John Gray – Ateizmin Yedi Türü (2020)

Ateizm tarih boyunca tekrar sahneye çıkan tek bir dünya görüşü değildir; çatışan dünya görüşlerine sahip birçok ateizm olmuştur.

John Gray de elimizdeki çalışmasında, birbirinden farklı yedi ateizm türünü kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Burada yedi türe ayrılan ateizmleri şöyle özetleyebiliriz:

  • Yazarın, tarihteki Hıristiyan kurtuluş inancının içi boşaltılmış bir versiyonu olarak tanımladığı seküler hümanizm,
  • Evrimci hümanizm, mesmerizm, diyalektik materyalizm ve günümüzdeki transhümanizm gibi, bilimden bir din çıkaran ateizm türü,
  • Jakobenlikle başlayıp Nazizm yoluyla günümüzün evanjelik liberalizmine uzanan modern siyasal dinler,
  • Marquis de Sade, Dostoyevski’nin kurmaca karakteri İvan Karamazov ve şair William Empson gibi, Tanrı düşmanlığıyla öne çıkan ateizm türü,
  • “İnsanlık” yönünde herhangi bir saygı duymaksızın yaratıcı-tanrı fikrini reddeden George Santayana ile Joseph Conrad’ın ateizmleri,
  • Ve Arthur Schopenhauer’in mistik ateizmi ile Spinoza ile Lev Şestov’un negatif ilahiyatları.

Kitap, dünya tarihinin önde gelen düşünürlerinin kurtuluş, ilerleme, kötülük ve din sorunlarına nasıl baktıklarını daha iyi kavramak için iyi fırsat.

  • Künye: John Gray – Ateizmin Yedi Türü, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 176 sayfa, 2020

Andrew Solomon – Armut Dibine Düşmeyince (2016)

Normal, tam olarak nedir?

Bilhassa insan söz konusuysa bu soruya yanıt vermek göründüğü kadar basit değil.

Bu kitabın yazarı da, farklı bir çocuk olarak dünyaya gelenlerden.

Sağır, cüce, trans-cinsiyetli ve Down sendromlu pek çok kişi ve yüzlerce aileyle görüşülerek hazırlanan kitap, anne babalar, çocuklar ve kimlik arayışı üzerine bizi yeniden düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Andrew Solomon – Armut Dibine Düşmeyince, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları

Kenneth F. Kiple – Gezgin Şölen (2010)

Kenneth F. Kiple ‘Gezgin Şölen’de, tarımın icadıyla başlayan gıda küreselleşmesinin hikâyesini anlatıyor.

On bin yıl önce, Bereketli Hilal bölgesinde toplayıcılıktan çiftçiliğe geçişle başlayan kitap, benzer dönüşümlerin izini Mısır, Sahra altı Afrika, Çin, Güneydoğu Asya, Avrupa ve Amerika’da sürüyor.

Yazar, genetik yapısı değiştirilmiş ürünler (GDO) konusunu da, geniş bir bağlam içinde ele alıyor ve kaçınılmaz gıda küreselleşmesinin muhtemel olumlu ve olumsuz sonuçlarını değerlendiriyor.

Kiple ayrıca, gıdaya daha geniş çapta erişme olgusunun, gıda tüketicilerinin sayısındaki artışla etkisiz hale gelip gelmeyeceğini de tartışıyor.

  • Künye: Kenneth F. Kiple – Gezgin Şölen, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 385 sayfa

Tony Judt – Kusurlu Geçmiş (2020)

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasındaki Fransız fikir hayatı üzerine, her ne kadar anti-komünistliğiyle de meşhur bir yazarın kaleminden çıkmış olsa da, önemli bir inceleme.

Tony Judt burada, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Fransız entelektüellerinin Avrupa kültürel ve siyasal yaşamı içindeki seçkin rolünü çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Fransa’nın 1944’te işgalden kurtuluşunu izleyen yaklaşık on iki yıllık döneminde daha çok Fransız entelektüel, yazar ve sanatçı kuşağının çatışmalarını merkeze alarak ilerleyen Judt, komünizmin bu kesim tarafından nasıl değerlendirildiğini, Stalin’e ilişkin karmaşık tutumların bu kuşağın siyasi ve felsefi tavrına nasıl yön verdiğini ve Doğu Avrupa’da yeni kurulan sosyalist devletlerin bu kuşakta nasıl karşılık bulduğunu tartışıyor.

