Hakan T. Karateke – Padişahım Çok Yaşa! (2017)

Halen Chicago Üniversitesi, Yakın Doğu Dilleri ve Uygarlıkları bölümünde Osmanlı ve çağdaş Türk kültürü alanında ders veren Hakan Karateke’yi, Osmanlının kültürel dünyasını farklı yönleriyle irdelediği çalışmalarıyla biliyoruz.

Karateke’nin ilkin on üç yıl önce yayımlanmış, şimdi de genişletilmiş bir baskıyla raflardaki yerini alan elimizdeki ilgi çekici çalışması ise, Osmanlı devletinin son yüzyıllarındaki merasimlere odaklanmakta.

Kitapta da görüleceği gibi, Osmanlı açısından devlet törenlerinin en büyük değişimi geçirdiği dönem, 19. yüzyıldı.

Zira Osmanlı, ilk kez bu dönemde Avrupa saraylarında geçerli teşrifat kurallarına uyan diplomatik törenler düzenlemeye başladı.

Bu törenler, Osmanlı sarayına gelen Avrupa elçilerine prestij kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda saray hayatının bizzat kendisini modernleştiren bir sürece doğru evrildi.

İşte Karateke’nin çalışması da,

  • Cülus ve Beyat merasimleri,
  • Kılıç kuşanma,
  • Muayede,
  • Cuma selamlığı,
  • Kabul törenleri
  • Ve diğer dini merasimleri, kapsamlı bir bakışla ele almasıyla önemli.

Kitap, Osmanlı’nın 19. yüzyılda hem Batı’yla hem de kendi tebaasıyla kurduğu ritüel ilişkiye daha yakından bakmak isteyenler için sağlam bir kaynak.

  • Künye: Hakan T. Karateke – Padişahım Çok Yaşa!, İş Kültür Yayınları, tarih, 400 sayfa

Rupert Furneaux – Tuna Nehri Akmam Diyor (2014)

Rupert Furneaux elimizdeki çalışmasında, 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı esnasında büyük direniş sergilemiş Osmanlı Plevne’sini, savaşı başından sonuna bizzat yaşamış muhabirlerin anlatımlarıyla aktarıyor.

Gazi Osman Paşa komutasındaki ordu, Rusların Plevne’ye yönelik kuşatmasına direnerek Batı dünyasının dikkatini çekmişti.

Bu kitap da, dönemin muhabirlerinin bu meşhur savaşa anlatımlarının sağlam bir derlemesini sunmasıyla önemli.

  • Künye: Rupert Furneaux – Tuna Nehri Akmam Diyor, çeviren: Şeniz Türkömer ve Derin Türkömer, İş Kültür Yayınları, anı, 304 sayfa

Anton Pavloviç Çehov – Vanya Dayı (2014)

Anton Çehov’un, Çarlığın hızla çöktüğü 19. yüzyılın sonlarındaki Rusya’da geçen oyunu, bir çiftlikte bir araya gelmiş karakterlerinin yaşadıkları hezeyanları hikâye ediyor.

Çehov’un olağanüstü gözlemleriyle güç kazanan oyun, ellerinden bir şeylerin hızla kayıp gidişinin acısını çeken bireyin trajik ruh halini tasvir ediyor.

  • Künye: Anton Pavloviç Çehov – Vanya Dayı, çeviren: Ataol Behramoğlu, İş Kültür Yayınları, oyun, 90 sayfa

Mücap Ofluoğlu – Silinmiş Alkışlar İçinde: Mücap Ofluoğlu Kitabı (2008)

‘Silinmiş Alkışlar İçinde’, tiyatrocu Mücap Ofluoğlu ile yapılan nehir söyleşiden oluşuyor.

Ofluoğlu, 88 yıllık tiyatro hayatında, Hamlet’in Polonius’u ile Cyrano gibi karakterleri oynamış, Küçük Sahne ve Şehir tiyatrolarındaki oyunculuklarından sonra, İstanbul Oda Tiyatrosu ve Küçük Sahne Mücap Ofluoğlu Tiyatrosu ile kendi sanatını kurmaya çalışmış bir isim.

Söyleşide bu ayrıntıların yanı sıra, Ofluoğlu’nun Orhan Kemal, Sait Faik, Orhan Veli, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Ümit Yaşar, Doğan Nadi, Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali, Cahit Irgat, Salih Tozan, Şirin Devrim ve Lale Oraloğlu gibi, Türkiye’nin önemli düşün insanlarına dair anıları da yer alıyor.

