Victoria Shepherd – Yürüyen Ceset Sendromu (2024)

“Ben aslında ölüyüm” demeye başlayan 19. yüzyıl İngilteresi kadınları, kemiklerinin camdan yapıldığını düşünen ve hareket etmekten korkar olan orta çağ Fransa kralı, Waterloo savaşının ardından akıl hastanelerinde pıtrak gibi çoğalan sahte Napoleon’lar…

Uzun yıllar BBC’ye radyo programları hazırlamış araştırmacı Victoria Shepherd, eski zamanlardan bu yana görünüp kaybolmuş ilginç hezeyanların üzerindeki sır perdesini aralıyor.

Akıl sağlığı tarihinin tuhaf kaprislerinin gülünç tesadüflerden çok daha fazlası olduğuna ışık tutuyor.

Yaygın delüzyonların esasında toplumların kaygılarına ve travmalarına açılan bir pencere olduğunu ustalıkla öykülüyor.

  • Künye: Victoria Shepherd – Yürüyen Ceset Sendromu: Hezeyanlar Tarihi, çeviren: Elif Zeynep Yıldırım, Okuyanus Yayınları, tarih, 404 sayfa, 2024

Robert A. Johnson – Neşenin Psikolojisi (2024)

Çağının en etkili hikâye anlatıcılarından Robert A. Johnson’ın trenine bir defa binen okuyucu, mitoloji ve psikolojiyi birbirine bağlayan tünellerden geçerek mitlerin modern insanın anlam arayışına nasıl katkıda bulunduğuna tanıklık eder.

Son durağa vardığında artık hayatı ve insan psikolojisini yeni mercekleriyle görecektir.

‘Neşenin Psikolojisi’, bu yolculuklardan biri.

Johnson, Dionysos’ta cisimleşmiş coşkunun doğasını ve Dionysos mitinin çeşitli yönlerini kullanarak neşenin kıymetini idrak etmemize yardımcı oluyor.

Modern hayatın tozlu raflara kaldırdığı bu kıymetli hissi kucaklamak düşüyor bizlere de.

  • Künye: Robert A. Johnson – Neşenin Psikolojisi, çeviren: Elif Zeynep Yıldırım, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 176 sayfa, 2024

Robert A. Johnson – Erkeklik Bilincinin Üç Aşaması (2023)

Bir erkek nasıl oluşur?

Böyle büyük soruların cevabını edebiyatta aramayı seven Robert A. Johnson, bu defa yüzünü Don Quixote, Hamlet ve Faust’a çeviriyor.

Erkeklik bilincinin oluşumunu safhalara ayırıyor ve her birini ayrı bir karakter üzerinden inceliyor.

Kültürden, gelenekten, psikoloji literatüründen ve kişisel gözlemlerinden damıttığı bilgelikle adına erkeklik denen şeyin doğum sancılarına kulak veriyor, bir keşif serüvenine çıkıyor.

  • Künye: Robert A. Johnson – Erkeklik Bilincinin Üç Aşaması, çeviren: Elif Zeynep Yıldırım, Okuyanus Yayınları, inceleme, 96 sayfa, 2023

William J. Bernstein – Kalabalıkların Hezeyanı (2023)

Yazar William Bernstein, bu ihtimamlı çalışmasında kalabalıkların kapıldığı hezeyanların zaman ve coğrafyadan bağımsız bir insanlık sabitesi olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

İnsan topluluklarının en olmadık fikirlerin peşinden sürüklenmesinin bir ahir zaman acayipliği olmadığını son 500 yıldan devşirdiği vakalarla ortaya koyarak, bu fenomenin kökenindeki biyolojik, evrimsel ve psikososyal mekanizmaları bir bir masaya yatırıyor.

Dünyanın sonunun geleceğine inanan ve kendi şehir devletlerini kurmaya girişen radikal Hristiyanlar, madrabaz bir demiryolu finansörüne milyonlarını kaptıran İngilizler, al renkli bir buzağının kıyamet alameti olduğunu düşünen Yahudiler…

‘Kalabalıkların Hezeyanı’, insanların kendini kandırma ve en olmadık şeylere inanma becerisini hafife almamak gerektiğini bize söyleyen, okuyucusunun hayret vitesini sayfalar boyunca yüksek tutmayı başaran, insana dair, insancıl bir eser.

Bernstein şöyle diyor:

“Hikâye anlatan maymunlarız biz. Yalan ya da yanlış olması fark etmez, yeteri kadar ilginç olan bir hikâye hakikati hemen her zaman sollayabilir.”

  • Künye: William J. Bernstein – Kalabalıkların Hezeyanı: Topluluklar Nasıl ve Niye Delirir?, çeviren: Elif Zeynep Yıldırım, Okuyanus Yayınları, inceleme, 544 sayfa, 2023

Marge Piercy – Benim Bedenim Benim Hayatım (2021)

Yalnızca kişisel değil toplumsal kurtuluşun anahtarı da feminizmdir.

Marge Piercy, işçi sınıfından gelen bir feminist olarak kendi gelişim serüvenini bizimle paylaşıyor.

Kendisini “sosyalist-anarşist-feminist” olarak tanımlayan ödüllü yazar Piercy, ‘Benim Hayatım, Benim Bedenim’ adını verdiği kitabında denemelerini, şiirlerini, anılarını, söyleşilerini, inişlerini çıkışlarını okurları için bir araya getiriyor.

Piercy, kişisel gelişim hikâyesinin yanı sıra, TV kültürünün artılarını eksilerini, bir yazarın hayatındaki ego danslarını, evsizleri ve ev kadınlarını, Allen Ginsberg’i ve Marilyn Monroe’yu, feminist ütopyaları, kurmacanın neden fizik olmadığını ve elbette ki şöhreti, seksi, parayı tartışıyor.

Kişisel olduğu kadar politik olan çalışma, okurlarını feminist ve politik aktivizmin derin kuyularına götürmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Marge Piercy – Benim Bedenim Benim Hayatım, çeviren: Elif Zeynep Yıldırım, Düşbaz Kitaplar, feminizm, 128 sayfa, 2021