Betül İpşirli Argıt – Harem-i Hümayun Cariyeleri (2017)

Osmanlı sarayında cariyeler, bitimsiz bir ilgiye mazhar olan konulardan. Yerli ve yabancı tarihçiler kadar okurlar da, bir gizem bulutuyla sarmalanmış Osmanlı haremine meraklıdır.

Betül İpşirli Argıt da bu dikkat çekici çalışmasında, harem kadınlarına bu sefer farklı bir pencereden, sarayın himaye ilişkileri çerçevesinden bakıyor.

Argıt, himaye ilişkilerinin Harem-i Humayun’la sınırlı kalmayarak, kadınların saraydan çıkmalarından sonraki süreçte de nasıl devam ettiğini ayrıntılı bir şekilde izliyor.

Kitap, haremden çıkan kadınların sarayla ilişkilerinin tümüyle sona ermediğini, tam tersine bu kadınların ağırlıklı olarak yönetici zümre ve özellikle de Enderun mensuplarıyla evlenerek sarayla irtibatlarını koparmadıklarını gözler önüne seriyor.

  • Himaye ilişkilerinin saray ve kadınlar açısından anlamı neydi?
  • Bu himaye ilişkileri, saray müessesesinin ve siyasi mekanizmanın işleyişi konusunda bize neler söyler?
  • Saraydan çıkan cariyeler, sarayla toplum arasında ne gibi ilişkilerin kurulmasına aracılık ediyordu?

Bu sorulara tatmin edici yanıtlan sunan çalışma, saraylı kadınları merkeze alarak onların deneyimlerini, kişisel dünyalarını, yaşam şartlarını ve toplumsal statülerini açıklığa kavuşturuyor.

  • Künye: Betül İpşirli Argıt – Harem-i Hümayun Cariyeleri, Kitap Yayınevi, tarih, 372 sayfa

Chardin – Chardin Seyahatnamesi (2014)

1686’da yayınlanan ‘Chardin Seyahatnamesi’, türün klasikleri arasında yer almasının yanı sıra, Montesquieu ve Rousseau gibi 18. yüzyılın yazarları kadar, İran tarihçileri tarafından da sıklıkla başvurulan önemli bir eser.

Chardin’in İstanbul, Osmanlı toprakları, Gürcistan, Ermenistan ve İran’ı kapsayan bu gezisi, 1671-1673 arasında gerçekleşmiş.

Paris’ten İstanbul’a, oradan Tiflis’e, Tiflis’ten Tebriz’e ve buradan Isfahan’a gerçekleşen yolculuğunda Chardin, Osmanlı-Fransız ilişkilerinde önemli yer tutan kapitülasyonları; Ermeni, İran, Gürcistan ve Osmanlı toplumlarıyla ilgili görüşlerini ve İran-Avrupa ilişkilerini anlatıyor.

  • Künye: Chardin – Chardin Seyahatnamesi, editör: Stefanos Yerasimos, çeviren: Ayşe Meral, Kitap Yayınevi, seyahatname, 496 sayfa

Desmond Dinan – Avrupa Birliği Tarihi (2008)

‘Avrupa Birliği Tarihi’, sadece AB’yi değil, aynı zamanda 1950’lerde Avrupa Toplulukları’nın kurulmasını içeren Avrupa Birliği fikrinin kökenlerine de iniyor.

Değişen ekonomik ve siyasi fırsatlar ile küresel koşullardaki dalgalanmalar bağlamında Avrupa Toplulukları ve daha sonra da Avrupa Birliği’nin kurumsal ve siyasî gelişimi, kitabın ana konuları.

Desmond Dinan’ın anlatımındaki Avrupa Birliği, idealizm ile ideolojik mücadelelerin, güçlü kişilerin inisiyatifleri ile siyasi girişimlerin, ulusal çıkarlar ile uluslararası ilişkilerin ve kurumsal tasarım ile bürokratik entrikaların bir harmanı.

