Alistair Hicks – Küresel Sanat Pusulası (2015)

Yirmibirinci yüzyıl sanatında yeni yönelimleri dünyanın dört bir yanından örneklerle tespit eden bir çalışma.

Alistair Hicks, sanat dünyasını tek başına hiçbir küratörün veya eleştirmenin belirlemeyeceğini düşünüyor.

Kıtalara göre düzenlenen kitapta, sanatçılar, Fransa’dan Laure Prouvost, Arnavutluk’tan Anri Sala, Meksika’dan Gabriel Orozco, Peru’dan Sandra Gamarra, Çin’den Cai Guo-Qiang ve Hindistan’dan Nandan Ghiya ile yapılmış söyleşiler yer alıyor.

Kitap bu yönüyle hem 21. yüzyıl çağdaş sanatının nitelikli bir fotoğrafını çekiyor hem de sanatçılarının ilgilendikleri meseleler hakkında bizi aydınlatıyor.

Sanat dünyasındaki alternatif yolları merak edenlere tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Alistair Hicks – Küresel Sanat Pusulası: 21. Yüzyıl Sanatında Yeni Yönelimler, çeviren: Dilek Şendil, Mine Haydaroğlu ve Süreyyya Evren, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 264 sayfa, 2015

Hélène L’Heuillet – Komşuluk (2019)

❝Komşuluk, yer üzerinden bağ kurmaktır.❞

Komşuluk, başka bir deyişle birlikte var olma kapasitesi sorunu, özünde politik ve etik bir konudur.

Hélène L’Heuillet de bu ilgi çekici çalışmasında, politik ve etik felsefenin toplumsal ve bireysel bir konu olan komşuluğa yaklaşımını enine boyuna tartışıyor.

Bir arada yaşamanın felsefi ve politik olanakları hakkında özgün katkılar sunan kitap, komşuluk olgusu üzerinden kent yaşamındaki bireyin hayatını çok yönlü bir bakışla masaya yatırıyor.

Konuyu kimlikler, sınırlar, samimiyet, merak, üst komşu ile alt komşu arasındaki tahakküm ilişkileri ve sokakta yaşayan “dış” komşular gibi ilgi çekici bağlamlarda irdeleyen L’Heuillet, bizi bir kez daha kişiliğimiz ve toplumsal rollerimiz üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Hélène L’Heuillet – Komşuluk: İnsanların Birlikte Varoluşu Üzerine Düşünceler, çeviren: Adem Beyaz, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2019

Hasan Basri Efendi – Bir Gemi Kâtibinin Esaret Hatıraları (2009)

‘Bir Gemi Kâtibinin Esaret Hatıraları’, 1. Dünya Savaşı’nda batırılan Mithatpaşa Şilebi’nin kâtibi Hasan Basri Efendi’nin Rus esaretinde geçirdiği günlerine dair anlatımlarını barındırıyor.

Kitapta, Hasan Basri Efendi’nin Sibirya’daki esir kamplarında yaşadıklarının yanı sıra, duyguları, sıkıntıları, gözlem, düşünce ve eleştirileri samimi bir üslupla okurun karşısına çıkıyor.

Anılarda ayrıca, o günün şartlarında ulaşabilen savaş haberleri ile sonraki yıllarda meydana gelen Bolşevik İhtilali ile ilgili bilgiler de yer alıyor.

6 Kasım 1914’te, yazarının içinde bulunduğu şilep ile birlikte Bezm-i Âlem ve Bahr-i Ahmer şilepleri, konvoy halinde seyrederken Rus donanmasına ait savaş gemileri tarafından batırılır.

Şileplerden sağ kurtulanlardan Hasan Basri Efendi, bu trajik anı ve devamındaki esaret günlerini anlatıyor.

  • Künye: Hasan Basri Efendi – Bir Gemi Kâtibinin Esaret Hatıraları, hazırlayan: Bedrettin Görgün, Yapı Kredi Yayınları, anı, 423 sayfa

Rainer Maria Rilke – Orpheus’a Soneler (2009)

Rainer Maria Rilke’nin ‘Orpheus’a Soneler’ ile ‘Duino Ağıtları’, sadece modern Alman edebiyatının değil, bütün modernist hareketin iki başyapıtı olarak kabul ediliyor.

Bu kitapta, Rilke’nin “mistik iç dünyası”nın bütün serüveninden damıtılmış sözler yer alıyor.

İki bölümden ve elli beş soneden oluşan kitap, kendi içinde bir bütün oluşturuyor ve okuru, bütünlüklü bir bakışla metnin mistik dünyasına girmeye davet ediyor.

Büyük bir coşkuyla ve kısa bir süre içinde kaleme alınmış eserin, toplu bir biçimde Türkçeye ilk kez çevrildiğini de belirtelim.

Rilke, şiir evreninin önemli eserlerinden ‘Orpeus’a Soneler’de, klasik bir form olan soneye geri dönüyor.

  • Künye: Rainer Maria Rilke – Orpheus’a Soneler, çeviren: Yüksel Özoğuz, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 84 sayfa

Kolektif – Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik (2009)

Levent Çalıkoğlu tarafından hazırlanan ‘Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik’, Sanat Dünyamız dergisinin bir etkinliği olarak düzenlenen ‘Çağdaş Sanat Konuşmaları’nın dördüncü kitabı.

Levent Çalıkoğlu’nun moderatörlüğünde bir araya gelen konunun uzmanları, bu kitapta, bir koleksiyon oluşturmanın yapı taşlarını ve koleksiyonun nihai sonucu olarak müze fikrini tartışıyor.

