Osman Müftüoğlu – Yaşam Reçeteleri (2008)

‘Yaşam Reçeteleri’, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun:

Kaliteli yaşam,

Güzel yaşlanmak,

Beden ve ruh dengesi,

Sağlığı korumak,

Kalp damar sistemi,

Bağışıklık sistemi,

İnsan metabolizması,

Sindirim sorunları,

Ve kanserden korunma gibi konularda verdiği reçetelerden oluşuyor.

Müftüoğlu’nun reçeteleri, yaşlanma sürecini etkilemeyi, yaşlanırken de sağlığı korumayı hedeflediği için, bu hedeflere varılmasını mümkün kılacak bir yaşam tarzı öngörüyor.

Müftüoğlu, insanların kaliteli yaşam tarzı seçmelerinin, ortalama yaşam süresinde de artış sağlayacağını belirtiyor.

  • Künye: Osman Müftüoğlu – Yaşam Reçeteleri, Doğan Kitap, sağlık, 240 sayfa

Mehmet Coral – Küçük Prens: Çöle Düşen Yıldız (2014)

Kendisi de bir uçma tutkunu olan Mehmet Coral bu biyografik romanında, Antoine de Saint-Exupéry’nin hayatını ve şaheseri ‘Küçük Prens’in hikâyesini anlatıyor.

Son uçuşunda uçağı denize çakıldığında 44 yaşında olan Exupéry, yaşadığı dönemde de tanınan bir yazardı.

Dünyanın her yerinde okunan, resimleri banknotlara basılan, uzayda keşfedilen yeni gökcisimlerine adı verilen ‘Küçük Prens’ adlı eseri ise, kuşkusuz bu ündeki başlıca etken.

Coral romanında, Exupéry’nin doğup büyüdüğü çevreyi, pilotluk yıllarını ve Exupéry’nin bir yazar olarak olağanüstü hayal gücünü ve kahramanı Küçük Prens’i yaratma sürecini aydınlatıyor.

  • Künye: Mehmet Coral – Küçük Prens: Çöle Düşen Yıldız, Doğan Kitap, roman, 289 sayfa

Engin Güner – Özal’lı Yıllarım (2014)

Engin Güner uzun yıllar, sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başdanışmanlığı ile özel kalem müdürlüğü görevlerini yürüttü.

Bu süreçte Türkiye ve dünyada birçok gelişmeye tanıklık eden Güner, anılarını elimizdeki kitapta bir araya getirmiş.

Güner çocukluk döneminden aktif siyaset hayatına uzanan anılarında,

Özal dönemindeki özelleştirme politikalarını,

Körfez krizinde yaşananları,

Özal’ı en çok üzen olayları,

Özal’ın Kürt sorunu konusundaki fikirleri ile bu sorunun çözümü konusunda ne düşündüğünü,

SSCB ve ABD gezilerinde Bush ve Gorbaçov’la aralarında yaşanan ilginç diyalogları

Ve Özal’ın ölümünün ardındaki gizemleri buna dair şüphelerini anlatıyor.

  • Künye: Engin Güner – Özal’lı Yıllarım, Doğan Kitap, anı, 284 sayfa

Gary Small ve Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (2017)

Psikiyatri alanında uzun yıllar çalışmış Gary Small’den, kariyeri boyunca karşılaştığı tuhaf hastalara ilişkin hem trajik hem de komik hikâyeler.

Akıl hastalıkları her zaman ilgi çekmiştir.

Ve burada yer alan hikâyeler de, gerçek oldukları halde okuru fazlasıyla şaşırtacak türden.

Kitapta karşımıza çıkan figürler yoksulluğun en alt tabakalarından dolar milyonerlerine uzanan çeşitlilikte.

Esrarengiz histerik körlük yaşayanlar,

Penisinin gün geçtikçe küçüldüğünü düşünenler,

Çifte hayat sürdürenler…

Small, bize bu ve bunun gibi pek çok gerçek hikâye anlatırken, aynı zamanda bir psikiyatrist olarak neler hissettiğini ve mesleki anlamda yaşadığı gelişimi de kayda alıyor.

