Suat Derviş – Eylemi Kaleminde Bir Muharrir (2021)

Gazeteci, yazar ve kadın hakları aktivisti Suat Derviş’in bir döneme ışık tutan röportaj ve yazılarından çok iyi bir derleme.

Dört bölümden oluşan kitap, Suat Derviş’in hayatını ve yetiştiği çevreyi anlatarak açılıyor.

İkinci bölüm, Suat Derviş’in röportajlarına yer veriliyor.

Halkçılık, okulsuz çocuklar, nüfus politikası ve çocuklar, işsizlik ve verem bu röportajlarda ele alınan kimi konular.

Üçüncü bölüm, Suat Derviş’in kadın meselesini irdelediği röportajları sunuyor.

Burada da Uluslararası Kadın Kongresi, işçi kadınlar, annelik, savaş ve kadın gibi konular irdeleniyor.

Dördüncü ve son bölüm ise, Suat Derviş’in siyasi düşüncelerini ortaya koyan yazılarına yer veriyor.

1903-1972 yılları arasında yaşamış Suat Derviş, hem Osmanlı Devleti’nin son yıllarına tanıklık etmiş hem de Kurtuluş Savaşı’nı yaşamış ve erken Cumhuriyet’in kendini inşa döneminden 1950’li yıllardan sonraki dönüşüme tanıklık etmişti.

Suat Derviş, gazete yazılarıyla da romanlarıyla da bu sürecin tam merkezinde yer almış, topluma, kadına ve siyasete dair görüşlerini ortaya koymasıyla öne çıkmıştı.

Eldeki kitap da, Suat Derviş’in düşünsel dönüşümünü yansıttığı gibi, erken Cumhuriyet’in toplumsal ve siyasal yapısını bir kadın aydının kaleminden gözler önüne sermesiyle çok önemli.

  • Künye: Suat Derviş – Eylemi Kaleminde Bir Muharrir: Suat Derviş (Siyaset, Toplum ve Kadın Üzerine Röportajlar – Yazılar) 1935-1942, derleyen: Emine Seda Çekin Işık, Libra Kitap, deneme, 244 sayfa, 2021

Kolektif – Türkiye’de Kadın (2021)

Türkiye’de kadın olmanın ağır yüküne geçmişten bugüne uzanan bir perspektiften bakan nitelikli bir derleme.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, bugün sosyal ve idari hayatın dışına sürülmüş kadının durumuna sosyolojiden siyasete, toplumsal cinsiyetten tarihe geniş bir pencereden bakıyor.

Eski Türk kültüründe kadın, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadının değişen rolü, Atatürk döneminde kadın hakları alanında sağlanan kazanımlar, Türkiye’de kadının siyasal temsilindeki belli başlı sorunlar ve kadına şiddet, kitapta ele alınan kimi konular.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Evrim Şencan Gürtunca, Mustafa Gündüz, Halil Özcan, Emine Kısıklı, M. Sedat Erkan, Derya Çini Şimşek ve Ferhan Gündüz.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kadın: Tarihi ve Talihi, editör: Evrim Şencan Gürtunca, Libra Kitap, kadın, 357 sayfa, 2021

Asil Kaya – Modernleşme Sürecinde Türkiye’de Gençlik Hareketleri (1865-1960) (2021)

Başta Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri olmak üzere, daha aydınlık ve medeni bir dünya mücadelesinde ne varsa gençlerde var diyoruz.

Asil Kaya da bu kitabında, Tanzimat döneminden 27 Mayıs askeri darbesine, Türkiye modernleşmesinde hayati payı olan gençlik hareketlerini çok yönlü bir bakışla izliyor.

Kitapta, gençlik hareketlerinin ortaya çıkış nedenleri, nasıl geliştikleri, bu sırada gençleri harekete geçiren düşünsel ve konjonktürel dinamiklerin neler olduğu, gençlerin ortaya koydukları mücadele yöntemleri ve gençlik hareketlerinin yaratmış olduğu siyasi ve hukuki sonuçlar ele alınıyor.

Kaya bu hareketleri, Yeni Osmanlılardan Jön Türklere ve oradan 1960 sonrası sosyalist öğrenci hareketlerine uzanarak Türkiye’de 1865-1960 zaman aralığındaki gençlik hareketlerinin iyi bir dökümünü yapıyor.

  • Künye: Asil Kaya – Modernleşme Sürecinde Türkiye’de Gençlik Hareketleri (1865-1960), Libra Kitap, tarih, 632 sayfa, 2021

Cem Doğan – İnce Hastalık (2020)

İstanbul’da veremin toplumsal tarihi üzerine usta işi bir çalışma.

Cem Doğan, 1895-1955 zaman aralığında, sefaletin ve işsizliğin kırıp geçirdiği yoksul kesimin ince hastalıkla giriştiği zorlu sınavı anlatıyor.

