Werner J. Severin ve James W. Tankard, Jr. – İletişim Teorileri (2021)

1979’da yazılan ve akademik dünyada büyük ses getiren ‘İletişim Teorileri’, alan için eşsiz bir klasik olmaya devam ediyor.

Werner J. Severin ve James W. Tankard Jr.’ın çalışması yepyeni bir çeviriyle raflardaki yerini aldı.

Çalışma özellikle, o zamana kadar sıkça yapıldığı gibi, iletişim kuramlarını daha çok eleştirel kuram ağırlıklı anlatmak yerine, kanıta dayalı kuram ağırlıklı anlatmasıyla büyük önem arz ediyor.

Kitap, yazarların sonradan eklediği dijital dönüşüm, siber iletişim ve internet bağımlılığı gibi bölümlerle de oldukça güncel bir içeriğe kavuşmuş.

  • Künye: Werner J. Severin ve James W. Tankard, Jr. – İletişim Teorileri: Kökenleri, Yöntemleri ve Kitle İletişim Araçlarında Kullanımları, çeviren: Kevser Zeynep Meral ve Ali Atıf Bir, The Kitap Yayınları, medya, 536 sayfa, 2021

Robert Heath – Bilinçaltını Ayartmak (2021)

Reklamcılık hem bilinç hem de bilinçaltı seviyede çalışır.

İlki hakkında biraz uyanık olsak da, reklam ve pazarlamacıların bilinçaltı manipülasyonlarının pek farkına varmayız.

İşte bu konudaki bilinmeyenleri açıklayan ‘Bilinçaltını Ayartmak’, reklam psikolojisinin nasıl kullanıldığı üzerine usta işi bir çalışma olarak karşımızda duruyor.

Marka iletişimi alanında uzun yıllardır çalışmakta olan Robert Heath, reklamları hem bilinçaltı hem de yarı bilinçli seviyede işleme şeklimizin kararlarımız üzerindeki etkisini derinlemesine izliyor.

Bunu yaparken kapsamlı psikolojik ve nörobilimsel araştırmalardan da yararlanan Heath, reklamcılık dünyasının nasıl çalıştığını ve sırlarını, üstelik başarılı olmuş reklam kampanyalarından çarpıcı örneklerle zenginleştirerek gözler önüne seriyor.

  • Künye: Robert Heath – Bilinçaltını Ayartmak: Reklam Psikolojisi, çeviren: Emrah Bilge, The Kitap Yayınları, psikoloji, 288 sayfa, 2021

Susan Orlean – Kütüphanelerin Bilinmeyen Dünyası (2020)

Kütüphaneler yalnızca kitapları değil, sevgiyi de barındırır.

Buralar zihnimizin ve ruhumuzun ülkesidir.

Susan Orlean’ın bu enfes çalışması da, kütüphanelerin ve kütüphanecilerin sıra dışı hikâyelerini bizimle paylaşıyor.

Dünyanın dört bir yanındaki kütüphanelerin zaman içinde nasıl evrimleştiğini ortaya koyan Orlean, aynı zamanda bizi, kütüphane yöneticiliği yapmış birçok ilginç karakterle de tanıştırıyor.

Kitapta ele alınan ilginç olaylardan biri de, 29 Nisan 1986’daki Los Angeles Halk Kütüphanesi’nde meydana gelen yangın.

Yangında tamı tamına dört yüz bin kitap kül olmuş ve yedi yüz binden fazla kitap da okunamayacak hale gelmişti.

Orlean, bu yangına ve sonrasında yaşananları araştırıyor, ayrıca o süreçte kütüphaneye ateş açtığından şüphelenilen aktör Harry Peak’in de izini sürüyor.

  • Künye: Susan Orlean – Kütüphanelerin Bilinmeyen Dünyası, çeviren: Özlem Özarpacı, The Kitap Yayınları, inceleme, 352 sayfa, 2020

Paul Elbourne – Anlam: Anlambilime Giriş (2020)

Bir kelimenin anlamı her zaman, her yerde ve herkes için aynı mıdır?

Profesör Paul Elbourne, anlambilimi her seviyeden okurun rahatlıkla anlayabileceği bir şekilde açıkladığı bu rehberde, yukarıdaki soruya ufuk açıcı yanıtlar veriyor.

Dilbilim, mantık, metafizik, bilişsel psikoloji ve sinirbilimin kesiştiği bir yerde duran; anlaşılmaz olmaktan ziyade hayattan seçilmiş ilginç örneklerle zenginleşen çalışma, anlambilimin neredeyse her şeyini aydınlatıyor.

Okurun anlambilimin temel problemleri hakkında düşünmesine vesile olacak çalışma, aynı zamanda anlambilimin sadece bilim insanlarını ilgilendiren bir alan olmadığını, bazen ölüm kalım meselesi denebilecek sonuçlar doğurabilen gündelik bir konu olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Paul Elbourne – Anlam: Anlambilime Giriş, çeviren: Murat Demirtekin, The Kitap Yayınları, dilbilim, 224 sayfa, 2020

Nicholas O’Shaughnessy – Hitler’i Pazarlamak (2020)

Konu üzerine yapılan pek çok araştırmanın da ortaya koyduğu gibi, Nazizm muazzam propaganda araçlarını kullanarak kitleleri avucuna almıştı.

