Kolektif – Pandeminin Düşürdüğü Maskeler (2021)

Tek yapabileceği hayal satmak olanlar, hakikatten nefret eder!

‘Pandeminin Düşürdüğü Maskeler’, üzerinden tamı tamına bir yılın geçtiği pandemide yalan söyleyenlerin karşısında hakikati savunmaktan geri adım atmayan Türk Tabipleri Birliği’nin çatısı altında çalışan insanların sözüne yer veriyor.

Covid-19 salgınını ile salgının Türkiye’deki seyrinin sağlam bir fotoğrafını çekerek açılan kitapta, pandemide Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun ne gibi bir işlev üstlendiğini, pandemide çöken sosyal güvenlik sistemini, hekim meslek örgütlerinin bu süreçteki çalışma ve mücadelesini ve Covid-19’un sağlık çalışanları üzerindeki büyük yıkımı anlatıyor.

Osman Elbek ve Kayıhan Pala’nın, Türk Tabipleri Birliği’nin bilimsel birikim ve alan deneyimini yansıtarak hazırladıkları derlemeye, bu iki hekim-yazarın yanı sıra Özlem Kurt Azap, Eriş Bilaloğlu, Ergün Demir, Güray Kılıç, Yücel Demirer, Ümit Kartoğlu, Feride Aksu Tanık ve Cavit Işık Yavuz da makaleleriyle katkıda bulunmuş.

  • Künye: Kolektif – Pandeminin Düşürdüğü Maskeler: COVID-19 Salgınının Muhasebesi, derleyen: Osman Elbek ve Kayıhan Pala, İletişim Yayınları, sağlık, 271 sayfa, 2021

Kolektif – Türkiye’de Sağlıkta Kamu-Özel Ortaklığı: Şehir Hastaneleri (2018)

Kamu-Özel Ortaklığı’nın talan yoluyla sermaye birikim aracı olarak nasıl kullanıldığı

Son zamanlarda, Kamu-Özel Ortaklığı (KÖO) ile iktidarın yandaşlarına nasıl ülke kaynaklarını ustaca yandaşlarına peşkeş çektiğine dair haberler çıkıyor.

Bu kitapta bir araya gelen yazarlar ise, iktidarın Kamu-Özel Ortaklığı yoluyla ortaya koyduğu performansı yeni şehir hastanelerinin kuruluşu bağlamında gözler önüne seriyor.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı, Prof. Dr. Raşit Tükel’e kulak verelim:

“Kamu özel ortaklığı finansman yöntemiyle yurttaşların cebinden küresel sermayeye kaynak aktarılıyor. Bu sistemde, şehrin içinde yer alan kolay ulaşılabilir hastanelerin kapatılması hastalar açısından sağlık hizmetlerine erişim zorluğu getiriyor ve dolayısıyla halkın sağlık hakkının engellenmesine neden olabiliyor.”

Görüldüğü kadarıyla, Kamu-Özel Ortaklığı ile yapılan şehir hastaneleri, doğrudan sağlığımızı etkileyecek denli önemli.

Birebir Ankara, Mersin, Adana, Yozgat şehir hastaneleri örneklerinden yola çıkarak şehir hastaneleri olgusunun çok yönlü bir bakışla değerlendirildiği elimizdeki kitapta,

  • Kamu-Özel Ortaklığı’nın neden verimsiz ve pahalı bir finansman olduğu,
  • Kamu-Özel Ortaklığı’nın talan yoluyla sermaye birikim aracı olarak nasıl kullanıldığı,
  • Kamu-Özel Ortaklığı ile şehir hastanelerinin piyasalaştırılması,
  • Şehir hastanelerinde çalışanların istihdam koşulları,
  • Şehir hastanelerinde çalışanlar ile hastaları nelerin beklediği,
  • Ve şehir hastaneleriyle ilgili açılan davaların seyri gibi pek çok konu tartışılıyor.

Çalışmanın, şehir hastaneleriyle ilgili güncel durumu ortaya koymasının yanı sıra, Kamu-Özel Ortaklığı’nın aslında bütün ülkenin geleceğini ipotek altına alan nasıl büyük bir sorun olduğunu da gözler önüne seriyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Eriş Bilaloğlu, Sedat Çal, Uğur Emek, Özgür Erbaş, Bayazıt İlhan, Ali İhsan Ökten, T. Sabri Öncü, Kayıhan Pala, Mustafa Sönmez, Çiğdem Toker, Raşit Tükel, Ful Uğurhan, Cavit Işık Yavuz ve Halis Yerlikaya.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Sağlıkta Kamu-Özel Ortaklığı: Şehir Hastaneleri, derleyen: Kayıhan Pala ve Türk Tabipleri Birliği Şehir Hastaneleri İzleme Grubu, İletişim Yayınları, siyaset, 328 sayfa, 2018