Donald Quataert – Osmanlı Devleti’nde Avrupa İktisadi Yayılımı ve Direniş: 1881-1908 (2017)

  • OSMANLI DEVLETİ’NDE AVRUPA İKTİSADİ YAYILIMI VE DİRENİŞ: 1881-1908, Donald Quataert, çeviren: Sabri Tekay, İletişim Yayınları, tarih, 248 sayfa

Osmanlı ve Ortadoğu tarihi üzerine pek çok çalışması bulunan Profesör Quataert bu çalışmasında, 19. yüzyılda Avrupa’nın ekonomik olarak güçlenmesi, buna karşılık Osmanlı ekonomisinin zayıflaması karşısında Osmanlı toplumunda bu gerilemeye nasıl tepkiler verildiğini araştırıyor. 19. yüzyıl Osmanlı ekonomisinin bir panoramasını çizerek çalışmasına başlayan Quataert, Osmanlı’da tütün ticaretini yeniden yapılandırma çabasının ürünü olan Reji’nin kuruluşunu; Zonguldak’taki madenleri işlemek için kurulan Ereğli Şirketi’ni; yapımı hız kazanan Anadolu demiryolunun siyasi, askerî, toplumsal ve iktisadî etkilerini; liman işçileri loncalarıyla şirketler arasındaki büyük çekişmeyi ve buna benzer pek çok gelişmeyi irdeliyor. Kitap, 19. yüzyılın sonlarında sermaye yatırımlarındaki genişleme ve ticaretteki artışın egemen sınıflar dışında kalan halk kesimlerinde ortaya çıkardığı değişimleri ortaya koymasıyla önemli.

Levent Cantek – Cumhuriyetin Büluğ Çağı (2008)

  • CUMHURİYETİN BÜLUĞ ÇAĞI, Levent Cantek, İletişim Yayınları, kültür, 293 sayfa

Levent Cantek’in ‘Cumhuriyetin Büluğ Çağı’, Türkiye’nin 1945-1950 yılları arasındaki popüler kültürüne odaklanıyor. Cumhuriyetin kuruluş sürecinin, tek parti rejiminin ve İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği sıkıntıların aşıldığı bu dönemde, gündelik hayatta ve toplumsal ilişkilerde bir canlanma yaşandı. Cantek, “Cumhuriyetin büluğ çağı” olarak tanımladığı bu dönemi, basına yansıyan aydınlar ve kanaat önderleri arasındaki tartışmalar üzerinden ele alıyor. Hayat tarzı ve ahlaka dair bu tartışmalar, ülkenin çağdaşlaşma serüvenini izlemek açısından hem önemli hem de oldukça keyifli ayrıntılar sunuyor.

Umut Yener Kara – Kimlik Oyunu (2014)

  • KİMLİK OYUNU, Umut Yener Kara, İletişim Yayınları, inceleme, 191 sayfa

Umut Yener Kara ‘Kimlik Oyunu’nda, yeni medya, teknoloji ve bilgisayar oyunlarının kuramsal çerçevelerini araştırıyor. Bunu Gilles Deleuze, Manuel de Landa, Brian Massumi, Bruno Latour ve Humberto Maturana gibi kuramcıların düşüncelerini serimleyerek yapan Kara, kitabının ilk bölümünde, kimlik konusunda yürütülen anlambilimsel tartışmaya yer veriyor. Yeni medyada kimlik konusunun nasıl kavramsallaştırıldığı; posthümanizmin insan, doğa ve teknoloji üçlüsü hakkında ne gibi kavrayışlar içerdiği ve Playstation 3’te çıkan ödüllü oyun Journey’nin kimlik sorununa ne gibi yorumlar getirdiği, kitapta ele alınan diğer konular.

