Mona DeKoven Fishbane – İlişkilerin Nörobiyolojisi (2021)

Nihayet kadın erkek ilişkilerine kişisel gelişim değil de bilimsel bir gözle bakan bir kitapla karşı karşıyayız.

Çift ilişkileri hakkında bilimsel olarak bilinenlerle beynin işleyişine dair öğrendiklerimizi birleştiren Mona DeKoven Fishbane, çiftlerin psikolojik ve nörobiyolojik serüvenleri konusunda bizi aydınlatıyor.

Güncel nörobilimsel araştırma bulguları barındırmasıyla büyük önem arz eden çalışma, beynin ilişkilerimizi nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

Bunu yaparken pratik uygulama önerileri ve canlı vaka örnekleriyle de kitabını zenginleştiren Fishbane, özellikle çift terapisi alanında çalışan uzmanlara, uygulamalarını derinleştirip zenginleştirme olanağı sunuyor.

  • Künye: Mona DeKoven Fishbane – İlişkilerin Nörobiyolojisi; Beyni Bilerek Sevmek, çeviren: Fatma Arıcı Şahin, İbrahim Keklik, Duygu Dinçer ve Ahmet Abakay, İmge Kitabevi, bilim, 414 sayfa, 2021

Bekir Onur – Çocukluğun Coğrafyaları (2021)

Çocukluğun mekânı cennettir, keşke hep orada kalsaydık.

Bu kitap ise, coğrafyanın çocukluğu nasıl ele aldığını irdeliyor.

Şimdiye kadar çocukluk tarihi, çocuk kültürü ve çocuk gelişimi konularında önemli çalışmalara imza atmış Bekir Onur, bu sefer de coğrafyanın çocukları nasıl işlediğini, onlara nasıl baktığını irdeliyor.

Coğrafyacılar çocukluğun mekânsal bir olgu olduğunu vurgularlar.

Coğrafyanın çocukluk çalışmaları ev, okul, oyun alanı, mahalle, kent, ülke ölçeğinde başlar ve oradan iklim değişikliği, savaş, göç, ırk, toplumsal cinsiyet, yoksulluk gibi küresel olgulara kadar uzanır.

Onur da, coğrafyanın çocukluk çalışmalarını ayrıntılı bir şekilde inceleyerek Türkiye’de bu alanda ilk diyebileceğimiz bir çalışmaya imza atmış.

  • Künye: Bekir Onur – Çocukluğun Coğrafyaları, İmge Kitabevi, inceleme, 318 sayfa, 2021

Selcan Peksan – Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu (2021)

Günümüzde çalışma, bireysel anlamını ve toplumsal konumunu koruyor mu?

‘Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu’, sosyal teorilerde işin sonu fikrini kıyasıya tartışıyor ve bizi çalışmanın anlamı ve rolü üzerine düşünmeye davet ediyor.

Çalışmayı insanın kendini gerçekleştirmesi ve bireysel gelişimini beslemesi gerektiği kabulüyle yola çıkan Selcan Peksan, çalışmanın modern kapitalist toplumlarda ücret karşılığında yapılan bir “iş”e dönüşmesine itiraz ediyor.

Kitapta, çalışmanın antropolojik bir kategori olarak insan doğasına içkin bir faaliyet olup olmadığı, tarihsel süreçte çalışmanın anlamına ilişkin temel kırılma noktalarının hangileri olduğu, işi insan hayatının merkezine yerleştiren gelişmelerin neler olduğu, sosyal teorilerde çalışmaya yönelik eleştirilerin odak noktalarının neler olduğu ve işin ortadan kalktığı bir toplum tahayyülünün insanlığın geleceği için anlamlı bir yol sunup sunmadığı tartışılıyor.

‘Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu’, emek konusuna ilgi duyan tüm okurların severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: Selcan Peksan – Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu, İmge Kitabevi, inceleme, 358 sayfa, 2021

Sheila Margaret Pelizzon – Kadının Konumu Nasıl Değişti? (2021)

Toplumsal cinsiyet, yaygın bilinenin aksine feodalizmden ziyade kapitalizmin bir yapısal öğesidir.

Bunu bütün netliğiyle ortaya koyan Sheila Margaret Pelizzon’un çalışması, modern çağın ürettiği ataerkinin kadını nasıl ev kölesine dönüştürdüğünü gösteriyor.

Genel kanıya göre, ataerki kurumu feodalizmden kalma bir zihniyete aittir ve modern çağın başlamasıyla kadınlar özgürleşmiştir.

Pelizzon, Ortaçağ’da ve erken modern çağda Batı Avrupa’da kadının evlilik, aile, miras, çalışma hayatı ve kamusal alandaki konumunda meydana gelen değişimi inceleyerek bu tezin doğruluğunu araştırıyor.

Yazar, bundan çok daha farklı bir sonuca ulaşarak, toplumsal cinsiyet sorunuyla kapitalizm sorununun gerçekte nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor.

Modern çağın ürettiği ataerkinin, kadını aile ve toplum içinde tâbi bir konuma ittiğini belirten Pelizzon, ataerkinin, erkeklerin kapitalist düzene desteğini sağladığını, kadını ucuz işgücüne dönüştürdüğünü ve böylece sermaye birikimine destek olduğunu ispatlıyor.

Kitap bu yönüyle, kadınların evden çıkıp üretime katılmakla tâbi olma sorunlarının çözüleceği yolundaki görüşü de zayıflatıyor.