Nicholas O’Shaughnessy ise, bu propaganda çalışmalarına, tüketici pazarlaması perspektifiyle bakıyor.

Kitap bu yönüyle, Nazizmin iyi yönetilen bir marka olarak nasıl ortaya çıktığını ve diğer yandan da modern pazarlama iletişimi tekniklerinde nasıl öncü rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

Hitler’in propaganda sürecini etkili bir marka pazarlaması olarak değerlendiren O’Shaughnessy, Nazizmin neredeyse her şeyi ikna edici amaçlarla paketleyen bir marka olarak kullanılması olgusunu irdeliyor.

Yazara göre propaganda ve politik pazarlama, Nazi Almanyası’nda yalnızca bir hükümet aracı değil, aslında hükümetin kendisi olarak nasıl var olduğunu gösterme iradesiydi.

Tarihle ilgilenenler kadar, pazarlama tarihi, politik pazarlama ve propaganda gibi konuları merak edenlerin de severek okuyacağı kitap, Adolf Hitler’in yaşayan siyaset tiyatrosunu kullanması ile Nazi yalanları ve gerçekler arasında açık paralellikler ortaya koymasıyla dikkat çekici.

  • Künye: Nicholas O’Shaughnessy – Hitler’i Pazarlamak: İkna, Sunum ve Propaganda, çeviren: Ayşe Öztürk, The Kitap Yayınları, iş dünyası, 376 sayfa, 2020

Michele Hutchison ve Ria Mae Acosta – Dünyanın En Mutlu Çocukları (2019)

Halinden memnun, uyumlu, sağlıklı bebekler, çocuklar ve ergenler yetiştirmek konusunda Hollandalılardan öğreneceğimiz çok şey var.

Yakın tarihli bir UNICEF araştırmasına göre Hollandalı çocuklar genel mutlulukta birinci sıradalar.

Peki, Hollandalılar bunu nasıl başarıyor?

Bunun nedeni aslında çok basit:

Örneğin Hollanda’da on yaşın altındaki çocuklara ev ödevi verilmez.

Anne-babalar çocuklarının dışarıda tek başlarına oynamalarına izin verir.

Çocuklar okula bisikletle gider, ki bisiklet sürmenin mutlu olmakla birebir alakası var.

İkisi de Hollanda’da çocuk büyüten Rina Mae Acosta ile Michele Hutchinson, bunun sırrını bizimle paylaşıyor.

Çocuklarımızı daha çok mutlu etmek için Hollandalı ebeveynlerden neler öğrenebileceğimizi gösteren ve bu nedenle her anne-babanın muhakkak okuması gereken bir eser.

Kitabın yazarlarına gelirsek:

Rina Mae Acosta, şu an Hollandalı kocası ve iki küçük oğluyla Hollanda’da yaşayan Asya kökenli Amerikalı, Kaliforniya doğumlu bir yazar.

Kaliforniya Üniversitesi’ni, Berkley’yi ve Rotterdam’daki Erasmus Üniversitesi’ni bitirdi.

Ebeveynlik ve ebeveynlerle ilgili oldukça başarılı bir blog olan “Finding Dutchland”de yazılar yazıyor.

Michele Hutchison ise editör, çevirmen ve blog yazarı.

East Anglia Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi ve Lyon Üniversitesi’nde okudu.

2004’te karnı burnunda Amsterdam’a taşınmadan önce Britanya’da yayıncılık ile uğraşıyordu. Kendisi, Amsterdam’da editörlük yapan iyi bir Hollanda edebiyatı çevirmenidir.

Hollandalı eşi ve iki çocuğuyla eski bir kanal evinde yaşıyor.

  • Künye: Michele Hutchison ve Ria Mae Acosta – Dünyanın En Mutlu Çocukları: Hollandalıların Çocuk Yetiştirme Yöntemleri, çeviren: Biray Anıl Birer, The Kitap Yayınları, eğitim, 256 sayfa, 2019

Emiliano Di Marco – İlk Felsefe Kitabım (2019)

Hem çocuklarının felsefeye ilgi duymalarına vesile olacak hem de eğlenceli bir yaz kitabı arayanlara bu çalışmayı öneriyoruz.

Emiliano di Marco, Platon’un meşhur diyaloglarındaki yöntemi kullanıyor ve meraklı bir çocuk olan Geniş Omuz ile yaşlı bilge Sokrates arasında, felsefenin önemli konularına uzanan bir sohbete bizi davet ediyor.

Geniş Omuz, dediğimiz gibi çok meraklı bir çocuktur ve insan, yaşam, evren, bilgelik ve paradokslar gibi konularda soracağı çokça soru vardır.

Bilge Sokrates ise bu ilgili çocuğun sorduğu soruları, kendine has tarzıyla yanıtlarlar.

Tabii ikili bu esnada, birbirinden ilginç maceralar da yaşayacaktır.

