Robert Walsh – İrlandalı Bir Vaizin Gözüyle II. Mahmud İstanbul’u (2021)

Osmanlı’nın büyük dönüşümleri yaşadığı bir dönemde, II. Mahmud’un İstanbul’unda vaiz olarak görev yapmış Robert Walsh’ın altın değerindeki anıları bu kitapta.

İrlandalı vaiz Robert Walsh, Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul’da yaşamıştı.

Walsh bu süreçte, Yeniçeri ocağının kaldırılışına, Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara ve İstanbul’u kasıp kavuran yangınlara yakından tanıklık etti.

Kitap bütün bunların yanı sıra, dönemin gündelik hayatı üzerine önemli ve ustaca tasvir edilmiş değerlendirmeler sunmasıyla da ayrıca dikkat çekiyor.

  • Künye: Robert Walsh – İrlandalı Bir Vaizin Gözüyle II. Mahmud İstanbul’u, çeviren: Zeynep Rona, Kitap Yayınevi, anı, 656 sayfa, 2021

Gökçen Beyinli – İslam ve Sair Halk (2021)

Kemalist modernleşmenin dayattığı “tek tip” din anlayışı, halkta nasıl karşılık buldu?

Gökçen Beyinli, tekke ve tarikatları kapatan 677 Sayılı Kanun ile “laik” Türk Devleti’nin İslama dair yasakların işleyiş sürecini ele alıyor.

1925-1965 dönemini merkeze alarak yasakların devlet ve halk arasında nasıl müzakere edildiğini, hurafelere, türbe ziyaretine ve evliya inancına odaklanarak inceliyor.

Yazar bu amaçla, ilk kez gün yüzüne çıkan Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Türbeler Müze Müdürlüğü arşivlerine ek olarak Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanakları, dönemin İslamcı dergileri, Halkevlerinin yayınları, gazeteler ve ilgili aktörlerin anılarını da incelemeye dâhil ediyor.

Kemalist modernleşmenin halkı “medenileştirme” sürecinde cinsiyet, etnik ve dini farklılığa ve bir arada yaşamaya daha fazla imkân tanıyan, bugüne göre daha çeşitli olan dindarlık biçimlerini zayıflattığını savunan Beyinli, sıradan insanların, yani “sair halk”ın da sesine kulak vererek “cahil,” “saf” gibi değersizleştirici söylemler karşısında nasıl direniş taktikleri geliştirdiklerini açığa çıkarıyor.

Kitap mevlit gibi ritüelleri ve kadınların dini alanda ve camilerde istenmeyen varlığı gibi temaları da tartışıyor.

‘İslam ve Sair Halk’, halk, hurafeler ve türbelerin kadınsılaştırılarak değersizleştirmesinin, “tek tip” din anlayışının egemen olmasında ve dini alanın “eril” normlarla inşa edilmesindeki rolünü tartışarak Kemalist modernleşmenin mirasını farklı bir bakışla görmemize olanak tanıyor.

  • Künye: Gökçen Beyinli – İslam ve Sair Halk: Laik Türkiye’de Hurafeler, Kadınlar, Türbeler, Kitap Yayınevi, inceleme, 282 sayfa, 2021

Ahmed Şevket – Aşçı Mektebi (2021)

Ahmed Şevket, daha önce yayımlanmış Osmanlıca yemek kitaplarında yer almamış pek çok yerli yemek tarifi veriyor.

Yarma çorbasından oğmaça, kuyu kebabından lüfer küllemesine, kuru fasulye sahan musakkasından testi bamyasına ve kestaneli yahniye tam 914 tarif barındıran kitabın bir diğer önemi de tarifleri oldukça detaylı şekilde vermesi.

Kitap, Türkiye mutfak tarihi alanında önemli çalışmaları bulunan Priscilla Mary Işın tarafından yayına hazırlanmış.

Kitaba eklenen Sözlük bölümünde de, Fransızca terimlerden başka, günümüzde yaygın kullanılmayan Arapça sözcükler ve az bilinen bazı malzemelerle ilgili açıklamalar bulunuyor.

