Onur Kartal – Başkasının Politikası: Husserl, Heidegger, Levinas (2017)

Başkalık nasıl olup da 20. yüzyıl felsefi düşüncesine yön veren isimlerin gündemine kurucu bir kategori olarak girdi?

İşte Onur Kartal’ın bu çalışması, eleştirel bir bakışla Edmund Husserl’in ‘Başkalığın Fenomenolojisi’, Martin Heidegger’in ‘Başkalığın Fundamental Ontolojisi’ ve Emmanuel Levinas’ın ‘Başkalık Etiği’ni tartışarak söz konusu soruya tatmin edici bir yanıt arıyor.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • Heidegger’in fundamental ontolojisinde “birlikte-olma”nın insan varoluşuyla yapısal ilişkisi,
  • Husserl’in fenomenolojik metodolojisinde, başkalık sorununu epistemolojiyle ilişkilendirme şekli,
  • Levinas’ın Avrupa kültürünün krizine çözüm üretmek amacıyla, benin başkasıyla somut etik ilişkisini merkeze alışı,
  • Ve nihayet, bu üç önde gelen düşünürün merkezinde olduğu bu düşünsel mirasın, “Başkasının politikası”nı kurmak açısından bugün bize vaat ettikleri…

Kartal’ın çalışmasının diğer bir dikkat çeken katkısı da, başkalık ile kriz arasındaki ilişkiye odaklanarak kriz kavramının felsefi çözümlemesini yapması.

  • Künye: Onur Kartal – Başkasının Politikası: Husserl, Heidegger, Levinas, İletişim Yayınları, felsefe, 272 sayfa

Jorge Luis Borges – Tartışmalar (2014)

‘Tartışmalar’, Latin Amerika edebiyatının öncü isimlerinden Jorge Luis Borges’in 1930’lu yıllarda kaleme aldığı denemelerinden oluşuyor.

Borges bu denemelerinde, kendine has ayrıntıcı bakışıyla,

  • Arjantin ve Uruguay’da Gauchesca şiirinin gelişimini ve öncü şairlerini,
  • Gerçeklik ve metafiziğin kesişmesini,
  • Okurun batıl etiğini,
  • Walt Whitman şiirinde dikkat çeken kimi özellikleri,
  • Mistik Kabala anlayışını,
  • Gerçekliğin postülasyonunu,
  • Akhilleus ile kaplumbağa paradoksunu,
  • Flaubert’in sıra dışı yazgısını,
  • Kutsal üçlü gizemini,
  • Anlatı sanatı ve büyü ilişkisini,
  • Ve Arjantinli yazarın gelenekle arasındaki ilişkiyi ele alıyor.

Kitaptaki denemeler, en çok yazarın geniş düşünsel, entelektüel ilgilerini ortaya koymalarıyla önemli.

  • Künye: Jorge Luis Borges – Tartışmalar, çeviren: Çiçek Öztek, İletişim Yayınları, deneme, 217 sayfa

Sezar Atmaca – Denizcilik Alfabesi (2017)

Çocuğu ve yetişkiniyle her yaştan deniz meraklısını denizcilikle tanıştırma potansiyeline sahip nitelikli bir kılavuz.

Çapadan dümene, hava tahmininden işaret bayraklarına, seyir defterinden lumboza, omurgadan ön yelkene, pusuladan sancağa ve şamandıradan usturmaçaya pek çok maddeyi özlü bir şekilde açıklayan kitap, aynı zamanda bunları daha anlaşılabilir kılmak adına çizgilerin gücünden de yararlanmış.

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin okurlarında deniz algısını güçlendirecek, onlara denize açılma cesareti aşılayacak bir çalışma.

Deniz, insan ve tekne ilişkisini, her birini diğerinden ayırmadan birbirleriyle ilişkili bir bütün olarak tanımlayarak açıklayan kitap, İlban Ertem, Deniz Karagül ve Kadir Abbas’ın şahane çizimleriyle de daha bir zenginleşmiş.

  • Künye: Sezar Atmaca – Denizcilik Alfabesi, çizimler: İlban Ertem, Deniz Karagül ve Kadir Abbas, İletişim Yayınları, hobi, 72 sayfa

Berat Beran – Henek (2008)

Berat Beran, Kürtçede şaka anlamına gelen ‘Henek’te, Diyarbakır’ın zengin kültürünü, gülmece tarzında anlatıyor.

Diyarbakır’ın, hem Kürtçe hem de Türkçe kelimelerle harmanlanmış yerel diliyle kaleme alınan ve kullanılan Kürtçe kelimelerin Türkçe açıklamalarının da yer aldığı kitap, anlatılan fıkraların felsefi derinliklerini ve Diyarbakır halk kültüründeki gülmece anlayışını çok iyi bir şekilde yansıtıyor.

