Paul Hühnerfeld – Heidegger (2022)

Martin Heidegger’in felsefesini yaşamı ve kişiliğiyle bağlantılı şekilde ele alan çalışmalar çok azdır.

Paul Hühnerfeld’in 1959 tarihli bu çalışması ise, Heidegger’in kişiliği ve özellikle politik kimliği hakkındaki tartışmalar için bugün de en önemli kaynaklardan biri.

Kitap, neredeyse peygamber sayılmış ve bazı çevrelerce etrafına bir esrar perdesi çekilmiş bir adamı teşrih masasına yatırıyor.

Hühnerfeld, büyük bir açıklık ve açık sözlülükle, filozofun kendi ‘varolana atılmışlık’ını, yani kişiliğini sergiliyor.

Kitap kutsal olana saygısızlık etkisi bırakıyor ve 1930’lu yılların Heidegger’ini gözümüzün önünde bir skandal figür hâline getiriyor.

Heidegger’in felsefesi ve kişiliği hakkında sahip olduğu temel bilgilere dayanarak, Karaorman’ın efsanevi düşünürü hakkında şunu düşünmemizi istiyor: Heidegger felsefesi Nazizmden unsurlar barındırıyor mu?

  • Künye: Paul Hühnerfeld – Heidegger: Bir Filozof, Bir Alman, çeviren: Doğan Özlem, Fol Kitap, felsefe, 144 sayfa, 2022

Ernst Cassirer ve Martin Heidegger – İnsan Nedir? (2021)

Anti-semitist Martin Heidegger ile Yahudi filozof Ernst Cassirer arasında “insan nedir?” konulu şahane bir tartışma.

Bir zamanlar verem hastalarının iyileşmek için ziyaret ettiği Davos, birçok önemli kültür ve bilim insanının yer aldığı konferans dizilerine tanıklık etti.

Bu kitap da 1929 baharında Heidegger ve Cassirer arasındaki tartışmanın ürünüdür.

Üç hafta kadar süren kongrenin büyük olayı bu karşılaşmadır.

Toplantıda kimler yoktur ki Levinas, Leo Strauss, Carnap ve daha birçok önemli isim.

Tartışmayı önemli kılan diğer bir konu daha vardır: Bu, eski ile yeninin karşılaşması olmakla birlikte, anti-semitist bir parti taraftarı filozof ile Yahudi bir filozofun da karşılaşmasıdır.

Tartışma sorusu “İnsan nedir?” olsa da tartışma, felsefede yeni bir çağ açan Kant üzerinedir.

Ayrıca bu kitapta geniş bir yer tutan Sonsöz’de, bu kongrenin tarihsel detayları, siyasal konjonktür içerisindeki yeri ve tartışmanın felsefi arka planı hakkında önemli açıklamalar sunuluyor.

  • Künye: Ernst Cassirer ve Martin Heidegger – İnsan Nedir?: Davos’ta Kant Üzerine Bir Kör Dövüşü, çeviren: Kubilay Hoşgör, Fol Kitap, felsefe, 96 sayfa, 2021

Rüdiger Safranski – Heidegger (2021)

Martin Heidegger’e hakkını da veren, eleştirisini de sakınmayan kapsamlı bir çalışma.

Rüdiger Safranski, 668 sayfalık bu çalışmasında, Heidegger’in hayatını ve felsefi gelişimi üzerine usta işi bir çalışmaya imza atmış.

Heidegger, 20. yüzyılın en etkili filozoflarının başında gelir.

O olmaksızın Sartre’dan, Foucault’dan ya da Frankfurt Okulundan da bahsetmenin kolay olmayacağı, üzerinde hemfikir olunan bir görüş.

Buna karşılık, Hitler yönetimiyle kurduğu ilişki Heidegger’i aynı zamanda en sert eleştirilerin de merkezine oturtmuştur.

Safranski’nin elinizde bu çalışması, Heidegger’in yaşamını onun felsefi gelişimi, dostlukları, hırsları, geri çekilmeleri ve yüzyılın olayları temelinde ortaya koyuyor.

Kitapta Heidegger’in Herakleitos, Platon, Kant gibi filozoflar üzerinden gerçekleşen felsefi gelişiminin, Almanya’nın I. Dünya Savaşı yenilgisi sonrası muhafazakârlığa olan trajik yönelimi paralelinde anlatılması Heidegger’e ilişkin çok yönlü ve bütünsel bir kavrayış imkânı sunuyor.

Safranski’nin çalışmasının belki de en özgün yanı, Heidegger’in hayatının ve felsefesinin âdeta Almanya’nın hikâyesinin, iyi ve kötü, ihtişam ve körlük gibi iç içe geçmiş özelliklerini taşıdığını yetkinlikle ortaya koyabilmesi.

