Francis R. Wegg-Prosser – Galileo ve Yargıçları (2021)

Kilise’nin, Galileo’nun bilimsel çalışmalarına nasıl tepki verdiğini içeriden anlatan eşsiz bir kitap.

Kilise’ye yakın Francis R. Wegg-Prosser, Galileo’nun yargıçlarının nasıl düşündüğünü ortaya koyuyor.

Egosantrik (insanmerkezli) bir bakış açısıyla şekillenmiş olan arkaik varoluş düşüncelerinin hemen tamamı, ister dini, ister felsefi, ister siyasi, isterse de bilimsel nedenlerden dolayı olsun, Dünya’yı evrenin merkezine yerleştirir ve Güneş dahil tüm gök cisimlerinin de evrenin merkezinde olduğumuz için Dünya’nın, dolayısıyla da biz insanoğlunun etrafında döndüğünü varsayardı.

Ancak Kepler ile başlayan bilimsel gözlemler, bu düşünceyi geri dönüşsüz olarak değiştirecektir.

Kepler’in izinden gidip, hem gözlemleri hem de matematiği ile bu yeni evren modelini açıklamaya çalışan Galileo, dönemin otoritelerinin oklarını üzerine çekmeyi başarmıştı.

Yakın arkadaşlarından birinin Papa olmasına, güçlü dostluklarına ve Kilise’nin içinden kendisine uzanan yardım ellerine rağmen, bu kavganın bir tarafı olmaktan kurtulamayacak olan Galileo’nun mücadelesi üzerine çokça yazıldı.

Bu kitap ise, olayı ilk kez Kilise’ye yakın bir kaynaktan sunmasıyla önemli.

Galileo’yu, dolayısıyla bilimsel gelişmeleri yargılayan otoritenin nasıl düşündüğünü, nasıl tepki verip organize olduğunu gözlemlemek; engizisyon döneminin düşünce yapısını kavramak için eşsiz bir eser.

  • Künye: Francis R. Wegg-Prosser – Galileo ve Yargıçları: Dört Asırlık Kavgaya İçeriden Bir Bakış, çeviren: Derman Kızılay, Kanon Kitap, tarih, 144 sayfa, 2021

Ürün Dirier – Gözün Serüveni (2021)

Görmek ve beynin görmeyi nasıl olağanüstü bir biçimde algıladığı hakkında enfes bir çalışma.

Ürün Dirier, bilimsel bir bakışla görme duyusunu açıklıyor.

Her ne kadar görmek denince ilk olarak aklımıza göz gelse de, bilimsel tanımıyla görmek, gözümüzle algılayabildiğimizden çok daha fazlasını barındıran bir âlemin giriş biletidir.

Algılayamadığımız dalga boylarının, farklılığını seçemediğimiz frekansların ve beynimizin görme verilerine dair geliştirdiği filtrelerin sınırladığı bir alanda evren hakkında bilgi edinmeye çalışıyoruz.

Bir duyu olarak değil sadece, aynı zamanda bir yetenek olarak da görmek, onu algılayan beyne, beynin gelişim aşamasındaki yapılanmasına ve öğrendiklerimize bağlı olarak bize bambaşka görüşler sunar.

Dirier de çalışmasında, gözün tüm bu kabiliyetlerini, farklı perspektiflerden ele alıyor ve göz ile görmek arasındaki ilişkiyi kademelendirip çözümlüyor.

  • Künye: Ürün Dirier – Gözün Serüveni: Görme Sanrısı Üzerine Bilimsel Bir Anlatı, Kanon Kitap, bilim, 128 sayfa, 2021

Friedrich Nietzsche ve Richard Wagner – Nietzsche – Wagner Yazışmaları (2020)

Friedrich Nietzsche ile Richard Wagner arasında, bilindiği gibi sevgiyle nefret arasında gidip gelen ve kimi zaman tonu oldukça sertleşen bir ilişki vardı.

İşte, bu kitapta bir araya getirilen iki ismin yazışmaları, bu ilişkiye dair bilinmeyenleri aydınlatmasıyla çok önemli.

Nietzsche, 1888 yılında yaşadığı zihinsel çöküşten birkaç hafta önce şöyle demişti:

“Hayatıma can katan tesirlerden bahsederken beni en derinden ve hakiki anlamda yenileyip tazelemiş olana minnetimi ifade etmem şart. Bahsettiğim şüphesiz ki Richard Wagner ile olan münasebetimdir. Geriye kalan diğer bütün beşerî ilişkilerim onunla olan ilişkimizin yanında hafif kalır; fakat Tribschen’da geçirdiğim günlerin, o karşılıklı güven, sevinç, insanın içine işleyen anların yüce hatıralarıyla dolu günlerin her ne pahasına olursa olsun üstüne leke sürmem.”

Nietzsche’nin kız kardeşi Elizabeth’in derlediği mektupların çoğu, daha önce başka yerde yayımlanmamış.

Mektuplar, Nietzsche’nin Wagner ile olan derin dostluğuna ışık tutmasıyla önemli.

Nietzsche’ye ilgi duyanların kaçırmaması gereken bir çalışma.

  • Künye: Friedrich Nietzsche ve Richard Wagner – Nietzsche – Wagner Yazışmaları, derleyen: Elizabeth Förster-Nietzsche, çeviren: Peren Gülmez, Kanon Kitap, mektup, 306 sayfa, 2020