Joachim Radkau – Doğa ve İktidar: Global Bir Çevre Tarihi (2017)

İnsanlık tarihinin izlerini hemen her yerde, insan eli değmemiş zannedilen yerlerde, erozyona uğramış dağlık bölgelerde, steplerde, balta girmemiş ormanlarda bile bulmak mümkün.

Başka bir deyişle insan-doğa ilişkisi, dünya tarihi ile iç içe geçmiş, ondan bağımsız düşünülemeyecek bir ilişkidir.

İşte Joachim Radkau elimizdeki bu dikkat çekici kitabı da, kapsamlı bir dünya çevre tarihi.

Radkau bu incelemenin merkezine, insan pratiklerinin çevreye etkilerini alıyor ve bunu yaparken de, çevre tarihini sürdürülebilirlik kıstası çerçevesinden yazıyor.

Kitabı en özgün kılan hususun da bu olduğunu söylemeliyiz.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Çevre tarihinin bir disiplin olarak gelişimi,
  • İnsanlık için bir geçim aracı olarak doğanın yeri,
  • Çevre tarihinde, küresel kes-yak tarımı ve yakma saplantısı,
  • Av ve evcilleştirme süreci ve “medeniyetin” gelişimi,
  • “Toprak Ana” ve “Gökyüzündeki Baba” ile özetlenebilecek dinsel ekoloji,
  • İnsani mühendisliklere karşı zincirleme ekolojik tepkiler,
  • Kısıtlı alanda su uygarlıkları olarak Venedik ve Hollanda,
  • Sıtma, sulama ve ormansızlaştırmadan sonra, endemik hastalıklarla doğanın intikam alışı,
  • İnsanın doğa üzerinde iktidar kurma biçimleri,
  • Çevre tarihinde bir dönüm noktası olarak sömürgecilik,
  • Modern çevre bilincinin sömürgeci ve adalı kökenleri,
  • Hindistan’ın çevre tarihinde sömürgecilik ve sömürgecilik sonrası dönüm noktaları,
  • Günümüzde insanın doğayı tüketmesinin sonuçları,
  • Tarımın siyasallaşması,
  • Ağaçlandırma hareketi ve ekolojik orman savunucularının yükselişi…

Radkau’nun çalışması, bu ve bunun gibi, çevre konularına duyarlı ve tarihe ilgili okurunu cezbedecek pek çok dikkat çekici konuyu ele alıyor.

Kesinlikle öneriyoruz.

Bu kitabı okuyanların, Ronald D. Gerste’nin ‘Hava Nasıl Tarih Yazar’ adlı kitabını da beğeneceklerini düşünüyoruz.

  • Künye: Joachim Radkau – Doğa ve İktidar: Global Bir Çevre Tarihi, çeviren: Nafiz Güder, İş Kültür Yayınları, ekoloji, 694 sayfa, 2017

 

Jack London – Yıldız Gezgini (2014)

Jack London’ın astral seyahat ve yeniden doğuş çevrimi üzerine eğildiği, en özgün yapıtı.

Bağımsız öyküler şeklinde okunabilecek roman, bir meslektaşını öldürerek hapishaneye düşen bir profesörün, burada yaşadığı korkunç işkencelerden kaçmak amacıyla bedenini terk ederek tarihin farklı dönemlerine yaptığı yolculukların hikâyesini sunuyor.

  • Künye: Jack London – Yıldız Gezgini, çeviren: Fadime Kâhya, İş Kültür Yayınları

Aslı Davaz – Eşitsiz Kız Kardeşlik (2014)

Türkiye’deki kadın konulu arşivcilik alanında uzmanlaşmış nadir isimlerden Aslı Davaz, ulusal kadın hareketinin yaklaşık 150 yıllık mücadelesini inceliyor.

Davaz, uluslararası feminist kadın hareketi ve Türk Kadın Birliği’ni, Cumhuriyetin ilk feministlerini, Dünya kadınlarının Müslüman bir ülkede 1935 yılında yaptığı ilk kongreyi anlatıyor.

  • Künye: Aslı Davaz – Eşitsiz Kız Kardeşlik, İş Kültür Yayınları

Robert Drews – Tunç Çağı’nın Sonu (2014)

MÖ 12. yüzyılda Doğu Akdeniz’de gerçekleşen, dünya tarihinin en dehşetli dönüm noktalarından Tunç Çağı sonu felaketinin kapsamlı bir hikâyesi.

Robert Drews, Geç Tunç Çağı devletlerini savunan savaş arabası ordularının, uzun mesafe silahı olarak cirit, göğüs göğüse çarpışma için de kama kullanan avcı erleri tarafından nasıl alt edildiğini anlatıyor.