Düşündürücü, hüzünlü, keyifli ve aydınlatıcı bir kitap…

  • Künye: Gary Small ve Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, çeviren: Duygu Akın, Doğan Kitap, 336 sayfa

Ayşe Emel ve Zeki Coşkun – Ben Duygu (2008)

Yakın bir zamanda aramızdan ayrılan Duygu Asena’nın anıları…

Kitap, Ayşe Emel ve Zeki Coşkun’un, Asena’nın sağlık sorunlarının baş gösterdiği Aralık 2003’ten Temmuz 2004’e dek, aralıklarla Asena’ya sordukları soruların cevaplarıyla oluşturuldu.

Kitapta, Asena’nın fotomodellikten Şirin takma adıyla köşe yazarlığına, aşk yüzünden işinden kovuluşundan meşhur Kadınca dergisinin doğuşuna, feminist çalışmalarından yazarlık serüvenine uzanan hayatından ayrıntılar sunuluyor.

“Kadınlar güçlü de olsalar acılarını severler; acılarını anlatırlar. Bende hiç böyle bir şey yoktur. Kedi koltukların altına kaçar; ben de öyleyim. Hiç kimseyle paylaşmam ve anlatmam. Hastalanırım ama grip oldum demekten bile hoşlanmam. Değil etrafa dert yanmak, sıkıntılarımı paylaşmaktan bile kaçınırım,” diyen Asena bu kitapta, kişisel dünyasından pek çok konuyu da okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Ayşe Emel ve Zeki Coşkun – Ben Duygu, Doğan Kitap, anı, 251 sayfa

 

Addie Johnson – Bahaneler Kitabı (2008)

Bahaneler, en basit anlamıyla, kişinin kötü davranışlar sergilediği ve bundan pişman olduğu ya da kendisine söyleneni yapmadığı zamanlarda başvurduğu bir savunma biçimidir denebilir.

Addie Johnson’ın bu eğlenceli kitabı ise, bazen sorumluluklarından kaçıp tembellik yapmak isteyenlere, daha iyi bahaneler uydurma konusunda alet edevat yardımı.

Johnson çok içten olduğu için şöyle diyor: “Arada sırada dürüstlük en iyi politikadır. Yine de buna fazla başvurmayın ve sadece işe yarayacağından emin olduğunuzda kullanın.”

Daha çok yalan söylemenin, kandırmanın, sosyal durumlarda ve aile içinde bahaneler uydurmanın, kısacası “kötülük” yapmanın “incelikleri”, bu kitapta.

  • Künye: Addie Johnson – Bahaneler Kitabı, çeviren: Filiz İnceoğlu Öztürk, Doğan Kitap, mizah, 138 sayfa

Yalım Eralp – Perdeyi Aralarken (2017)

Deneyimli diplomatlardan Yalım Eralp Dışişleri Bakanlığı’nda 1962 yılında çalışmaya başlayıp, Birleşmiş Milletler’den NATO’ya, AGİT’ten Amerika ve Hindistan’ın Türkiye Büyükelçiliklerine, dış politikada farklı görevler aldıktan sonra 2000 yılında emekli oldu.

Erdoğan’ın “Mon cher” diyerek küçümsediği ekolden gelen Eralp, “diplomasinin kurdu” tanımını fazlasıyla hak ediyor.

İşte Eralp’in anılarından oluşan bu kitap, Türk dış politikasının nitelikli bir fotoğrafını çekmesiyle önem arz ediyor.

Kitapta karşımıza çıkan bazı ilginç olaylar şöyle:

Doğan Güreş, görev süresinin uzatılmasını neden istedi?

Leyla Zana’nın Nobel Ödülü alması nasıl engellendi?