  • Künye: Ahmed Şevket – Aşçı Mektebi: İstanbul’un birinci sınıf aşçıbaşılarının muavenetiyle, 1920, hazırlayan: Priscilla Mary Işın, Kitap Yayınevi, yemek, 344 sayfa, 2021

Zeynep Bostan – Osmanlı Hariciyesinin Modern Temelleri (2021)

Osmanlı modernleşme sürecinde diplomasiye nasıl bir yatırım yaptı?

Zeynep Bostan bu özenli çalışmasında, Osmanlı hariciyesinin modernleşme serüvenini, merkez ve dış yapılanmasını ele alıyor.

Diplomasiyle bürokrasinin kesişim noktasında Osmanlı hariciyesinin modernleşme serüvenini, II. Abdülhamid dönemindeki dönüşümün hariciyeye yansımasını, modernleşme sürecindeki farklılıklar ve devamlılıklar bakımından irdeliyor.

İkinci Abdülhamid dönemini kapsayan yıllar boyunca (1876-1909) Hariciye Nezaretinin gelişimini, merkez ve yurtdışı teşkilatıyla ilgili yasal düzenlemeleri, dönemin değişen uluslararası dengeleri ve devletin dış politika amaçları doğrultusunda açılan ve faal olan elçilik ve şehbenderlikleri, statüsü değiştirilen elçilikleri, yeni elçilik projelerini, misyonlara tayin edilen diplomatların seçimindeki amaç ve kriterleri, elçilik kadrolarıyla elçi ve şehbenderlerin görev alanlarını inceleyen çalışma, Osmanlı Devleti’nin modernleşme döneminde diplomasiye yaptığı yatırımı ve diplomatik ilgi alanlarının boyutlarını çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Türkiye’de modern diplomasinin kullanılması ve hariciye teşkilatının geliştirmesine ilgi duyanların edinmek isteyeceği bir çalışma.

  • Künye: Zeynep Bostan – Osmanlı Hariciyesinin Modern Temelleri: II. Abdülhamid Döneminde Diplomasi, Kitap Yayınevi, tarih, 318 sayfa, 2021

Esra Yakut – Osmanlı Devleti’nin Son Yıllarında Meşihat, Adliye, Maarif ve Hilafet (2021)

Osmanlı’nın son dört yılı, öyle derin çelişkiler barındırır ki, araştırmacılar için hazine değerindedir.

Örneğin Sultan Vahdeddin’in iktidarda olduğu bu dönemde, bir yandan dini değerler güçlendirilip, dini kurumlar yeniden kamusal yaşamda ön plana çıkartılmaya çalışılmış, öte yandan da fen liselerinin açılmaya çalışılması gibi modernleşme yönünde adımlar atılmaya çalışılmıştı.

İşte Esra Yakut, Mondros Mütarekesinin imzalanmasıyla başlayıp, saltanatın kaldırılmasına kadar geçen (30 Ekim 1918 – 1 Kasım 1922) bu ilginç dönemde olup bitenler üzerine derinlemesine düşünüyor.

Osmanlı Devleti’nin son dört yılında kurumlarıyla gösterdiği var oluş çabasına, ağırlıklı olarak dönemin basınına ve birinci elden kaynaklarına dayanarak tanıklık eden çalışma, bugüne kadar sadece siyasi tarih yönüyle incelenen bu döneme farklı bir açıdan bakıyor.

Kitap, özellikle İslamiyet’le sıkı bağı olan meşihat, evkaf, adliye, maarif ve hilafet gibi kurumları ele alıyor.

Çalışma ayrıca, yönetimin monarşik karakterini daha da kuvvetlendiren Sultan Vahdeddin’in muhafazakâr bir siyaseti nasıl benimsediğini ve padişahın çizdiği yoldan ilerleyen fikir adamlarının, İttihat ve Terakki’nin dini kamusal yaşamdan uzaklaştırma yolunda attığı adımları değiştirecek görüşler ortaya atma girişimlerini de yakından izliyor.