Kadının toplumsal konumunu tarihsel maddeci yöntemi ustaca kullanarak inceleyen Pelizzon’un çalışması, Ortaçağ ve erken modern Avrupa tarihçilerinin, tarihle ilgilenen sosyologların, çalışma ilişkilerini inceleyen tarihçilerin, toplumsal cinsiyet araştırmacılarının ve bütün tarih meraklılarının ilgisini çekecek türden.

  • Künye: Sheila Margaret Pelizzon – Kadının Konumu Nasıl Değişti?: Feodalizmden Kapitalizme, çeviren: İhsan Ercan Sadi ve Cem Somel, İmge Kitabevi, inceleme, 448 sayfa, 2020

Alphonse de Lamartine – Graziella (2016)

Romantik ekolün büyük üstadı Alphonse de Lamartine’den, Güney İtalya’da geçen trajik bir aşk hikâyesi.

Graziella, yayımlanmasının üzerinden uzun yıllar geçtiği halde, halen aşk ve sevgi üzerine yazılmış en güçlü yapıtlardan biri.

Romanın, balıkçıların yaşamını, örf ve adetlerinin yalınlığını ustaca tasvir etmesiyle belgesel bir değeri de var.

  • Künye: Alphonse de Lamartine – Graziella, çeviren: Nesrin Altınova, İmge Kitabevi

A. Raşit Kaya – İktidar Yumağı (2016)

Medya-Sermaye-Devlet üçgeni ekseninde, medyanın günümüz dünyasındaki yerini, niteliğini, gelişme dinamikleriyle birlikte tarihsel bir perspektifle irdeleyen sağlam bir inceleme.

Kamu yayıncılığının dinamikleri, sermayenin medya dünyasına girme sebepleri ve editoryal bağımsızlığın önündeki temel engelleri daha iyi kavramak isteyenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: A. Raşit Kaya – İktidar Yumağı, İmge Kitabevi

Cicero – Stoacıların Paradoksları (2016)

Kendisi de geç dönem Stoacılardan olan Cicero, bu kitabında Stoacı paradoksları geçmişle bağlantı kurarak ve hitabet sanatındaki maharetini ortaya koyarak irdeliyor.

Bunu yaparken tarih boyunca tartışılan, aynı zamanda ahlak felsefesinin de temel kavramları olan onur, erdem, mutluluk, eşitlik, özgürlük, kölelik, korku, bilgelik ve zenginlik gibi kavramlar arasında bir gezintiye çıkan Cicero, çok sade bir üslupla bizi hayatımız üzerine düşünmeye davet ediyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Arzunun açlığı ne giderilebilir ne de doyurulabilir. Böyle kişiler sadece sahip olduklarını artırma hırsıyla değil, onları kaybetme korkusuyla da sonsuz bir işkence içindedir.”

“Özgürlük, arzuladığın gibi yaşama gücüdür.”

“Tutkuların egemenliği sona erince, suçların bilincinden başka bir efendi doğar: Korku. Ne zavallı, ne feci bir kölelik!”

“Arzunun yol açtığı açlık hiçbir zaman ne giderilebilir ne de doyurulabilir. Böyle kişiler sadece sahip olduklarını arttırma hırsıyla değil, aynı zamanda onları kaybetme korkusuyla da kendilerine sürekli işkence ederler.”

  • Künye: Cicero – Stoacıların Paradoksları, çeviren: Serap Gül Kalaycıoğulları ve Ceyda Üstünel Keyinci, İmge Kitabevi

Ahmet Makal, Aziz Çelik ve M. Hakan Koçak – Sınıf, Sendika, Siyaset (2016)

Tek partili zamanlardan bugüne, Türkiye emek tarihinin bir kaydını tutan ve bunu da arşiv belgeleriyle zenginleştiren sağlam bir çalışma.

İşçi sınıfının oluşumundan sendikal örgütlenme çabalarına ve günümüzün neoliberal düzeninde sendikal hareketin durumuna dair pek çok analiz barındıran kitap, alan için referans nitelikte.

  • Künye: Ahmet Makal, Aziz Çelik ve M. Hakan Koçak – Sınıf, Sendika, Siyaset: Türkiye Emek Tarihinden Kesitler, İmge Kitabevi

Paul T. Mason ve Randi Kreger – Diken Üstünde Olmayı Bırakın (2016)

Sınır Kişilik Bozukluğu (SKB) teşhisi konmuş biriyle yakın ilişki içindeyken nelere dikkat etmeliyiz?

Bu soruya ayrıntılı bir yanıt veren çalışma, ilişkileri olumsuz etkileyen SKB davranışlarının öteki insanlarda uyandırdığı tepkileri anlamak ve bu tepkilerle başa çıkmak için zengin bir rehber.

  • Künye: Paul T. Mason ve Randi Kreger – Diken Üstünde Olmayı Bırakın, çeviren: Yavuz Alogan, İmge Kitabevi

Semih Keskil – Bunama ve Alzaymır Hakkında Her Şey (2016)

Çağın en çok korkulan hastalıklarından alzaymır konusunda her seviyeden okurun aydınlanabileceği bir rehber.

Yaşlılıkla bunamanın ilgisi, erken bunama, bunamanın nedenleri, bunama tanısının konulması, bunamanın seyri, bunamanın farklı tedavi yolları, alzaymır ile bunama arasındaki farklar ve buna benzer pek çok sorunun yanıtı, burada.

  • Künye: Semih Keskil – Bunama ve Alzaymır Hakkında Her Şey, İmge Yayınları