Julianne Burton – Latin Amerika’da Sinema ve Toplumsal Değişim (2019)

Latin Amerika’da sinema, özellikle 1960’lı ve 70’li yıllarda devrimci mücadelenin bir parçası olarak toplumda önemli bir etkiye sahipti.

Julianne Burton’ın elimizdeki çalışması da, Yeni Latin Amerika Sineması olarak adlandırılan bu türü çok yönlü bir bakışla tartışıyor ve buradan yola çıkarak sinemanın dönemin Latin toplumu üzerindeki etkilerini inceliyor.

Doğrudan politik mücadelelerin ürünü olan, kendini Marksist-devrimci olarak tanımlayan Latin Amerika sineması hakkında bir referans kaynak olarak okunması gereken çalışmasında Burton, Sovyet devrimci sinemasıyla birlikte, dünya sinema tarihinde iz bırakan tek devrimci sinema olan bu sinemayı daha yakından tanımamıza vesile oluyor.

Kitap her şeyden önce, sinemanın insanların dünyaya bakışını ne denli kökten biçimde dönüştürdüğünü ve daha da önemlisi sinema ile siyaset ve toplum arasında ne denli sıkı bir ilişkinin bulunduğunu gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Julianne Burton – Latin Amerika’da Sinema ve Toplumsal Değişim, çeviren: Faik Onur Acar, Dipnot Yayınları, sinema, 400 sayfa, 2019

Kolektif – Halkla İlişkiler Üzerine (2009)

‘Halkla İlişkiler Üzerine’ başlıklı elimizdeki derleme, alanın yeri ve işlevine odaklanan disiplinlerarası yaklaşımları bir araya getiriyor.

Akademik bir çalışma alanı olarak halkla ilişkiler konusuna odaklanan kitap, Türkiye’de alanın kavranışına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Çalışmada, Türkiye’de halkla ilişkiler alanının mevcut durumu; halkla ilişkiler alanında en çok bilinen ve üzerine en çok söz söylenen iki-yönlü simetrik iletişimi temel alan mükemmellik teorisi; halkla ilişkilerde medyatikleşme ve profesyonelleşme konuları değerlendiriliyor.

  • Künye: Kolektif – Halkla İlişkiler Üzerine, derleyen: Fatih Keskin ve B. Pınar Özdemir, Dipnot Yayınları, inceleme, 302 sayfa

Hatice Çoban Keneş – Yeni Irkçılığın “Kirli” Ötekileri: Kürtler, Aleviler, Ermeniler (2015)

Belirsiz görünümler arkasına yerleşen ırkçılık ve ayrımcılık, sıradan insanın hayatında nasıl yer ediyor?

Eldeki sağlam çalışma, Balibar ve Wallerstein’ın kavramsallaştırdıkları şekliyle “yeni ırkçılık” söylemlerin dolaşıma girmesi ve yaygınlaştırılmasındaki merkezi rolü nedeniyle gazetelerden seçilen 6 haberin çerçevesini çizdiği yirmi derinlemesine görüşme üzerinden bu sorunun yanıtını arıyor.

Hatice Çoban Keneş, “muğlâk-belirsiz” görünümler arkasına yerleşen ve çoğu zaman satır aralarına gizlenen ırkçılığın ve ayrımcılığın medyayı bir şekilde takip eden “sıradan insanların” gündelik konuşmalarında yer etme biçimlerini ortaya koyarak yeni ırkçılığın perdesini aralıyor.

Kitapta,

  • Yeni ırkçılığın bileşenleri,
  • Milliyetçilikle ırkçılığın eklemlenmesi,
  • Etnik ayrımcılık ve ırkçılık,
  • Cinsiyetçilik ve ırkçılık,
  • Yeni ırkçılığın bir bileşeni olarak medya,
  • Ve izleyicinin yeni ırkçı söylemlerle ilişkilenmesinin yarattığı sorunlar gibi konular irdeleniyor.

Künye: Hatice Çoban Keneş – Yeni Irkçılığın “Kirli” Ötekileri: Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Dipnot Yayınları, siyaset, 224 sayfa, 2015

Kolektif – Yöntembilim Üzerine Antropolojik Okumalar (2015)

Boas’tan Malinowski’ye, Geertz’den Spiro’ya, 1980 sonrası antropoloji kuşağının önemli isimlerinin makalelerine yer veren bir derleme.

