Honoré de Balzac – Modern Çağ Uyarıcıları Risalesi (2016)

Balzac’tan ihtiyaçlar ve zevkler arasındaki ilişki bağlamında, alkol, şeker, çay, kahve ve tütün gibi modern çağ uyarıcılarının bir yorumu.

Balzac, bu maddeler nedeniyle, modern toplumların görülmemiş biçimde değişikliğe uğrayacağını savunuyor.

Kitapta, yazarın Z. Markas adlı bir çöküş öyküsü de yer alıyor.

  • Künye: Honoré de Balzac – Modern Çağ Uyarıcıları Risalesi ve Z. Markas, çeviren: M. Emin Özcan, Notos Kitap

Honoré de Balzac – Tılsımlı Deri (2010)

Honoré de Balzac’ın ‘Tılsımlı Deri’si, Dr. Faust-Mephisto ilişkisinin bir benzerini hikâye etmesiyle dikkat çekiyor.

Romanın başkahramanı, yoksulluk içinde yaşayan genç Fransız ressam Raphael’dir.

Tüm parasını kumarda kaybeden Raphael, son çare olarak intihar etmeye karar verir.

Bunun için havanın kararmasını bekleyen Raphael, bu esnada oyalanmak için bir antikacının dükkânına gider.

Antikacı ona, üzerinde Arapça yazıların yer aldığı ve tüm istekleri karşılayabilen bir deri armağan eder. Fakat tılsımlı deri, yerine getirdiği her istek karşılığında, kişinin hayatını da kısaltacak; genç adam da böylece, isteklerine kavuşmayı kısalan ömrüyle ödeyecektir.

  • Künye: Honoré de Balzac – Tılsımlı Deri, çeviren: Volkan Yalçıntoklu, İş Kültür Yayınları, roman, 267 sayfa

Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri (2018)

Önde gelen Marksist eleştirmenlerden Fredric Jameson elimizdeki çalışmasında, on dokuzuncu yüzyıl gerçekçi romanının üzerine derinlemesine bir sorgulama gerçekleştiriyor.

Bu sorgulamayı Balzac, Flaubert, Zola, Tolstoy, Pérez Galdós ve George Eliot gibi isimlerin eserleri üzerinden ilerleyerek yapan Jameson, gerçekçiliği ikili karşıtlıklar üzerinden irdeliyor.

Yazar, gerçekçiliği, gerçekçilik ve epik, gerçekçilik ve idealizm, gerçekçilik ve doğalcılık, gerçekçilik ve sosyalist gerçekçilik, gerçekçilik ve modernizm gibi ikili zıtlıklar bağlamında tartışıyor ve bunu yaparken söz konusu eserlerde gerçekçiliğin siyasal ve metafizik boyutları nasıl inşa edildiğini gözler önüne seriyor.

Gerçekçilikle modernizm arasındaki karşıtlığın içinde başından beri bir tarihsel tahkiye olduğunu belirten Jameson, bu eserleri ortaya çıkaran koşulları daha iyi kavramak için, kaçınılmaz olarak edebiyat tarihinin dışına çıkıp o dönemin kültürel tarihine ve üretim tarzlarına, başka bir deyişle söz konusu dönemin özgül kapitalist koşullarına odaklanmamız gerektiğini gösteriyor.

Jameson’a göre, gerçekçilik bir ideolojidir ve bunun da burjuvazi ve burjuva günlük hayatının ortaya çıkışıyla sıkı bir ilişkisi vardır.

Jameson kitabının ikinci bölümündeyse, gerçekçiliğin, ileri teknoloji savaşının sürdüğü bugünkü durumunu ele alıyor.

Kendisine göre bu yeni küresel gerçeklikte, tarih ve zaman algısını dönüştürmeyi dert edinmiş yazarlar, tarihsel veya bilimkurgu türleri aracılığıyla romana ve gerçekçiliğe yeni bir boyut kazandırıyorlar.

  • Künye: Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri, çeviren: Orhan Koçak, Metis Yayınları, edebiyat inceleme, 360 sayfa, 2018

Honoré de Balzac – Paris’ten Cava’ya Yolculuk (2014)

Kafamızdan bir türlü atamadığımız bir düşünce iyilik mi getirir yoksa kötülük mü?

Bunu düşünmek için hikâyenin kahramanının, havasında ölümün gezdiğini söylediği Hint adalarına yaptığı yolculuğu izlemekte fayda var.

Metin, bir zevk düşkününün Doğu’ya dair önyargılarıyla hesaplaşması olarak da okunabilir.

  • Künye: Honoré de Balzac – Paris’ten Cava’ya Yolculuk, çeviren: Orçun Türkay, Sel Yayınları

Honoré de Balzac – Ferragus (2017)

Türkçeye daha önce ‘Çakalların Başı Ferragus’ olarak da çevrilmiş bu roman, Balzac’ın 19. yüzyıl Fransız toplumunun tarihçiliğini görkemli şekilde ortaya koyduğu bir yapıtı.