Tansu Çiller Kürt sorununun çözümünde neden şiddetten yana tavır aldı?

Kardak krizinin arkasındaki etkenler nelerdi?

Eralp, bu ve bunun gibi birçok gelişmeyi zengin ayrıntılarla harmanlayarak ele alıyor.

Eralp’in Türkiye’nin dış politikasındaki güncel durum hakkındaki fikirleri ile Türkiye dış politikasının geleceğine dair öngörüleri de, kitabı önemli kılan hususlardan.

Tüm diplomasi meraklılarına önerilir.

  • Künye: Yalım Eralp – Perdeyi Aralarken, Doğan Kitap, anı, 288 sayfa

John Sandford – Av Kuralları (2008)

1986 yılında Pulitzer Ödülü de kazanmış bir gazeteci olan Amerikalı yazar John Sandford, çağdaş polisiyenin önemli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Yazarın av temalı dizi romanlarının ilki, Türkçeye de çevirisi yapılan ‘Av Kuralları’ isimli bu kitap.

Roman, hem çok zeki genç bir avukat hem de bir katil olan Louis Vullion’un etrafında dönüyor.

Her cinayetinde, öldürdüğü kadınların üzerine notlar bırakan Vullion, asla tanıdığı birisini öldürmez, asla motif kullanmaz ve asla aynı düzenle hareket etmez.

Vullion’un peşine düşen isim olan ve yazarın ‘Gölge Avı’ndan aşina olduğumuz dedektif Lucas Davenport ise katilin kurallarına göre oynamaya karar verir.

  • Künye: John Sandford – Av Kuralları, çeviren: Boğaç Erkan, Doğan Kitap, roman, 456 sayfa

Frédéric Beigbeder – Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim? (2008)

‘Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim?’, Fransız yazar Frédéric Beigbeder’in ‘9.900’ romanındaki reklamcı başkahramanı Octave’ın yeniden okura göründüğü kitaplarından biri.

Octave bu sefer, bir model ajansı için çalışmaya başlar. Yapacağı iş de, dünyadaki güzel kadınların izini sürmesi ve sıradan kadınların olmak isteyeceği, örnek yüzler bulmaktır.

Hikâyenin mekânı, Octave’ın bu yeni işi için kadın yüzü bulmaya geldiği Moskova’dır.

Burada Lena adında bir kadına âşık olan Octave, verili ve dayatma güzellik anlayışının tüm kadınları tek tipleştirmekten, gençliği ve güzelliği sömürmekten başka bir anlama gelmediğini fark edecektir.

  • Künye: Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim?, Frédéric Beigbeder, çeviren: Mahmut Özışık, Doğan Kitap, roman, 199 sayfa

Maxime Chattam – Zamanın Kanı (2008)

Fransız polisiye roman yazarı Maxime Chattam’dan, iki farklı zamanı yaşayan kahramanlarının yaşadıklarını hikâye eden bir gerilim romanı.

Fransız Karşı Casusluk Örgütü (DST), Dr. Marion’a, anlaşılmaz bir nedenden dolayı yakın zamanda öleceğini bildirir. Marion bu nedenle Paris’ten ayrılmak ve ortadan kaybolmak zorundadır.

DST’nin adamları Dr. Marion’u, dini bir tarikatın yaşadığı Mont-Saint-Michel’e götürür. Fakat çok geçmeden, Dr. Marion burada da gözetlendiğini fark eder.

Bu tuhaf durumu çözmek için kolları sıvayan Dr. Marion, kendisini de bekleyen ölümün, 1928 yılında Kahire’de baş gösteren gizemli çocuk ölümleriyle çok benzer olduğunu, o zamanki çocuk ölümlerinin sebebinin ise ‘Binbir Gece Masalları’nda anlatılan korkunç Gûl olduğunu fark edecektir.

  • Künye: Zamanın Kanı, Maxime Chattam, çeviren: Ali Cevvat Akkoyunlu, Doğan Kitap, roman, 322 sayfa