Kenan Göçer – Oğuz Atay (2023)

Türk edebiyatında belki en çok başlanamayan, en çok bitirilemeyen ve en çok da ironi-oyun dışında ele alınamayan metinlerin yazarıdır Oğuz Atay.

‘Yunus Emre Aslında Ne Dedi?’ ile başlayıp ‘Dostluk Felsefesi’ adlı eserle devam eden ve üçlemenin üçüncü halkası olarak düşünülen ‘Oğuz Atay’ adlı bu tinbilimsel çalışma da öncekiler gibi izonomik bir izleği sürdürüyor.

“İlan” edilişinin yüzüncü yılında Cumhuriyet’in “kurulabilmesi” için cumhuriyetçilerin ve edebiyat cumhuriyetinin önüne yeni yöntem ve önerilerle çıkıyor Atay.

Kenan Göçer, edebiyat dışı alandan ve fakat Türkçenin içinden bir bakışın imkânlarını kullanarak alanlar arası (interdisipliner, halitik) bir okumayla o yöntem ve önerileri açmayı ve anlamlandırmayı deniyor.

  • Künye: Kenan Göçer – Oğuz Atay: Sevgi-Para Geriliminde Atay’ın Sofrası ve Türkiye’nin Ruhu’na İzonomik ve Tinbilimsel Bir Yaklaşım, Pan Yayıncılık, inceleme, 184 sayfa, 2023

Kenan Göçer – Türk İktisat Zihniyeti (2022)

Türklerin iş yapma kültürünü ve iktisat zihniyetini mercek altına alan bu kitap, iki temel soru soruyor: “Neden olmuyor?” ya da “Neden hep böyle oluyor?”

Ve bu soruların cevabını Sabri Ülgener’in başlattığı izleği takip ederek din (İslam), tasavvuf (özellikle Melâmîlik) ve kültür (armağan, potlaç) alanlarında arıyor.

İlk bölümde Kuran’daki “arz” ve “dünya” kavramlarına getirilen yorumun Osmanlı iktisat zihniyetini nasıl şekillendirdiği üzerinde duruluyor ve bu her iki kavram için de yeni bir yorum geliştiriliyor.

İkinci bölümde kibri, gösterişi ve muteber olmayı değil çalışmayı önemseyen ve fakat kazancı biriktirmeyi değil, dağıtmayı salık veren Melâmîlik’in iktisat zihniyetine etkisini inceliyor.

Üçüncü bölümde, armağan kültürü üzerinden Türklerin İslam öncesi ve sonrasında özgün bir karakteri olarak Ahilik’in yorumlanmasında yeni ufuklar sunuyor.

Son bölümde ise Ahmet Hamdi Tanpınar’ın meşhur romanı ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü armağan kültürü (potlaç) üzerinden okumayı deniyor.

Böylelikle, armağanın Türk iktisat zihniyetini şekillendirmede uzun dönem (long dure) etkisine sahip olduğunu göstermeye çalışıyor.

Türk iktisat zihniyetini anlamak için bir giriş denemesi olan kitap, ihmal edilen iktisat zihniyeti çalışmalarına yeni, heyecan uyandırıcı bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Kenan Göçer – Türk İktisat Zihniyeti, Lejand Yayınları, iktisat, 122 sayfa, 2022

Kenan Göçer – Dostluk Felsefesi (2022)

Bugünkü dünyada dostluğun anlamı nedir?

Kenan Göçer, Platon’dan bugüne dostluk üzerine yazılmış metinleri; siyasetten felsefeye ve ekonomiye uzanan güncel meseleler etrafında yeniden test ediyor.

Zeynep Sayın’ın sunuşunu yaptığı ‘Dostluk Felsefesi’, Platon’dan bugüne gelen dostluk metinlerini güncel sorunlar ve kavramlarla yeniden buluşturarak günümüze yeni bir şeyler sesliyor.

Ekonomiden politikaya, dinden tasavvufa, tıptan etiğe, umuttan yürüyüşe, ticaretten direnişe pek çok temel alanı; aşk, sevgi, yol, armağan, ahlak, eşitlik, özgürlük, birikim, budala, abdal, iman, ölçü, şiddet, zaman, cemaat, hiyerarşi, tahakküm, direniş, para, borç, parça, birim, Melâmîlik, olay, doğa, anlatı, oyun, güven, yaratı ve benzeri kavramlarla örgülüyor.

Bu örme işini de dostane bir biçimde yapıyor.

Akademik çevrelerde “disiplinler arası” dense de, Göçer buna “halitik” demeyi yeğliyor.

Kitabı benzerlerinden farklı kılan ise söz konusu alan ve kavramları izonomik bir yaklaşım ile sunması.

  • Künye: Kenan Göçer – Dostluk Felsefesi, Pan Yayıncılık, felsefe, 200 sayfa, 2022