Levent Yaylagül – Sinema Toplum Siyaset (2018)

Levent Yaylagül bu kitabında, yüz yılı aşkın tarihi bulunan Türkiye sinemasını modern Türkiye tarihiyle iç içe okumaya girişiyor.

Kitapta,

  • Atatürkçülük ve milliyetçiliğin sinemaya etkileri,
  • Kürt sorununun Türkiye sinemasına yansımaları,
  • 27 Mayıs ve 12 Eylül dönemlerinde sinema,
  • Sinemada sansür ve aydın sorunu,
  • Türkiye sinemasındaki kurumsal tartışmalar,
  • Toplumun muhafazakârlaşması ve sanatta muhafazakârlaşma,
  • Ve bunun gibi pek çok konu tartışılıyor.

Türk sinemasında ortaya çıkan kuramsal tartışmalar ve özellikle ulusal sinema yaklaşımını ayrıntılı bir bakışla sorgulayan Yaylagül’ün çalışması, sinemayı tarihsel, toplumsal, siyasal, kültürel, teknolojik ve endüstriyel bir olgu olarak ele almasıyla, bu alanda temel bir kaynak olmaya aday.

  • Künye: Levent Yaylagül – Sinema Toplum Siyaset, Dipnot Yayınları, sinema, 280 sayfa, 2018

Kolektif – Feminizm Kitabı (2015)

Birinci ve ikinci dalga feminist hareketin Türkiye’nin yirminci yüzyıldaki macerasını serimleyen seçme metinlerden oluşan arşivlik bir eser.

Müslüman kadınların pratiklerinden Ermeni kadın hareketine, Cumhuriyet dönemindeki kadınların mücadelelerinden Kürt kadın hareketine ve LGBTI harekete, feminizmin bizdeki tarihsel dönüşüm ve devamlılığının derli toplu bir takibi, burada.

  • Künye: Kolektif – Feminizm Kitabı, hazırlayan: Hülya Osmanağaoğlu, Dipnot Kitabevi

Adrian McKinty – Soğuk Toprak (2018)

Biri yol kenarındaki hurda bir arabanın içine bırakılmış bir ceset.

İkincisi bir müzik öğretmeni, evinde alnından vurulmuş halde bulunmuş.

Üçüncüsü, genç bir kadın, ormanda bir ağaca asılı halde bulunmuş. Cinayetten ziyade bir intihar vakasını andırıyor.

‘Soğuk Toprak’, IRA ile İngiliz devleti arasındaki çatışmanın yoğun şekilde yaşandığı 1980’lerin başındaki İrlanda’da geçen sağlam bir roman.

İrlandalı yeni kuşak polisiye yazarlarının önde gelen kalemlerinden Adrian McKinty, ilk bakışta bir seri katilin işlediği izlenimi veren, fakat daha sonra ucu “çok önemli” kişilere ve yapılanmalara uzanan gizemli cinayetleri hikâye ediyor.

Başkahramanımız Dedektif Sean Duffy, ilk başlarda birbiriyle ilgisizmiş gibi görünen bu gizemli cinayetlerin izini sürmeye başlar.

Bir süre sonra Duffy, olayların göründüğü gibi olmadığını, siyasetin ve toplumun çürüdüğü bu dönemde, söz konusu cinayetlerin arkasında çok daha büyük yapılanların olduğuna dair güçlü ipuçlarına ulaşır.

Duffy, yaşamını tehlikeye atma pahasına bu cinayetlerin ardındaki gizemleri aydınlatmaya koyulur.

‘Soğuk Toprak’, ritmi her sayfada yükselen, sağlam bir polisiye.

  • Künye: Adrian McKinty – Soğuk Toprak, çeviren: İbrahim Yıldız ve Osman İşçi, Dipnot Yayınları, roman, 384 sayfa, 2018

Onur Bütün – Yedi Kat Yerin Altından Uğultular Geliyor (2015)

Türkiye maden işçilerinin en önemli deneyimlerinden olan, Yeraltı Maden-İş Sendikası’nın kapsamlı bir tarihi, bu kitapta.

Onur Bütün’ün, söyleşilerle desteklediği muazzam çalışması, sendika bünyesinde komite ve konseylerin nasıl kurulduğu ve işlediğinden işgal edilen ve yasadışı üretim yapan maden ocaklarında üretim sürecinin nasıl organize edildiğine, konuyu zengin bir çerçevede ele alıyor.

