Kolektif – “Uluslararası” Kavramını Yeniden Düşünmek (2017)

“Uluslararası” kavramını yalnızca Uluslararası İlişkiler disiplini bağlamında değil sosyal bilimler ve bölge çalışmaları gibi disiplinlerin perspektifinden de irdeleyen, ayrıca bu konuda Batı literatüründe ortaya konmuş güncel yaklaşımları Türkiye’ye aktaran özgün bir çalışma.

Kitapta,

  • Uluslararası İlişkiler disiplininde Transnasyonalizm düşüncesinin doğuşu,
  • Uluslararası düzende büyük birer kırılma deneyimi olarak Rakka ve Rojava,
  • Türkiye dış politikasının toplumsal ve tarihsel kökenleri,
  • Dış politikanın ve uluslararası ilişkilerin tarihsel sosyolojisi,
  • Ve uluslararası kavramına yöntemsel yaklaşımlar gibi, alan açısından önemli konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Ceren Ergenç, Derya Göçer Akder, Funda Hülagü, Besim Can Zırh, Veysel Tekdal, Cemil Boyraz, Clemens Hoffman, Can Cemgil, Nurten Çevik, Ali Bilgiç, Sırma Altun Küçükarslan, Kübra Oğuz, Burak Erdinç, Duygu Toprak ve Zeynep Tuba Sungur.

  • Künye: Kolektif – “Uluslararası” Kavramını Yeniden Düşünmek, derleyen: Ceren Ergenç ve Derya Göçer Akder, Heretik Yayıncılık, siyaset bilimi, 262 sayfa

George Herbert Mead – Zihin, Benlik ve Toplum (2017)

George Herbert Mead’in sosyal bilimler ve felsefe alanlarında bir klasik olarak kabul edilen ‘Zihin, Benlik ve Toplum’unun yayımlanışının üzerinden seksen yılı aşkın zaman geçti.

Mead’in sosyal psikoloji üzerine, Chicago Üniversitesi’nde 1927-1928 yıllarında verdiği bu derslerin, hem bu alan için kurucu nitelikte tabir edilen metinler hem de klasik sosyolojinin ayrılmaz parçası olan pragmatizmin itici gücü olarak kabul edildiğini belirtelim.

Mead’in derslerinden tutulan notlardan oluşan çalışmada irdelenen kimi konular şöyle:

  • Sosyal psikoloji ve davranışçılık,
  • Davranışçılık açısından tavır ve jestler,
  • Taklit ve dilin kökeni,
  • Düşünce, iletişim ve anlamlı sembol,
  • Anlam,
  • Tümellik,
  • Zihin ve sembol,
  • Zihnin çevreyle ilişkisi,
  • Benliğin doğuşu,
  • Toplumsal sürecin bireysel içe aktarımı,
  • Toplumsal ortamda benliğin gerçekleştirilmesi,
  • İnsanlar toplumunun temeli,
  • Toplumsal kurumlarla düşünce ve iletişimin işlevleri,
  • Sempatinin doğası,
  • Toplumsal örgütlenmede mantık ve kişiliğin işlevleri,
  • İdeal toplumun gelişimine yönelik umutlar ve engeller…

Mead’e göre toplum, sunduğu sembolik evren ve bilhassa dil üzerinden, insanların fiziki nesnelerle kurduğu ilişki üzerinde bile etkili olur.

  • Künye: George Herbert Mead – Zihin, Benlik ve Toplum, çeviren: Yeşim Erdem, Heretik Yayıncılık, psikoloji, 334 sayfa

Joss Sheldon – Küçük Ses (2017)

Joss Sheldon’ın yayımlandığında ilgiyle karşılanan romanı ‘Küçük Ses’, artık Türkçede.

‘Küçük Ses’, kendini bulmaya çalışırken toplumun değer ve tutumlarına toslayan Yew Shodkin’in trajik ve gerçekçi hikâyesini sunuyor.

Shodkin, yönünü başka insanlar olmadan tayin etmeye çalışır ve böylece olabildiğince herkesten uzak bir yaşam sürmeye gayret eder.

Fakat toplum ve sistemin gereklilikleri, dayatmaları, her seferinde onu çekildiği yerden koparıp alır.

Shodkin’in trajedisi, kendisi olmaya çalışırken sürekli ve sürekli toplumsal normların dayatmasıyla istemediği kişiye, kişilere dönüşmektir.

Ve bu trajedi, kısırdöngü gibi kahramanımızın hayatını kuşatmaya başlar.

Sheldon, Shodkin karakteri üzerinden modern bireyin uçurumlarına doğru yol alıyor.

Okunması elzem bir roman.

  • Künye: Joss Sheldon – Küçük Ses, çeviren: Duygu Toprak, Heretik Yayıncılık, roman, 192 sayfa

Erving Goffman – Etkileşim Ritüelleri: Yüz Yüze Davranış Üzerine Denemeler (2017)

Erving Goffman’ın ‘Etkileşim Ritüelleri’, bundan tamı tamına 50 yıl önce, duygular sosyolojisinin henüz ortaya çıkmadığı bir dönemde yazıldı.

Yazarının birebir gözlemleri ve ufuk açıcı yorumlarıyla öne çıkan çalışma, insanlar arasında bakışlar, jestler, mimikler, duruşlar ve sözlü ifadeler üzerinden ilerleyen yüz yüze davranışları inceliyor.

Yayımlandığı yıllarda yankı uyandıran kitabında Goffman, başkalarıyla bir arada olduğumuz esnada ortaya koyduğumuz davranışların sosyolojisini kuruyor.

Kitap, toplumsal örgütlenmeyi ana gündem olarak belirliyor, fakat bunu kişilerin birbiriyle karşılaşmaları ve bundan kaynaklı etkileşim pratikleriyle açıklıyor.

