Emre Dölen – İstanbul Darülfünunu’nda Alman Müderrisler (2014)

  • İSTANBUL DARÜLFÜNUNU’NDA ALMAN MÜDERRİSLER, Emre Dölen, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 905 sayfa

Emre Dölen dikkat çekici incelemesinde, 1. Dünya Savaşı sırasında Türk-Alman ittifakının sonucu olarak 1915’te İstanbul Darülfünunu’nda müderris olarak görevlendirilmiş Alman bilim insanlarının Türkiye’deki faaliyetlerini inceliyor ve onların mirasının izini sürüyor. Kitap, Mondros Mütarekesi’nin hükümleri uyarınca 1918’de Türkiye’den ayrılan bu yirmiyi aşkın müderrisin ülkede kaldıkları üç yıllık dönemde yaptıkları yayınlar ile ayrıldıktan sonra Türkiye’ye ilişkin gerçekleştirdikleri çalışmaları, yanlarına müderris muavini ve tercüman olarak verilmiş kişileri ve onların ülke eğitimine sundukları katkıyı aydınlatmasıyla önemli.

Stephen Castles ve Mark J. Miller – Göçler Çağı (2008)

 

‘Göçler Çağı’, modern dünyadaki uluslararası göç hareketlerine odaklanan kapsamlı ve nitelikli bir çalışma.

Dünya genelindeki göç akımları ve bunların toplumsal etkilerine teorik bir çerçeve sunan ve ilk baskısı 1993 yılında yapılan kitap, siyasetçiler, akademisyenler ve gazeteciler için nitelikli bir kılavuz olmuştu.

Çalışma, Soğuk Savaş sonrası dönemde dünya üzerinde artan göç hareketini inceliyor; göçmen topluluklarını yasal statü, sosyal politika, etnik toplulukların oluşumu, ırkçılık, vatandaşlık ve ulusal kimlik çerçevesinden değerlendiriyor.

  • Künye: Stephen Castles ve Mark J. Miller – Göçler Çağı: Modern Dünyada Uluslararası Göç Hareketleri, çeviren: Bülent Uğur Bal ve İbrahim Akbulut, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 482 sayfa

Philip G. Kreyenbroek – Ezidilik (2014)

  • EZİDİLİK, Philip G. Kreyenbroek, çeviren: Amed Gökçen ve Damla Tanla, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 330 sayfa

Kürtler, Zerdüştilik, Ezidilik ve İran kültürü üzerine birçok çalışması bulunan Philip G. Kreyenbroek, kapsamıyla dikkat çeken kitabında, Ezidiliğin arka planını, dini adetlerini ve metinsel geleneğini araştırıyor. Kitabın ilk kısmında, Ezidiliğin kökenleri; dini arka planı; önde gelen temsilcisi Şeyh Adi’nin öğretileri; Ezidiliğin ibadetleri, dini adet ve gelenekleri, mabed ve kutsal varlıkları; Ezidilerde unvan, grup ve görevler gibi konular ele alınıyor. İkinci kısımda ise, Ezidi anlayışında ağırlıklı yeri olan Kürtçe dualara ve bunların Türkçe çevirisine yer verilerek, Ezidi dinî metin külliyatının zenginliği gözler önüne seriliyor.

Eugenio Barba ve Nicola Savarese – Oyuncunun Gizli Sanatı (2017)

Günümüzün önde gelen tiyatro kuramcılarından Eugenio Barba’nın kaleme aldığı nitelikli bir tiyatro antropolojisi.

1980 yılında Uluslararası Tiyatro Antropolojisi Okulu’nu (ISTA) kurmasıyla da bildiğimiz Barba çalışmalarında, Doğu ve Batı tiyatro teknikleri arasındaki ortaklıkları ve farklılıkları derinlemesine irdeler.