  • Künye: Onur Bütün – Yedi Kat Yerin Altından Uğultular Geliyor, Dipnot Yayınları

Alex Rosenberg – Bilim Felsefesi (2015)

Bilim felsefesine çağdaş, kapsamlı bir giriş olan bu kitap, alanın en iyilerinden.

Alex Rosenberg imzalı çalışma, bilimsel kuramların yapısından bilim felsefesinin güncel sorunlarına, bilimsel açıklamanın mahiyetinden bilimin doğasına, bilim ve görecelikten bilimde kuram inşasına ve bilimin nasıl temellendirilebileceğine, bu konuda aydınlanmak isteyen öğretmen ve öğrenciler için bir başucu kitabı.

  • Künye: Alex Rosenberg – Bilim Felsefesi, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları

Daniel G. Bates ve Amal Rassam – Ortadoğu Halkları ve Kültürleri (2018)

Yanı başımızda kadim bir coğrafya olan Ortadoğu hakkında neler biliyoruz?

Ülkenin Suriyeli göçmen ve sığınmacılarla imtihanına bakıldığında, neredeyse hiçbir şey!

Daniel Bates ve Amal Rassam imzalı bu nitelikli sosyal-antropolojik çalışma, Ortadoğu halkları ve kültürleri hakkında bir başucu kitabı olmaya aday.

Yazarlar Ortadoğu’yu din, kimlik, İslam kültürü, toplum düzeni, topluluk kimlikleri, etnik gruplar, tarım, değişen köy yaşamı, kent hayatı, kadınların toplumdaki yeri ve iktidarın yereldeki örgütlenme biçimleri gibi zengin perspektiflerden irdeliyor.

Ortadoğu’nun bugün içinde bulunduğu belli başlı sorunların da ele alındığı çalışmayı, bölge hakkında aydınlanmak isteyenlerin muhakkak okuması gerekiyor.

  • Künye: Daniel G. Bates ve Amal Rassam – Ortadoğu Halkları ve Kültürleri, çeviren: M. Barış Gümüşbaş, Dipnot Yayınları, sosyoloji, 392 sayfa, 2018

Costas Douzinas – İnsan Haklarının Sonu (2018)

Tarihsel olarak insan haklarına bakıldığında, eski zamanlardan bugüne bu idealin olağanüstü bir gelişme yaşadığı görülür.

Peki, gerçekte durum nasıl?

Bugün insan haklarının, bazı durumlarda geçmişte bile görülmemiş şekilde ihlal edildiğinin pek çok örneği var.

Costas Douzinas’ın bu önemli incelemesi, tam da bu paradoksu, hem tarihsel hem de kuramsal boyutlarıyla enine boyuna tartışmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

İnsanlık tarihinde doğal hukukun ortaya çıkması ve bu yönde verilen uzun mücadelelerle kitabına başlayan Douzinas, bu mücadeleler sonucunda kazanılan hakların birey ve toplumlar kadar hükümetleri de nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.

Yazar devamında da, 18. yüzyılda insan hakları idealinin ortaya çıkışını, bu durumun hukuk ve toplum ilişkisine getirdiği katkıları, hükümetlerin bu ideali bir yandan benimseyip öte yandan nasıl törpülediklerini değerlendiriyor.

Douzinas ayrıca, Kant, Burke, Hegel, Marx, Heidegger ve Sartre’ın fikirlerinden yola çıkarak insan haklarının felsefi dinamiklerini aydınlatıyor ve günümüzdeki insan hakları ihlallerinin nedenlerini de irdeleyerek, güçlü bir insan hakları yaklaşımının hukuki, siyasi ve ahlaki temellerinin neler olduğunu tartışıyor.

  • Künye. Costas Douzinas – İnsan Haklarının Sonu, çeviren: Kasım Akbaş ve Umre Deniz Tuna, Dipnot Yayınları, hukuk, 424 sayfa, 2018

Dominique Manotti – Firar (2018)

Yanılmayalım, kaderlerimiz artık birbirine bağlı. Eğer geçmişimizi kurtarmak için hep birlikte mücadele etmezsek bir kez daha kaybedeceğiz ve İtalya’nın mücadele tarihinden silinip gideceğiz.