  • Künye: Desmond Dinan – Avrupa Birliği Tarihi, çeviren: Hale Akay, Kitap Yayınevi, tarih, 477 sayfa

Olcay Pullukçuoğlu Yapucu – Modernleşme Sürecinde Bir Sancak (2008)

  • MODERNLEŞME SÜRECİNDE BİR SANCAK: AYDIN, Olcay Pullukçuoğlu Yapucu, Kitap Yayınevi, tarih, 345 sayfa

Olcay Pullukçuoğlu Yapucu, ‘Modernleşme Sürecinde Bir Sancak: Aydın’ adlı çalışmasında, Türkiye’de ilk demiryolunun yapıldığı İzmir-Aydın’ın, 19. yüzyıldaki tarihine odaklanıyor. Yapucu’ya göre, buraya ilk demiryolunun yapılması, Batılı büyük emperyalist güçlerin kendi nüfuz alanlarını yaratmak amacıyla girdikleri büyük çatışmanın ürünüydü. Yapucu, bölgenin emperyalist işgale giden süreçte yaşadığı değişimi daha özele indirgeyerek, o dönemin Aydın Sancağı üzerinden inceliyor. Kitap, 19. yüzyılda Büyük Menderes havzasını içine alan Aydın Sancağı idari biriminde görülen sosyal, ekonomik, kültürel gelişim ve değişimleri çözümlemesiyle önemli bir katkı sunuyor.

Roger A. Deal – Namus Cinayetleri, Sarhoş Kavgaları (2017)

  • NAMUS CİNAYETLERİ, SARHOŞ KAVGALARI, Roger A. Deal, çeviren: Zeynep Rona, Kitap Yayınevi, tarih, 176 sayfa

İlgi alanı geç Osmanlı toplumsal tarihi, özellikle de suç ve ceza adaleti sistemi olan Amerikalı akademisyen Roger A. Deal bu çalışmasında, II. Abdülhamid dönemindeki şiddet suçlarını inceliyor. Deal, arşiv belgeleri, dönemin gazeteleri ve popüler tarih kitaplarından oluşan geniş bir kaynak çeşitliliğinden yararlanarak namus cinayetleri, kabadayı çatışmaları, sarhoş kavgaları, gasp ve hırsızlık gibi o dönemin kimi suçlarının izini sürüyor. Birçok önemli ayrıntıyla zenginleşen kitap, İstanbul’daki şiddet olaylarını biçimlendiren özel etkenlerin ne olduğunu; kabadayı ve külhanbeylerin neden yalnızca Osmanlı kentlerinde bulunduğunu ve İstanbul’un kabadayı ve külhanbeylerinin, imparatorluğun diğer kentlerindekilerden hangi yönlerle ayrıldığını kavramak açısından sağlam bir kaynak.

Melike Kara – Girit Kandiye’de Müslüman Cemaati (2008)

  • GİRİT KANDİYE’DE MÜSLÜMAN CEMAATİ, Melike Kara, Kitap Yayınevi, tarih, 127 sayfa

Melike Kara, ‘Girit Kandiye’de Müslüman Cemaati’ isimli bu incelemesinde, söz konusu cemaatin Girit’teki 1913-1923 yıllarındaki on yıllık karmaşık ve sıkıntılı tarihine odaklanıyor. Osmanlı Devleti 1913 yılında, 1. Balkan Savaşı sonucunda imzalanan Londra Antlaşması ile Girit üzerindeki haklarından vazgeçtiğini bildirmiş ve aynı yıl Yunan Kralı, Girit’in resmen Yunanistan’a bağlandığını ilan etmişti. Girit’in Yunanistan’a bağlanması, burada yaşamakta olan Müslümanlar için zor bir sürecin başlamasını da beraberinde getirdi. 1913’ten sonra Girit Müslümanları, Türkiye ile yapılan nüfus mübadelesine kadar Yunanistan vatandaşı olarak on yıldan fazla bir süre adadaki yaşamlarını sürdürdüler. Kara, iyi bir kaynak araştırmasının ürünü olan çalışmasında, bu yeni koşullarda Kandiye Müslümanlarının sosyo-ekonomik durumunu ve yaşamlarında meydana gelen değişimleri ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

 

