Joseph Conrad – Karanlığın Yüreği (2007)

  • KARANLIĞIN YÜREĞİ, Joseph Conrad, çeviren: Sinan Fişek, İletişim Yayınları, roman, 143 sayfa

‘Karanlığın Yüreği’, bilindiği gibi, Joseph Conrad’ın üzerinde en titizlikle durulan, birçok araştırmaya konu olmuş bir romanı. Dünyanın olduğu kadar, insanın kendi karanlığını da işleyen bu roman, Conrad’ın yaşadıklarıyla da olabildiğince benzeşiyor. Çünkü Conrad, bu romanı yazmadan bir buçuk yıl önce Kongo’da bir buharlı geminin kaptanlığını yapmış, fakat yolculuğu sırasında gördüğü zulüm manzaralarına dayanamamıştı. İşte roman, Conrad’ın bu dönemde yaşadıklarından büyük izler taşıyan ve yetkinliğiyle modern klasiklerde yerini almış bir eser. Bu baskıya, Conrad’ın kaptanlık yaptığı dönemdeki günlüğü ile yazarın romana dair bir yazısının alındığını da belirtelim.

Halldor Laxness – Salka Valka (2011)

  • SALKA VALKA, Halldor Laxness, çeviren: Mehtap Gün Ayral, Yordam Kitap, roman, 414 sayfa

‘Salka Valka’, idealist kadın karakteri Salka üzerinden, İzlanda’nın yoksulluktan kırılmış coğrafyasını ve insanların hayatta kalma çabasını hikâye ediyor. Laxness’e 1955’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran roman, yoksul balıkçılarla birlikte çileli bir hayat süren Salka’nın ile annesi Sigurlina’nın yaşadıkları üzerine kurulmuş. İki kadın, hayatta kalabilmek için kuzeydeki evlerini terk edip İzlanda’nın güneyinde bulunan Oseyri köyüne gelecektir. Fakat buradaki şartlar, geldikleri yerden daha zorludur. Anne, kısa bir süre sonra depresyona yenik düşecek, Salka ise onu ve kendisini koruyabilmek için amansız bir mücadeleye girişecektir.

Devrim Kodakcı – Bir Çalçene Hikâyesi (2011)

  • BİR ÇALÇENE HİKÂYESİ, Devrim Kodakcı, Arkadaş Yayınevi, roman, 235 sayfa

‘Kebikeç’, Devrim Kodakcı’nın daha önce yayımlanmış ilk romanıydı. Kodakcı yeni romanı ‘Bir Çalçene Hikâyesi’nde ise, gerçek ve hayali bir dünyanın iç içe geçtiği masalsı bir dünyada, Esee ve Tuğçen adlı karakterleri arasında yaşanan bir aşkı hikâye ediyor. Roman, bu aşk hikâyesi ekseninde, yokluk, kıtlık ve savaşlarla can çekişen bir coğrafyada yaşananlara doğru yol alıyor. Bu zamansız coğrafyada yaşanan gerilim, Sultan ordusu ile Despot Devlet’in askerleri arasında tırmanan bir şiddetle doruğa ulaşacaktır. Esee ve Tuğçen, bu yıkımın ortasında onurlu bir hayat sürmeye çalışırken, aynı zamanda aşkları için de mücadele etmek zorundadır.

Stieg Larsson – Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (2011)

  • ARI KOVANINA ÇOMAK SOKAN KIZ, Stieg Larsson, çeviren: Ali Arda, Pegasus Yayınları, roman, 799 sayfa

‘Millenium Serisi’nin daha önce yayımlanan romanları ‘Ejderha Dövmeli Kız’ ve ‘Ateşle Oynayan Kız’, Stieg Larsson’a dünya çapında ün getirmişti. Larsson, serinin son romanı ‘Arı Kovanına Çomak Sokan Kız’da ise, cinayete teşebbüsle suçlanan ve akıl hastanesine kapatılan Lisbeth Salander’ın masumiyetini ispat etme çabasını anlatıyor. Fakat Salander’ın işi bu sefer oldukça zordur. Çünkü çürümüş düzeni koruyan İsveç İstihbarat Teşkilatı, aynı zamanda yargıyı da ele geçirmiş ve Salander’ın karşısına alt edilemeyecek bir düşman olarak dikilmiştir. Salander ise, gazetecilerin de yardımıyla kendisine biçilen hayattan kurtulmaya çalışacaktır.

Boris Akunin – Leviathan’da Cinayet (2007)

  • LEVIATHAN’DA CİNAYET, Boris Akunin, çeviren: Çiğdem Öztekin, Altın Kitaplar, roman, 303 sayfa

‘Türk Hamlesi’ ve ‘Kar Kraliçesi’ ünlü Rus yazar Boris Akunin’in daha önce Türkçede yayımlanmış romanları. ‘Leviathan’da Cinayet’ ise, yazarın daha önceki romanlarında okuyucunun karşısına çıkan Erast Perowitsch Fandorin kahramanından çok, Komiser Gauche karakteriyle ilgi çekiyor. Roman, 1878 Paris’inde, on altı Mart tarihinde öldürülen Lord Littleby ve on hizmetkârının cinayetiyle başlıyor. Komiser Gauche, suç mahallinde balina şeklinde altın bir anahtar bulur. Bu altın anahtarın da, Southampton Limanı’ndan Kalküta’ya ilk seferini yapacak olan Leviathan adındaki dev gemiye ait bir bilet olduğunu anlar. Romanın polisiye unsurları, Komiser Gauche’nin, Leviathan gemisindeki yolcular arasında bulunan katilin peşine düşmesiyle hareket kazanır. Akunin’in ünlü kahramanı Fandorin’in, komiser Gauche ile burada tesadüfen karşılaşacağını da belirtelim.