  • Künye: Rüdiger Safranski – Heidegger: Almanya’dan Bir Usta, çeviren: Ali Nalbant, Alfa Yayınları, felsefe, 668 sayfa, 2021

Martin Heidegger – Kant ve Metafizik Problemi (2021)

Martin Heidegger’den, Kant’ın başyapıtlarından ‘Saf Aklın Eleştirisi’ üzerine sıkı bir çözümleme.

Heidegger Kant’ın bu önemli eserini varlık sorununu merkeze alarak irdeliyor.

Yorumlarının özünü, 1927-28 güz döneminde verilen derslerin oluşturduğu kitap, Heidegger’in ‘Varlık ve Zaman’ın soru formülasyonunun şekillendirdiği bir bakış açısına sahip.

Varlık sorusuna bu kez de Kant’ın metni üzerinden uzanan Heidegger, ‘Saf Aklın Eleştirisi’nin kendisi için yalnızca bir sığınak teşkil etmediğini, aynı zamanda Kant’ı, varlık sorusu bağlamında düşünebilmesine imkân tanıdığını da söylüyor.

  • Künye: Martin Heidegger – Kant ve Metafizik Problemi, çeviren: Kaan H. Ökten, Alfa Yayınları, felsefe, 360 sayfa, 2021

James K. Lyon – Paul Celan & Martin Heidegger: Tedirgin Sohbet (2021)

Bir şair celladıyla hesaplaşıyor…

‘Tedirgin Sohbet’, büyük şair Paul Celan ile onun ailesini ve akrabalarını katleden Nazi iktidarına uşaklık etmiş büyük filozof Martin Heidegger arasındaki çarpıcı yüzleşmeyi aktarıyor.

1945 sonrası Avrupa edebiyatının, özellikle de Alman dilinin en sarp ve son büyük şairi olan Paul Celan, hayatını Seine Nehri sularında noktaladığı 1970 Mayısı’nın son anına dek, ailesini ve akrabalarını katledenlerle paylaştığı bir anadilde yazıyor olmanın travmasıyla yaşamıştı.

Kendisini “dünyaya fırlatılmış biri” diye niteleyen şair, Naziler eliyle kirletilmiş bir dilin Almanya’da savaştan sonra da hükmünü yürüttüğü inancıyla gönüllü ve bilinçli bir sürgün olarak Paris’te ömür sürdü.

Yazın seyri boyunca Martin Heidegger’in sanat ontolojisinden yoğun etkiler devşiren Celan, yirmi yıl boyunca bilhassa dil tasavvuruna büyük bir hayranlık beslediği düşünürü Nazi geçmişinden ötürü kamusal bir özre teşvik edebilme arzusunu taşıdı.

Hölderlin, Rilke, Trakl gibi ‘sezinç’ sahibi şairlere kuşatıcı bir bakışla eğilip felsefesinin de özünün “şiirde ve şiirle mukim” olduğunu ortaya koyan bir düşünür olarak Heidegger ise, Celan’ın şiirine on yılı aşkın bir süre boyunca büyük bir ilgi ve beğeniyle yaklaşmıştı.

Bu zaman dilimi içerisinde mektuplaşmalar ve aracılarla süren diyalog, nihayet 1967 yılında yüz yüze görüşmeye evrildi.

Paul Celan ile fenomenolojik yaklaşımıyla modern düşünceyi köklü bir biçimde etkileyip dönüştüren, Nasyonel Sosyalist Parti üyesi ve taraftarı Martin Heidegger arasında 24-25 Temmuz 1967 tarihinde Todtnauberg’te gerçekleşen buluşma, 20. yüzyıl entelektüel tarihinin dönüm noktalarından biri kabul edilmektedir.

İşte James Lyon’un çalışması, ikili arasındaki bu tarihi diyalogu adım adım izlemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: James K. Lyon – Paul Celan & Martin Heidegger: Tedirgin Sohbet 1951 -1970, çeviren: Cem Yavuz, Everest Yayınları, inceleme, 392 sayfa, 2021

Emmanuel Levinas – Tanrı, Ölüm ve Zaman (2021)

‘Tanrı, Ölüm ve Zaman’, çağdaş fenomenolojiye etik alanında getirdiği yorumla dikkat çekmiş düşünür Emmanuel Levinas’ın 1975-76 akademik yılında Sorbonne Üniversitesi’nde vermiş olduğu; “Tanrı”, “ölüm” ve “zaman”  kavramları etrafında şekillenen derslerinden oluşuyor.

Düşünür bu derslerinde, Aristoteles, Platon, Kant, Hegel, Bergson gibi, felsefe tarihinin önde gelen figürlerini yeni bir okumaya tabi tutuyor.

Fakat dersleri asıl ilgi çekici kılan husus, Heidegger’in ‘Varlık ve Zaman’ adlı yapıtıyla bir hesaplaşmaya girişmesi.

Levinas ilk elden, Heidegger’in, nesnel zaman anlayışına getirdiği eleştiriler ile varoluşun kendine özgü zamansallığını bireyin ölümlülük koşuluyla yakın ilişki içinde ele alışını takdir ediyor.