Dominique Manotti’nin bu başarılı polisiye romanı, cezaevinden firar eden bir grup devrimcinin başından geçenleri ve hemen ardından gerçekleşen kanlı bir banka soygununu merkeze alarak İtalya yakın tarihinden kritik bir dönemi anlatıyor.

Banka soygunu, aslında İtalyan siyasi polisinin, yalnızca soyguna katılan devrimcilere değil, genel olarak İtalyan devrimci güçlerine yönelik büyük çaplı komplosunun ürünüdür.

Roman, bu tuzağa düşen Carlo’yu ve yoldaşlarının yaşadıklarını, soygunun arka planındaki gerçekleri ve İtalyan siyasi polisinin bizzat yönlendirdiği sivil faşist, paramiliter örgütleri; Fransa’da mülteci olarak yaşayan İtalyan devrimcileri arasında yürütülen tartışmalarla da harmanlayarak anlatıyor.

İtalya’nın yakın tarihinin, bir dönemin devrimci kuşağının nitelikli bir panoramasını sunan ve canlı karakterleriyle de dikkat çeken roman, bilhassa siyasi polisiye severlerin kaçırmayacağı türden.

  • Künye:  Dominique Manotti – Firar, çeviren: Hüseyin Saygılı, Dipnot Yayınları, 230 sayfa, 2018

Kolektif – Hakikatin Dârına Durmak: Alevilikte Kadın (2018)

Bilinenin aksine, Alevi toplumunda da kadın erkekle eşit değildir.

Eşitlik algısını yaratan asıl etken, Alevi inancında yer bulan eşitlik söyleminin, toplumsal ya da gündelik hayat pratiğinde de aynı şekilde devam ettiği yanılgısıdır.

Gerçek olan şudur ki, Sünni kesimlerdeki kadınlardan daha az ezilseler de, Alevi kadınları da toplumsal eşitsizlikten ve özgürlük yoksunluğundan ziyadesiyle nasibini almaktadır.

İşte bu çok önemli çalışma, eleştirel bir perspektifle konuya yaklaşan yazarların, Alevilikte kadın sorununu farklı yönleriyle irdeledikleri makalelerini bir araya getiriyor.

Yazarlar, “Bizde kadın-erkek yok, can var” mitinin, kadın özgürlüğü söz konusu olunca, özünde inançla toplumsal pratik arasındaki büyük uçurumu nasıl gizlediğini gözler önüne seriyor.

Kitap, yalnızca Alevi kadınları konusunda değil, genel olarak Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği alanında ve kadın sorunu konusunda yapılmış çalışmalara da önemli katkı sunuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Fatmagül Berktay, Ayfer Karakaya Stump, Gülsüm Depeli, Tahire Erman, Aylin Demir, Şehriban Kaya, Nimet Okan ve Kelime Ata.

  • Künye: Kolektif – Hakikatin Dârına Durmak: Alevilikte Kadın, hazırlayan: Bedriye Poyraz, Dipnot Yayınları, kadın, 190 sayfa, 2018

Joseph Schumpeter – Emperyalizmlerin Sosyolojisi (2018)

Joseph Schumpeter’in bu önemli çalışması, emperyalizmin tarihsel ve toplumsal dinamiklerini aydınlatıyor.

Emperyalizmin, güncel toplumsal, siyasi ve iktisadi şartlardan ziyade geçmiş zamanın üretim ilişkileriyle açıklanabilecek unsurlar üzerinde büyük rol oynadığını söyleyen Schumpeter, emperyalizmi ortaya çıkaran yaşamsal zorunlulukların kaybolması durumunda emperyalizmin de zamanla ortadan kalkması gerektiğini belirtiyor.

‘Emperyalizmin Sosyolojisi’, özellikle emperyalizmin taşıyıcısı olan toplumsal yapıların çökmesi halinde, emperyalizmin nasıl çözüldüğünü geniş kapsamda tartışmasıyla önemli.

  • Künye: Joseph Schumpeter – Emperyalizmlerin Sosyolojisi, çeviren: Cem Bico, Dipnot Yayınları, sosyoloji, 152 sayfa, 2018