M. Şehmus Güzel – Abidin Dino (2008)

  • ABİDİN DİNO, M. Şehmus Güzel, Kitap Yayınevi, biyografi, 412 sayfa

M. Şehmus Güzel’in ‘Abidin Dino’ isimli eserinin bu birinci cildi, sanatçının hayatındaki 1913-1942 arası döneme odaklanıyor. Bu zaman aralığı, Dino’nun çocukluğunu, ilk gençlik yıllarını, Sovyetler Birliği’ndeki sinema eğitimini, Londra’ya, Paris’e gidişini ve yeniden Türkiye’ye dönüşünü kapsıyor. Güzel ayrıca, Abidin Dino’yla 1970’li yılların başındaki ilk karşılaşmalarını, daha sonra aralarında kopmaz bir bağa dönüşen arkadaşlıklarını, Dino’nun samimi, sahici ve mütevazı kişiliğini yine burada ayrıntılarıyla anlatıyor. Dino’yla yapılmış söyleşilerden ve farklı kaynaklardan yola çıkan kitap, sanatçının hayatını, Türkiye yakın tarihinde yaşanan önemli dönüşümler ekseninde veriyor.

Çiğdem Kılıç – Geleneksel Türk Tiyatrosunda Zenneler (2008)

  • GELENEKSEL TÜRK TİYATROSUNDA ZENNELER, Çiğdem Kılıç, Kitap Yayınevi, inceleme, 198 sayfa

Çiğdem Kılıç’ın ‘Geleneksel Türk Tiyatrosunda Zenneler’i, Türkiye’de kadının tiyatro alanındaki görünümü konusunda ilginç bir inceleme. Kitabın giriş bölümü, geleneksel Türk tiyatrosunu biçimlendiren temel koşulların zenne tipinin oluşmasındaki etkilerini değerlendiriyor. Birinci bölüm, erkek oyuncuların kadın rollerine çıkmalarını oluşturan koşulları irdelerken, ikinci bölüm de, zenne tipinin özellikleri ile ortaoyunu dışındaki türlerde nasıl görüldüğüne ve algılandığına odaklanıyor. Kitabın son bölümünde ise, ortaoyunundaki zenne tipleri kendi içlerinde sınıflandırılarak ve basılı ortaoyunu metinlerinden örneklemeler yapılarak inceleniyor.

Giorgos Mavrommatis – Kalkanca’nın Çocukları (2008)

  • KALKANCA’NIN ÇOCUKLARI, Giorgos Mavrommatis, çeviren: Berin Myisli, Kitap Yayınevi, sosyoloji, 139 sayfa

kalkancanin-cocuklari

Giorgos Mavrommatis’in ‘Kalkanca’nın Çocukları’, ‘Yunanistan’da Bir Müslüman Azınlık Toplumunda Yoksulluk, Sosyal İzolasyon ve Eğitim’ alt başlığını taşıyor. Daha çok eğitim sosyolojisi alanında çalışan Mavrommatis, 1970’li yılların başında, Yunanistan’da Kalkanca yerleşiminde yaşayan Müslüman Çingenelerle karşılaşır. Ezici çoğunluğu fakir olan bu halk, Komotini’de geçici, uzmanlık gerektirmeyen ve düşük maaşlı işlerde sigortasız çalışıyor, bazıları geçici tarım işçisi olarak Yunanistan’ı geziyordu. Çalışma, bu halkın maruz kaldığı sürekli mahrumiyet, fakirlik, eğitimsizlik ve yalıtılmışlığı gözler önüne sermesiyle önemli.

 

M. C. Howatson (ed.) – Oxford Sözlüğü (2014)

  • OXFORD ANTİKÇAĞ SÖZLÜĞÜ, editör: M. C. Howatson, çeviren: Faruk Ersöz, Kitap Yayınevi, sözlük, 1030 sayfa

oxford

Özgün adıyla ‘Oxford Companion to Classical Literature’, Yunan ve Roma edebiyatı ile antikçağ dünyasına değinen çağdaş yapıtları okuyanların başvuracakları bir elkitabı. İlk baskısı Sir Paul Harvey’in editörlüğünde 1933’te yapılan sözlük, Yunan ve Roma tarihini, en önemli mitleri, bilimi, coğrafyayı, dini, sanat ve felsefeyi olduğu kadar antikçağdaki gündelik hayatı ve antikçağ toplumunu ana çizgileriyle veren maddeler barındırıyor. Rahat okunabilir üslubuyla öne çıkan sözlüğün sonuna, bir kronoloji cetveli ile haritalar eklenmiş. Kronoloji MÖ 2200 ile MS 529 arasındaki başlıca edebi ve tarihsel olayları içeriyor.