Olivier de Marliave – Hadımların Dünyası (2015)

Bu çalışma Osmanlı’dan, Hindistan’dan, Mısır’dan, Mağrip’ten, İtalya’dan, Çin’den ve Rusya’dan geçerek, hadımlara ilişkin ilgi çekici ve aydınlatıcı bir dünya turu.

Oliver de Marliave, kimi zaman hükümdarların sağ kolları olmuş, kimi zaman orduların başına geçerek imparatorlukları yönetmiş tarihin büyük hadımlarının izini sürmekte.

  • Künye: Olivier de Marliave – Hadımların Dünyası, çeviren: Yasemin Kayacan, Doğan Kitap

Emrah Güler – Lost Başucu Kitabı (2009)

Emrah Güler ‘Lost Başucu Kitabı’nı, ünlü diziyle bir şekilde yolları kesişmiş ve bu bağı güçlendirmek için hangi internet sitelerini takip edeceğini, dizide hayati önemi olan geçmiş bilgileri nereden bulacağını merak eden izleyiciler için kaleme almış.

Güler, şimdiki zaman, geri dönüş ve gelecek öyküleriyle, Dharma Girişimi gibi adanın geçmiş mitolojisini kronolojik bir sıraya döküyor; dizinin yayınlanan tüm bölümlerini kısaca özetlerken, her birinin tarihi sahnesini, bölümün önemini ve bilgilerini sıralıyor; altı kategoride dizinin tüm karakterlerinin öykülerini, ada için önemlerini, isimlerinin nereden geldiğini ve karakterlere yönelik cevaplanmamış soruları sunuyor.

Güler ayrıca, dizinin gizemlerini ayrıntılı bir biçimde anlatıyor ve dizide sürekli karşılaşılan, öyküleri şekillendiren, dizi içerisinde göründüğünden daha fazla önemi olan temalardan da söz ediyor.

  • Künye: Emrah Güler – Lost Başucu Kitabı, Doğan Kitap, rehber, 294 sayfa

Can Gürses – Kırık Beyaz (2015)

Türkiye’nin bir iç savaşta debelendiği, 90’ların o yakıcı günlerinde, toprağından sökülüp atıldıktan sonra İstanbul’a göç eden bir genç kız: Kuzgun.

Kahramanımız için İstanbul acı bir durak olsa da, şehir Emek Sineması’nı, Çiçek Pasajı’nı, dostluğu, sevgiyi, Edip Cansever’i ve en çok da Zambak’ı, yani aşkı armağan etmesiyle, Kuzgun’un yaralarını tedavi eder.

  • Künye: Can Gürses – Kırık Beyaz, Doğan Kitap

Üstün Ergüder – Yükseköğretimin Fırtınalı Sularında (2015)

Yükseköğretim ve sivil toplum denince ilk akla gelen isimlerden olan Üstün Ergüder’den bir dönemin tanıklığı.

Yazar Boğaziçi Üniversitesi deneyimini merkeze alarak Türkiye’de yükseköğretim hayatı, üniversite yönetimi, akademik özgürlük, devlet-toplum-üniversite ilişkileri, küreselleşme ve yüksek eğitim konularını tartışmakta.

  • Künye: Üstün Ergüder – Yükseköğretimin Fırtınalı Sularında, Doğan Kitap

Hulûsi Turgut – 130 Günlük Kovalamaca (2009)

Hulûsi Turgut ‘130 Günlük Kovalamaca’da, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanma sürecini başından sonuna anlatıyor.

Turgut, Türkiye’nin sert çıkışı sonrasında Suriye’nin Öcalan’ı sınır dışı etmesi ve bundan yaklaşık beş ay sonra Öcalan’ın, ABD’lilerin yönettiği bir operasyonla Kenya’da yakalanıp Nairobi Havaalanı’nda Türk gizli servis elemanlarına teslim edilişinin öyküsünü, çok sayıda belge, bilgi ve fotoğraftan, o dönem görev yapan siyasî ve askeri aktörlerle yapılmış röportajlardan yararlanarak okuyucuya aktarıyor.

Turgut, bu gerilimli dönemin perde arkasında olup bitenleri, siyasî entrikaları, şantajları ve Öcalan’ı yakalamak için üç kıtada sürdürülen takibi, akıcı bir üslupla anlatıyor.

  • Künye: Hulûsi Turgut – 130 Günlük Kovalamaca, Doğan Kitap, siyaset, 318 sayfa

Güçlü Ildız – Beynimiz (2009)

Nöroloji uzmanı Dr. Güçlü Ildız, Türkiye’nin çeşitli illerinde uzman doktor olarak çalıştı.

Ildız, ‘Beynimiz’ başlıklı bu çalışmasında, vücut çalışma sistemlerinin nasıl bozulduğunu ve beynin bu bozulma sürecine olan etkisini irdeliyor; tedavi önerilerini anlaşılabilir bir üslupla sunuyor.

Dolayısıyla, beynin vücut üzerindeki onarıcı ve tahrip edici etkisi, stres altında gelişen hastalıklar ve genel tedavi ilkeleri, Ildız’ın bu kapsamlı çalışmasının asıl çerçevesini oluşturuyor.

Yazar, günümüz tıbbi uygulamalarının, hastalığı anlatmaktan çok, hastalığın yol açtığı sorunlara odaklandığını söylüyor.

