Vaclav Smil – Büyüme (2025)

Vaclav Smil bu kitabında “büyüme” kavramını yalnızca ekonomik değil, biyolojik, teknolojik ve toplumsal bağlamlarda ele alıyor. Mikroorganizmalardan ormanlara, çocuklardan şirketlere, şehirlerden medeniyetlere kadar her şeyin bir büyüme eğrisi vardır. ‘Büyüme: Mikroorganizmalardan Mega Kentlere’ (‘Growth: From Microorganisms to Megacities’), bu ortak kalıpları disiplinler arası bir bakış açısıyla incelerken, büyümenin hem doğasında var olan hem de sınırlarına dayanan bir süreç olduğunu vurguluyor.

Kitap, ilk olarak biyolojik sistemlerin büyümesini inceliyor: Hücre bölünmesi, bitki gelişimi, hayvanların büyüme eğrileri… Ardından insan yapımı sistemlere geçiyor: Enerji altyapıları, tarım sistemleri, teknolojik gelişmeler ve şehirleşme. Smil, bu sistemlerin her birinde görülen S-şeklindeki büyüme eğrisinin, önce hızla yükselip ardından durağanlaştığını belirtiyor. Yani sınırsız büyüme ne doğada ne de toplumda mümkündür.

Büyüme, her zaman ilerleme anlamına gelmez. Özellikle ekonomik büyüme, çevresel sürdürülebilirlikten sosyal eşitsizliğe kadar birçok sorunla birlikte geliyor. Smil, modern dünyanın büyümeyi kutsallaştırmasının, doğal sınırların ve kaynakların göz ardı edilmesine neden olduğunu ortaya koyuyor. Megakentlerin yükselişi, sanayi devrimiyle artan üretim ve enerji tüketimi bu eğilimin çarpıcı örnekleridir.

Kitabın sonunda Smil, büyümenin kaçınılmaz sonu olan “doyum” noktasına dikkat çekiyor. Sonsuz büyüme yerine, dengeli ve sürdürülebilir sistemler kurmanın gerekliliğini ortaya koyar. Büyümeyi anlamak, yalnızca geçmişi değil, geleceği de doğru yorumlayabilmek için kritik önemdedir. Bu kitap, hem bilimsel hem felsefi düzeyde düşündüren bir büyüme anatomisi sunar.

  • Künye: Vaclav Smil – Büyüme: Mikroorganizmalardan Mega Kentlere, çeviren: Cahit Kaya, Pegasus Yayınları, inceleme, 768 sayfa, 2025

Vaclav Smil – Enerji ve Medeniyet (2023)

Bu kitap, tarih boyunca enerji ile insanların ilişkisine dair en güvenilir tek kaynak.

Vaclav Smil, tarım öncesi toplayıcıların pratiklerinden fosil yakıtlara bağımlı ve iklim değişikliğinin etkisindeki bugünkü yaşantımıza kadar pek çok konuyu disiplinlerarası bir bakışla ele alıyor.

İnsan, en basit aletlerden içten yanmalı motorlara, hatta nükleer reaktörlere dek muazzam bir çeşitliliği olan yapay nesne ve sistemlerle, beden dışı enerjiyi ve zekâsının gücünü sistematik olarak kullanabilen tek tür oldu.

Tarihin akışı içinde insan, kendi varoluşu için enerji çeşitlerine gün geçtikçe daha fazla güvenmeye başladı.

Enerji kaynağı olarak fosil yakıtlara geçilmesi; tarım, endüstri, silahlanma, ulaşım, iletişim, ekonomi, siyaset, kentleşme, çevre ve gündelik hayat gibi pek çok unsuru etkiledi ve dönüştürdü.

Vaclav Smil, bu çığır açan çalışmasında, tarım öncesi toplayıcıların pratiklerinden fosil yakıtlara bağımlı ve iklim değişikliğinin etkisindeki bugünkü yaşantımıza kadar, tarih boyunca enerji ile insanların ilişkisine dair kapsamlı yanıtlar sunuyor.

1994’te yayımlanan ilk edisyonu baştan sona elden geçiren Smil, ‘Enerji ve Medeniyet’ adını alan bu genişletilmiş baskıda, insanlık tarihi boyunca enerjinin evrelerini panoramik ve disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele alıyor.

Kitap, enerji üreten canlı ve cansız her kaynağı teker teker incelerken, bunların tarihin hangi aşamasında nasıl ortaya çıktığını ve neleri dönüştürdüğünü, kimi zaman dönemin tanıklarından alıntılarla, kimi zaman da Smil’in çarpıcı tespitleri eşliğinde okura sunuyor.

‘Enerji ve Medeniyet’, Ebru Kılıç’ın nitelikli çevirisiyle ilk kez Türkçede yayımlanıyor.

  • Künye: Vaclav Smil – Enerji ve Medeniyet: Bir Tarihçe, çeviren: Ebru Kılıç, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 548 sayfa, 2023