  • Künye: Mücap Ofluoğlu – Silinmiş Alkışlar İçinde: Mücap Ofluoğlu Kitabı, söyleşi: Nuri Dikeç, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 448 sayfa

Rita Clifton – Markalar ve Markalaşma (2014)

Markalar ve markalaşma alanında uzun süredir çalışan Rita Clifton’un uygulamacılar ve analistlerin görüşleriyle desteklediği çalışması, biraz karmaşık, kimi zaman da duygusal olabilen marka konusuna kapsamlı bir bakış getirmeyi amaçlıyor.

Rita Clifton, gitgide dijitalleşen dünyanın büyük markalarını, Asya’da hızla değişen markaları, marka stratejisinin nasıl oluşturulabileceğini, görsel ve sözel kimliğin olmazsa olmazlarını ve markalaşmada yeni eğilimleri anlatıyor.

  • Künye: Rita Clifton – Markalar ve Markalaşma, çeviren: Meral Çiyan Şenerdi, İş Kültür Yayınları, iş dünyası, 374 sayfa

Alexander S. Kirshner – Militan Demokrasi (2017)

Doğası gereği kırılgan olan demokrasiyi, onu kullanarak iktidara gelmiş antidemokratlardan nasıl koruyabiliriz?

Başka bir deyişle, siyasi bir parti, çoğunluğun desteğini arkasına aldıktan sonra kendisi gibi olmayan yurttaşları gayri resmi yollara başvurarak cezalandırmaya başladığında, hangi militan tedbirleri alabiliriz?

Siyaset bilimi alanında çalışan Alexander S. Kirshner, barındırdığı imkânlar ve sınırlarıyla militan demokrasiyi kapsamlı bir bakışla anlatarak bu sorulara yanıt veriyor.

  • Demokrasiyi savunma amaçlı siyasal düzenlemeler,
  • Antidemokratların sistemden dışlanmasını gerekçelendirme yolları,
  • Çoğunluğun gücünü arkasına alan antidemokratlara karşı önleyici müdahale kurumları inşa etmek…

Kirsher kitabında bu ve bunun gibi pek çok konuyu irdeliyor, demokrasinin tüm kırılganlığına rağmen neden halen en iyi temsil sistemlerinden biri olduğunu açıklıyor.

  • Künye: Alexander S. Kirshner – Militan Demokrasi, çeviren: Ferit Burak Aydar, İş Kültür Yayınları, siyaset, 240 sayfa

 

Ioan James – Büyük Mühendisler (2017)

Edison’dan Tesla’ya, Wright Kardeşler’den Marconi’ye, Tupolev’den Eiffel’e, tamı tamına elli büyük mühendisin biyografisi.

Ioan James bu çalışmasında, günümüzden 400 yıl öncesine uzanarak, hem mühendislik tarihinde iz bırakmış isimlerin izini sürüyor hem de mühendisliğin tarih içinde hangi toplumsal, siyasi ve ekonomik süreçleri kat ederek gelişim gösterdiğinin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Kitap, bu tarihsel öykü içinde karşımıza çıkan elli mühendisin hangi çalışmalarıyla bu alana önemli katkılarda bulunduğunu, ayrıca bu mühendislerin hayatlarına dair merak edilen pek çok ayrıntıyı aydınlatıyor.

İlgilisi için bir not da düşelim:

Yayınevinin bu dizisinden daha önce de ‘Büyük Biyologlar’, ‘Büyük Matematikçiler‘ ve ‘Büyük Fizikçiler’ isimli kitaplar da yayımlanmıştı.

  • Künye: Ioan James – Büyük Mühendisler, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları, biyografi, 328 sayfa

İlhan Başgöz – Gemerek Nire Bloomington Nire: Hayat Hikâyem (2017)

İlhan Başgöz, folklor alanında yaptığı sayısız çalışmayla yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında beğeni kazanmış isimlerden.

Amerikan Folklor Derneği’nin onur üyelerinden olan ve halen Bloomington Üniversitesi’nde çalışmalarını yürüten Başgöz otobiyografisinde, Sivas Gemerek’te başlayıp Ankara’ya, Tokat’a Londra ve Amerika’ya uzanan maceralı hayatından önemli detayları bizimle paylaşıyor.