Judt bunu yaparken de Jean-Paul Sartre, Albert Camus ve Simone de Beauvoir gibi önde gelen isimler kadar Katolik felsefeciler, bağımsız gazeteciler, komünist ve komünist olmayan edebiyat eleştirmenleri ve şairler gibi geniş bir entelektüel kesimin tutumuna da bakıyor.

  • Künye: Tony Judt – Kusurlu Geçmiş: Fransız Entellektüelleri, 1944-1956, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, 320 sayfa, 2020

John Lloyd ve John Mitchinson – Nasıl Bilirdiniz? (2018)

John Lloyd ve John Mitchinson isimlerine, ‘Cahillikler Kitabı’yla aşinayız.

Yazarlar, ‘Nasıl Bilirdiniz?’de ise, tarihsel şahsiyetlerin sıra dışı özelliklerini anlatıyor.

Altmış sekiz ünlü ismi bir araya getiren kitapta, hayata kötü başlayan, gamsız, doyumsuz, hırs küpü, uçkuruna düşkün, bahtsızlığı sineye çeken, maymun besleyen, başka kimliklere bürünen ve öldükten sonra hayat bulan altmış sekiz bilinen ismin hikâyesi yer alıyor.

Kitap, Leonarda da Vinci, Nikola Tesla, Sigmund Freud, Karl Marx, Frida Kahlo, Epikür ve Giacomo Casanova gibi çok sayıda ismin başından geçen ilginç olayları, onların pek bilinmeyen öykülerini okurlarına sunuyor.

  • Künye: John Lloyd ve John Mitchinson – Nasıl Bilirdiniz?: Tarihsel Şahsiyetlerin Sıra Dışı Özellikleri, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Alfa Yayınları, portre, 400 sayfa, 2018

Faruk Tabak – Solan Akdeniz (2010)

Faruk Tabak ‘Solan Akdeniz’de, 1550-1870 yılları arasındaki dönemde, Akdeniz’deki genel durumu ayrıntılı bir bakışla masaya yatırıyor.

Tabak burada, ticari tarımın Akdeniz kıyılarından çekilişini, Akdeniz’in manzarasına renk veren kent-devletlerin gelişimini, kent-devletlerin 12. yüzyıldan itibaren başarıyla oturttuğu işbölümünün bozuluşunu ve ticari tarımdaki daralma ile değerli mal ticaretinin bölgeden ayrılışını ve bunun gibi dikkat çekici konuları ele alıyor.

Yerli ve yabancı tarih literatüründen beslenen ‘Solan Akdeniz’, Akdeniz’de en parlak döneminde hüküm sürmüş iki ticaret cumhuriyeti olan Venedik ve Cenova tarafından başlatılmış üç temel sürecin izini sürüyor.

  • Künye: Faruk Tabak – Solan Akdeniz, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 422 sayfa

Stein Ringen – Demokrasi Neye Yarar? (2010)

Stein Ringen, ‘Özgürlük ve Ahlaki Yönetim Üzerine’ alt başlığını taşıyan ‘Demokrasi Neye Yarar?’da, genellikle en sağlam sayılan demokrasilerin içyüzüne bakıyor ve hepsinin eksik olduğunu saptıyor.

İskandinav demokrasileri gibi, karşılaştırmalı bir ölçüyle en iyi olanların bile mutlak bir standart açısından bakıldığında yetersiz olduğunu söyleyen Ringen, demokrasinin nitel olarak, yani bu demokrasilerin performans bakımından zayıf olduğunu iddia ediyor.

“Eğer demokrasi gerileyecek olursa, uğrayacağımız kayıp ölçülemeyecek kadar büyük olur.” diyen Ringen, kitabına, demokrasinin ne olduğuna dair sorulara yanıtlar arayarak başlıyor.

