Tayfun Atay — Şempanzelerden Peygamberlere (2026)

Antropoloji, peygamberler kadar şempanzelerden de öğreneceklerimiz vardır iddiasıyla ortaya çıkan bir bilimsel, düşünsel disiplindir.

Tayfun Atay’ın ‘Şempanzelerden Peygamberlere’ adlı eseri, insanı sabit ve “doğal” bir varlık olarak kabul eden alışıldık bakışı sarsarak, onun sürekli kurulan ve dönüşen bir süreç olduğunu gösteren kapsamlı bir antropoloji yolculuğu sunuyor. Kitap, insanı anlamanın yalnızca kendimize bakmakla değil, “öteki”nin dünyasına girerek, onu deneyimleyerek ve bu süreçte kendimizi yeniden kurarak mümkün olduğunu savunuyor.

Eser, antropolojiyi kuru bir akademik disiplin olmaktan çıkarıp, zihinsel bir sarsıntı ve farkındalık alanı haline getiriyor. İlk bölümlerden itibaren okuru etnosantrizmden uzaklaştırarak kültürel görelilik fikrine davet ediyor: Hiçbir kültür mutlak ölçü değildir, insan ancak karşılaştırma ve bütüncül bakışla anlaşılabilir. Bu yaklaşım, kitabın omurgasını oluşturuyor diyebiliriz.

Atay, insanın “birincil doğasının” aslında kültür olduğunu ileri sürerek, biyoloji ile kültür arasındaki karmaşık ilişkiyi tartışıyor. Şempanzelerden başlayarak insanın evrimsel serüvenini izlerken, onu “çıplak maymun” olarak tanımlayan indirgemeci yaklaşımları eleştiriyor; insanın biyolojik olduğu kadar simgesel, kültürel ve tarihsel bir varlık olduğunu vurguluyor. Bu çizgi, evrim tartışmalarından yaratılışçılığa kadar uzanan geniş bir düşünsel alanı kapsıyor.

Kitapta mağaradan günümüz tüketim toplumuna uzanan dönüşüm, yalnızca teknolojik ilerleme olarak değil, aynı zamanda doğayla kurulan ilişkinin kırılması ve yeniden kurulması olarak ele alınıyor. Tarım devriminden endüstrileşmeye, küreselleşmeden çevresel yıkıma kadar uzanan süreçte insanın dünyayı dönüştürürken kendini de dönüştürdüğü gösteriliyor.

Ekonomiden siyasete, akrabalık ilişkilerinden dine, cinsiyet ve kimlik tartışmalarından antropoloji kuramlarına kadar uzanan bölümler, insan yaşamının tüm boyutlarını birbirine bağlı bir bütün içinde ele alıyor. Din, yalnızca inanç sistemi olarak değil, bilinmeyenle kurulan anlam ilişkisi; cinsiyet ise biyolojik bir veri değil, kültürel olarak kurulan bir yapı olarak yeniden yorumlanıyor.

‘Şempanzelerden Peygamberlere’, kesin cevaplar vermekten çok doğru sorular sormayı öğreten, insanın hem doğa hem kültür içindeki yerini sorgulayan bir düşünme pratiği öneriyor. Atay’ın yaklaşımıyla antropoloji, dünyayı anlamanın ötesinde, onu farklı gözlerle yeniden görmeyi mümkün kılan dönüştürücü bir deneyime dönüşüyor.

Tayfun Atay — Şempanzelerden Peygamberlere: Meraklısı İçin Antropoloji Notları
• Fol Kitap
Antropoloji • 840 sayfa • 2026

Kolektif – Cumhuriyetin 100. Yılında Sosyal Bilimler (2024)

Bu kitapta on beş farklı disiplin üzerinden Türkiye’nin sosyal bilimler tarihini ve birikimini ortaya koyabilmek amacıyla alanına katkı sunmuş isimlerle söyleşiler gerçekleştirilmiş.

Her bir söyleşide, konuşulan disiplinin kuruluş sürecine, gelişim dinamiklerine ve bugünkü ve yakın gelecekteki durumuna odaklanılmış.

Bilimin büyük ölçüde birikimli değil kesintili bir şekilde ilerlediği, bu nedenle ortaya çıkan kuramsal boşlukların geçmişten gelen birikime bağlı olarak değil genellikle farklı tarihsel ve toplumsal koşulların ürünü olan ithal kuramlarla doldurulduğu ülkemizde sosyal bilimlerin ve tek tek disiplinlerin tarihini araştırmak, bilimsel bilginin birikimi için en acil gerekliliklerden biri olarak karşımızda duruyor.

Kitap, Türkiye’de sosyal bilimlerin tarihini olabildiğince uzun erimli ve geniş kapsamlı bir şekilde, belli başlı boyutlarıyla ortaya koyuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Ahmet İnam, Ahmet Makal, Bahattin Akşit, Birgül Ayman Güler, Feridun Emecen, Fethi Gedikli, Hüseyin Bağcı, İlhan Tekeli, İlter Turan, Korkut Boratav, Mehmed Said Hatiboğlu, Mehmet Yüce, Ömer Torlak, Ruşen Keleş, Tayfun Atay.

  • Künye: Kolektif – Cumhuriyetin 100. Yılında Sosyal Bilimler, editör: Oğuzhan Koca, Kaan Akman, İmge Kitabevi, inceleme, 352 sayfa, 2024

Tayfun Atay – Parti, Cemaat, Tarikat (2017)

2002’de AKP iktidara geldiğinde, o günlerden şimdinin en hafif tabiriyle “tedirgin” günlerine geleceğimizi kimse hayal etmemişti.

Toplumsal ayrışmanın ve kutuplaşmanın, Türkiye tarihinde eşi görülmemiş bir boyuta ulaşmasından bahsediyoruz.

Oysaki AKP liberal, demokratik ve özgürlükçü vaatlerle iktidara gelmişti.

İşte, sosyal antropoloji alanındaki önemli katkılarıyla bildiğimiz Tayfun Atay’ın elimizdeki kitabı, AKP’nin söz konusu dönüşümünün nitelikli bir panoramasını sunmasıyla önemli bir rol üstlenmekte.

Alt başlığı, ‘2000’ler Türkiye’sinin Dinbaz-Politik Seyir Defteri’ olan kitap, siyasal İslamın laik Türkiye’deki serencamını, iyi düşünülmüş ayrıntılar ve dozu da gayet iyi ayarlanmış eleştirel bir perspektifle izliyor.

Ülkenin son on beş yılda yaşadığı dönüşümleri kültür, kimlik ve yaşam biçimi bağlamında irdeleyen sağlam bir kitap.

  • Künye: Tayfun Atay – Parti, Cemaat, Tarikat, Can Yayınları, siyaset, 200 sayfa