Başgöz kitabında:

  • Doğup büyüdüğü Gemerek’i,
  • Ali çevresini,
  • Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki öğrencilik yıllarını,
  • Pertev Naili Boratav ve Wolfram Eberhard’ın öğrencisi oluşunu,
  • Fakülte yıllarında tanıştığı Enver Gökçe ile Gökçe’nin ölümüne değin süren sıkı dostluğunu,
  • Halk Edebiyatı Kürsüsü’ndeyken siyasi nedenlerle Tokat Lisesi’ne sürülüşünü,
  • Edebiyat öğretmeni olarak görev yaptığı Tokat Lisesi’nde yaptığı çalışmalarla şehrin kültürel ortamına yaptığı katkıları,
  • Ülkenin sıkıntılı döneminde sürekli iktidarların hedefi haline gelişini ve Sansaryan Han’da sorguya çekildiği zamanları,
  • Siyasi baskılar nedeniyle 1960 yılında Londra’ya göç edişini,
  • Londra’da Can Yücel ile aralarında başlayan dostluğu,
  • Amerika’da California ve Berkeley üniversitelerinde görev aldığı dönemi,
  • Ve burada ünlü dilbilimci Andreas Tietze ile yaptıkları çalışmaları anlatıyor…

Hocası Pertev Naili Boratav’ın “Hayatımın ilk övünülecek ve güvenilecek meyvesi” dediği Başgöz’ün kitabı, yukarıdaki isimlerin yanı sıra, Yaşar Kemal, Sabit Müdami, Fikret Otyam, Kemal Tahir ve Aziz Nesin gibi birçok önemli kişiye dair anlatımlar da yer alıyor.

Cumhuriyetle yaşıt Başgöz’ün anıları, kendisinin kişiliğine ve çalışmalarına daha yakından bakmamıza fırsat verdiği gibi, ülkenin yakın tarihinin dönüm noktalarını adım adım izleyebilmemize de rehberlik ediyor.

  • Künye: İlhan Başgöz – Gemerek Nire Bloomington Nire: Hayat Hikâyem, İş Kültür Yayınları, otobiyografi, 480 sayfa

Honoré de Balzac – Evde Kalmış Kız (2008)

‘Evde Kalmış Kız’, yaşamı boyunca olağanüstü bir üretkenlik sergilemiş Balzac’ın taşra yaşamını ve burada yaşayan karakterleri en iyi tasvir ettiği eserlerinden biri.

Kurgu, bildik taşra ve taşralı görünümlerinden çok, her biri kendine özgü davranışlar sergileyen karakterler ve onların kendine has dünyalarıyla dikkat çekiyor.

Balzac’ın roman kahramanları, çıkar çatışmalarının ortasında, ait oldukları sınıfın tipik karakterleri olarak ele alınsa da, her birinin bireysel ve ruhsal özellikleri, giyim kuşamlarından tutum ve davranışlarına kadar ayrıntılı bir şekilde tasvir ediliyor.

Roman, Balzac’ın ‘İnsanlık Komedyası’nda, ‘Töre İncelemeleri’ kısmının ‘Taşra Yaşamından Sahneler’ bölümünde yer alıyor.

  • Künye: Honoré de Balzac – Evde Kalmış Kız, çeviren: Yaşar Avunç, İş Kültür Yayınları, roman, 153 sayfa

Şerife Tunçgenç ve Mustafa Tunçgenç – Giritli Türklerin Mutfağından Ot ve Sebze Yemekleri (2008)

Yazarlarından ikisinin de Girit kökenli olduğu ‘Giritli Türklerin Mutfağından Ot ve Sebze Yemekleri’, Girit mutfağında bol tüketilen ot ile sebzelerden yapılan salata ve yemek tariflerini barındırıyor.

Son 30-40 yıl boyunca ölümcül hastalıklar ve beslenme alışkanlığı arasındaki ilişkileri araştıran sağlık bilimcilerin salık verdiği beslenme biçimleri düşünüldüğünde, ot ve sebzelerin ağırlıkta olduğu Girit mutfağının, bu anlamda önemli bir ihtiyaca cevap vereceği açık.

Kitabın ilk bölümünde, hiçbir yiyeceğin ziyan edilmemesine verdiği önemle öne çıkan Girit mutfağının başlıca özelliklerine yer veriliyor.

İkinci bölüm, Giritli Türklerce en çok kullanılan ve Türkiye’de neredeyse hiç bilinmeyen otlar ve sebzeleri anlatılıyor.

Kitabın diğer üç bölümünde ise, sırasıyla, bu mutfaktan salata, etli veya etsiz yapılan sebze ve ot yemeklerinden tarifler veriliyor.

  • Künye: Şerife Tunçgenç ve Mustafa Tunçgenç – Giritli Türklerin Mutfağından Ot ve Sebze Yemekleri, İş Kültür Yayınları, yemek, 124 sayfa