Berat Beran 1968 kuşağından bir isim ve yazarın bu yönü de kitabın anlatım biçimini olumlu yönde etkiliyor.

Zira kitap, yarım asır öncesinin Diyarbakır’ını gülmeceyi merkeze alarak anlatırken, aynı zamanda bu dönemin nitelikli bir sosyo-ekonmik ve politik bir panoramasını da çiziyor.

  • Künye: Berat Beran – Henek, İletişim Yayınları, anı, 192 sayfa

Kolektif – Kuşku ile Komşuluk: Türkiye ve Rusya İlişkilerinde Değişen Dinamikler (2017)

24 Kasım 2015’te Türkiye tarafından bir Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra, iki ülke arasındaki ilişkileri bütünüyle etkisi altına alan bir kriz yaşandı.

Yalnızca Moskova ve Ankara’nın iktidar koridorlarını değil, sıradan insanları da etkileyen bu kriz, daha sonra karşılıklı adımlarla kısmen aşılsa da, iki ülke arasında oluşan şüphe ve kırgınlıkları tümüyle silip atamadı.

İşte bu nitelikli derleme de, bu bunalımdan yola çıkarak iki ülkenin tarihsel ve güncel ilişkilerinin kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Kitapta irdelenen kimi önemli konular:

  • Türkiye ve Rusya arasındaki benzerlikler,
  • Rus Kilisesi’nin tarihsel rolü,
  • 1945’teki Türkiye-SSCB krizinin temel sebepleri,
  • Soğuk Savaş döneminde Türkiye-Rusya ilişkilerinde Suriye boyutu,
  • Rusya Federasyonu ders kitaplarında Osmanlı-Türk imgesi,
  • 1992’den itibaren iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesini sağlayan koşullar,
  • Türkiye-Rusya askeri rekabetinin dönüşümü,
  • Türkiye-Rusya ilişkilerine Avrupa Birliği etkisi,
  • Rusya’nın Suriye krizindeki müdahalesinin Türkiye’ye etkileri,
  • Ve Türkiye-Rusya enerji ilişkileri…

Çalışmaya yazılarıyla katkıda bulunan isimler de şöyle:

Ayşe Zarakol, Elçin Macar, Behlül Özkan, Kaan Kutlu Ataç, Evren Balta, Süheyla Demir, Şener Aktürk, Emre Erşen, Sıtkı Egeli, Erel Tellal, Mitat Çelikpala, Ayşem Biriz Karaçay, Fulya Hisarlıoğlu, Sinem Akgül-Açıkmeşe, Gencer Özcan, Sezin Öney ve Sinan Birdal.

  • Künye: Kolektif – Kuşku ile Komşuluk: Türkiye ve Rusya İlişkilerinde Değişen Dinamikler, derleyen: Gencer Özcan, Evren Balta ve Burç Beşgül, İletişim Yayınları, siyaset, 358 sayfa

Derya Sazak – İtirazım Var (2017)

1983 yılında muhabir olarak Milliyet gazetesine giren ve burada 30 yıl boyunca çeşitli görevler alan ve en son gazetenin genel yayın yönetmenliğini sürdürürken İmralı Zabıtları ve Gezi Direnişi haberleri nedeniyle gazeteden ayrılan Derya Sazak’ın bu sürece dair deneyim ve anıları.

  • 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde neler yaşandı?
  • Öcalan’ın “paralel devlet” uyarısı ne anlama geliyordu?
  • Meclis darbe komisyonundan çıkan sonuçlar bize ne söylüyor?
  • Brüksel kaynaklı 15 Temmuz istihbarat raporunda ne diyordu?
  • Sabancı cinayetinde gizemini koruyan noktalar ne?
  • MİT Müsteşarı Koman “İçinizden birileri öldürülecek” sözünü kimlere söyledi?
  • Ahmet Altan’ın “Atakürt” başlıklı yazısına kimler ne tepki verdi?
  • Siyasetçiler ile gazetecilerin 28 Şubat muhtırasına karşı tavrı nasıldı?
  • Çiller zamanında örtülü ödenekten 500 milyar nereye gitti?
  • Aydın Doğan iktidarla nasıl barıştı?
  • Orhan Pamuk’un “Hayır” dediği röportajının Hürriyet’te yayımlanmama sürecinde neler yaşandı?
  • Hürriyet’in Sabiha Gökçen manşeti nasıl korkunç sonuçlar doğurdu?

Derya Sazak’ın kitabında bu ve bunun gibi pek çok sorunun yanıtı aranıyor.

Kitap, yalnızca medyada uzun yıllar çalışmış bir gazetecinin anıları olarak değil, yakın dönem Türkiye’sinde siyasetin ve medyanın asıl amacından nasıl uzaklaştığını ve aralarında bulunması gereken mesafeyi ne denli ihlal ettiklerini açıkça görmek için de okunmalı.

