Virginia Woolf – Yazınsal Ustalık (2024)

Dünya edebiyatının seçkin yazarlarından Virginia Woolf, roman ve öykülerinin yanında yazdığı edebiyat eleştirileri, denemeler ve anı yazılarıyla da okurlarının dikkatini her zaman çekti.

Çekmeye de devam ediyor.

Woolf, bu seçkideki yazılarında, geçtiğimiz yüzyılın başında bir kadın olarak yazarlık yapmaya çalışmanın zorluklarına değiniyor; kendi edebi hazzına, çağdaşı yazarların eserleri ve kişilikleri üzerine düşüncelerine ışık tutuyor.

Yetenekli bir kalem, aydın bir zihin ve çok yönlü bir entelektüel olarak entelektüel kimliğinin savunmasını yapmış; Henry James’ten E. M. Forster’a bir dizi önemli yazara ilişkin görüşleri ve aktardığı dedikodularla, öğretici, yer yer eğlenceli ama son derece yalın denemeler kaleme almış Woolf.

Edebi zevki, yazma özgürlüğünü ve dönemin en büyük entelektüel sorunlarından biri olan temsilde cinsiyet eşitsizliğini konu edinen denemeleri, bugün bile tazeliğini, geçerliliğini koruyor…

  • Künye: Virginia Woolf – Yazınsal Ustalık: Yazmak, Yazma Özgürlüğü ve Edebi Cinsiyetçilik Üzerine Düşünceler, çeviren: Zuhal İnal Baycılı, Kanon Kitap, deneme, 176 sayfa, 2024

Bronislaw Malinowski – Yabanıl Psikolojisinde Baba (2024)

Ünlü antropolog ve kuramcı Bronislaw Malinowski, Trobriand Adasında yaşayan yerli halk arasında geçirdiği iki yılın ardından, bu anaerkil toplumdaki yaşam düzenini, erkeksiz köyleri, üremeye dair o güne kadar hiç bilinmeyen birçok farklı ve dikkat çekici ritüeli, kültürel anlatıyı ve mitolojiyi analiz ettiği bu çalışması ile bilim camiasında oldukça ses getirmişti.

Üremek için erkeklere gereksinim olmadığına inanan insanların, bekâreti önemsemeyen, küçük yaşlarda evlilik dışı cinsel birleşmeleri makul gören ama evlilikten önce çocuk sahibi olmayı tabu sayan düşünce dünyasında, toplumsal dinamiklerin nasıl kökten farklı geliştiğine tanık olmamızı sağlayan yazar, bizi aynı zamanda çok başka bir “baba”, neredeyse “tanrı-baba” kavramıyla tanıştırıyor.

Mitoloji, folklor ve toplumsal psikolojinin zengin bir kolajını yapan yazar, bizi “biyolojik babalık” kavramının olmadığı, “koruyucu” anlamında bir “babalık” düzenin hüküm sürdüğü bâkir bir coğrafyaya, dünyadaki farklılıklardan bazılarını tanımaya götürüyor.

  • Künye: Bronislaw Malinowski – Yabanıl Psikolojisinde Baba: Anaerkil Toplumlarda “Babalık” Düşüncesi Üzerine Bir Tez, çeviren: İbrahim Şener, Kanon Kitap, antrpoloji, 80 sayfa, 2024

Francis R. Wegg-Prosser – Galileo ve Yargıçları (2021)

Kilise’nin, Galileo’nun bilimsel çalışmalarına nasıl tepki verdiğini içeriden anlatan eşsiz bir kitap.

Kilise’ye yakın Francis R. Wegg-Prosser, Galileo’nun yargıçlarının nasıl düşündüğünü ortaya koyuyor.

Egosantrik (insanmerkezli) bir bakış açısıyla şekillenmiş olan arkaik varoluş düşüncelerinin hemen tamamı, ister dini, ister felsefi, ister siyasi, isterse de bilimsel nedenlerden dolayı olsun, Dünya’yı evrenin merkezine yerleştirir ve Güneş dahil tüm gök cisimlerinin de evrenin merkezinde olduğumuz için Dünya’nın, dolayısıyla da biz insanoğlunun etrafında döndüğünü varsayardı.

Ancak Kepler ile başlayan bilimsel gözlemler, bu düşünceyi geri dönüşsüz olarak değiştirecektir.

