Philippe d’Iribarne – Demokrasi Karşısında İslâm (2017)

Sosyoloji, antropoloji ve çok kültürlülük alanında önemli çalışmaları bulunan Philip d’Iribarne, aynı zamanda Fransız Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nin (CNRS) eski başkanı.

d’Iribarne’ın dinlerarası karşılaştırmalar açısından büyük öneme haiz bu çalışması da, on Müslüman ülkede yaptığı araştırmalara dayanan ve Müslüman ülkelerin Batı demokrasisi karşısındaki tavırlarını, bu tavırların söz konusu ülkelerin tarihi ve dini yapılarıyla ilişkisini ayrıntılı bir bakışla serimliyor.

Analizinde, aynı zamanda İslamiyet’in temel metinlerinden, İslam felsefesinin önemli temsilcilerinin fikirlerinden ve İslam hukukundan da iyi yararlanan d’Iribarne, konuya dair bir başucu çalışmaya imza atmış diyebiliriz.

İslamiyet’in demokrasi ve genel olarak da modernlikle inişli çıkışlı ilişkisini daha iyi kavramak için şahane bir kaynak.

  • Künye: Philippe d’Iribarne – Demokrasi Karşısında İslâm, çeviren: Ahmet Arslan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 156 sayfa

Özgür Heval Çınar – Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda Vicdani Red ve Türkiye (2014)

Elimizdeki kapsamlı çalışma, uluslararası insan hakları hukukuna dair ayrıntılı bir analizle, Türkiye’nin askerlik hizmetinin vicdani reddi konusundaki durumunu saptıyor.

Yazar, Türkiye’nin hangi noktalarda yükümlülüklerinin gerisinde kaldığını ve bu bağlamda iç hukukunda yapması gereken değişiklikleri ortaya koyuyor.

  • Künye: Özgür Heval Çınar – Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda Vicdani Red ve Türkiye, çeviren: Defne Orhun, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 327 sayfa

Derya Bayır – Türk Hukukunda Azınlıklar ve Milliyetçilik (2017)

Osmanlı’dan bugüne, Türkiye’de azınlıklar ve farklılıkların yönetimi nasıl dönüştü?

Bu nitelikli çalışmanın yazarı Derya Bayır, Türkiye’de hukukun farklı etnik, dini ve dilsel azınlıklar aleyhine nasıl kullanıldığını ve bunun da esas olarak devletin kurucu felsefesi olan Türk milliyetçiliğinden kaynaklandığını gözler önüne seriyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nda farklılıkların yönetimini analiz ederek açılan kitap,

  • İmparatorlukta çoğulculuğun kaynağı olarak “örgütsel çeşitlilik”i,
  • Osmanlı milletinin etnik-dini sınırlarının ortaya çıkışını,
  • İttihat ve Terakki Partisi döneminde çoğulculuğun sonlanışını,
  • Türk ulus-devletine geçiş sürecinde gayrimüslimler, Kürtler, Aleviler ve diğer Türk olmayan kesimleri dışlayan politikaların uygulamaya konuluşunu,
  • Kültürel milliyetçiliğin özünde neden kültürel açıdan Türkleştirme olduğunu,
  • Kanunların yanı sıra, Trakya olayları ve 6-7 Eylül olayları aracılığıyla ekonominin nasıl Türkleştirildiğini,
  • Kanunlardaki “Türk” kavramının etnik sınırlarını,
  • Anayasa Mahkemesi kararlarında millet/ulus, azınlık ve vatandaşlık kavramlarının nasıl tanımlandığını,

Ve bunun gibi önemli konuları irdeliyor.

Çalışma, yüksek yargı kararlarıyla kaim kılınan ve meşrulaştırılan milliyetçiliğin hem ülke vatandaşları hem de azınlıkları nasıl baskı altına aldığına daha yakından bakmak için şahane bir fırsat.

  • Künye: Derya Bayır – Türk Hukukunda Azınlıklar ve Milliyetçilik, çeviren: Ülkü Sağır, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 461 sayfa

Kolektif – Yurttaşlığı Yeniden Düşünmek (2014)

Kapsamıyla dikkat çeken ‘Yurttaşlığı Yeniden Düşünmek’, bilimsel çerçeveden değişen yurttaş-devlet ilişkilerini, yurttaşlık siyasetlerini ve yurttaş taleplerini sosyolojik, hukuki ve siyasi açılardan analiz ediyor.

Kitap, demokratik yurttaşlık idealine ulaşmada mücadelenin vazgeçilmez olduğunu gözler önüne sermesiyle de önemli.

  • Künye: Kolektif – Yurttaşlığı Yeniden Düşünmek, derleyen: Ayşe Durakbaşa, N. Aslı Şirin Öner ve Funda Karapehlivan Şenel, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 409 sayfa

Kolektif – Kadınsız Kentler (2017)

Kamu politikaları ve bütçe yapımında, toplumsal cinsiyet ne derece dikkate alınıyor?