İyi demokrasilerin ne kadar iyi olduğu; ekonomik demokrasiye ulaşılıp ulaşılamayacağı; refah devletlerinde demokrasinin durumu ve yoksulluk ile demokrasi arasındaki ilişki, Ringen’in bu bağlamda odaklandığı konulardan birkaçı.

  • Künye: Stein Ringen – Demokrasi Neye Yarar?, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, siyaset, 425 sayfa

John Farndon – Zeki Olduğunu Hâlâ Düşünüyor musun? (2015)

Wittgenstein her zaman haklı mıdır?

Başarılı bir devrimi nasıl örgütlersiniz?

Ovidius’un kız tavlama sanatı işe yarar mı?

Tarih, sanat, bilim, siyaset gibi alanlarda, Cambridge ve Oxford adaylarına bazı mülakatlarda sorulmuş yukarıdaki gibi akla ziyan sorular, bu kitapta.

Düşündüğü kadar zeki olup olmadığını öğrenmek isteyenlerin bakması gereken bir kitap.

  • Künye: John Farndon – Zeki Olduğunu Hâlâ Düşünüyor musun?, çeviren: Nurettin Elhüseyni, NTV Yayınları

Sean McMeekin – Osmanlı’da Son Fasıl (2019)

“Ölüm döşeğindeki bir hasta olarak bakıldığında, Avrupa’nın Hasta Adamı’nın ölmesi uzun bir süre aldı. Osmanlı gerilemesinin başlangıç tarihini belirlemek, modern tarihin harika entelektüel salon oyunlarından biridir.”

Sean McMeekin’in bu kapsamlı çalışması, Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki durumu ve savaş sonrasında Ortadoğu’nun yeniden biçimlenişi hakkında tam bir başvuru kaynağı.

Yeni açılan Osmanlı ve Rus kaynaklarının yanı sıra, İngiliz, Alman, Fransız, Amerikan ve Avusturya-Macaristan arşivlerinden de yararlanmasıyla dikkat çeken kitap,

  • Osmanlı’nın çözülüşüyle sonuçlanan etnik-dinsel buhranı,
  • Zorunlu göçleri,
  • Balfour Bildirisi’ni,
  • Halifeliğin yıkılışını,
  • Irak ve Suriye’nin paylaşımını,
  • Ve daha da önemlisi, bütün bu meselelerin günümüze tam olarak nasıl bir miras bıraktığını derinlemesine irdeliyor.

Künye: Sean McMeekin – Osmanlı’da Son Fasıl: Savaş, Devrim ve Ortadoğu’nun Şekillenişi 1908-1923, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, 516 sayfa, 2019

Roger Ford – Cennetten Mahşere (2018)

Osmanlı İmparatorluğu dünya ilişkilerinde 500 yılı aşkın bir süre başat bir güç oldu.

Gücünün doruğundayken üç kıtaya yayılan toprakları Basra Körfezi’nden şimdiki Cezayir’e, Avusturya sınırından doğuda Hazar Denizi’ne ve güneyde Sudan’a kadar uzanmaktaydı.

Ancak 19. yüzyılın başlarında nihai çöküş başladı.

Bu hikâyenin devamını biliyoruz:

Birinci Dünya Savaşı’nda en büyük kayıpları yaşayan devletlerin başında Osmanlı gelir.

İşte askeri tarihçilik alanında dünya çapında bir otorite olan Roger Ford, tarihi yeni baştan biçimlendirmiş Birinci Dünya Savaşı’nın Ortadoğu’daki seyrini kapsamlı bir şekilde izliyor.

Ford, bugünkü Irak’ın kuruluşundan Osmanlı’nın Kafkasya’daki toprak kazanma kavgasına, başarısızlıkla sonuçlanan Gelibolu harekâtından Osmanlı’nın Filistin’deki büyük yenilgisine, Birinci Dünya Savaşı’nın hem bölge hem de küresel düzendeki seyrini adım adım izliyor.

  • Künye: Roger Ford – Cennetten Mahşere: Ortadoğu’da Birinci Dünya Savaşı, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 504 sayfa, 2018