Tom Phillips — İnsanlar (2026)

Tom Phillips’in bu kitabı, insanlık tarihini büyük zaferler ve ilerleme öyküleri üzerinden değil, yanlış hesaplar, öngörülemeyen sonuçlar ve tekrarlanan hatalar üzerinden okuyan mizahi ama düşündürücü bir çalışmadır. Yazar, insanlığın tarih boyunca karşılaştığı pek çok felaketin yalnızca doğal koşullardan değil, kibirden, kısa vadeli çıkarlardan, bilgisizlikten ve kötü karar alma süreçlerinden kaynaklandığını savunuyor. Eğlenceli anlatımının ardında ise insan davranışına, siyasal iktidara ve uygarlıkların kırılganlığına ilişkin ciddi bir sorgulama yer alıyor.

‘İnsanlar: Her Şeyin İçine Nasıl Sçtığımızın Kısa Tarihi’ (‘Humans: A Brief History of How We Fcked It All Up’), insanlığın ilk dönemlerinden başlayarak bireysel hataların nasıl toplumsal ve tarihsel sonuçlara dönüştüğünü gösteriyor. Teknolojik ilerlemeler, tarım devrimi, kentleşme ve devletlerin yükselişi büyük başarılar kadar yeni sorunlar da üretir. İnsanlar çoğu zaman doğayı ve toplumu denetleyebileceklerini düşünerek hareket eder; ancak kısa vadeli çözümler uzun vadede beklenmedik krizlere yol açar. Phillips’e göre tarihin akışını değiştiren birçok olayın arkasında kusursuz planlar değil, yanlış değerlendirmeler, şanssızlıklar ve öngörü eksikliği bulunuyor.

Yazar, farklı dönemlerden seçtiği örneklerle insanlığın çevreyi nasıl geri dönüşü zor biçimde dönüştürdüğünü anlatıyor. Ormanların yok edilmesi, tarım alanlarının yanlış kullanımı, su kaynaklarının tükenmesi ve ekolojik dengelerin bozulması, doğaya hükmetme iddiasının çoğu zaman felaketle sonuçlandığını gösteriyor. Aral Gölü’nün kuruması ya da Avustralya’ya getirilen tavşanların kıtayı etkileyen ekolojik bir istilaya dönüşmesi gibi olaylar, küçük görünen kararların beklenmedik ölçekte sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor.

Eser aynı zamanda siyasal ve askerî tarihe de eleştirel bir gözle yaklaşıyor. İmparatorlukların çöküşü, savaşlar ve büyük liderlerin kararları yalnızca stratejik başarı ya da başarısızlık üzerinden değil, insan psikolojisinin ortak zaafları çerçevesinde değerlendiriliyor. Napolyon’dan Hitler’e kadar farklı dönemlerin yöneticileri, aşırı özgüven, gerçeklikten kopuş ve kendi yanılmazlıklarına duydukları inanç nedeniyle benzer hatalara sürükleniyor. Phillips, iktidarın çoğu zaman eleştiriye kapanmayı ve aynı yanlışların tekrar edilmesini kolaylaştırdığını vurguluyor.

Kitap boyunca mizah önemli bir anlatım aracı olarak kullanılıyor. Phillips, tarihsel olayları alaycı ama bilgiye dayalı bir üslupla aktarırken, okuru yalnızca güldürmeyi değil, başarı öykülerinin ardında saklanan başarısızlıkları da görmeye davet ediyor. İnsanlığın geçmişine ilişkin romantik anlatıları sorgulayarak, ilerlemenin doğrusal ve kaçınılmaz bir süreç olmadığını; aksine deneme-yanılmalar, yanlış kararlar ve beklenmedik sonuçlarla şekillendiğini gösteriyor.

Sonuç olarak kitap, insanlık tarihini büyük kahramanlar ve görkemli uygarlıklar üzerinden değil, hataların, tesadüflerin ve kötü kararların tarihi olarak yeniden yorumluyor. Mizahla tarihsel analizi ustaca birleştiren eser, çevre krizlerinden siyasal felaketlere kadar pek çok olayın ortak kökeninde insanın aşırı özgüveni, kısa vadeli düşünme eğilimi ve kendi sınırlarını görmezden gelmesi olduğunu savunuyor. Böylece okuru geçmişin yanlışlarını yalnızca eğlenceli anekdotlar olarak değil, günümüz dünyasının sorunlarını anlamaya yardımcı olacak dersler olarak değerlendirmeye çağırıyor.