Jorge Amado – Mucizeler Dükkânı (2017)

  • MUCİZELER DÜKKÂNI, Jorge Amado, çeviren: Sevgi Tamgüç, İletişim Yayınları, roman, 380 sayfa

Latin Amerika edebiyatının önde gelen isimlerinden olan ve modernist edebiyatta iz bırakmış Jorge Amado’nun hemen her yapıtının arka planında, doğup büyüdüğü Bahia eyaleti ve ortaokula gittiği Salvador şehrinin tropikal ortamı önemli yer tutar. Amado’nun bu tür yapıtlarına örnek verebileceğimiz ‘Mucizeler Dükkânı’ da, Brezilya’da 1968’de gerçekleşen askeri darbenin üç yıl sonrasında geçiyor. Roman, Brezilya uygarlığı, melez bir kültürün olanakları gibi toplumsal tahayyüller kurmuş, sosyal bilimci ve yazar Pedro Arkanjo’nun hayatını anlatıyor. Roman, sırtını Afro-Brezilya folkloruna yaslaması, sözlü gelenekle yazılı geleneği harmanlaması ve karakterlerini Brezilya’nın zengin yöresel kültüründen damıtmasıyla keyifli bir okuma vaat ediyor. Kitabın Türkçe çevirisinin bir katkısı da, Latin Amerika büyülü gerçekçiliği ile Amado’nun bu ekoldeki yerini serimleyen Barış Özkul imzalı bir önsözle açılması.

Murat Sevinç – Türkiye’nin Anayasa İmtihanı (2017)

  • TÜRKİYE’NİN ANAYASA İMTİHANI, Murat Sevinç, İletişim Yayınları, hukuk, 192 sayfa

16 Nisan’da referanduma sunulacak “Partili Cumhurbaşkanlığı” anayasa değişikliğinin dünyada örneği yok. Cumhurbaşkanı’nın hiçbir güç tarafından denetlenemediği bu anayasa, toplumun önemli bir kesiminin gözünde “rejim değişikliği”ni yaratacak büyük bir tehdit olarak da algılanmakta. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Anayasa Kürsüsü öğretim üyesiyken 2017 Şubatı’nda Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi’yle görevine son verilen, Türkiye’nin önde gelen anayasa hukukçularından Murat Sevinç de, “Partili Cumhurbaşkanlığı”nın siyasal, tarihsel ve anayasal boyutunu analiz ediyor ve bu konuda merak edilen birçok noktayı aydınlığa kavuşturuyor. 1924 Anayasası’ndan son dönemde gerçekleştirilen anayasa değişikliklerine kadar Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı kurumunun serüvenini izleyen Sevinç, ardından, Türkiye sağ/muhafazakâr/İslâmcı siyaset çizgisinin hükümet sistemi önerilerini çok yönlü bakışla irdeliyor. Kitabın ekler bölümünde ise, 1982 Anayasası döneminde ses getirmiş anayasa önerileri yer alıyor. Sevinç’in kitabını, halkoylaması sürecinde konuyla ilgili bize yol gösterecek kısa ve öz bir rehber olarak öneriyoruz.

Jenny March – Klasik Mitler (2014)

  • KLASİK MİTLER, Jenny March, çeviren: Semih Lim, İletişim Yayınları, mitoloji, 565 sayfa

Jenny March, rehber kitabı ‘Klasik Mitler’de, Eski Yunanistan ve Roma’nın pek çok efsanesine yer veriyor. Evrenin yaratılışı ve tanrıların doğuşunu anlatarak çalışmasına başlayan March, “Altın Post Macerası”, “İo ve Argos”, “Yiğitler ve Canavarlar”, “Thebai”, “Troya Savaşı”, “Herakles”, “Odysseus’un Yurduna Dönüşü” ve “Tehlikeli Kadınlar” gibi destanları kronolojik bir şekilde sunuyor. Mitleri sunmakla yetinmeyip, bunların ortaya çıktığı tarihsel koşulları da irdeleyen March, Olymposlu tanrı ve tanrıçaları, Yunan hanedanı Deukalion soyunun kökenlerini araştırıyor. Kitapta, aşk ve ölüm üzerine ilham verici sekiz mit de sunuluyor.