Öte yandan Levinas, Heidegger’i, varlık, ölüm ve zaman gibi kavramları çözümlerken, temel varlık tasarısı içinde kaldığı için de eleştiriyor.

  • Künye: Emmanuel Levinas – Tanrı, Ölüm ve Zaman, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, felsefe, 238 sayfa, 2021

Allan Megill – Aşırılığın Peygamberleri (2021)

Batı düşüncesine yön vermiş dört büyük düşünür üzerine harikulade bir inceleme.

Allan Megill, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Aşırılığın Peygamberleri’nde Nietzsche, Heidegger, Foucault ve Derrida’nın vizyonlarıyla sıkı bir hesaplaşmaya girişiyor.

Megill burada, Nietzsche ve estetik, Nietzsche ve mit, Nietzsche’ye göre sanat ve yorum, Heidegger ve nostalji idealizmi, Heidegger’in estetizmi, Foucault ve söylemin eylemciliği, Foucault ve yapısalcılık, Derrida düşüncesi bağlamında krizin yapıbozumu gibi konuları tartışıyor.

Megill bu dört düşünürün yanı sıra Levinas’ta “Başka” sorunu ve Freud’un katkıları ışığında modernizm ve postmodernizm gibi konuları da irdeliyor.

Megill’in, bunu yaparken kapsamlı bir modernizm ve postmodernizm tartışması ortaya koyması ise, kitabı nitelikli kılan en önemli hususlardan biri.

  • Künye: Allan Megill – Aşırılığın Peygamberleri: Nietzsche, Heidegger, Foucault, Derrida, çeviren: Tuncay Birkan, Metis Yayınları, felsefe, 448 sayfa, 2021

Celal Sabancı – Ölümün Öznesi (2021)

Klişe tabirle, ölüm ve yaşam iç içedir.

Peki, özne ölüm üzerine düşünürken kendini nasıl yeniden ve yeniden kurar?

Celal Sabancı bu ilgi çekici çalışmasında, üç büyük filozofun, Hegel, Heidegger ve Levinas’ın ölüme dair anlam arayışları üzerine çok yönlü düşünüyor.

Ölümün özneyi biçimlendirdiği iddiasını bu üç düşünürün felsefelerinden hareketle tartışan Sabancı, önce her üç filozofun birbirinden farklılık arz eden ölüm kavrayışlarına serimliyor, ardından da bu fikirlerin ölümü farklı biçimlerde kurucu bir unsur olarak görmemize ne gibi olanaklar sağlayacağını irdeliyor.

  • Künye: Celal Sabancı – Ölümün Öznesi: Hegel, Heidegger, Levinas, Çizgi Kitabevi, felsefe, 184 sayfa, 2021

Onur Kartal – Başkasının Politikası (2021)

“Başkalık” kavramı, nasıl olup da 20. yüzyıl felsefi düşüncesine yön veren isimlerin gündemine kurucu bir kategori olarak girdi?

Onur Kartal, Edmund Husserl, Martin Heidegger ve Emmanuel Levinas’ı merkeze alarak bu soruya yanıt arıyor.

Özellikle 20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa kültürünün krizi, başka birçok alanda olduğu gibi felsefede de detaylıca masaya yatırıldı ve başkalık ile kriz arasındaki ilişki bu yoğunlaşma sürecinde belirginlik kazandı.

Onur Kartal da yukarıda isimlerini andığımız üç düşünürün bir yandan Avrupa kültürünün krizine çözüm ararken, öte yandan da bu çözümü “başkalık”la ve “başkası”yla nasıl ilişkilendirdiklerini derinlemesine tartışıyor.

  • Künye: Onur Kartal – Başkasının Politikası: Husserl, Heidegger, Levinas, Fol Kitap, felsefe, 296 sayfa, 2021

Zeynep Direk – Çağdaş Kıta Felsefesi (2021)

Yirminci yüzyıl Kıta Avrupa felsefesinin başlıca aktörleri, ana güzergâhları, önemli kavramları ve savları hakkında çok iyi bir giriş.

Zeynep Direk’in güncellenmiş ve genişletilmiş bir baskıyla yeniden okurun karşısına çıkan kitabı, özellikle alanın temel metinleriyle ilişki kurmak isteyen okurların işini kolaylaştıracak türden.

2000’li yıllardan bu yana Kıta Avrupa felsefesi dersleri veren Direk’in çalışması, çağdaş felsefe okumak isteyen ve Bergson, Husserl, Heidegger, Arendt, Sartre, Simone de Beauvoir, Merleau-Ponty, Levinas, Derrida ve Deleuze gibi düşünürlerle tanışmak ve felsefi bir ilişki kurmak isteyen okurlara faydalı olacaktır.

  • Künye: Zeynep Direk – Çağdaş Kıta Felsefesi: Bergson’dan Derrida’ya, Fol Kitap, felsefe, 304 sayfa, 2021