Mizahi üslubuyla dikkat çeken ve felsefeyle ilgili toplam dört hikâye üzerinden ilerleyen kitap, aynı zamanda Massimo Bacchini’nin usta işi çizimleriyle de zenginleşmiş.

  • Künye: Emiliano Di Marco – İlk Felsefe Kitabım, illüstrasyonlar: Massimo Bacchini, çeviren: Güliz Akyüz Yıldırım, The Kitap Yayınları, felsefe, 96 sayfa, 2019

Alexis Carrel – İnsan Denen Meçhul (2019)

Alexis Carrel’ı, yaptığı bilimsel çalışmalar neticesinde hak kazandığı Nobel Tıp Ödülü ile biliyoruz.

Carrel, yeni bir çeviriyle raflardaki yerini alan klasikleşmiş eseri ‘İnsan Denen Meçhul’de, hem bir filozof hem de bir bilim adamı olarak insanoğlunun üzerine derinlemesine düşünüyor.

Yazar burada, insanı hem sosyal hem psikolojik yönleriyle irdeliyor böylece okurlarını insan denen varlık üzerine daha yoğun bir şekilde düşünmeye davet ediyor.

Bunu yaparken bilimin ve felsefenin olanaklarından olabildiğince yararlanan yazar, bilim insanlarının yanı sıra öğretmenler, doktorlar, din adamları, avukatlar, mühendisler de dâhil, insan üzerine çok yönlü bir bakış geliştirmek isteyen her okura hitap ediyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Çevre değişikliklerinin insan üzerinde neden olduğu zararlar,
  • Basının hayatımıza etkileri,
  • İnsan bedeninin fizyolojik ve zihinsel faaliyetleri,
  • Modern hayatta zaman algısının dönüşümü,
  • İnsanın gelişiminde uyumun rolü ve modern hayatın uyum fonksiyonlarına verdiği zararlar,
  • Kişiliğin kaynakları,
  • Gelişmenin birey üzerindeki etkileri,
  • İnsanın yeniden yapılanması…

O döneme kadar insanla ilgili yapılmış bilimsel çalışmaların verilerini de barındıran kitap, yayımlanışının üzerinden bu kadar zaman geçtiği halde, sonu gelmez bunalımlar ve karmaşalarla boğuşan modern bireye halen yol gösteriyor.

  • Künye: Alexis Carrel – İnsan Denen Meçhul, çeviren: Zeynepgül Atsız, The Kitap Yayınları, bilim, 320 sayfa, 2019

Gary Gutting – Gündelik Hayatta Felsefe Nasıl Kullanılır? (2018)

Gary Gutting bu özgün çalışmasında, okurunu toplumda en etkili üç güç olarak tanımladığı bilim, din ve kapitalizm konularında aydınlatıyor ve bu konulardaki tartışmalara yön veren felsefi ilkeleri, kavramları ve ayrımları açıklıyor.

Bunu yaparken, bilhassa okurlarını felsefi düşünüş araçlarıyla tanıştırmayı amaçlayan ve yaptığı işi “kamu felsefesi” olarak tanımlayan Gutting, akademik felsefenin teknik ve belli bir konuda derinleşmiş eserlerini gündelik hayata uyguluyor.

Kitabın ilk bölümü politik münazaraları, sağlıklı bir düşünüş için kullanılabilecek teknikler geliştirmeye dair bir örnek olarak kullanmanın yollarını anlatıyor.

İkinci bölüm, bilimsel iddiaları değerlendirmeye tabi tutmak için önemli olan mantıksal ilkelere odaklanıyor.

Üçüncü bölüm, bilim insanlarının dikkatini çekmiş çeşitli felsefi konuları ele alıyor.

Dördüncü bölüm, felsefi düşünmenin daha yüksek bir seviyesine geçerek din felsefesinin merkezi sorusunu ayrıntılı bir şekilde inceliyor: “Tanrı inancı akılcı mı?”

Sonraki bölüm, dini inancı tartışmak için ihtiyaç duyulan felsefi araçları sunuyor ve bu konuda sürdürülebilir bir felsefi tartışmada nelerin yer alması gerektiğini gösteriyor.

Altıncı ve yedinci bölüm, mutluluğun doğası, çalışmak, kapitalizmin ahlakı ve eğitim gibi konuların birbirleriyle nasıl sıkı sıkıya alakalı olduklarını gösteriyor.

Kitabın sonraki iki bölümü, modern sanatın değeri ve kürtaj ahlakı hakkında.

Gutting son bölümde ise, felsefe tarihindeki bazı can alıcı noktaları hatırlayarak felsefi düşünüşü açıklıyor ve modern düşüncede felsefenin nasıl bir rol üstlendiğini irdeliyor.

Gündelik hayatın içinde felsefenin bize nasıl kılavuzluk edebileceğine yakından bakmak isteyen okurlar, bu çalışmayı kaçırmasın.

  • Künye: Gary Gutting – Gündelik Hayatta Felsefe Nasıl Kullanılır?, çeviren: Tuğçe Ayteş, The Kitap Yayınları, felsefe, 301 sayfa, 2018