Jack Holland — Mizojini (2026)

Jack Holland, bu eserinde kadın düşmanlığını insanlık tarihinin en eski ve en kalıcı önyargılarından biri olarak ele alıyor. ‘Mizojini: Dünyanın En Eski Önyargısı’ (‘A Brief History of Misogyny: The World’s Oldest Prejudice’), mizojininin yalnızca bireysel nefret biçimleriyle sınırlı olmadığını, aksine kültürel, dinsel, siyasal ve ekonomik yapılar tarafından sürekli yeniden üretildiğini gösteriyor.

Holland, antik uygarlıklardan başlayarak farklı coğrafyalarda kadınların sistematik biçimde nasıl ikincilleştirildiğini inceliyor. Dinsel metinler, mitolojiler ve felsefi gelenekler aracılığıyla kadınların aşağı konumda tanımlandığını ve bunun toplumsal normlara dönüştüğünü ortaya koyuyor. Bu tarihsel süreçte kadına yönelik şiddetin—kadın cinayetlerinden zorla evlendirmeye, cinsel istismardan beden denetimine kadar—nasıl meşrulaştırıldığını örneklerle açıklıyor.

Kitapta, Hindistan’da dul kadınların yakılması, kız çocuklarının öldürülmesi, kadın sünneti ve savaşlarda sistematik tecavüz gibi pratikler yalnızca geçmişe ait barbarlıklar olarak değil, günümüzde de farklı biçimlerde süren bir yapının parçaları olarak ele alınıyor. Holland’a göre mizojini, modernleşme, bilimsel ilerleme ve insan hakları söylemine rağmen ortadan kalkmamış; aksine biçim değiştirerek varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Eser, kadınların eşitlik mücadelesinin önündeki en büyük engellerden birinin bu derin köklü önyargı olduğunu vurguluyor. Mizojininin yalnızca kadınlara yönelik bir adaletsizlik değil, aynı zamanda toplumsal gelişmenin önünde duran yapısal bir sorun olduğunu ileri sürüyor. Bu yönüyle kitap, kadın-erkek eşitliğinin neden hâlâ tam anlamıyla gerçekleşmediğini anlamak için tarihsel ve eleştirel bir çerçeve sunuyor.

Jack Holland — Mizojini: Dünyanın En Eski Önyargısı (Kadından Nefretin Evrensel Tarihi)
Çeviren: Erdoğan Okyay • İmge Kitabevi
Tarih • 302 sayfa • 2026

Felix Huch – Beethoven’ın Yetkinlik Çağı (2010)

Felix Huch imzalı ‘Beethoven’ın Yetkinlik Çağı’, yazarın daha önce yayımlanan ve burada da yer verdiğimiz ‘Genç Beethoven’ eserinin devamı.

İkinci romanında, büyük müzisyen Ludwig van Beethoven’ın yetkinlik çağını anlatan Huch, Beethoven’ın önce Mozart sonra da Haydn’ın öğrencisi oluşunu; Fransız Devrimi’yle beraber gelen özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ideallerini özümsemiş ateşli bir devrimci haline gelişini ve beklenmedik bir anda içine düştüğü büyük yalnızlığı anlatıyor.

Roman, Beethoven’ın hayatını merkeze alırken, aynı zamanda çağın başka ünlülerini ve dönemin toplumsal olaylarını da kurguya yedirmeyi ihmal etmiyor.

  • Künye: Felix Huch – Beethoven’ın Yetkinlik Çağı, çeviren: Erdoğan Okyay, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, roman, 284 sayfa

Felix Huch – Genç Beethoven (2010)

‘Genç Beethoven’da Felix Huch, Ludwig van Beethoven’ın hayatının gençlik dönemlerini anlatıyor.

Beethoven’ın büyük zorluklarla çocukluğunu geçirdiği Bonn; önce Mozart sonra da Haydn’ın öğrencisi oluşu; Fransız Devrimi’yle beraber gelen özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ideallerini özümsemiş ateşli bir devrimci haline gelişi; beklenmedik bir anda içine düştüğü büyük yalnızlık, kitapta karşımıza çıkan Beethoven’ın sıradışı hayatından bazı ayrıntılar.

Yazar, yalnız Beethoven’ı değil, çağın başka ünlülerini ve dönemin toplumsal olaylarını da anlatarak, zengin bir esere imza atmış.

Akıcı üslubuyla da dikkat çeken roman, tarihin büyük müzik dehalarından birinin hayatının gençlik dönemini aralıyor.

Huch’un, Beethoven’ın hayatının ikinci bölümünü anlattığı ‘Beethoven’ın Yetkinlik Çağı’nın da, yakın bir zamanda yayımlanacağını belirtelim.

  • Künye: Felix Huch – Genç Beethoven, çeviren: Erdoğan Okyay, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, roman, 342 sayfa