  • Künye: Derya Sazak – İtirazım Var, İletişim Yayınları, medya, siyaset, 312 sayfa

Faruk Pekin – Kapadokya (2014)

Faruk Pekin elimizdeki kitabında, bir masal ülkesi olarak adlandırılan ve doğa-insan etkileşiminin en büyüleyici örneklerinden olan Kapadokya için bir gezi rehberi sunuyor.

Kapadokya’nın sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğine dair bir saptama ve nitelikli bir Kapadokya sözlüğüyle açılan kitap,

  • Bölgenin fiziksel yapısını,
  • Tarihini,
  • Kapadokya’da Hıristiyanlık öncesi dinsel inançları,
  • Kapadokya’nın kayaoyma mimarisinin özgünlüğünü,
  • Bölge kervansaraylarının tarihsel ve mimari özelliklerini,
  • Yeraltı şehirlerini,
  • Açık hava müzesini,
  • Ürgüp, Göreme, Ortahisar, Damsa, Sinasos, Aksaray, Nevşehir, Niğde, Kırşehir, Kayseri ve Hacıbektaş gibi, bu coğrafyanın öne çıkan merkezlerini anlatıyor.

Kapadokya’yı hem gezdiren hem de bölgeye dair zengin bilgiler veren bir rehber.

  • Künye: Faruk Pekin – Kapadokya, İletişim Yayınları, gezi, 448 sayfa

Ercan Çağlayan – Cumhuriyet’in Diyarbakır’da Kimlik İnşası (2014)

Ercan Çağlayan, tek parti iktidarında Diyarbakır’daki kimlik inşa sürecini, bu sürecin devlet ve halkın nazarında tekabül ettiği siyasal ve toplumsal düzlemi irdeliyor.

Cumhuriyet’in Diyarbakır’daki kimlik inşa sürecinin başta siyaset kurumu olmak üzere, umumi müfettişlikler, zorunlu iskân ve sürgün gibi demografik müdahaleler ile zorunlu eğitim, Türk Ocakları, Millet Mektepleri ve Halkevlerinin çalışmalarıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Çağlayan, Kemalist Cumhuriyet’in mekânı ve insanı ulusallaştırması üzerinden giriştiği kimlik inşasını Diyarbakır örneği üzerinden ortaya koymasıyla, alana önemli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Ercan Çağlayan – Cumhuriyet’in Diyarbakır’da Kimlik İnşası, İletişim Yayınları, tarih, 319 sayfa

Zeynep Uysal – Metruk Ev (2014)

Zeynep Uysal ‘Metruk Ev’de, Servet-i Fünun akımının önemli yazarlarından Halit Ziya Uşaklıgil’in romanlarındaki Osmanlı bireyinin izini sürüyor.

Halit Ziya’nın romanlarının yekpare, büyük bir romanın parçaları olduğunu belirten Uysal,

  • Uşaklıgil’in romanlarındaki bireyin arzularını,
  • Bireysel arzularla toplumsal ahlak kuralları arasındaki çatışmayı,
  • Arzunun biçimlendirdiği iktidar mücadelesini,
  • Ev içi iktidarın biçimlenmesinde mülkiyetin etkisini
  • Ve Halit Ziya romanlarında anlatıcının rolünü tartışıyor.

Uysal, genel kanının aksine, bireyi ve evin içini öne çıkaran Halit Ziya romanının gerçekte politik olduğunu savunuyor.

  • Künye: Zeynep Uysal – Metruk Ev, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 320 sayfa

Étienne Balibar – Şiddet ve Medenilik (2014)

Eleştirel Marksist felsefeci Étienne Balibar, farklı yazı ve sunumlarını bir araya getiren ‘Şiddet ve Medenilik’te, günümüzün aşırı şiddet biçimlerine, bunlarda güvenlikçi ve otoriter reflekslerin ne derece etkili olduğuna odaklanıyor ve siyaseti şiddet karşıtı olarak tanımlayabilecek farklı medenilik stratejilerini tartışıyor.

Balibar’ın, hukuk, kurumlar, ideoloji ve siyasetin, şiddetin ortaya çıkışı üzerinde etkilerini aydınlatmasıyla ilgi çeken çalışması, şiddet ve iktidar ile şiddetin kapitalizm, emperyalizm, demokratik ve komünist hareketlerin 19. ve 20. yüzyıllardaki dokunaklı tarihiyle ilişkisini tartışmaya açıyor.

  • Künye: Étienne Balibar – Şiddet ve Medenilik, çeviren: Sevgi Tamgüç, İletişim Yayınları, inceleme, 391 sayfa