Kitapta,

  • Bilimde tarihsel yöntem-fiziksel yöntem tartışması,
  • Argonautlar araştırmasının konusu, yöntemi ve kapsamı
  • Antropoloji ve sömürgecilik,
  • Ötekinin antropolojideki temsilleri,
  • Kültürel görececilik ve antropolojinin geleceği,
  • Kültürel antropolojide pozitivizmin tehlikeleri,
  • Etnografik bütüncülük retoriği,
  • Postmodern etnografyayı kuramsallaştırmak,
  • Ve çok mevkili etnografyanın ortaya çıkışı gibi konular ele alınıyor.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Franz Boas, Bronislaw Malinowski, Diane Lewis, Johannes Fabian, Clifford Geertz, Melford E. Spiro, Paul B. Roscoe, Robert Aunger, Rober Thornton, Roger A. Berger ve George E. Marcus

Son dönemlerde Türkiye’deki üniversitelerde antropoloji bölümlerinin yavaş yavaş belirdiği görülüyor.

İşte bu derleme de, özellikle bu bölümlerde okuyan öğrenciler için bir başvuru kaynağı olarak hazırlanmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

  • Künye: Kolektif – Yöntembilim Üzerine Antropolojik Okumalar, hazırlayan: N. Serpil Altuntek, çeviren: Erdoğan Boz, Dipnot Yayınları, antropoloji, 414 sayfa, 2015

Bülent Batuman – Kentin Suretleri (2019)

Görsel kültür, kentsel politika ve toplumsal mücadeleler için ne ifade eder?

Bülent Batuman, görsel olanı mekânla buluşturuyor ve buradan yola çıkarak kente dair algılarımızın, başka bir deyişle kentsel tahayyülümüzün ne gibi bir siyasi nitelik taşıdığını irdeliyor.

Kent araştırmalarıyla kültürel çalışmaların bir bireşimi olan kitapta ele alının kimi konular şöyle:

  • Yurttaş kimliğinin kurulumunda başkent görsel temsilinin işlevi,
  • Devlet kontrolünde yurttaş yaratma projesinin parçası olarak görsel mekân temsilleri,
  • Politik eylemlilikte görsel mekân temsillerinin rolü,
  • Siyasal İslamın yükselişinin ve ona karşı muhalefetin özellikle kentsel mücadeleler içindeki yeri,
  • Görsel mekân temsillerinin, bugünün kentsel koşullarında toplumsal mücadele açısından önemi…

Batuman’ın çalışması kent ve kent merkezli toplumsal muhalefet üzerine yeniden düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Bülent Batuman – Kentin Suretleri: Mekân ve Görsel Politika, Dipnot Yayınları, kent çalışmaları, 212 sayfa, 2019

Pattrice Jones – Artçı Şok (2019)

Şiddetin yarattığı travmalarla nasıl başa çıkabiliriz?

Pattrice Jones’un bu kapsamlı çalışması, bu travmalarla nasıl yüzleşileceğini, bunların etkilerini nasıl azaltabileceğimizi anlatıyor.

Bu travmalarla yüzleşme sürecinde, kişilere “Bir nesne değil de süreç, bir isim değil de bir fiil” olarak yaklaşmanın çok önemli olduğunu belirten Jones’un çalışması, travmatik deneyimler yaşayanlar kadar bu deneyimleri yaşayanlara el uzatanlara, kendi cephesinden bu dünyada insanlara da hayvanlara da yönelen dehşeti en aza indirmek için mücadele eden herkese hitap ediyor.

Jones, okurunu, travmalardan kaçmak, onları ötelemek yerine, en başta onlarla yüzleşmeye davet ediyor.

  • Künye: Pattrice Jones – Artçı Şok: Şiddet Dolu Bir Dünyada Travmayla Baş Edebilmek, çeviren: Mehmet Emin Boyacıoğlu, Dipnot Yayınları, psikoloji, 283 sayfa, 2019

Uta Loeckx – Dil Hakkı (2019)

Uta Loeckx’in bu kitabı, dil hakkı ve çokdilli yaşam konusu üzerine temel bir eser.

Resmi olarak da tanınan üç geleneksel dilin konuşulduğu Belçika ile dört dilin konuşulduğu İsviçre örneklerinden yola çıkarak Loeckx, bu iki ülkenin dil sorununun çözümü konusunda bugün bize neler sunabileceğini tartışıyor.