  • Künye: Esra Yakut – Osmanlı Devleti’nin Son Yıllarında Meşihat, Adliye, Maarif ve Hilafet 1918-1922, Kitap Yayınevi, tarih, 312 sayfa, 2021

Petır Mateev – Osmanlı Topraklarından Anılar (2020)

1850 Kazan doğumlu Petır Mateev, kabına sığmayan bir karaktere sahipti.

Maceracı ruhuna söz geçiremeyen bu Bulgar delikanlı, yabancı yerler keşfetme hayaliyle adeta yanıp tutuştuğu bir sırada İstanbul’dan atla bütün Anadolu’yu kat ederek Bağdat’a ulaşmayı hedefleyen bir İngiliz asilzade kadına refakat edecek ve badireli bir yolculuk gerçekleştirecektir.

Bu da onu kesmez.

Bu yolculuktan döner dönmez, bu sefer de, Hitit, Asur ve Babil medeniyeti uzmanı İngiliz arkeolog Dr. George Smith’e, British Müzesi adına yapacağı arkeolojik kazılarda asistanlık yapmaya başlar ve 1876 yılında dünyaca ünlü bu eksantrik arkeologla bütün Yakındoğu coğrafyasını dolaşır.

Tehlikeli salgın hastalıklar arasında ve ağır karantina şartlarında geçen bu hummalı çalışmadan önemli bilimsel sonuçlar elde edilir.

İstanbul’daki ilk Türk posta-telgraf idaresinde de görev yapan Mateev, daha sonra Şarki Rumeli Valisi Aleko Paşa’nın kançılaryasında hususi kâtipliğe getirilecektir.

İşte Mateev’in anılarından oluşan bu güzide eser, 19. yüzyıl İstanbul’unun Protestan ve Anglosakson ortamında yoğrulan bu sıra dışı Bulgar’ın 93 yıllık çalkantılı hayat serüveninin yansıması niteliğinde.

Hatırat, Osmanlı’da yabancı okullar, misyonerlik faaliyetleri, yerleşimleriyle ve yok olmaya yüz tutmuş halklarıyla 1870’lerin Anadolu coğrafyası, Hitit, Asur, Babil ve Sümer medeniyetini kapsayan arkeolojik çalışmalar, posta-telgraf idaresi, imparatorlukta önemli mevkilere yükselen Bulgar asıllı Bogoridi sülalesi, Osmanlı-Bulgar diplomatik ilişkileri, bazı spor dallarının başlangıcı ve birçok başkaca konu hakkında eşsiz bir tanıklık.

  • Künye: Petır Mateev – Osmanlı Topraklarından Anılar: 1861-1904, çeviren: Hüseyin Mevsim, Kitap Yayınevi, anı, 114 sayfa, 2020

Sergey A. Ivanov – İstanbul’da Konstantinopolis’i Aramak (2020)

İstanbul’u bir baştan diğer başa kat ederek, şehirdeki Bizans izlerini görünür kılan, görsel açıdan da zengin 652 sayfalık muazzam bir rehber.

İstanbul’u dolaşanların muhakkak elinin altında bulundurması gereken kitap, okurunu belli yollara, belli anıtlara yönlendiriyor ve onu tam da bulunduğu noktalarda, Bizans’ın geçmişiyle ilgili ilginç bilgilere ulaştırıyor.

Ünlü Bizantolog Sergey A. Ivanov bununla da yetinmeyerek, bu anıtlarla ilişkili masallar ve geçmişten kimi olaylarla da metnini zenginleştiriyor.

    • Künye: Sergey A. Ivanov – İstanbul’da Konstantinopolis’i Aramak: Bir Tarihi Miras Rehberi, çeviren: Hazal Yalın, Kitap Yayınevi, tarih, 652 sayfa, 2020

Yahya Araz – Osmanlı İstanbul’unda Çocuk Emeği (2020)

Yahya Araz’ın daha önce yayımlanan ‘Osmanlı Toplumunda Çocuk Olmak’ adlı çalışması, ele aldığı dönem bağlamında Osmanlı toplumunda çocukların yaşamına, içinde büyüdükleri ve şekillendikleri toplumla ilişkilerine değinen ilk kitaptı.

Söz konusu kitap, bugün de, pek çok konuda Osmanlı çocukluk tarihi araştırmalarında bir başvuru kaynağı olmaya devam ediyor.