Kepler’in izinden gidip, hem gözlemleri hem de matematiği ile bu yeni evren modelini açıklamaya çalışan Galileo, dönemin otoritelerinin oklarını üzerine çekmeyi başarmıştı.

Yakın arkadaşlarından birinin Papa olmasına, güçlü dostluklarına ve Kilise’nin içinden kendisine uzanan yardım ellerine rağmen, bu kavganın bir tarafı olmaktan kurtulamayacak olan Galileo’nun mücadelesi üzerine çokça yazıldı.

Bu kitap ise, olayı ilk kez Kilise’ye yakın bir kaynaktan sunmasıyla önemli.

Galileo’yu, dolayısıyla bilimsel gelişmeleri yargılayan otoritenin nasıl düşündüğünü, nasıl tepki verip organize olduğunu gözlemlemek; engizisyon döneminin düşünce yapısını kavramak için eşsiz bir eser.

  • Künye: Francis R. Wegg-Prosser – Galileo ve Yargıçları: Dört Asırlık Kavgaya İçeriden Bir Bakış, çeviren: Derman Kızılay, Kanon Kitap, tarih, 144 sayfa, 2021

Ürün Dirier – Gözün Serüveni (2021)

Görmek ve beynin görmeyi nasıl olağanüstü bir biçimde algıladığı hakkında enfes bir çalışma.

Ürün Dirier, bilimsel bir bakışla görme duyusunu açıklıyor.

Her ne kadar görmek denince ilk olarak aklımıza göz gelse de, bilimsel tanımıyla görmek, gözümüzle algılayabildiğimizden çok daha fazlasını barındıran bir âlemin giriş biletidir.

Algılayamadığımız dalga boylarının, farklılığını seçemediğimiz frekansların ve beynimizin görme verilerine dair geliştirdiği filtrelerin sınırladığı bir alanda evren hakkında bilgi edinmeye çalışıyoruz.

Bir duyu olarak değil sadece, aynı zamanda bir yetenek olarak da görmek, onu algılayan beyne, beynin gelişim aşamasındaki yapılanmasına ve öğrendiklerimize bağlı olarak bize bambaşka görüşler sunar.

Dirier de çalışmasında, gözün tüm bu kabiliyetlerini, farklı perspektiflerden ele alıyor ve göz ile görmek arasındaki ilişkiyi kademelendirip çözümlüyor.

  • Künye: Ürün Dirier – Gözün Serüveni: Görme Sanrısı Üzerine Bilimsel Bir Anlatı, Kanon Kitap, bilim, 128 sayfa, 2021

Friedrich Nietzsche ve Richard Wagner – Nietzsche – Wagner Yazışmaları (2020)

Friedrich Nietzsche ile Richard Wagner arasında, bilindiği gibi sevgiyle nefret arasında gidip gelen ve kimi zaman tonu oldukça sertleşen bir ilişki vardı.

İşte, bu kitapta bir araya getirilen iki ismin yazışmaları, bu ilişkiye dair bilinmeyenleri aydınlatmasıyla çok önemli.

Nietzsche, 1888 yılında yaşadığı zihinsel çöküşten birkaç hafta önce şöyle demişti:

“Hayatıma can katan tesirlerden bahsederken beni en derinden ve hakiki anlamda yenileyip tazelemiş olana minnetimi ifade etmem şart. Bahsettiğim şüphesiz ki Richard Wagner ile olan münasebetimdir. Geriye kalan diğer bütün beşerî ilişkilerim onunla olan ilişkimizin yanında hafif kalır; fakat Tribschen’da geçirdiğim günlerin, o karşılıklı güven, sevinç, insanın içine işleyen anların yüce hatıralarıyla dolu günlerin her ne pahasına olursa olsun üstüne leke sürmem.”

Nietzsche’nin kız kardeşi Elizabeth’in derlediği mektupların çoğu, daha önce başka yerde yayımlanmamış.

Mektuplar, Nietzsche’nin Wagner ile olan derin dostluğuna ışık tutmasıyla önemli.

Nietzsche’ye ilgi duyanların kaçırmaması gereken bir çalışma.

  • Künye: Friedrich Nietzsche ve Richard Wagner – Nietzsche – Wagner Yazışmaları, derleyen: Elizabeth Förster-Nietzsche, çeviren: Peren Gülmez, Kanon Kitap, mektup, 306 sayfa, 2020