Elimizdeki önemli çalışma, bu sorunun yanıtını Türkiye’nin bazı kentlerini merkeze alarak yanıtlıyor.

Kitap için, Birleşmiş Milletler Ortak Programı, Kadın Dostu Kent Projesi kapsamında Kars, Şanlıurfa, Nevşehir, İzmir ve Samsun, ayrıca bu kapsama girmeyen Erzurum, Diyarbakır, Kayseri, Manisa ve Ordu’nun belediye plan ve programları, toplumsal cinsiyet perspektifi esas alınarak incelenmiş.

Araştırma, Türkiye’de kamu politikalarının sürekli olarak erkeğin lehine güç ve iktidar ilişkilerini ürettiğini, kadınları hem iktisadi kaynaklara hem de kamusal alana erişimden uzak tuttuğunu gözler önüne seriyor.

Çalışma, yalnızca var olan sorunları kapsamlı bir şekilde saptamakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin nasıl yapılabileceğini de ayrıntılarıyla anlatıyor.

Kitabın yazarları da şöyle: Yelda Yücel, Gülay Günlük-Şenesen, Ayşegül Yakar Önal, Nuray Ergüneş ve Burcu Yakut Çakar.

  • Künye: Kolektif – Kadınsız Kentler, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kadın, 427 sayfa

Mustafa Suphi Erden – Türkiye ve İran’da Vatandaşlık ve Etnisite (2017)

Türkiye ve İran gibi hem çok farklı hem de fazlasıyla benzer tarihi, siyasi ve toplumsal özelliklere sahip iki ülke, uzunca bir zamandır birbiriyle karşılaştırılıyor.

Mustafa Suphi Erden’in elimizdeki bu nitelikli çalışması, iki ülkeyi tarihsel, siyasi ve sosyolojik yönleriyle karşılaştırmasıyla, bu konuya ilgi duyanları cezbedecek nitelikte.

İkisi de otoriter modernleşme temelinde yola çıkan Atatürk ile Rıza Şah’ın hedefleri, ne oldu da birbirinden ayrıştı?

Erden’in dört bölümden oluşan kitabının ilk iki bölümü, Türkiye ve İran’ın modern tarihlerini irdeliyor.

Kitabın üçüncü ve dördüncü bölümleri de, İran ve Türkiye’nin devlet oluşumları ile vatandaşlıklarının kapsamlı karşılaştırılmasından oluşuyor.

Bu bölümlerde,

  • İran ve Türkiye’nin imparatorluk mirasları,
  • İki ülkenin muhalefet odaklarının özellikleri,
  • Ulema, esnaf, aktif sosyal güçler, aşiretler ve politik sol gibi, sosyal güç ağları,
  • İran ve Türkiye’de modernleşme reformları,
  • İran ve Türkiye’de vatandaşlık hakları,
  • Ve yönetim stratejileri gibi pek çok konu irdeleniyor.

Çalışma, bu ilgi çekici konuların yanı sıra, İran ve Türkiye hakkındaki temel iddiaları da tartışıyor ve yakın zamanda iki ülkeyi bekleyen olası sorunları da saptıyor.

  • Künye: Mustafa Suphi Erden – Türkiye ve İran’da Vatandaşlık ve Etnisite, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 324 Sayfa

Kolektif – Pusula: Gençlere İnsan Hakları Eğitimi Kılavuzu (2008)

Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan ‘Pusula’, gençlere insan hakları eğitimi vermeyi amaçlıyor.

Gençler için bu konuda bilinç oluşturmayı hedefleyen proje, insan haklarının yasal önlemlerle savunulmasının yetersiz olduğunu, asıl önemlisinin bunun herkes tarafından korunup kollanması olduğu anlayışına dayanıyor.

Kitapta, insan haklarının yanı sıra, yurttaşlık, çocuklar, çevre, toplumsal cinsiyet eşitliği, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, sağlık, küreselleşme, barış ve yoksulluk gibi konular da anlatılıyor.

  • Künye: Kolektif – Pusula: Gençlere İnsan Hakları Eğitimi Kılavuzu, çeviren: Burcu Yeşiladalı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, eğitim, 418 sayfa

Hale Bolak Boratav, Güler Okman Fişek ve Hande Eslen Ziya – Erkekliğin Türkiye Halleri (2017)

Şimdinin Türkiye erkeği, geleneksel kalıpların dayatmalarıyla sosyal değişmelerin beraberinde getirdiklerinin arasına sıkışmış durumda.