Araz, elimizdeki yeni çalışması ‘Osmanlı İstanbul’unda Çocuk Emeği’nde ise, 1750-1920 zaman aralığında ev içi hizmetlerde istihdam edilen çocuklar konusunu çok yönlü bir bakışla izliyor.

Kitap, çocukların Osmanlı toplumunda sahip oldukları sosyal ve ekonomik aidiyetler üzerine çok önemli veriler barındırıyor.

  • Künye: Yahya Araz – Osmanlı İstanbul’unda Çocuk Emeği: Ev İçi Hizmetlerde İstihdam Edilen Çocuklar (1750-1920), Kitap Yayınevi, tarih, 331 sayfa, 2020

Rüya Kılıç – Hasta, Doktor ve Devlet (2020)

Osmanlı’da modern tıbbın tarihi üzerine harika bir eser.

Rüya Kılıç, Batı tıbbının 19. yüzyılda Osmanlı topraklarına girdiği, yani Osmanlı tıbbının modernleşme sürecini hasta, doktor ve devlet üzerinden izliyor.

Bir hastalık veya kronolojik kurum tarihi olmaktan çok bireyin deneyimlerine dayanmasıyla dikkat çeken çalışma, Osmanlı’nın söz konusu döneminde doktor hasta ilişkisini, kadın ve erkeklerinin hastalıkla baş etme çabalarını, bu dönemin hasta rolü ve hastalık stratejilerini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Kılıç ayrıca, doktorların yeni dönemde sadece hastalıkla değil cehaletle de mücadele rolünü üstlenirken meslek etiği ve uygulamadaki güçlüklerle nasıl baş ettiklerini ve yöneticilerin iktidar stratejileri doğrultusunda hastalara karşı sergiledikleri hayırseverlik, iş verimliliği, ekonomik çıkarların gözetilmesi ve bunların güç ve statü kazanımına dair içerdiği anlamları da sorguluyor.

Yazar, bu çok yönlü ilişkiler ağını da, merhamet, itibar, minnet, hak ediş, sorumluluk ve meşruiyet gibi, şimdiye kadar üzerinde durulmamış daha geniş bir alana taşıyor ve böylece Osmanlı’nın modern tıp tarihine oldukça farklı bir yönden bakıyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – Hasta, Doktor ve Devlet: Osmanlı Modern Tıbbında Hastalıkla Mücadelenin Bitmemiş Hikâyeleri, Kitap Yayınevi, tarih, 188 sayfa, 2020

Pierre Belon – Pierre Belon Seyahatnamesi (2020)

1517 doğumlu Pierre Belon, coğrafya, zooloji ve botaniğe büyük ilgi duyuyordu.

Kendisi ünlü bitkibilimci Valerius Cordus’un yanında da eğitim görmüştü.

Belon’u bizim açımızdan ayrıca önemli kılan husus ise, zamanında yolunun bu topraklara düşmüş olması.

Belon, Fransa Kralı II. Henri’nin diplomatı olan Gabriel d’Aramon’un maiyetindeki bir grup bilim insanıyla birlikte 1547’de Osmanlı İstanbul’unu ziyaret etmişti.

İşte bu kitap, Belon’un İstanbul’un yanı sıra Antakya, Adana, Konya, Afyon, Kütahya ve Bursa’yı da kapsayan gezilerinin izlenimlerinden oluşuyor.

Bu seyahatname, Osmanlı’nın gündelik hayatı, önemli yerleri, kültürü ve müziği gibi konuları ele alan, türünün tipik bir örneği olsa da, Belon’un uzmanlığından kaynaklı olarak Türkiye coğrafyasıyla ilgili çok önemli bilgiler barındırmasıyla özgün bir yerde duruyor.

Belon’un kişisel gözlemlerine Türkiye coğrafyasına has yüzlerce bitki eşlik ediyor.

  • Künye: Pierre Belon – Pierre Belon Seyahatnamesi: İstanbul ve Anadolu Gözlemleri (1546-1549): Antakya, Adana, Konya, Afyon, Kütahya, Bursa, çeviren: Hazal Yalın, Kitap Yayınevi, seyahatname, 231 sayfa, 2020