Doğan çalışmasında, Batı’da “beyaz ölüm”, bizdeyse ince hastalık olarak tabir edilen veremin kamu sağlığı ve nüfus üzerindeki etkilerini, yoksulluk ile verem arasındaki ilişkiyi, sanatoryumun icadını, devletin verem politikalarını, bu süreçte veremle ilgili yapılan propagandaları ve veremin burjuvazi dünyasındaki yansımalarını kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

  • Künye: Cem Doğan – İnce Hastalık: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul’da Veremin Toplumsal Tarihi (1895-1955), Libra Kitap, tarih, 344 sayfa, 2020

Kolektif – Mazide Kalan Koleksiyonerler (2020)

Kimisi sigara kâğıdı koleksiyoneri, kimisi kese, kimisi çakmak, kimisi köylü çorapları kimisi de kibrit kutusu koleksiyoneri…

Bu güzel derlemede, bir zamanların koleksiyonerleriyle yapılmış söyleşiler yer alıyor.

Kitapta, 1930’lu yıllardan beri koleksiyon tutkularını sürdürmüş, aralarında kaşık koleksiyoneri Refik Halit Karay, müzik aletleri koleksiyoneri Ruşen Kam ve para koleksiyoneri Nüzhet Paşa gibi tanınmış kişilerin de yer aldığı birçok isim, heveslerini bizimle paylaşıyor.

Çalışma, kültür tarihimize çok değerli bir katkı.

  • Künye: Kolektif – Mazide Kalan Koleksiyonerler, derleyen: Rifat N. Bali, Libra Kitap, tarih, 181 sayfa, 2020

Meryem Orakçı – Karamanlıca Kaynakların Işığında Türkçe Konuşan Ortodokslar ve Türk – Yunan İlişkileri (2020)

Din, dil ve sosyo-kültürel açıdan Türkçe konuşan Ortodokslar üzerine nitelikli bir çalışma.

Meryem Orakçı bu incelemesinde, Türkçe konuşan Ortodoksların kendi yayın organları üzerinden yaklaşık 35 yıla yaklaşımlarından yola çıkarak daha çok etnik köken tartışmalarıyla ön plana çıkmış bu topluluğu farklı bir perspektifle ele alıyor.

Çalışma bu yönüyle, Karamanlıların inanç dünyası, cemaat ilişkileri ve sorunlarının yanı sıra Türk-Yunan ilişkilerindeki iniş-çıkışlar arasında, kendilerine yer bulmaya çalışırken geçirdikleri dönüşümü gözler önüne sermesiyle önemli.

Karamanlıca yayınlar, 1924 yılı öncesinde Anadolu’nun oldukça özel ve gizemli bir parçası olan Karamanlıların/Türkçe konuşan Ortodoksların dünyasına açılan bir kapıdır.

Bu yayınlar sayesinde, Türkiye’den gönderilmelerine değin, Türk ve Yunan milliyetçiliği arasında sıkışmış bu topluluğun, 19. yüzyılın sonlarından itibaren iki milleti dönüştüren savaşları ve gelişmeleri nasıl değerlendirdikleri öğrenilebiliyor.

Türkçe konuşan Ortodokslar için bir dönüm noktası olan mübadelenin ardından, Yunanistan’da faaliyetine devam eden Karamanlıca basın, yeni vatanlarına alışmaya çalışan mübadillerin sancılı sürecine ve artık eski vatanları olan Türkiye’ye dışarıdan bakışlarına tanık olmamızı da sağlıyor.

İşte Orakçı’nın çalışması da, bütün bu süreci tarihsel ve çok yönlü bir perspektifle ortaya koyuyor.

  • Künye: Meryem Orakçı – Karamanlıca Kaynakların Işığında Türkçe Konuşan Ortodokslar ve Türk – Yunan İlişkileri, Libra Kitap, tarih, 401 sayfa, 2020

Celil Bozkurt – İslâm Demokrat Partisi (2020)

Antisemist kimliğiyle tanınan Cevat Rıfat Atilhan’ın 1951’de kurduğu İslâm Demokrat Partisi, Türkiye’de demokratik hayatta kurulan ilk siyasal İslâmcı partidir.

Celil Bozkurt da bu önemli çalışmasında, partinin kuruluşundan kapatılmasına uzanan süreci izliyor.

Bilindiği gibi, agresif ve polemikçi söylemiyle öne çıkan bu parti, İslamcı söyleminin yanı sıra, sergilediği antisemit tutumu ve Siyonizm ile Masonluk aleyhtarlığıyla da dikkat çekmişti.

Parti, laik ve liberal kesimde olduğu gibi muhafazakâr kesimde de tepkiyle karşılansa da, siyasal İslamcı Milli Görüş Hareketi’ne de kaynaklık etmişti.