Barba, sözlük biçiminde hazırladığı bu pratik çalışmasında da, alıştırmalardan anlatıma, Avrasya tiyatrosundan Çin ve Hint tiyatrolarına, dengeden dramaturjiye, eşdeğerlikten karşıtlığa, metin ve sahneden organikliğe pek çok konu ve kavram irdeleniyor.

Richard Schechner, Fabrizio Cruciani, Rosemary Jeanes Antze, Ferdinando Taviani ve Franco Ruffini de, kitaba katkıda bulunan, alanın önde gelen diğer isimleri.

  • Künye: Eugenio Barba ve Nicola Savarese – Oyuncunun Gizli Sanatı, çeviren: Ayşın Candan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tiyatro, 352 sayfa

Kolektif – Bir Annenin Doğuşu (2014)

  • BİR ANNENİN DOĞUŞU, Daniel N. Stern, Nadia Bruschweiler-Stern ve Alison Freeland, çeviren: Meltem Aydoğdu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 165 sayfa

Kapsamlı klinik deneylere dayanan ‘Bir Annenin Doğuşu’, bir annenin gebeliğin ilk aylarından doğum sonrasına kadarki süreçte yaşadığı psikolojik dönüşümleri saptıyor. Kitap, kadının bir anne olarak bedensel, duygusal, bilişsel, ilişkisel ve sosyal düzeyde dönüşümü ve bu dönüşüm esnasında yaşadıklarını ortaya koymasıyla, alana dair nitelikli bir çalışma. Bebeğin evliliğe ve aileye etkilerini de araştıran yazarlar; prematüre ve engelli bebek ile evlat edinme durumunu, erkeğin bir koca ve baba olarak bu süreçteki konumunu ve annenin bebek bakımı ve kariyer arasında yaşadığı bocalamaları detaylı bir şekilde irdeliyor.

Ahmet Hamdi Başar – “Yine Hayal Aleminde Uçuyorum…” (2007)

  • “YİNE HAYAL ÂLEMİNDE UÇUYORUM…”, Ahmet Hamdi Başar, yayına hazırlayan: Murat Koraltürk, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, anı, 730 sayfa

yine-hayal-aleminde-ucuyorum

“Yine Hayal Âleminde Uçuyorum…”, Ahmet Hamdi Başar’ın anılarının birinci cildi olan “Gazi Bana Çok Kızmış…”ın devamı. “Limancı Hamdi” ve “İktisatçı Hamdi” olarak da bilinen, yakın tarihin önemli isimlerinden Başar’ın anılarının bu ikinci cildinde, ülkenin demokrasiye geçiş sürecinde yaşananları, Demokrat Parti’nin kuruluşunu, parti kurmaylarıyla olan ilişkilerini, milletvekili olma çabalarını, Menderes ve Bayar’ın politikalarını, DP’nin iktidar yıllarını, partiden kopuş sürecini, Müstakil Grup girişimlerini, yeni bir parti kurma çabalarını ve 27 Mayıs’ta tuzla buz olan hayallerini anlatıyor.

Ahmet Hamdi Başar – “Gazi Bana Çok Kızmış…” (2007)

  • “GAZİ BANA ÇOK KIZMIŞ…”, Ahmet Hamdi Başar, yayına hazırlayan: Murat Koraltürk, Bilgi Üniversitesi Yayınları, anı, 762 sayfa

gazi-bana-cok-kizmis

“Gazi Bana Çok Kızmış…”, Türkiye yakın tarihinin önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Başar’ın anılarının birinci cildini oluşturuyor. Anıların bu cildinde, Başar’ın Meşrutiyet, Cumhuriyet ve tek parti dönemine dair anıları yer alıyor. Türkiye’nin yakın tarihinde, “Limancı Hamdi” veya “İktisatçı Hamdi” diye de bilinen Başar, İkinci Meşrutiyet döneminden 27 Mayıs askeri darbesine uzanan süreçte, Türkiye’nin sîyasi ve ekonomik gelişmelerine tanıklık etmiş, yakın tarihte yaşanan önemli olayların bizzat içinde yer almış bir fikir ve eylem adamıydı.

