Frédéric Gros – Yürümenin Felsefesi (2017)

  • YÜRÜMENİN FELSEFESİ, Frédéric Gros, çeviren: Albina Ulutaşlı, Kolektif Kitap, felsefe, 192 sayfa

Yürümek, uzun zamandır edebiyatın ve felsefenin konusu. Felsefe profesörü Frédéric Gros da elimizdeki kitabında, yürümenin tarihsel izini sürüyor, edebiyata, felsefeye ve toplumsal belleğe yansımalarına bakıyor. Gros yeryüzüyle hemhal olduğumuz bu süreci, evrenle oluşturulan bu özel ritmi ele alırken Nietzsche, Rimbaud, Rousseau ve Nerval gibi önemli isimlerin yürümeye dair düşünce ve duygularının izini sürüyor. Kitap, yürümenin yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek anlamına gelmediğini, bireyi dönüştürüp daha yaratıcı kıldığını gösteriyor ve bizi dışarıda yürümeye, hafiflemeye ve yaratıcı enerjimizi ortaya koymaya davet ediyor.

Damien Sutton ve David Martin-Jones – Yeni Bir Bakışla Deleuze (2014)

  • YENİ BİR BAKIŞLA DELEUZE, Damien Sutton ve David Martin-Jones, çeviren: Murat Özbank ve Yetkin Başkavak, Kolektif Kitap, 151 sayfa

yeni

Eldeki kitap, 20. yüzyılın en önemli felsefecilerinden Gilles Deleuze’ün kilit önemdeki temalarını, kuramlarını ve yaklaşımlarını yeni bir bakışla irdeliyor. Yazarlar “Köksap nedir?”, “Oluş nedir?” ve “Süre nedir?” başlıklarını taşıyan üç bölümde, Deleuze’ün en verimli mirasını oluşturan üç kavramı ayrıntılı bir şekilde açıklıyor. Kitapta, köksap ile Platoncu düşünce arasındaki etkileşim ve Deleuze ile Félix Guattari’nin Franz Kafka analizinin, minör sinemaların siyasal ve toplumsal eleştirideki rollerini açıklamaya katkısı tartışılıyor; Deleuze’ün zaman felsefesi, sinemada hareket, zaman ve imajlar bağlamında yorumlanıyor.

Ekmel Geçer – Türkiye Medyasını Anlamak (2014)

  • TÜRKİYE MEDYASINI ANLAMAK, Ekmel Geçer, Kolektif Kitap, medya, 332 sayfa

turkiye-medyasini

Ekmel Geçer’in gazeteciler, akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları mensuplarıyla gerçekleştirdiği röportajlara dayanan kitap, Türkiye medyasını demokratikleşme bağlamında ele alıyor. Kitap, medya grupları ve editoryal politikalar, basın ve ifade özgürlüğü, haberde değişim, Kürt sorunu ve medya, kültürel çeşitliliğin medyada temsili, medya sektöründe çoğulculuk ve AKP döneminde medyanın maruz kaldığı baskılar gibi, ülke medyasının güncel sorunlarını tespit ediyor. Mehmet Ali Birand, Ertuğrul Özkök, Fatih Altaylı, Hasan Cemal, Nuray Mert, Ragıp Duran ve Ruşen Çakır, kitap için röportaj gerçekleştirilen bazı isimler.

Matt Haig – İnsanlar (2015)

 

Aniden ortadan kaybolan, bu andan sonra insanlığa duyduğu sevgiyi tümüyle yitiren Profesör Andrew Martin’in esrarengiz hayatı.

Martin, ortadan kaybolduktan sonra, bir otobanın kenarında çıplak halde bulunmuştur.

İşin daha da garibi, profesörün kendini yabancı bir gezegende, ait olmadığı bir türün arasında, sevgisiz yaşadığını hissetmesidir.

  • Künye: Matt Haig – İnsanlar, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap

Chris Beckett – Karanlık Cennet (2017)

  • KARANLIK CENNET, Chris Beckett, çeviren: M. Salih Kurt, Kolektif Kitap

karanlik-cennet

Evrenin bambaşka bir noktasında, Karanlık Cennet’te mahsur kalan beş kişi, kendi ailelerini kurar. Bu aile, daha sonra karmaşık bir toplum yapısına evrilecektir. Uzun bir zaman sonra John Kızılfener adında bir çocuk, toplumun kanunlarını reddedip karanlığın ardındaki gizemleri çözmeye koyulacaktır. Gerilimle örülü iyi bir bilimkurgu hikâyesi.