Kendisine göre asıl önemli olan husus ise, hastalığın anlaşılmasıdır.

Böylece yazar, “Neden?” sorusundan başlayarak, göz ardı edilen tıbbi gerçekleri anlatıyor; tıbbi jargondan olabildiğince uzak durarak, tedavi konusunda neler yapılabileceğine dair önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Güçlü Ildız – Beynimiz, Doğan Kitap, sağlık, 265 sayfa

Marcel Danesi – Öpüşmenin Tarihi (2015)

Antropoloji profesörünün bakış açısıyla, öpüşmenin popüler kökenlerinden internet çağında öpüşmeye, iki âşığı bir araya getiren en samimi bağın renkli bir tarihi.

Marcel Danesi’nin çalışması, sembol, ritüel ve mitlerin yanı sıra, gerçek ve kurmaca hikâyeler ile filmlerde öpüşmenin nasıl tasvir edildiğini, öpücük imgelerinin ne olduğunu merak edenlere önerilir.

  • Künye: Marcel Danesi – Öpüşmenin Tarihi, çeviren: Özlem Karadağ, Doğan Kitap

Yılmaz Ulusoy – Önemsiyorum Öneriyorum (2009)

Türkiye’nin sayılı işadamlarından Yılmaz Ulusoy’la yapılan uzun soluklu bir söyleşinin ürünü olan ‘Önemsiyorum Öneriyorum’, kendisinin elli yıllık iş ve sosyal dünyasından ayrıntılar sunuyor.

Ulusoy, çocukluğundan beri not tutma alışkanlığı edindiğini söylüyor.

Söyleşiyi gerçekleştiren Nuri Dikeç’in de vurguladığı gibi bu alışkanlık Ulusoy’da, bir fikri beyan ederken notlarından yararlanmasının yanı sıra, görüşlerini belgelere, akademik makale ve raporlara dayandırmak gibi bir özellik de kazandırmış.

Ulusoy’un önemsediklerini, yaşadıklarını, öğrendiklerini ve deneyimlerini barındıran kitap, okuru, birçok konuya uzanan zengin bir sohbete davet ediyor.

  • Künye: Yılmaz Ulusoy – Önemsiyorum Öneriyorum, söyleşi: Nuri Dikeç, Doğan Kitap, söyleşi, 283 sayfa

Vefa Zat – Barmen (2009)

Vefa Zat en çok, rakı kültürü ve İstanbul’un eğlence hayatını konu alan eserleriyle bilinir.

Zat’ın bu kitabıysa, kendisinin İkinci Dünya Savaşı’ndan 12 Eylül’e uzanan anılarından, kişisel tanıklıklarından oluşuyor.

Zat’ın anıları, Samatya’da, küçük bir esnaf meyhanesinde miço olarak mesleğe başladığı dönemlerden, Hilton’da uzun yıllar süren barmenliğine uzanıyor.

Ayrıca yazarın, Jerry Lewis, Mısır Prensesi Elizabeth, Gönül Yazar, Orhan Boran, İsmet İnönü, Nadir Nadi, Çetin Altan, Benli Belkıs, Louis Armstrong ve Hrant Lusigyan gibi ünlü isimlere dair anıları da kitabı renkli kılan hususlardan biri.

Zat, okura, İstanbul’un gece hayatı ve içki kültürüne dair zengin, renkli ayrıntılar sunuyor.

  • Künye: Vefa Zat – Barmen, Doğan Kitap, anı, 238 sayfa

Doğan Şenocak – Doktorluk Sanatı (2018)

Prof. Dr. Doğan Şenocak’ı bilen bilir.

Kendisi çok, çok iyi bir doktordur.

Mesela, sizi muayene etmeden önce, artık bugünün doktorlarında pek göremediğimiz şekilde, iyice bir dinler, kendisinin tabiriyle, “hikâyenizi” öğrenir.

İyi bir dinleyicidir, muayenesi sohbetle, muhabbetle devam eder.

Bu muhabbetin içinde kitaplar vardır, sanat vardır ve hayatı güzel, anlamlı ve estetik kılan başkaca birçok şey daha vardır.

İşte Şenocak’ın, alt başlığı “Ars longa vita brevis…”, yani “Sanat uzun, hayat kısa…” olan bu kitabı da, tam da o güzel muhabbeti yazıya döken, doktorluğun neden yalnızca tıbbi bilgiden ibaret olmadığını, tamı tamına bir sanat olduğunu anlatan bir metin olmasıyla değerli.

Kitabını, tam de kendisine yakışır şekilde Hipokrat’ın özdeyişleriyle harmanlayan Şenocak, tıbbın neden bir sanat olduğunu ve tüm bir yaşamın bu sanatı öğrenmek için neden yetemeyeceğini, kendi doktorluk sürecinden edindiği deneyimlerle zenginleştirerek anlatıyor.

“Doğru doktorluk nasıl olmalı?” sorusunun yanıtını arayan her okurun ve söylemeye bile gerek yok, mesleğini bir sanat olarak icra etmek isteyen her hekimin okuması gereken bir yapıt.

  • Künye: Doğan Şenocak – Doktorluk Sanatı, Doğan Kitap, sağlık, 200 sayfa, 2018