Kurt Vonnegut – Mezbaha No. 5 (2007)

  • MEZBAHA NO. 5, Kurt Vonnegut, çeviren: M. Barlas Çevikus, Dost Yayınevi, roman, 190 sayfa

2. Dünya Savaşı’nda Dresden kentinin bombalanması dehşetine tanık olmuş, hatta bir ara Almanlar tarafından esir alınmış Kurt Vonnegut, ‘Ülkesi Olmayan Adam’ isimli kara mizah anlatısında o günlere çok az da olsa değinmişti. Yazarın, aslında bir çok türe dahil edilebilecek bu romanı da, yine Dresden’in bombalanması gerçeği üzerinden, savaşın anlamsızlığını ve büyük dehşetini hikâye ediyor. Vonnegut, çoğu romanında olduğu gibi, burada da kendisiyle örtük benzerliklere sahip baş kahramanı Billy Pilgrim karakteriyle, savaşın anlamsızlığını ve yıkımının ölçüsüzlüğünü metaforik açılımlarla aktarırken, uygarlığın tüm kazanımlarının somutlandığı alegorik bir anlatıma başvuruyor.

Johannes Mario Simmel – Merhaba Umut (2011)

  • MERHABA UMUT, Johannes Mario Simmel, çeviren: Ahmet Arpad, Everest Yayınları, roman, 520 sayfa

Gerilim edebiyatının ünlü kalemlerinden Johannes Mario Simmel ‘Merhaba Umut’ta, uyuşturucu kaçakçılarının kirli dünyasına iniyor. Romanın merkezinde, Nobel ödüllü Prof. Adrian Lindbout’un yaşadıkları yer alır. Şimdilerde saygın bir hayat sürmekte olan Lindbout, geçmişindeki kötülüklerin tümüyle üstünü örttüğünü zannetmektedir. Fakat günün birinde ortaya çıkan bir rahip, Lindbout’un karanlık geçmişini ortaya koyan bir mektup getirir. Bu mektup, Lindbout’un hafızasından ve yüreğinden tümüyle sildiğini düşündüğü günahlarının ortalığa saçılmasına vesile olacaktır. Fakat bunlarla yüzleşebilmek, profesör açısından pek kolay olmayacaktır.

Ömer F. Oyal – Gecelerin En Güzeli (2007)

  • GECELERİN EN GÜZELİ, Ömer F. Oyal, Literatür Yayınları, roman, 400 sayfa

Ömer F. Oyal, ilk romanı ‘Sürgün Ruhun Rüya Defteri’nde, cezalı bir ruhun uzun yolculuğunu hikâye etmişti. Oyal’ın bu romanıysa, kutsal bir taş olan Caday etrafında, çok kişilikli ve tarihi unsurları yoğun olan bir kurgudan oluşuyor. Zaman içinde elden ele dolaşan kutsal bir taş olan Caday’ın bu sefer düşeceği el, evli ve bir çocuğu olan Cemal olacaktır. Eski bir solcu olan Cemal’in hayatı, taşı gördüğü zaman değişmeye başlayacaktır. Çünkü sihrine kapıldığı bu taş, Cemal’i hiç düşünemeyeceği dünyalara götürecektir. Bu aşamada eski bir ülkücü olan Osman’la yollarının kesişmesi, bu dünyaların en ilginci olacak ve ikisinin hikâyesinin iç içe geçmesini de beraberinde getirecektir.

John Irving – Sudan Adam (2007)

  • SUDAN ADAM, John Irving, çeviren: Emin Yaşar Sınır, Merkez Kitaplar, roman, 420 sayfa

‘Sudan Adam’, çağdaş Amerikan edebiyatının önemli isimlerinden John Irving’in ikinci romanı. Irving buradaki kahramanı Fred Trumper, başlıbaşına bir başarısızlık örneği olarak karşımıza çıkar. Arkadaşlarının ‘Bogus’, yani “sahte” lakabını uygun gördüğü Trumper yalancı, sorumsuz ve korkak olmasına tezat bir şekilde duyarlı, zeki ve yeteneklidir. Fakat iyi yönlerine rağmen, Trumper evlilik de dahil, neredeyse hayatının her alanında başarısızdır. ‘Sudan Adam’ asıl olarak, Trumper’in bu başarısızlığın doruğunda, kendisiyle yapmak zorunda kalacağı yüzleşmeyi hikâye ediyor. Kahramanımız ya hayatını eski bildik akışında bırakacak ya da köklü bir değişime gidecektir.

Paul Theroux – Kör Aydınlık (2007)

  • KÖR AYDINLIK, Paul Theroux, çeviren: Pınar Barkçın, MB Yayınevi, roman, 478 sayfa

Paul Theroux’nun ‘Kör Aydınlık’taki kahramanı Slade Steadman, yazarı takip eden okuyucular için yabancı bir isim değil. Zira bu anti-kahraman, Theroux’nun ‘İzinsiz Geçiş’ isimli romanında da yer alıyordu. Slade Steadman bu romanda, lüks yaşamının ortasında ikinci kitabını yazmaya çalışırken muazzam bir sıkıntıyla karşı karşıya gelecektir. Steadman bu sıkıntıları sona erdirmek ve yeniden yazma gücüne kavuşmak için Ekvador’a giderek gözlerini yeniden açmaya çalışacaktır. Fakat bu gidiş sadece gözlerini açmasını değil, yeni duyular, yeni algılar kazanmasını da beraberinde getirecektir. Kahramanımız, bu ilginç geziden kalan deneyimlerle erotik ve otobiyografik yönleri ağır basan bir romana imza atacaktır.