Mösyö Jules ile Madam Jules, birbirlerine deli gibi âşık iki gençtir. Günün birinde âşıklar, Paris’in adı oldukça kötüye çıkmış bir sokağında tesadüfen karşılaşır.

İki genç bir süre sonra evlenir, fakat arka sokaktaki gizemli karşılaşma soyluların en çok da Madam Jules’in namusu hakkında yapacakları dedikoduya malzeme olur.

Başta söylentilere kulaklarını tıkayan Mösyö Jules ise, yavaş yavaş eşinden şüpheye düşmeye ve bu nedenle de büyük bir vicdan azabı yaşamaya başlar.

Fakat genç adamın merakı, bu utanca egemen olacak ve Mösyö Jules,  zengini yoksuluyla her türden insanın yaşadığı bu sokağı gidip eşinin sırrını aydınlatmaya koyulur.

Balzac’ın Paris sokaklarına ve Fransız toplumuna dair tasvirleri, romanın en ilgi çekici bölümlerini oluşturuyor.

Usta çevirmenliğiyle de bildiğimiz Cemil Meriç’in Balzac’a, Balzac’ın yaşadığı döneme ve Balzac’ın yapıtlarına dair kapsamlı sunuşunun da kitaba apayrı bir zenginlik kattığını belirtelim.

  • Künye: Honoré de Balzac – Ferragus, çeviren: Cemil Meriç, İletişim Yayınları, roman, 199 sayfa

 

Honoré de Balzac – Evde Kalmış Kız (2008)

‘Evde Kalmış Kız’, yaşamı boyunca olağanüstü bir üretkenlik sergilemiş Balzac’ın taşra yaşamını ve burada yaşayan karakterleri en iyi tasvir ettiği eserlerinden biri.

Kurgu, bildik taşra ve taşralı görünümlerinden çok, her biri kendine özgü davranışlar sergileyen karakterler ve onların kendine has dünyalarıyla dikkat çekiyor.

Balzac’ın roman kahramanları, çıkar çatışmalarının ortasında, ait oldukları sınıfın tipik karakterleri olarak ele alınsa da, her birinin bireysel ve ruhsal özellikleri, giyim kuşamlarından tutum ve davranışlarına kadar ayrıntılı bir şekilde tasvir ediliyor.

Roman, Balzac’ın ‘İnsanlık Komedyası’nda, ‘Töre İncelemeleri’ kısmının ‘Taşra Yaşamından Sahneler’ bölümünde yer alıyor.

  • Künye: Honoré de Balzac – Evde Kalmış Kız, çeviren: Yaşar Avunç, İş Kültür Yayınları, roman, 153 sayfa

Honoré de Balzac – Altın Gözlü Kız (2011)

  • ALTIN GÖZLÜ KIZ, Honoré de Balzac, çeviren: Aysel Bora, Turkuvaz Kitap, roman, 102 sayfa

‘Altın Gözlü Kız’, meşhur Fransız yazar Honoré de Balzac’ın ‘On Üçlerin Romanı’ isimli serisinin son kitabı. Hatırlanacağı gibi bu serinin daha önceki kitapları, ‘Çakalların Başı Ferragus’ ile ‘Langeais Düşesi’ adlarını taşıyordu. Yazar, Fransız burjuva sınıfına yoğun eleştiriler yönelttiği serinin elimizdeki son romanında ise, sonu tehlikeli biten bir kaçamağı hikâye ediyor. Yazar, bu hikâyeyle ördüğü romanında, Fransa’nın Restorasyon döneminde burjuva kesiminde yaşanan çürümüşlüğü gözler önüne seriyor. Romanın, Balzac’a özgü kara mizahın ve taviz vermeyen, sivri dilli politik eleştirinin en iyi örneklerinden biri olduğunu belirtelim.

Mehmet Rifat (haz.) – Honoré de Balzac: Romancının Evreninden Sahneler (2007)

  • HONORÉ DE BALZAC: ROMANCININ EVRENİNDEN SAHNELER, hazırlayan: Mehmet Rifat, İş Kültür Yayınları, inceleme, 339 sayfa

‘Romancının Evrazarın eeninden Sahneler’, Honore de Balzac’ı merak edenler için, ydebiyat dünyasını açıklayan önemli bir çalışma. Mehmet Rifat’ın hazırladığı kitapta, sadece Balzac’ın seçme metinlerine yer verilmesinin yanı sıra, bir ilk olarak, Balzac’ın yaşamından başlayarak, 51 yıllık hayatında kendisinin kaleme almış olduğu bütün eserleri analiz ediliyor. ‘Balzac Üstüne’ başlıklı ikinci bölüm, yazarın edebiyatına odaklanan, yerli ve yabancı isimlerin makalelerinden oluşuyor. Balzac albümü ve Balzac’tan seçmelerle devam eden kitap, Türkçe’deki Balzac kaynakçasıyla sona eriyor. Kitap, Balzac’ın ‘Anıtsal Yapıt’ına dair bir kaynak olma özelliğinde.