Tom Phillips — İnsanlar: Her Şeyin İçine Nasıl S*çtığımızın Kısa Tarihi
Çeviren: Nazlı Tancı • Holden Kitap
Tarih • 232 sayfa • 2026

Michela Murgia – Nasıl Faşist Olunur (2025)

Michela Murgia’nın ‘Nasıl Faşist Olunur’ (‘Istruzioni per diventare fascisti’) adlı eseri, faşizmin temel mekaniklerini ve söylemlerini ironik ve keskin bir dille inceleyen bir deneme. Murgia, faşizmin sadece geçmişte kalmış bir ideoloji olmadığını, aksine günümüz toplumlarında farklı kılıklarda yeniden üretilebilecek tehlikeli bir zihniyet olduğunu savunuyor. Kitap, faşist düşünce biçiminin nasıl adım adım inşa edildiğini, hangi psikolojik ve sosyal dinamiklerden beslendiğini ve dilin bu süreçteki kritik rolünü örnekler üzerinden gösteriyor. Murgia, “biz ve onlar” ayrımının yaratılması, düşman figürlerinin oluşturulması, lider kültünün yüceltilmesi, eleştirel düşüncenin bastırılması ve duygusal manipülasyon gibi faşizmin temel araçlarını anlaşılır bir şekilde analiz ediyor.

Yazar, faşizmin sadece siyasi bir rejim biçimi olmadığını, aynı zamanda gündelik hayatta kendini gösterebilen bir tutum ve davranışlar bütünü olduğunu vurguluyor. Farklı toplumsal kesimlerde, hatta apolitik gibi görünen alanlarda bile faşist eğilimlerin nasıl filizlenebileceğine dikkat çekiyor. Murgia, dilin ve söylemin faşist ideolojinin yayılmasındaki ve meşrulaşmasındaki gücünü irdeliyor. Basit ve etkili sloganlar, düşmanlaştırıcı metaforlar ve manipülatif dil oyunlar aracılığıyla faşist düşüncenin nasıl kitlelere nüfuz ettiğini ve kabul gördüğünü örneklerle açıklıyor.

Kitap, faşizmin güncel tezahürlerini anlamak, bu tehlikeli ideolojiye karşı bilinçli bir duruş sergilemek ve demokratik değerleri savunmak için önemli bir okuma sunuyor. Murgia’nın ironik üslubu, konunun ciddiyetini azaltmadan okuyucuyu düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor.

  • Künye: Michela Murgia – Nasıl Faşist Olunur: Bir Kılavuz, çeviren: Güzin Molo, Holden Kitap, siyaset, 80 sayfa, 2025

Ahmet Güneş – ViskiRing (2022)

Çeşitli cezaevlerini ring araçlarıyla gezmek zorunda kalan politik mülteci Zekai Ahmet Güngör’ün başından geçen trajikomik olaylar…

Ahmet Güneş, bize özgü bürokrasiyi ve adaletin uygulanmasındaki absürtlükleri kıyasıya hicvettiği ‘ViskiRing’ romanıyla karşımızda.

‘ViskiRing’, daha çok şiirleri ve araştırma yazılarıyla bilinen Güneş’in ilk romanı.

Politik mülteci olarak Erbil’de yaşayan Zekai Ahmet Güngör, hakkındaki suçlamaların düştüğünü haber aldıktan sonra ülkesine dönmeye karar verir.

Özgür bir hayat düşlemektedir.

Birkaç eşya ve iki şişe viski ile yola çıkar ancak sınırda hakkında yakalama kararı olduğunu öğrenir.

Tutuklanır.

Kendisine uygun bir cezaevi bulunana kadar çeşitli cezaevlerini ring araçlarıyla gezmeye başlar.

Viski şişesini de, gittiği her yere yanında götürür.

  • Künye: Ahmet Güneş – ViskiRing, Holden Kitap, roman, 143 sayfa, 2022