İşte elimizdeki bu nitelikli çalışma, Türkiye’de aile dinamiğini derinlemesine irdeliyor ve oğul olmanın, baba olmanın, eş olmanın bu topraklardaki seyrinin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Baba-çocuk ilişkisinden geleneksel ve modern babalık modellerine, bu alanda yapılmış literatürün geniş bir incelemesini yaparak başlayan kitap,

  • Babayla ilişkide hiyerarşik boyut,
  • Erkekliğe ilişkin algı, söylem ve deneyimler,
  • Taşralı, yoksul, bireyselleşme arayışında ve geleneksel erkek tipleri,
  • Evli erkeklerin kendi ebeveynleriyle ve kendi çocuklarıyla ilişkileri,
  • Eşle ilişkide hiyerarşi ve kadın-erkek eşitliği,
  • Erkeklik tanımları,
  • Ve toplumda erkekliğe ilişkin tutumları gibi birçok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Bugünün Türkiye erkeklerini, onların ailesiyle ilişkilerini ve bu ilişkinin çevrelerini nasıl etkilediğini daha iyi kavramak için çok iyi bir kaynak.

Bu topraklarda her ne kadar sarsılmaz gibi görünen bir erkek algısı halen egemen olsa da, kitap, farklı kesimlerden gelen erkeklerin hayat öykülerinin nasıl farklı seyirler izleyebileceğini de gözler önüne sermekte.

  • Künye: Hale Bolak Boratav, Güler Okman Fişek ve Hande Eslen Ziya – Erkekliğin Türkiye Halleri, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 477 sayfa

Zerrin İren Boynudelik – Bu Resim Ne Anlatıyor?: Mitoloji (2017)

Batı resim tarihinde mitolojinin işlenişi, özellikle Rönesans döneminde doruğa ulaşmış, bu ilgi daha sonra da devam etmişti.

Dolayısıyla bu dönem ve sonrasında yapılmış şaheserleri daha iyi anlamak için arkalarındaki mitolojik öyküleri bilmek elzem.

İşte bu pratik ve güzel kitap da, tam da böylesi bir işlev üstleniyor.

Zerrin İren Boynudelik, Rönesans ve sonrası dönemlerde ortaya konmuş resimleri örnek olarak alıyor ve burada işlenen mitolojik öyküler ekseninde sanatçı, sanatçının üslubu ve yaşadığı dönemin özellikleri konularında ilgi çekici bilgiler sunuyor.

Avrupa resminde mitoloji konulu resimlerle ilgili bir girişle açılan kitap,

  • Olympos Dağı’nın on iki tanrısı,
  • Zincirlenmiş Prometheus,
  • Zeus’un aşkları,
  • Yüz gözlü dev Argos,
  • Kıskanç Hera,
  • Lafazan Hermes,
  • Kibirli dokumacı Arakhne ve Athena,
  • İffetli Artemis ve Kallisto,
  • Kaybetmeyi hazmedemeyen Apollon ve yetenekli Marsyas,
  • Güzel Aphrodite, çirkin Hephaistos ve kavgacı Ares,
  • Altınların çekiciliğine kapılan Atalante,
  • En zor işleri başaran kahraman Herakles,
  • Tanrıların habercisi, kurnaz, iş bilir, dilbaz Hermes,
  • Ve asmanın, üzümün ve şarabın Tanrısı Dionysos gibi mitolojik öykülerin Batı resim sanatındaki izlerinin peşine düşmekte.

Tanrı ve Tanrıçalar hakkında kısa bilgiler ile mitolojik karakterlerin sembollerine dair açıklamalar barındıran kitabı, sanata ve sanat tarihine meraklı tüm okurlara öneriyoruz.

  • Künye: Zerrin İren Boynudelik – Bu Resim Ne Anlatıyor?: Mitoloji, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sanat, 230 sayfa

Steven A. Epstein – Geç Dönem Ortaçağ Avrupası (2014)

Profesör Steven A. Epstein nitelikli çalışmasında, geç dönem Ortaçağ Avrupa’sının 1000-1500 zaman aralığını kapsayan ekonomik ve sosyal tarihini anlatıyor.

Avrupa’nın söz konusu dönemini incelerken, 14. yüzyılda yaşanan kıtlık ve salgın hastalıklara merkezi bir rol veren Epstein, bu coğrayayı baştan başa kat ederek, Avrupa’da ekonomik büyümenin başladığı 1000 yılından küresel çapta ticaretin güç kazandığı 15. yüzyıla kadar, Avrupa’nın aile yaşamı, feodal toplumunun belli başlı nitelikleri ve bölgenin ticaret, zanaat, tarım alanında kaydettiği dönüşümler gibi, bölgenin sosyal ve ekonomik hayatından pek çok ayrıntı sunuyor.

  • Künye: Steven A. Epstein – Geç Dönem Ortaçağ Avrupası, çeviren: Serap Işık, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 322 sayfa