Sanat dünyasının farklı alanlarından aktörler olarak konuya çeşitlilik sağlayan konuşmacılar, koleksiyon ve müze kavramının tanımını ve tarihçesini verirken, konuyla ilgili tartışmaları da hem kavramsal açıdan hem spesifik örnekler üzerinden irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Sanat Konuşmaları 4: Koleksiyon, Koleksiyonerlik ve Müzecilik, hazırlayan: Levent Çalıkoğlu, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 166 sayfa

Hulki Aktunç – sönmemiş dizeler (2009)

‘sönmemiş dizeler’, şiirden öyküye, romandan denemeye ve sözlüğe, edebiyatın birçok alanında ürün veren ve “Hayatımız bir ateşin yankısıdır / Verilecek ifade yok aşklardan başka” diyen Hulki Aktunç’un son şiirlerini bir araya getiriyor.

Kitapta yer alan ‘Söz Kuytusunda’ isimli şiir şöyle:

“Sözcük sözcükle konuşur

Konuşur bağrışır savaşır

Adını ararken söner bir şiir

 

Uyaklar uyakların yankısı

Sağır sözcük aksak dize

Od biter köz biter kül biter

 

İki dize birbiriyle konuşur

Dizeler dizelerle konuşur

Biri yanıp sönünce biter şiir

 

Söz kuytusunda bekler

Sönmemiş dizeler”

  • Künye: Hulki Aktunç – sönmemiş dizeler, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 159 sayfa

Niyazi Berkes – Türk Düşününde Batı Sorunu (2015)

200 yıla yayılan Türkiye modernleşmesinin temel sorunlarını tartışan ufuk açıcı bir eser.

Niyazi Berkes burada, Osmanlı İmparatorluğu’nda Batılılaşma hareketlerine verilen tepkiler, Meşrutiyet’in başarısızlığının ana sebepleri, Cumhuriyet’in çağdaşlaşma konusunda Osmanlı’dan aldığı miras ve uluslaşma sürecinde batılılaşmanın yeri gibi önemli konuları, kendine has tarzıyla yorumluyor.

Kitap, Türkiye’de etkileri bugün de şiddetle devam eden siyasi ve düşünsel krizleri daha iyi kavramak için bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Niyazi Berkes – Türk Düşününde Batı Sorunu, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 276 sayfa, 2015

Giorgio Bassani – Finzi-Contini’lerin Bahçesi (2015)

Utangaç anlatıcının, toplumdan kopuk, zengin ve zeki bir genç kadın olan Micól’e duyduğu sonu gelmez tutku, bu ilginç romanın konusu…

Fakat 1938 yılındayız ve yeni çıkarılmış ırk yasaları, kent halkını daha şimdiden birbirinden ayırmıştır.

Giorgio Bassani’nin romanı, savaş sonrası İtalyan yazınının en dikkat çeken yapıtlarından biri.

Bassani’nin adeta Proustvari bir titizlikle “yitik zamanın” izini sürdüğü bu etkileyici romanı, 1962’de ilk yayımlandığında büyük beğeniyle karşılanmış ve prestijli Viareggio Ödülü’nü kazanmıştı.

  • Künye: Giorgio Bassani – Finzi-Contini’lerin Bahçesi, çeviren: Neyyire Gül Işık, Yapı Kredi Yayınları, roman, 236 sayfa, 2015

Kâzım Karabekir – Edirne Hatıraları (2009)

Balkan Savaşı’nda 10. Fırka’nın kurmay başkanı olan Kâzım Karabekir, Edirne’deki muharebe günlerinin doğrudan şahidiydi.

Karabekir’in savaştan sonra kaleme aldığı ‘Edirne Hatıraları’, savaş sırasında, kuşatma altındaki bu kentte yaşananları ayrıntılı bir biçimde anlatıyor.

Kuşatma altında bulunduğu dönem içerisinde gerek asker, gerek silah ve cephane, gerek yiyecek olarak hiçbir yardım alamayan Edirne savunucularının yaşadıkları, kuşatmanın devamı süresince gelişen olaylar, personelin fedakârlığı, çekilen sıkıntılar, karşılaşılan zorluklar, yönetim ve bazı personel ile ilgili üzücü olaylar, Karabekir’in anılarında karşımıza çıkan başlıca konular.

  • Künye: Kâzım Karabekir – Edirne Hatıraları, yayına hazırlayan: Ziver Öktem, Yapı Kredi Yayınları, anı, 271 sayfa

Tarık Dursun K. – Karanfilli Hikâye (2009)

‘Karanfilli Hikâye’, Tarık Dursun K.’nın toplu öykülerinin ilk cildi. Bir yandan Orhan Kemal, Sait Faik gibi yazarların yarattığı öykü geleneğini sürdüren Tarık Dursun, öte yandan da kendine has dili ve üslubuyla anlatımını zenginleştiriyor.

Toplu öykülerin ilk cildi, Tarık Dursun’un ‘Hasangiller’, ‘Vezir Düşü’, ‘Güzel Avrat Otu’, Sevmek Diye Bir Şey’, ‘Yabanın Adımları’, ’36 Kısım Tekmili Birden’, ‘Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep’ ve ‘Bahriyeli Çocuk’ kitaplarından oluşuyor.

Türkiye öykücülüğünün özgün örneklerini barındıran elimizdeki kitabın, ömrünü yazıya adamış bu iyi yazarı yeniden okurla buluşturmasıyla önemli bir boşluğu doldurduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Tarık Dursun K. – Karanfilli Hikâye, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 606 sayfa