, “çok”, “birin sureti” ve “başkalık” gibi Platoncu argümanların sıkı bir sağlamasını yapıyor.

Platon, ‘Theaitetos’ adlı diyalogunda, “Hayret, felsefenin başlangıcıdır.” demişti.

Descombes’in çalışması ise, Batı düşüncesini derinden etkilemiş bu büyük filozofun sistemine daha yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Vincent Descombes – Platonculuk, çeviren: Murat Erşen, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 143 sayfa, 2020

Jacques Derrida – Platon’un Eczanesi (2016)

Platon’un Phaedros adlı diyaloğunu ören yapısal çerçeveyi irdeleyen bir metin.

Bunu ortaya koymak için özgün yöntemi dekonstrüksiyona başvuran Derrida’ya göre Platon kökeni ve ereği ararken aynı zamanda değerler ve kavramlar da yaratır.

Kitap, Derridacı bir bakışla hakikat ve değer sorunsalı üzerine yeniden düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Jacques Derrida – Platon’un Eczanesi, çeviren: Zeynep Direk, Alfa Yayınları

Yılmaz Murat Bilican – Babamın Defterleri (2020)

Gençlerin antik felsefeyi daha yakından tanımasını sağlayacak çok güzel bir kitap.

Yılmaz Murat Bilican’ın kaleme aldığı Özlem Deveci’nin resimleriyle zenginleşen çalışma, aklındaki sorulara yanıt arayan meraklı bir gencin, antik filozofların dünyasına yaptığı bir yolculuğu anlatıyor.

Ege, tozlu raflarda, babasına ait eski defterler bulur.

Bu defterlerde antik felsefe döneminden sekiz büyük filozofla yapılan söyleşiler yer almaktadır.

Ege de bu defterlerden yola çıkarak Thales, Heraklit, Parmenides, Protagoras, Sokrates, Platon, Aristoteles ve Epikuros’la tanışacak ve daha da önemlisi, hem o dönemin hem de günümüzün sorularına yanıt bulmaya çalışacaktır.

  • Künye: Yılmaz Murat Bilican – Babamın Defterleri: Filozoflarla Zamandışı Söyleşiler, resimleyen: Özlem Deveci, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 288 sayfa, 2020

Platon – Kriton (2020)

Sokrates, toplumun inandığı tanrılara saygı duymama, yeni tanrılar icat etme ve gençlerin ahlakını bozma suçlamasıyla mahkûm edilmiştir.

Artık cezanın infaz edilmesine çok az vakit kalmıştır.

Sokrates’in yakın dostu, varlıklı Kriton ise kendisini zindanda ziyaret eder ve O’nu son şans olarak kaçmaya ikna etmeye çalışır.

Sokrates ise, yurttaşlık görevi gereği bu teklifi reddeder ve bunun nedenlerini derli toplu bir şekilde gerekçelendirmeye koyulur.

Platon’un ilk dönem eserlerinden olan ‘Kriton’ diyalogu, Sokrates’in tezlerinden yola çıkarak yurttaş, yasalar, bireyin yasalarla karşılaşması, yasalara itaat, suç ve ceza gibi konular üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Diyalogun bir diğer özelliği de, Sokrates’in son anlarına dair önemli ayrıntılar barındırması.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Kötülüğe maruz kalan birinin bu kötülüğe misliyle karşılık vermesi, çoğunluğun da kabul ettiği gibi, hakkaniyetli mi olur, yoksa hakkaniyetsiz mi?”

“Asıl değer verilmesi gereken şey yaşamak değil, iyi yaşamaktır.”

“İnsan sahiden ya çocuk sahibi olmamalı ya da çocuklarını yetiştirip adam etmek için bütün zorluklara sonuna kadar göğüs germeli.”

“Çünkü ben akıl süzgecinden geçirip de en muteber saydığı düsturdan başkasına kulak asmayacak cinsten bir adamım; hem ilk defa şu an böyleyim de demiyorum, her zaman böyleyim ben.”

  • Künye: Platon – Kriton, çeviren: Eyüp Çoraklı ve Cana Vilken Çoraklı, Alfa Yayınları, felsefe, 96 sayfa, 2020

Gareth Southwell – Marx Bu İşe Ne Derdi? (2020)

Bana göre et yemek yanlış. Herkesin de öyle düşünmesi gerekmez mi?

Oy kullanmak için zahmet etmeye değer mi?

Üç beş ağaç için hapse girsem mi?

İşim inançlarımla çatışıyor. Ne yapmalıyım?

Ülkemin savaşa girmesini desteklemeli miyim?

Bu kitabın yazarı Gareth Southwell, siyaset teorisinin önde gelen isimlerinin fikirlerinden yola çıkarak bu ve bunun gibi sorulara yanıt veriyor.

Dünya bugün, biraz da sosyal medya ve internetin getirdiği imkânlar sayesinde daha politik bir yer haline geldi.

İşte eşitlik, özgürlük, güç ve otorite, haklar ve adalet başlıklı beş bölümden oluşan bu kitap da, bugün yaşadığımız politik ikilemlere Marx, Platon, Mill, Aristoteles, Hegel ve daha pek çok düşünürün nasıl çözüm getirebileceğini tartışıyor.

İyinin, görevin ne olduğuyla ilgili etik tavır almak; ayrıca devletle ilişkisi içinde bireyin gücü ve özgürlüğü, neyin adil ve hakça olduğu, servetin ve mülkiyetin nasıl dağıtılacağı gibi konular üzerine düşünmek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Gareth Southwell – Marx Bu İşe Ne Derdi?, çeviren: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2020