Çalışmanın en özgün katkısı da budur diyebiliriz.

Kitabın asıl ilgi çeken bölümü ise, Goffman’ın Nevada’da bir kumarhanedeki gözlemleri üzerinden kimi davranış pratiklerini irdelemesi.

Yazar, çok ilginç ayrıntılardan yola çıkarak kumarı, benliğin sunulduğu önemli bir karşılaşma türü olarak ele alıp yorumluyor.

Daha sonra bu alanda yapılacak araştırmalar için önemli bir başlangıç oluşturmuş bu kült kitap, benliği hem kırılgan hem de yetkin bir yapı olarak ele alması ve etkileşim ritüellerinin bireyi kişisel ve toplumsal olarak nasıl yeniden ve yeniden inşa ettiğini gözler önüne sermesiyle değerli ve önemli.

  • Künye: Erving Goffman – Etkileşim Ritüelleri: Yüz Yüze Davranış Üzerine Denemeler, çeviren: Adem Bölükbaşı, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 302 sayfa

Eugen Weber – Köylülerden Fransızlara: Fransa Kırsalının Modernleşmesi, 1870-1914 (2017)

Fransa’da 1789 Devrimi’nden sonra modern ulus devlet ve Fransız kimliği hangi aşamalardan geçerek oluştu?

Eugen Weber’in yalnızca Fransa değil, genel olarak Avrupa kıtasında modern devletin inşa süreçleri hakkındaki bu harikulade eseri, alan açısından altın değerinde.

Yazar burada, Fransız kimliğinin oluşumunda, 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra zorunlu eğitim, mecburi askerlik hizmetleri, kitle iletişim araçlarının kırsala girişinin etkili olduğunu kapsamlı bir şekilde gözler önüne sermekte.

Kitapta,

  • Paris Fransızcasının taşrada egemen oluşundan sonra, burada konuşulan farklı dillerin nasıl arka plana itildiği,
  • Fransa’da liberal merkez egemenliğinin, ulusal aidiyetle nasıl iç içe geçtiği,
  • Bu durumun taşrayı hem coğrafi hem de siyasi anlamda nasıl merkeze bağladığı,
  • Ve barbar, vahşi olarak görülen yerli halkların, bir nevi sömürgeleştirmeyle “uygarlığa” ve Fransızlığa nasıl asimile edildiği gibi, burada anlatamadığımız birçok konu irdeleniyor.

Çalışma uluslaşma, asimilasyon, modernleşme, sömürgeleştirme ve uygarlık kavramları üzerine düşünen her okurun kitaplığında bulunmalı.

  • Künye: Eugen Weber – Köylülerden Fransızlara (Fransa Kırsalının Modernleşmesi, 1870-1914), çeviren: Çağdaş Sümer, Heretik Yayıncılık, tarih, 776 sayfa

Arthur Asa Berger – Bir Postmodernist için Postmortem (2017)

Ettore Gnocchi, ünlü bir postmodern kuramcıdır.

Günün birinde Gnocchi, evinde verdiği bir akşam yemeği esnasında gizemli bir cinayete kurban gider.

Evde bulunanlar düşünüldüğünde cinayeti kimin işlediği tamı tamına bir muammadır.

Gnocchi’nin eşi, onu fikirlerini çalmakla suçlayan bir Rus dilbilimci, Gnocchi’nin metresi olduğu söylenen bir yüksek lisans öğrencisi, bir İngiliz romancı, kendisinden nefret eden eski bir öğrencisi…

Bu cinayeti çözme işini üstlenen Dedektif Solomon Hunter, şüphelileri tek tek ele almaya başlar.

Fakat her şeyden önce, dedektifin postmodernizmin ne olduğunu keşfetmesi gerekiyor.

Böylece kahramanımız kendini Baudrillard’dan Foucault’ya, Habermas’tan Deleuze’e uzanan, postmodern düşünceyi etkilemiş, ona yön vermiş önemli düşünürlerin fikirleriyle örülü felsefi bir yolculuğun içinde bulur.

Hunter’ın bu yolculuğunda varacağı durakta, gerçek katilin kim olduğu da ortaya çıkacaktır.

Daha önce ‘Durkheim Öldü’ adlı kitabıyla da hatırlanacak Arthur Asa Berger, yeni felsefi polisiye romanıyla okurlarının karşısında.

  • Künye: Arthur Asa Berger – Bir Postmodernist için Postmortem, çeviren: Damla Tanla Kurt, Heretik Yayıncılık, roman, 216 sayfa

Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler (2017)

Yirminci yüzyılın en önemli sosyolog ve düşünürlerinden Zygmunt Bauman ile yapılmış aydınlatıcı bir söyleşi.

Söyleşinin en büyük katkısı, Bauman’ın hem bir insan hem de düşünür olarak nitelikli bir portresini sunması.

Burada, Bauman entelektüel rehberliği eşliğinde, edebiyattan sosyolojiye ve felsefeye uzanan farklı disiplinlerle, ayrıca Gramsci’den Borges’e, Calvino’dan Marx’a, Castoriadis’ten Levinas’a pek çok yazar ve düşünürle karşılaşıyoruz.

Bauman söyleşisinde, modernlik, postmodern durum, akışkan dünya, öteki, ahlak, antisemitizm ve allosemitizm gibi pek çok kavram üzerine yeniden düşünüyor.

Kitap, Bauman’ın kişiliğine ve düşünce sistemine dair bizi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çağdaş düşüncenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla kat ettiği seyrin derli toplu bir sunumunu da izleyebiliyoruz.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler, çeviren: Mesut Hazır, Heretik Yayıncılık, söyleşi, 192 Sayfa