Murat Özbank – Gezi Ruhu ve Politik Teori (2013)

  • GEZİ RUHU VE POLİTİK TEORİ, Murat Özbank, Kolektif Kitap, siyaset, 142 sayfa

GEZI RUHU

Murat Özbank ‘Gezi Ruhu ve Politik Teori’de, Gezi Direnişi esnasında ortaya konan özgürlük ve demokrasi ruhunun, siyasetbilim, siyaset felsefesi, siyaset sosyolojisi yaklaşımlarıyla bir çerçevesini kuruyor. Özbank, Arendt, Schumpeter, Habermas ve Weber gibi isimlerin siyasete dair teori ve kavramlarına, Türkiye’de siyasal hayatı derinden etkileyen Gezi ruhunu açıklığa kavuşturmak, direnişin teorik çerçevesini kurmak amacıyla başvuruyor. Gezi bağlamında politik güç ve şiddet, demokrasi, politik meşruiyet ve insan haklarının irdelendiği kitabın, politik teoriye ilgi duyanlar için de iyi bir başlangıç olacağını söyleyebiliriz.

Geoff Boucher – Yeni Bir Bakışla Adorno (2013)

  • YENİ BİR BAKIŞLA ADORNO, Geoff Boucher, çeviren: Yetkin Başkavak, Kolektif Kitap, felsefe, 144 sayfa

YENI

Geoff Boucher elimizdeki nitelikli çalışmasında, çağdaş düşünürler arasında en kışkırtıcı ve önemli, ama en az anlaşılmış olanlarından Theodor W. Adorno’nun düşünce dünyasını, modern sanatın dönüm noktalarını fon alarak yorumluyor. Çalışmanın ilgi çekiciliği, Adorno düşüncesini iki dünya savaşı arasındaki dönemde Ekspresyonizmi, savaş sonrası dönemde de Soyut Ekspresyonizmi doğuran bağlam içine yerleştiriyor olması. Boucher bu bağlamda, Adorno’nun toplumsal ve kültürel kuramını, Frankfurt Okulu’na katkılarını, müzikte sanat tarihini yeniden inşa edişini, estetik kuramını ve  postmodern kültür bağlamındaki önemini irdeliyor.

Okan Okumuş – Latin Amerika (2013)

  • LATİN AMERİKA, Okan Okumuş, Kolektif Kitap, gezi, 288 sayfa

LATIN

Okan Okumuş’un Latin Amerika hikâyesi, Peru ve büyüleyici İnka uygarlığını görmesiyle başlamış. Bu başlangıç, Okumuş ile bu coğrafya arasında kopmaz bağlar doğurduğu gibi, elimizdeki alternatif gezi rehberine de vesile olmuş. Çalışmanın özgünlüğü, turist rehberlerinde sıklıkla görüldüğü üzere gezilip görülen yerlere dair bilgiler vermekle yetinmeyip, oraların kültürel hususiyetlerine ve bireyine dair hikâyeler sunması. Okumuş’un on bir ülkeyi kapsayan gözlemleri, bizi Latin Amerika yerlilerinin hüzünlü hikâyelerine ortak ediyor, ülkelerin yakın tarihleri, ekonomik durumları ve mevcut temel sorunları hakkında da aydınlatıyor.

W. J. T. Mitchell, Bernard E. Harcourt ve Michael Taussig – İşgal Et (2013)

  • İŞGAL ET, W. J. T. Mitchell, Bernard E. Harcourt ve Michael Taussig, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, siyaset, 152 sayfa

ISGAL

İlgi çekici bir çalışma olan ‘İşgal Et’, dünya çapına yayılan kamusal alanları işgal etme girişimlerini (Occupy), üç profesörün gözünden değerlendiriyor. Yazarlardan antropolog Michael Taussig, Zuccotti Park’ta yaşanan deneyimin, ortaya çıkan manzaranın, sloganların ve ritüellerin canlı bir tasvirin sunuyor. Siyaset kuramcısı Bernard E. Harcourt, Occupy hareketlerinin sivil  itaatsizlik geleneğinin ötesine geçen karizmatik liderler ve belirli talepler reddedişini çözümlüyor. Sanat tarihçisi W. J. T. Mitchell ise, Occupy hareketinin küresel bir isyan haline gelişinde medyanın, imgelerin ve kamusal alanın rollerini tartışıyor.

Lars Iyer – Kuşku (2013)

  • KUŞKU, Lars Iyer, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, roman, 212 sayfa

KUSKU

Lars Iyer’in ilk romanı ‘Kuşku’ için, düşüncenin bizzat kendisiyle alay ediyor demek yerinde. Roman, özgün iki karakteriyle karşımıza çıkıyor. Başta çok zıt görünmelerine rağmen ikisinin de ortak yönü, düşünememektir. Bunlardan W.’nin düşünememesinin sebebi, bir yerde her yolun, hiç anlamadığı matematiğe ve hiç inanmadığı Tanrı’ya çıkıyor olması. Karşıtı diyebileceğimiz Lars ise, tabi daha mütevazı. Onun düşünememesinin asıl sebebi ise, tümüyle aptal olması. İşte iki karakter, hiçbir şey bekledikleri gibi gitmese de, düşünme eylemini icra edebilmek ve kendilerine yaşamak için amaçlar yaratmak niyetiyle yola koyulacaktır.