Gökçen Beyinli – İslam ve Sair Halk (2021)

Kemalist modernleşmenin dayattığı “tek tip” din anlayışı, halkta nasıl karşılık buldu?

Gökçen Beyinli, tekke ve tarikatları kapatan 677 Sayılı Kanun ile “laik” Türk Devleti’nin İslama dair yasakların işleyiş sürecini ele alıyor.

1925-1965 dönemini merkeze alarak yasakların devlet ve halk arasında nasıl müzakere edildiğini, hurafelere, türbe ziyaretine ve evliya inancına odaklanarak inceliyor.

Yazar bu amaçla, ilk kez gün yüzüne çıkan Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Türbeler Müze Müdürlüğü arşivlerine ek olarak Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanakları, dönemin İslamcı dergileri, Halkevlerinin yayınları, gazeteler ve ilgili aktörlerin anılarını da incelemeye dâhil ediyor.

Kemalist modernleşmenin halkı “medenileştirme” sürecinde cinsiyet, etnik ve dini farklılığa ve bir arada yaşamaya daha fazla imkân tanıyan, bugüne göre daha çeşitli olan dindarlık biçimlerini zayıflattığını savunan Beyinli, sıradan insanların, yani “sair halk”ın da sesine kulak vererek “cahil,” “saf” gibi değersizleştirici söylemler karşısında nasıl direniş taktikleri geliştirdiklerini açığa çıkarıyor.

Kitap mevlit gibi ritüelleri ve kadınların dini alanda ve camilerde istenmeyen varlığı gibi temaları da tartışıyor.

‘İslam ve Sair Halk’, halk, hurafeler ve türbelerin kadınsılaştırılarak değersizleştirmesinin, “tek tip” din anlayışının egemen olmasında ve dini alanın “eril” normlarla inşa edilmesindeki rolünü tartışarak Kemalist modernleşmenin mirasını farklı bir bakışla görmemize olanak tanıyor.

  • Künye: Gökçen Beyinli – İslam ve Sair Halk: Laik Türkiye’de Hurafeler, Kadınlar, Türbeler, Kitap Yayınevi, inceleme, 282 sayfa, 2021