  • Künye: Robert Drews – Tunç Çağı’nın Sonu, çeviren: Tolga Ersoy ve Gürkan Engin, İş Kültür Yayınları

Tevfik Güran – 19. Yüzyılda Osmanlı Ekonomisi (2014)

On dokuzuncu yüzyılda, hem iç dinamikleri hem de dünya ekonomisindeki gelişmeler nedeniyle önemli dönüşümler geçiren Osmanlı ekonomisinin bir panoraması.

On sekizinci yüzyılda İstanbul’un beslenme probleminin çözülme çalışmaları; Tanzimat dönemindeki tarım politikaları ve Osmanlı iç ticaretinin yapısı gibi ilgi çekici konuları merak edenlere…

  • Künye: Tevfik Güran – 19. Yüzyılda Osmanlı Ekonomisi, İş Kültür Yayınları

Cem Dilçin – Adlar Sözlüğü (2014)

Hazırlık çalışmaları 40 yıl önce başlamış, nitelikli bir adlar sözlüğü.

Büyük çoğunluğu Müslümanlık sonrası, Osmanlı ve Eski Türkçe dönemine ilişkin 23 bin söz varlığını kapsayan sözlüğün önemli özelliklerinden biri de, adların asıllarından uzaklaşarak genel dilde yaygınlık kazanmış farklı yazım ve söyleyiş biçimlerine ilk kez yer verilmiş olması.

  • Künye: Cem Dilçin – Adlar Sözlüğü, İş Kültür Yayınları

Hüseyin Fehmi Genişol – Çanakkale’den Bağdat’a, Esaretten Kurtuluş Savaşı’na (2014)

Hayatının sekiz yıldan fazlasını savaş ve esarette geçirmiş bir erin anıları.

Telgraf bölüğünde er olarak çalışarak askerliğe başlayan Genişol, 1918’de Bağdat’ta İngilizlere esir düşer.

Esaretten sonra Kurtuluş Savaşı’na katılan er, bu dönemde tanık olduklarını paylaşıyor.

Kitap, altın değerinde bir tarihi belge olarak okunmalı.

  • Künye: Hüseyin Fehmi Genişol – Çanakkale’den Bağdat’a, Esaretten Kurtuluş Savaşı’na, hazırlayan: Mustafa Yeni, İş Kültür Yayınları

Thomas Piketty – Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital (2014)

Servet ve gelirin tarihsel dinamikleri neler?

Gelir ve sermaye paylaşımının 18. yüzyıldan bu yana geçirdiği evrime odaklanan Thomas Piketty, modern büyüme ve bilginin yayılımının Karl Marx’ın öngördüğü kıyametin önüne geçtiğini, ancak sermaye ve eşitsizliklerin karmaşık yapılarını değiştirmediğini savunuyor.

  • Künye: Thomas Piketty – Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, çeviren: Hande Koçak, İş Kültür Yayınları

Maksim Gorki – Ayaktakımı Arasında (2014)

İşçi ve köylüyü can evinden vuran ekonomik krizin alt üst ettiği Çarlık Rusya’sı.

Maksim Gorki, özgün tasvirleri, olağanüstü karakterleri ve gerçekçi atmosferiyle dikkat çeken oyununda, bizi 19. yüzyıl sonlarında, adaletsizliğin ve yoksulluğun ezip posasını çıkardığı; maddi ve manevi açıdan çökmüş bireyin hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Maksim Gorki – Ayaktakımı Arasında, çeviren: Koray Karasulu, İş Kültür Yayınları

Blaise Pascal – Düşünceler (2017)

Blaise Pascal’ın matematik, geometri ve fizik alanlarına önemli katkıları oldu.

Fakat düşünür halen en büyük ününü, kendine has düşünme sistemi ortaya koyduğu ‘Düşünceler’ adlı, genç yaşındaki ölümünden sonra yayımlanmış bu kitaba borçlu.

Bireyi sadece akılla değil, ruh, iç görü ve sezgilerin bir bütünü olarak ele alan Pascal burada, daha çok yoğun bir duyguyla Hıristiyanlığa odaklandığı, modern çağda pek karşılığı bulunmayan düşüncelerini okurla paylaşıyor.

Son olarak şunu da belirtmekte fayda var:

‘Düşünceler’in daha önceki Türkçe çevirileri ya eksik ya yetersizdi ya da artık ihtiyaca cevap vermeyecek kadar eskiydi.

Bu yeni çeviri ise, ‘Düşünceler’i tam metin olarak sunmasıyla önemli bir eksikliği telafi ediyor diyebiliriz.

  • Künye: Blaise Pascal – Düşünceler, çeviren: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, felsefe, 536 sayfa