İki ülkenin uyguladığı çözümler sayesinde, farklı dil gruplarının barış içinde bir arada yaşayabildiğini gösteren Loeckx, dil hakkına ilişkin bu iki ülkede sürdürülen hukuki tartışmaların ve yasal düzenlemelerin tarihi seyrini enine boyuna izliyor.

Loeckx bunun yanı sıra, dil hakkının toplumsal hayatın farklı alanlarında nasıl hayata geçirildiğini de örnekler eşliğinde sunuyor.

Kitabın bir diğer katkısı da, bu konuları ele alırken Belçika ve İsviçre Federal Anayasaları ile İsviçre’deki çokdilli kantonların (Bern, Waadt, Graubünden ve Freiburg) anayasalarını da incelemesi.

  • Künye: Uta Loeckx – Dil Hakkı: Azınlık Dilleri ve Çokdilli Yaşam, çeviren: Yakup Coşar, Dipnot Yayınları, dil, 272 sayfa, 2019

Kolektif – Eleştirel Feminizm Sözlüğü (2015)

Yaygın olarak benimsenmiş düşünme biçimini değiştirme amacıyla hazırlanan ‘Eleştirel Feminizm Sözlüğü’, cinsiyetler arasındaki egemenlik sorunsalını ve bunun sonuçlarını merkeze alıyor.

Toplumsal cinsiyet ilişkileri, lezbiyenlik, cinsellik, ev emeği, annelik ve fuhuş gibi, feminist teorinin ve politikanın başvurduğu birçok kavramı ele alan sözlüğün, konu hakkında var olan tartışmalara nitelikli bir katkı sunduğunu söylemeliyiz.

Kavramların kısa makalelerle ele alındığı sözlük, feminist düşünceyi ve feminist hareketi boydan boya kat eden teorik ve politik tartışmaları sergiliyor.

  • Künye: Kolektif – Eleştirel Feminizm Sözlüğü, hazırlayan: Helena Hirata, Françoise Laborie, Hélène Le Doaré ve Danièle Senotier, çeviren: Gülnur Acar Savran, Dipnot Yayınları, sözlük, 376 sayfa

Gülnur Acar Savran – Feminizm Yazıları (2018)

Türkiye’de feminist çalışmalar alanının önde gelen isimlerinden olan Gülnur Acar Savran, feminizmin güncel sorunlarını Dünya ve Türkiye ölçeğinde irdelediği kimi yazılarıyla karşımızda.

Kitapta,

  • AKP iktidarının aileye ve kadına bakışındaki sıkıntılar,
  • Neoliberal politikalar ve onların soyut eşitlik ve soyut evrenselci yaklaşımlarının feminizme yönelik tehditleri,
  • Muhafazakârlığın yükseldiği bir dönemde feminist bir perspektifin karşı karşıya kaldığı tehlikeler,
  • Muhafazakârlık çağında savunmacı bir cinsel politikanın barındırdığı olası çıkmazlar,
  • Kadın emeğini tehdit eden faktörler,
  • Kolektif bir feminist öznenin nesnel imkânları,
  • Patriyarka-kapitalizm ve yeniden üretim ilişkisi ile heteroseksizm-patriyarka ilişkisi,
  • Ve bunun gibi birçok konu tartışılıyor.

Feminist kuram ve politikanın güncel sorun ve tartışmaları hakkında aydınlanmak isteyenler, bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Gülnur Acar Savran – Feminizm Yazıları: Kuramdan Politikaya, Dipnot Yayınları, feminizm, 298 sayfa, 2018

Murray Bookchin – Geleceğin Devrimi (2015)

Şiddete başvurmayan devrim konusunda bir uzman olan Murray Bookchin’den, halk meclisleri ve doğrudan demokrasinin özgür bir toplumu inşa yolunda ne gibi imkânlar sunacağını tartışan denemeler.

Bu projeyi “Komünalizm” olarak adlandıran düşünür, bizi gezegenimize sahip çıkmaya çağırıyor.

Ursula K. Le Guin’in önsözüyle.

  • Künye: Murray Bookchin – Geleceğin Devrimi, çeviren: İbrahim Yıldız ve Soner Torlak, Dipnot Yayınları