Bruce A. McClelland – Vampirler ve Avcıları (2023)

Vampirin Batı edebi geleneğindeki yeri ve vampirleri doğuran Doğu Avrupa ortamındaki mitler üzerine çok iyi bir çalışma.

Bruce McClelland, konuyu Drakula’dan Van Helsing’e, vampirlerden vampir avcılarına, Aydınlanma’dan modern kültüre uzanarak anlatıyor.

Çalışma, türünün ilk örneği olması ve vampirden çok vampir avcısına odakanmasıyla dikkat çekiyor.

Vampir mitlerinin kökenlerine, bunların bugün bildiğimiz kültürel mitoslara dönüşmesine yakından bakmak isteyenler hem tarihsel bir çalışma hem de kültürel bir analiz olarak bu eseri kaçırmasın.

Kötülük mitini vampir kadar avcısında da arayan edebî ve tarihsel bu eser, bilim insanlarının ve folklor araştırmacılarının yanı sıra vampir edebiyatı ve popüler kültürüyle ilgilenen okurlara hitap ediyor.

  • Künye: Bruce A. McClelland – Vampirler ve Avcıları: Ölüyü Öldürmenin Kültürel Tarihi, çeviren: Enfal Erkan ve Mukadder Erkan, Fol Kitap, tarih, 312 sayfa, 2023

La Mettrie – Makine İnsan (2022)

 

On sekizinci yüzyılın ortalarında yayımlanan ‘Makine İnsan’, düşünce dünyamızı köklü şekilde dönüştüren kitaplardandır.

La Mettrie, bu felsefe klasiğinde, insanın varlığı ve eyleminin mekanik süreçlerle ilişkisini tartışıyor.

Kitap, isimsiz olarak yayımlanması ile birlikte öfkeli protestolara maruz kaldı. Yayıncısı, Kilise Meclisine çağrıldı: Kitabın bütün nüshaları yok edilmeli; yazarın kimliği ifşa edilmeli ve bir daha böyle bir ‘suç/günah’ işlemeyeceğine dair kutsal bir yemin içmeliydi.

Tabii ki her yasaklı kitap gibi, düşünce dünyamızı değiştirmesine hiçbir şey engel olamadı.

Neden mi?

Çünkü bağnazlığın silahları hakikati savunanları yok edebilirse de, hakikatin kendisini asla yok edemez.

‘Makine İnsan’ın içinden büyüdüğü felsefi tohum, Kartezyen ‘makine hayvan’ doktriniydi.

Descartes’a göre hayvanlar bilinçsiz birer otomattan ibaretti.

La Mettrie’ye göre ise insan bedeni yaylarını kendi kendine kuran bir makinedir.

  • Ruh sadece bizdeki düşünen parçayı adlandırmak için kullanılması gereken boş bir terimden ibarettir.
  • Dişliler yerine organlar, yaylar yerine eklemlerden yapılmış birer makine olabilir miyiz?
  • Duyumsamak, düşünmek, bilmek, iyiyi kötüden, maviyi sarıdan ayırt etmek, aslında sadece birer hayvan olmak değil midir?
  • Bütün bunlar bir maymun ya da papağan olmaktan daha çelişik şeyler midir?
  • Bunu kabullenmeye engel olan o ‘yüce ve kibirli insanlığımız’ olabilir mi? Sözcüklerin icadından ve dillerin bilgisinden önce insan neydi?
  • Peki ya ölümden sonra bu ‘makine’ye ne olacak?

Bu makinenin veya hayvanının ölümden sonra hemen bozulduğunu veya başka bir biçim aldığını asla söyleyemeyiz ona göre, çünkü bu konuda kesinlikle hiçbir şey bilmiyoruz.

Buna kederlenmek, benzerlerinin kabuklarını görüp de üzülen tırtıllarınki kadar saçma bir akıl yürütme değil midir?

Belki de birer kelebek olacağız, kim bilir.

Kaderimiz hakkında kökenimizden başka ne biliyoruz?

Kendimizi sonsuzlukta kaybetmenin âlemi yok.

Sonsuzluk hakkında en ufacık bir fikrimiz olsun diye yaratılmadık biz.

İnsanın varoluşunun sebebinin yine kendi varoluşunda olmadığını kim bilebilir?

  • Künye: La Mettrie – Makine İnsan, çeviren: Aslı Avcan ve Enfal Erkan, Fol Kitap, felsefe, 224 sayfa, 2022