James Ball – Sistem (2021)

İnternetin özgür, karmaşık, tehlikeli ve rahatsız edici tüm yönleri üzerine harika bir çalışma.

Pulitzer ödüllü gazeteci-yazar James Ball, eleştirel bir bakışla, bir zamanlar demokrasinin yenilikçi bir uzantısı olarak coşkuyla karşılanan internetin insanları güçlendirdiği kadar onları aynı zamanda zayıflattığını da ortaya koyuyor.

İnternet denen bu karmaşık ağın sahiplerinin, finansörlerinin ve denetleyicilerinin kimler olduğunu derinlemesine araştıran Ball, bu devasa sistemin nasıl geliştiğini, ekonomi ve politikayı kullanarak toplumu nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.

Ball, bilgisayar bilimcilerden kablolu yayıncılara, milyarder yatırımcılardan reklamcılara, aktivistlerden istihbarat kurumlarına kadar pek çok kişiyle röportaj yaparak internetin keşfedildiği ilk günden günümüze kadarki dönüşümünün kısa tarihini yazıyor.

Facebook, Google, Amazon, Apple gibi şirketlerin iç işleyişini çözümleyerek buzdağının görünmeyen yüzüne dikkat çekiyor.

Silikon Vadisi’nin karizmatik CEO’ları Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Larry Page gibi isimleri masaya yatırarak internetin özgür, karmaşık, tehlikeli ve rahatsız edici tüm yönlerini ortaya koyuyor.

  • Künye: James Ball – Sistem, çeviren: Yasin Konyalı, Timaş Yayınları, inceleme, 252 sayfa, 2021

Mustafa Arslantunalı – Teknopolis: Akıllı Makineler, Dağınık Zihinler (2016)

Teknoloji artık hayatımızın merkezinde.

Öyle ki, teknolojiden söz etmek, insana dair neredeyse her şeyden söz etmektir.

Mustafa Arslantunalı da, teknolojinin insanı yarattığı tezinden yola çıkarak yapay zekâ, internet ve ütopyaların zengin bir haritasını çıkarıyor.

Düz olmaktan ziyade farklı konulara açılan, bağlantılar kuran zengin bir kolaj olarak okunabilecek kitap, postmodernizmden romanın ölümünden sonraki çağın simgesi olarak telefona, siborglardan dijital kütüphanelere, big brother’dan big data’ya, özgür yazılımlardan Wikipedia’ya, transhümanizmden kıyametçi yapay zekâya, robotlardan işçi karıncalara ve kitaplardan e-kitaplara pek çok konuya uzanıyor.

Kitap, insan doğası ve teknoloji üzerine düşünenlerin keyifle okuyacakları bir metin.

  • Künye: Mustafa Arslantunalı – Teknopolis: Akıllı Makineler, Dağınık Zihinler (İnternet, Yapay Zekâ ve Ütopyalar Üzerine Bir Kolaj Denemesi), İletişim Yayınları, bilim, 447 sayfa, 2019

Dominic Pettman – Sonsuz Dikkat Dağınıklığı: Gündelik Yaşamda Sosyal Medyaya Odaklanmak (2017)

Kültür, eleştiri ve medya teorisinde uzmanlaşmış bir araştırmacı ve akademisyen olan Dominic Pettman elimizdeki çalışmasında, internet ve sosyal medyanın insan ilişkilerinde yarattığı muazzam dönüşümü kayda alıyor.

İnternet ve sosyal ağlarla teknolojik, kültürel, toplumsal ve politik ilişkilerimizin geldiği yeni boyutu, “dikkat dağılmasının dijitalleşmesi” olarak tanımlayan Pettman, teknolojik vaatlere ve pratiklere kuşkuyla yaklaşmamız ve tetikte olmamız çağrısında bulunuyor.

Dünyanın nasıl işlediğini ne kadar derinden fark edersek, elimizi kolumuzu bağlayan bir öfke, hınç, bunalım, utanç ve acizlik sarmalına kapılmamızın da o kadar kolay olduğunu belirten Pettman’a göre, sosyal medyanın bu kadar bağımlılık yaratmasının başlıca nedenlerinden biri de, kitlelerin yeni afyonu olması.

Bugünün gelip dayandığı yeni sosyallik ve toplumsallaşma biçimleri hakkında aydınlanmak açısından çok iyi bir çalışma.

  • Künye: Dominic Pettman – Sonsuz Dikkat Dağınıklığı: Gündelik Yaşamda Sosyal Medyaya Odaklanmak, çeviren: Yunus Çetin, Sel Yayıncılık, medya çalışmaları, 126 sayfa

Ceyda Aydede – Blog Çağı (2007)

  • BLOG ÇAĞI, Ceyda Aydede, Hayat Yayınları, internet, 132 sayfa

Dünyanın en büyük blog arama motoru Technorati’nin yaptığı araştırmaya göre, günümüzde 19.6 milyon olan Blogger sayısına, sadece iki yıl sonra 6.7 milyon kişi daha eklenecek. Görüldüğü gibi, internet teknolojisinin yaygınlaşmasının bir sonucu olarak, bir diğer adı sanal ortam günlükleri olan bloglar, pazarlama ve medya alanına damgasını vurmuş durumda. Ceyda Aydede bu çalışmasında, gelinen aşamayı ‘Blog Çağı’ olarak tanımlıyor ve blogların klasik pazarlama ve medya yapılarını zorlayan yönlerini irdeliyor. Aydede’nin kitabı, blogların bu yeni dönemde pazarlama ve iletişim dünyasına getirdiği yeni değişimler, katkılarla ilgileniyor ve bu teknolojinin kullanılabilirliklerine odaklanıyor.