Bunun yanı sıra, Necmettin Erbakan’ın kurguladığı “Müslüman Ülkeler Birleşmiş Milletler” projesi, Cevat Rifat Atilhan’ın “Birleşmiş İslam Milletleri” adıyla idealize ettiği programa benzerlik gösterir.

Bozkurt kitabında, partinin kuruluşu ve faaliyetlerinden partinin kamuoyunda yarattığı tepkilere, parti hakkında soruşturma açılıp kapatılmasından partinin Türk siyasetine etkilerine pek çok konuyu irdeliyor.

  • Künye: Celil Bozkurt – Demokratik Hayatta Siyasal İslâm’ın Doğuşu: İslâm Demokrat Partisi, Libra Kitap, tarih, 214 sayfa, 2020

Nusret Yılmaz – Suç ve Ceza (2020)

Kanunların kör noktalarında kendilerine ait bir nüfuz alanı oluşturan eşkıyalık, toplumsal hayatta olduğu kadar edebiyatta da özel bir yer tutmuştur.

Nusret Yılmaz’ın bu enfes çalışması da, bizde eşkıyalığın tarihsel köklerini irdelediği gibi, Yaşar Kemal ve Kemal Tahir’in romanlarındaki eşkıya tiplerini inceliyor.

Kitap, edebiyat ve suç ilişkisini irdeleyerek açılıyor ve devamında da,

  • Eşkıyalığı doğuran nedenleri,
  • Sosyal eşkıyalığın yapısal özelliklerini,
  • Türk romanında eşkıyalık imgesini,
  • Kurtuluş Savaşı’nda eşkıyalığı,
  • Eşkıyalığı doğuran ekonomik, toplumsal ve özel nedenleri,
  • Eşkıyalığın toplumsal yansımalarını,
  • Eşkıyanın mitleşmesini,
  • Eşkıyanın tiranlaşmasını,
  • Eşkıyaların yerel beylerle ve bürokrasiyle ilişkisini,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Künye: Nusret Yılmaz – Suç ve Ceza: Türk Romanında Eşkıyalık, Libra Kitap, inceleme, 340 sayfa, 2020

Kubilay Hamzaoğlu – Osmanlı Karadenizi’nde Kaçakçılık (2020)

Tarih boyunca Karadeniz’de, tütün kaçakçılığından maden ve köle kaçakçılığına önemli kaçakçılık faaliyetleri yürütüldü.

Kubilay Hamzaoğlu da, 1855-1912 arasında Karadeniz’deki kaçakçılık olaylarını çok yönlü bir şekilde izliyor ve bunların Osmanlı’nın sosyal, ekonomik ve siyasal yaşamını nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.

Tütün tekelinin Reji İdaresi’ne geçişiyle birlikte tütüne yönelik yasaklamaların devreye girişiyle kaçakçılık faaliyetlerinin başlayışını irdeleyerek açılan çalışma, devamında da,

  • Samsun tütün pazarının uluslararası tütün talebine nasıl yanıt verdiğini,
  • Kaçakçılıkta pay sahibi olan yerli ve yabancı tüccarları ve kaçırılan malları,
  • Tütün kaçakçılığının yanı sıra köle kaçakçılığı, maden kaçakçılığı, tuz kaçakçılığı, silah kaçakçılığı ve yolcu kaçakçılığı gibi belli başlı kaçakçılık türlerini,
  • Bölgede kaçakçılıkla mücadeledeki idari ve kolluk tedbirlerini,
  • Kaçakçılığın yoğunlaştığı bölgeleri ve kaçakçılığın güzergâhlarını,
  • Trabzon örneğinden hareketle kaçakçılıkta suç ve cezanın nasıl tanımlandığını,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Künye: Kubilay Hamzaoğlu – Osmanlı Karadenizi’nde Kaçakçılık (1855-1912), Libra Kitap, tarih, 197 sayfa, 2020

Seyfettin Kaya – Ortaçağ İslâm Dünyasında Rasathaneler (2020)

Seyfettin Kaya’nın bu özenli çalışması, Ortaçağ İslam dünyasında kurulan ve zaman içerisinde gelişme gösteren rasathaneleri çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Kitap, İslam dünyasında kurulan ilk rasathaneleri inceleyerek başlıyor.

Burada, 828’de kurulan Şemmâssiye Gözlemevi’nden Ebü’l Vefâ Bûzcânî’nin Bab-ı Tibn Gözlemevi’ne pek çok rasathane, buradaki astronomlar ve bu gözlemevlerindeki astronomi faaliyetleri ele alınıyor.

Kitabın devamındaki bölümleri ise İslam dünyasında 10. ve 15. yüzyıllar arasında kurulan rasathaneleri konu ediniyor.

  • Künye: Seyfettin Kaya – Ortaçağ İslâm Dünyasında Rasathaneler, Libra Kitap, tarih, 239 sayfa, 2020