Dikmen Yakalı Çamoğlu – Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi? (2017)

  • KAYNANA NE YAPTI, GELİN NE DEDİ?, Dikmen Yakalı Çamoğlu, İletişim Yayınları, kadın, 216 sayfa

Erken Cumhuriyet döneminde (1923-1950’ler) evlenme yoluyla edinilen kadınlar arası akrabalık ilişkilerine odaklanan, Türk ailesine ve genel olarak aile kurumuna kuramsal bir yaklaşım getiren özgün bir çalışma. Dikmen Yakalı Çamoğlu burada aile hikâyelerinin nasıl kurulduğunu, aile fertleri arası ilişkilerdeki “güç” olgusunun neyle ve nasıl kurulduğunu, kimlerin bu hikâyelerden ve hangi gerekçelerle dışlandığını, aile büyüklerinin ne gibi nitelikleriyle aile hikâyelerinde kendilerine yer bulduklarını ve bunun gibi pek çok önemli ayrıntıyı irdeliyor. Sağlam bir kuramsal çerçeve ve mülakatlarla zenginleşen; romanlardan alıntılar ve popüler kültürden örneklerle beslenen kitap, bildiğimiz aile olgusunu farklı bir gözle ele alıyor. Keyifli ve ufuk açıcı bir çalışma.

Ali Artun – Mümkün Olmayan Müze (2017)

  • MÜMKÜN OLMAYAN MÜZE, Ali Artun, İletişim Yayınları, müzecilik, 202 sayfa

Ali Artun’un 2000 yılından beri müzecilik konusunda yayınlanmış yazılarından sağlam bir derleme. Bu yazılar, modernlik öncesinden günümüze müzeciliği inceliyor ve müzeciliğin farklı tarihsel dönemlerini ve farklı müzecilik deneyimlerini kıyaslıyor. Modern müzeciliğin anıtı Louvre, Louvre ile birlikte kurulmaya başlanan mimarlık müzeleri, ütopyaların canlandırıldığı müzeler, vahşiliğin icat edildiği ve ırkçılığın örgütlendiği antropolojik insan müzeleri ve insanat bahçeleri, Malraux’nun röprodüksiyonlardan kurduğu “hayalî müze” ve Bilbao Guggenheim Müzesi, kitapta karşımıza çıkan bazı örnekler. Türkiye’deki müzecilik tarihini de ele alan Artun, Topkapı Sarayı’nın da Avrupa’daki diğer imparatorluk müzesi türlerine dâhil edilebileceğini söylüyor. Müzecilik konusuna hem tarihsel hem de güncel bir çerçeveden bakmak isteyenlere.

M. Hakan Koçak – Camın İşçileri (2014)

  • CAMIN İŞÇİLERİ, M. Hakan Koçak, İletişim Yayınları, inceleme, 581 sayfa

M. Hakan Koçak ‘Camın İşçileri’nde, Türkiye’de işçi sınıfının oluşum sürecini, İstanbul’un Paşabahçe semtinde 1935’te faaliyete geçip 2002’de kapatılan Şişecam Fabrikası işçilerinin mücadele deneyimi üzerinden inceliyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet ve sonrasına, Türkiye’deki cam eşya üretiminin tarihiyle açılan kitapta, Cumhuriyet döneminde Şişecam Fabrikası’nın kuruluş süreci; fabrikada 1947’de sendikanın kuruluşu; politik ve iktisadi alanlardaki köklü değişimlerinin Şişecam işçi hareketine yansımaları ve fabrikadaki 1966 grevinin Türkiye işçi sınıfı tarihinde neden bir dönüm noktası teşkil ettiği gibi önemli konular tartışılıyor.

Dilek Yankaya – Yeni İslâmi Burjuvazi (2014)

  • YENİ İSLÂMİ BURJUVAZİ, Dilek Yankaya, çeviren: Melike Işık Durmaz, İletişim Yayınları, inceleme, 270 sayfa

Dilek Yankaya dikkat çekici çalışmasında, AKP iktidarıyla hız kazanarak 2000’li yıllardan beri büyüyen İslâmi burjuvaziyi derinlikli bir analize tabi tutuyor. Çalışma, MÜSİAD’ın beş kurucu üyesi ve bir başkan yardımcısının yanı sıra İstanbul’da ve ekonomik dinamizmi dolayısıyla seçilen Sakarya, Konya, Kayseri ve Antalya’daki üyelerle gerçekleştirilen bir saha çalışmasının verilerine dayanıyor. Yankaya, İslâmi burjuvazinin ortaya çıkışını, İslâmi burjuvazinin seçkinler sınıfına girişini, İslâmi burjuvazinin örgütlenme kültürünü ve İslâm’ın ekonomik davranış biçimlerine eklemlenmesinin toplumsal/politik dinamiklerini araştırıyor.