Ingmar Karlsson – Bölgeler Avrupası (2007)

  • BÖLGELER AVRUPASI, Ingmar Karlsson, çeviren: Turhan Kayaoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 104 sayfa

bolgeler-avrupasi

Ingmar Karlsson, ‘Bölgeler Avrupası’nda, günümüzde sık kullanılmaya başlanan bir kavram olan “Bölgeler Avrupası” kavramanı tarihsel ve güncel yönleriyle ele alarak, kavramın bugünkü kullanım alanlarını, özellikle de Avrupa Birliği’nin bugünü ve geleceğiyle ilişkili olarak tartışıyor. Karlsson, bölge kavramının Avrupa’da 15. yüzyıldan bu yana aldığı biçimleri idari bölgelerden, sosyal ve fonksiyonel bölgelere, makro ve yöresel bölgelerden, cephe bölgeleri ve ulusötesi bölgelere kadar inceliyor. Kitapta, Dr. Orhan Kurmuş’un kaleme aldığı, Karlsson’un yaklaşımını değerlendiren bir yazı da bulunuyor. Kurmuş, Karlsson’un incelemesini ekonomik ve kültürel açıdan Türkiye’ye uyarlayarak, hem okurların konuyu pratik bir şekilde anlamasını sağlıyor hem de AB üyeliği çerçevesinde, gelecekte bölgesellik üzerinden ülkede meydana gelebilecek gelişmeleri değerlendiriyor.

Armand Mattelart ve Erik Neveu – Kültür İncelemelerine Giriş (2007)

  • KÜLTÜREL İNCELEMELERE GİRİŞ, Armand Mattelart ve Erik Neveu, çeviren: Hüsnü Dilli, Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 143 sayfa

kulturel-incelemelere-giris

1960’larda İngiltere’de ortaya çıkan kültürel araştırmalar, 20. yüzyılın sonlarında gittikçe önem kazanan bir disiplin haline geldi. Günümüzde de oldukça etkili olan bu araştırma akımı, akademik disiplinlerin sınırlamalarından kurtularak, kültür-toplum ilişkilerini toplumsal, tarihi ve siyasî bağlamında ele alır. Armand Mattelart ile Erik Neveu tarafından kaleme alınan bu çalışma, kültürel incelemeler akımının Avrupa’da ve özellikle de Fransa’da kat ettiği yolu gözler önüne sermeyi ve bundan sonra bu alanda ne gibi adımlar atılabileceğine dair sorular sormayı amaçlıyor. Kitap, akımın seyrini derli-toplu bir şekilde vermesiyle önemli.

Ahmet Arslan – İlkçağ Felsefe Tarihi 3: Aristoteles (2007)

  • İLKÇAĞ FELSEFE TARİHİ 3: ARİSTOTELES, Ahmet Arslan, Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 391 sayfa

ilkcag-felsefe-tarihi-3

Prof. Dr. Ahmet Arslan, ‘İlkçağ Felsefe Tarihi’nin bu üçüncü cildinin tümünü Aristoteles’e ayırmış. Aristoteles, bilimin gerçek anlamda kurucusu, insanlığın “ilk öğretmeni” ve “filozofu” gibi sıfatlarla tanımlanan bir isim. Arslan, Aristoteles’in ruh kuramını, ahlak felsefesini, siyasete ilişkin görüşlerini, retorik ve poetik gibi kavramlarını, filozofun kendi eserlerine ve birincil kaynaklara dayanarak anlatıyor. Aristoteles’in öğretisini ve yöntemini “kendisi bir bilim olmaksızın bilime en yakın olan felsefe” şeklinde tanımlayan Arslan, filozofun düşüncelerini kapsamlı olarak inceliyor ve eserlerinden kaynak alıntılara yer veriyor.